İlk Derece Mahkemesi · Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/693 E. 2023/1413 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/693
- Karar No
- 2023/1413
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/ KARAR NO : 2023/ HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : ... VEKİLİ : Av. DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 12/07/2023 KARAR TARİHİ : 30/.../2023 KARAR YAZIM TARİHİ : 05/12/2023 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: 23.10.2021 tarihinde müvekkil şirkete sigortalı ... Mah. ... Toki Konutlarının, ... Blok ... odasında bulunan ... ana şebeke borusunun patlaması sonucu bina bodrum katında bulunan kapıcı dairesi, ... odası, elektrik odası ve sığınıkta maddi hasar meydana geldiğini, davaya konu hasarın meydana geldiği işyeri 10.08.2021-10.08.2022 başlangıç ve bitiş tarihli, no’lu İşyeri Paket Sigorta Poliçesi ile müvekkil sigorta şirketi tarafından sigortalandığını, sigorta poliçesi gereği meydana gelen hasara ilişkin bedelleri müvekkil şirket tarafından sigortalı ... Topluyapı Yöneticiliğine ödenmiş olup; Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesinde düzenlenen "Halefiyet ilkesi" gereği yapılan ödemelerin tazminini sağlamak amacıyla davalı aleyhine ... 19. İcra Müdürlüğü – 2022/... E. Sayılı dosyası ile ilamsız icra yoluyla takip başlatıldığını, söz konusu takip davalı borçlunun itirazı neticesinde durduğunu, 23.10.2021 tarihinden gece saat 05.00 sıralarında davacı şirket tarafından sigortalanan işyerinin kapıcı dairesi, ... odası, elektrik odası ve sığınak ... ana şebeke borusunun patlaması sonucu hasar aldığını, ek olarak sunulu ekspertiz raporunda da görüldüğü üzere; sigortalı işyerindeki ... bloğun bodrum kat ... dairesinde, ... şebeke hattının blok girişindeki rekourun patlaması neticesinde zemine yayılan temiz suyun bodrum kata tamamen yayıldığı ve blok görevlisinin ikamet ettiği sitenin ortak alan kapsamındaki dairenin, salon, 1.oda ile 2. Oda zemin laminat parkelerin, salon, 1. Oda, 2. Oda, 4. Oda, antre ve mutfak duvar boyalarında kabarmalar meydana geldiği tespit edildiğini, müvekkili sigorta şirketi tarafından hasar miktarı sigortalıya ödendiğini, davacı sigorta şirketi tarafından sigorta poliçesi kapsamında hasar tespit bedelleri ödenmiş olup Türk Ticaret Kanunu’nun 1472. Maddesi ‘Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir.’ Hükmüyle düzenlenen ‘Halefiyet İlkesi’ gereği davacı sigorta şirketi yaptığı ödeme neticesinde sigortalısının yerine geçmiştir ve sigortalının gerçekleşen olayda ve oluşan hasarda kusuru olan sorumlulara karşı hakları müvekkil sigorta şirketine intikal etmiş bulunduğunu, ... 20.Hukuk Dairesi 2017/... E. 2017/... K. 09.02.2017 Tarihli içtihadında: ‘TTK'nın 1472/1. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nisbetinde sigortacıya intikal eder. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücûu ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz'î haleftir. Sigortacının, sigortalıya ödediği tazminat oranında sigortalının yerine geçeceği ve onun kanunî halefi olacağı, ilke olarak 31.03.1954 gün ve 1953/... E. - 1954/... K. sayılı ... İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtilmiştir.’ Şeklinde sigorta şirketinin halefiyet ilkesi gereği sigortalının yerine geçerek sorumlulara karşı hukuki yollara başvurabileceği hüküm altına alındığını, olayın ardından alınan ekspertiz raporunda ‘Sonuç ve Kanaat’ kısmında hasar nedeni dahili su olduğu ve ‘Rücu Yorumu’ kısmında "Dahili su neticesinde meydana gelen hasarın ...'ye rücu edilmesi gerektiği" şeklinde tespitler mevcut olduğunu, nitekim davalının sorumluluğu su ve kanalizasyon işlerini yürütmek olup meydana gelen zararda kusurlu olduğunu, davalı aleyhine yukarıda belirtilen sebepler doğrultusunda ... 19. İcra Müdürlüğü – 2022/... E. sayılı dosyası ile tarafımızca icra takibi başlatıldığını, ancak icra takibi davalının haksız itirazları sebebiyle durmuş olup mahkemenizde işbu itirazın iptali davasını açma mecburiyeti hasıl olduğunu, anılan sebeplerle davacı müvekkil sigorta şirketine olan borcunu ödemekten kaçınma amacı taşıyan ve müvekkilin alacağına ulaşmasını engelleyen davalının borca, borcun fer'ilerine ve takibe yaptığı haksız itirazları kabul etmediklerini, hukuken himaye görmesi düşünülemeyecek haksız itirazın tek amacı kötü niyetli olarak alacağın tahsilini geciktirdiğini, bu sebeplerle davalının haksız ve hukuki mesnetten yoksun itirazlarının iptali ile takiplerin kaldığı yerden devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davanın haksız ve yersiz olup, yasal dayanaktan yoksun olduğunu, zaman aşımı itirazı, yetki ile görev itirazı ve husumet itirazlarında bulunduklarını, iddia olunan yapı malikinin kusurundan kaynaklanmış olup, hiçbir önlem alınmadığını, davaya konu zararın meydana geldiği katın duvarlarında olası su sızmalarını önleyecek ya da zararını azalmasına yarayacak su izolasyon/yalıtım sistemlerinin bulunmadığı açıkça ortaya koyulduğunu, suyun binaya sirayet etme şekli; binanın toprağa dayalı bodrum kat duvarından kaynaklanmakta olup, binada gerek inşaat teknikleri açısından gerekse de yönetmelik doğrultusunda zaruri olan su yalıtımı ve drenaj sisteminin bulunmadığının açık olduğunu, davaya konu zararın meydana geldiği taşınmazın zemin kotu altında kalan yapı kısmının bohçalama su yalıtımı bulunmadığını, fen ve sanat kuralarına uyulmadan yapılan olası su baskınlarına karşı açık olduğunun keşif sırasında da tespit edildiğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER:Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tarafların karşılıklı beyan dilekçeleri, işyeri paket sigorta poliçesi, ekspertiz raporu, banka ödeme dekontu, ihtarname, arabuluculuk tutanağı, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı. KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME : Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Bilindiği üzere 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde mutlak ticari davalar: [(1) Her iki tarafında ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları (Ek ibare: 26/06/2012-6335 S.K./1. m.) ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda,b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinde,c) .../1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580. maddelerinde,d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde,f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava (Ek ibare: 26/06/2012 - 6335 s. K. 1. m.) ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır] şeklinde düzenlenmiştir. Bunun yanında, TTK'nın 21. maddesi gereğince her iki tarafın tacir olması ve tarafların ticari işletmesi ile ilgili olan davalar, taraflardan birinin ticari işletmesiyle ilgili olması kaydıyla Borçlar Kanununun havale hakkındaki 457 - 462 ve vedia hakkındaki 463 - 482. maddelerinde düzenlenen hususlardan doğan nispî nitelikteki ticari davalar yönünden de ticaret mahkemesi görevlidir. Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, bu Kanundan doğan hukuk "davalarının" ticari dava sayıldığı, aynı Kanunun 5. maddesinin ikinci fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan "davalara", ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir.O halde somut olayda yukarıdaki açıklamalar ışığında, davacı sigorta şirketinin halefiyet ilkesi gereğince ödeme yapmış olduğu kişinin yerine geçtiği, bu durumda görev hususu değerlendirilirken halef bakımından halefi olduğu kişiye göre değerlendirmenin yapılması gerektiği, somut uyuşmazlıkta davacının ... Toplu Yapı Yöneticiliğinin halefi olduğu, davacının iddia ettiği şekilde yöneticiliğin dava açabilme ehliyetinin olup olmadığı değerlendirmesi yapılmadan evvel görev konusunun çözüme kavuşturulması gerektiği, bu kapsamda davacının halef olduğu ... Toplu Yapı Yöneticiliğinin tacir vasfını haiz olmadığı ve davanın ticari dava olmadığı anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine ve HMK 114 ve 115/2 maddesi gereğince davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, dosyanın görevli ve yetkili ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın görev, dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna, 2-HMKnun 20 maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde talep halinde dosyanın ... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, talep olmadığı takdirde dosya üzerinden davanın açılmamış sayılmasına dair karar verilmesine, 3-HMK'nın 331. Maddesine göre yargılamanın görevli mahkemede devam etmesi halinde yargılama giderlerin görevli ... Asliye Hukuk Mahkemesince taktirine, yargılamanın görevli mahkeme de devam etmediği taktirde talep üzerine mahkememizce dosya üzerinden yargılama giderlerinin tespiti ve hükmedilmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda dava konusu uyuşmazlığın miktarı dikkate alınarak, HMKnun 341 maddesi gereğince 2023 yılı itibariyle kesinlik sınırının altında olduğundan kesin olmak üzere karar verildi,verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 30/.../2023 Katip ¸e-imzalıdır. Hakim ¸e-imzalıdır.