İlk Derece Mahkemesi · Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/483 E. 2024/1229 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/483
Karar No
2024/1229
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇESİ KARAR ESAS NO : 2023/ KARAR NO : 2024/ HÜKÜM: : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/05/2023 KARAR TARİHİ : 28/11/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 18/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, sigorta aracılık hizmetleri alanında faaliyet gösteren, ... merkezli bir firma olduğunu, Davalı ...'nün müvekkili şirkette 01.10.2015 — 23.01.2023 tarihleri arasında çalıştığını, 01.02.2017 — 16.05.2019 tarihleri arası Satış Yönetmeni, 16.05.2019 — 01.04.2022 tarihleri arası Satış Müdür Yardımcısı ve 01/04/2022. tarihinden itibaren de “Satış Müdürü” olarak görev yapmış olduğunu, Davalının, müvekkili şirketteki “Satış Müdürü” pozisyonu gereği, yönetim kadrosu seviyesinde bir çalıştığını, kendisinin şirket sistemlerine erişimde herhangi bir kısıtlılığı bulunmadığını, tüm yetkiler kendi kullanıcısına açık olarak, erişim engeli olmadan çalıştığını, çalıştığı dönem boyunca pozisyonu gereği, şirketin gizli bilgileri, stratejisi, tüm şirket üretimleri ve teminatları, şirketin komisyon gelirleri (gelirleri, karı), şirketin finansal gücü ve bilgileri, müşteri bilgileri ve verileri kısaca davalı müvekkili şirketin tüm stratejik bilgilerine vakıf olduğunu, Davalı ile müvekkili şirket arasında imzalanmış olan 01.10.2015 tarihli “Belirsiz Süreli mesi”nin “Sır Saklama ve Sadakat Borcu” başlıklı “J” maddesi ne göre; İşçi, işyerinde çalıştığı sürece ve sonrasında, işyerinde uygulanmakta olan veya çalışanın görevi gereği öğrendiği her türlü işyeri sırlarını, işyeri yöntem ve programlarını ve işyeri çalışma sistemini saklamakla yükümlü olduğunu kabul ve taahhüt ettiğini, İşçinin sır saklama yükümlülüğüne aykırı davranması halinde, ayrıca işverene veya mallarına manevi ya da maddi zarar verilmesi durumunda 3 yıllık brüt maaşı tutarında cezai şartı ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, işverenin cezai şart dışında, çalışanın sır saklama yükümlülüğüne aykırı davranışı nedeniyle işverenin uğrayacağı zararlar işçi tarafından ayrıca tazmin edileceğini, İşveren'in müşterileri ile ilgili olarak, üçüncü kişilere bilgi ve/veya doküman veremeyeceğini, İşyerinde çalışan personel, İşveren 'in uyguladığı çalışma sistemi, iç yönetmelikler, ücretler, eğer var ise primler, muhasebe kayıtları, idari ve mali durumu, müşteri portföyü ve benzeri Şirket sırları hakkında, bilgi ve/veya doküman veremeyeceğini, Herhangi bir konuda, İşveren tarafından rapor, araştırma, proje ve benzeri bilgileri, kısmen veya tamamen, üçüncü kişilere aktarılamayacağını, Şirket tarafından tespit edilen yazılı veremeyeceğini, sözlü istihbaratı veya haberi, üçüncü kişilere Aynı şekilde, aynı hizmet akdinin “Rekabet Yasağı” başlıklı “K” maddesine göre “Personel bu sözleşmenin feshi ve işinden ayrıldıktan sonra; 2 yıl içinde işbu sözleşmenin işvereni ile aynı konuda ve sektörde faaliyet gösteren başka bir işyerinde gerçek ya da tüzel kişiliğe ortak olarak çalışması durumunda; “J” bendinde bulunan SIR SAKLAMA VE SADAKAT BORCU maddesi ile bu doğrultuda taahhüt ettiği her konuda ve işverenin çalıştığı tüzel ya da gerçek kişiler ile herhangi bir iş ilişkisi kurmayacağını kabul ettiğini, personelin uymaması halinde, personel işverene 3 yıllık brüt maaşı kadar cezai şartı ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, bununla birlikte davalının müvekkili şirketten ayrılırken iş akdi arabuluculuk görüşmesi ile sonlandırıldığını, davalı tarafın kritik bir pozisyonda bulunması sebebiyle, “Rekabet Etmeme ve Gizli hükümlerinin arabuluculuk tutanağına da konduğunu, davalının gizlilik kurallarına uyacağını ve davacı müvekkili şirket ile rekabet etmemeyi “Arabuluculuk Anlaşma Tutanağı” ile de taahhüt ettiğini, Davalının Müvekkili şirketle imzaladığı sözleşme ve anlaşmalara rağmen, Müvekkili şirketten ayrılmasının hemen akabinde müvekkili şirket ile aynı şehir olan ...'da yerleşik ve aynı alanda faaliyet gösteren “... A.Ş.” * de satış direktörü olarak çalışmaya başladığını, yeni başladığı işyerinde, müvekkili şirketin portföyünü kullanarak müşterilerine ulaştığını, müvekkili şirketin verdiği teklifleri de bildiğinden müvekkili şirketten daha az teklif sunarak müşterileri yeni çalıştığı işyerine geçirmekte ve sadakat, gizlilik ve rekabet etmeme yasaklarını ihlal ederken, müvekkili şirketin de ciro kaybına yol açarak ciddi zarara uğramasına sebebiyet vermekte olduğunu, Türk Borçlar Kanunu'nun Rekabet Yasağı'na ilişkin düzenlemesine göre; “Madde 444 Fül ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebildiğini, Rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkanı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerli olduğunu, Davalının “... A.Ş.”'de çalışmaya başladığının öğrenilmesi akabinde, ... 7. Noterliği'nin 13.02.2023 tarih ve yevmiye numaralı ihtarnamesi ile kendisine ihtar gönderilerek rekabet yasağını ihlal eden davranışlarına son vermesinin talep edildiğini, ihtarnameye rağmen davalı yanın söz konusu eylemlerine son vermediğini, rekabet yasağını ihlal etmeye devam etmekte olduğunu, Davalının müvekkili şirketten ayrıldıktan sonra bilgisayarında yapılan incelemelerden de görülmüştür ki, Eylül 2022'de kendi bilgisayarındaki şirket verilerini sistemden aldığını, müvekkili şirkette çalışan nişanlısı ...'in şirket mailine ilettiğini, davalı tarafın nişanlısı ...'in, söz konusu dönemde müvekkili şirketin başka bir satış ekibinde çalıştığını, o dönemde de davalının söz konusu bilgileri kendisi ile paylaşmamasının gerektiğini, Söz konusu husus dahi davalının henüz müvekkili şirkette çalışmakta iken müvekkili şirkete zarar verme kastı ile hareket etmiş olduğunu, söz konusu hareketlerin bir plan dahilinde sistemli bir şekilde gerçekleştirildiğini gösterdiğini, Dosya kapsamında yapılacak olan bilirkişi incelemesi ile birlikte davalı tarafın, müvekkili şirkete ait müşteri listelerini ve bilgilerini nişanlısının şirket mailine gönderdiği, davalının sözleşme dışına çıkarak müvekkili şirketi zarara uğrattığını beyanla davanın kabulünü talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'nün ... Kurumu kayıtlarında da görüleceği üzere sigorta sektöründeki yaşamına, 2009 yılında davacı şirket ... Sigorta AŞ.'de satış danışmanı olarak başladığını, davacı şirkette satış uzmanı ve satış takım lideri görevlerini üstlendikten sonra sırasıyla; ... Sigorta Aracılık Hizmetleri Ltd. Şti, ... Sigorta Aracılık Hizmetleri Ltd. Şti.'de satış temsilcisi olarak çalıştığını ve 2013 yılında ortağı olduğu ... ... Sigorta Ltd. Şti.'yi kurduğunu, 2015 yılında davacı ... Sigorta AŞ.'den tekrar iş teklifi alan müvekkili, ... Sigorta AŞ.'de çalışmaya başlamış, 2023 yılında davacı şirket tarafından işten çıkarılan müvekkili ..., sigortacılık hayatına ... AŞ.'de satış direktörü olarak devam ettiğini, müvekkili ..., 2009 yılından bu yana sigortacılık sektöründe çalışan ve bir dönem kurucu şirket ortağı olan, geniş müşteri portföyüne sahip, sektörde faaliyet gösteren şirketler tarafından "aranan kişi" olduğunu, Sigortacılık faaliyeti, genel olarak yıllık poliçeler ile yapılmaktadır, bir diğer ifade ile sigortacılık sektöründe "dönemsellik ilkesi" esas olduğunu, ...'da endüstriyel sigortacılık konusunda uzmanlaşmış çok sayıda şirket bulunmadığını, müvekkil ... ve nişanlısı ..., yıllar içerisinde, kendi bilgi ve deneyimlerini ön plana çıkararak müşteri potföyü yaratmaya çalıştığını, bu yüzden de çalıştığı şirketin unvanı ötesinde kariyeri ve bireysel deneyimleri ön planda olduğunu, Davacı yanın, 2009 yılından bu yana sigortacılık sektöründe faaliyet gösteren müvekkilinin, bir portföyü ya da müşterisi olmaksızın tamamen davacı şirketin kurumsal kimliği altında ve davacı şirketin avantajları ile satış yaptığı yönündeki beyanı tamamen gerçek dışı olduğunu, Davacı şirket, her ne kadar müvekkili "portföysüz satış temsilcisi" olarak iç işleyişinde adlandırmış ise de 2009 yılından bu yana sigortacılık sektöründe çalışan müvekkilinin, portföyünün bulunmadığını ileri sürmek hayatın olağan akışı ile de bağdaşmadığını, müvekkili ...'nün, davacı şirkette 01.10.2015 tarihinde başlayan çalışması, 23.01.2023 tarihinde sona erdiğini, müvekkilinin iş ilişkisi, kod 4 uyarınca; haklı bir sebep söz konusu olmaksızın davacı şirket tarafından sonlandırıldığını, Tarafların, iş ilişkinin, işverence feshi sonrasında yaptıkları 23.01.2023 tarihli arabuluculuk görüşmesinde de müvekkilenin iş ilişkisine davacı işveren tarafından son verildiğini, iş ilişkisini haklı bir neden olmaksızın sonlandıran işveren şirketin, müvekkiline kıdem ve ihbar tazminatı ödeme yükümlülüğü altına girdiği, ödemenin müvekkiline yapıldığı, Rekabet yasağı ile getirilen cezai şartın ön koşulu, müvekkilinin, aynı konuda ve sektörde faaliyet gösteren başka bir işyerinde gerçek veya tüzel kişiliğe ortak olarak çalışması olduğunu, Müvekkilinin, ... AŞ.'de ortak olmadığını, çalışan olduğunu, rekabet sözleşmesi işçinin çalışma imkanını tamamen ortadan kaldıran, işçinin ekonomik açıdan bitmesine neden olan rekabet yasağı sözleşmeleri, işçinin zarar görmesine sebebiyet vereceğini, bu meyanda işveren, rekabet yasağının konulmasında sadece kendi menfaatlerini değil aynı zamanda, işçinin ekonomik zarara uğraması tehlikesini de göz önünde bulundurduğunu, İşçinin, ekonomik geleceğinin hakkaniyete aykırı ölçüde kısıtlanmaması için işçinin mesleki vasıflarının, işçiye hangi faaliyet alanlarının açık olduğunun, işçinin rekabet yasağı nedeniyle işini değiştirmek zorunda kalıp kalamayacağının, yasak kapsamı dışında kalan bir başka işte çalışıp çalışamayacağının değerlendirilmesi gerektiğini, Çalışma hayatına başladığı 2009 yılından bu yana sigortacılık sektöründe çalışan müvekkilinin, bir başka sektörde çalışma imkanı söz konusu olmadığını, sözleşme maddesi, müvekkilinin ekonomik geleceğini tehlikeye düşürdüğünü, ... Sigorta AŞ.'nin hiç bir müşterisi, müvekkili ..., ... AŞ.'de çalışmaya başladıktan sonra poliçesini iptal edip ... AŞ. ile çalışmaya başlamadığını, poliçe vadesi sona erdikten sonra, müvekkilinden teklif isteyenler olduğunu, müvekkili de ... AŞ.'ne, yetki belgesi veren şirketlere teklif sunduğunu, Yetki belgesi vermeyen hiç bir şirkete poliçe düzenlenmediğini, Ayrıca bu teklif sunulan şirketlerin, müvekkilin, uzun yıllar öncesinde oluşturduğu müşteri portföyünün içinde yer aldığını, Davacının, müvekkili ...'nün, iş ilişkisi sona ermeden evvel, 2022 yılı Eylül ayında, kendi bilgisayarındaki şirket verilerini, nişanlısı ...'in mailine ilettiğini ileri sürdüğünü, ... tarafından şirket verilerinin ...'in mailine gönderildiği iddiası tamamen gerçek dışı olduğunu, Müvekkili ..., davacı şirkette en son satış müdürü olarak çalıştığını, şirket maili üzerinden, sadece müvekkilenin şirket mailine değil, tüm satış ekibinin şirket maillerine, dönem dönem üretim raporları gönderdiğini, ... tarafından, tüm müşteri bilgileri veya portföyün, ...'in şahsi mailine gönderilmesi söz konusu olmadığını, Müvekkilinin, davacı şirkete zarar verme kastı ile hareket ettiği iddiasının gerçek dışı olduğunu, 2022 yılı Eylül, Ekim, Kasım, Aralık 2023 yılı Ocak yılı bordroları ele alındığında prim ile çalışan müvekkilinin, satışlarda ne kadar başarılı olduğu, davacı şirket adına ne denli özveri ile çalıştığı görüleceğini, beyanla davanın reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizde açılan işbu dava Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) talebine ilişkindir.Dava ve cevap dilekçeleri, ... ... yazı cevabı, 04/11/2024 tarihli bilirkişi raporu, tanık beyanları dosyamız içerisine alınmıştır. Davalının sır saklama yükümlülüğünün ve haksız rekabet yasağı ihlaline giren eylemlerinin bulunup bulunmadığı, bulunuyorsa davacının tazminat hakkının oranının tespiti amacıyla dosya bilirkişiye tevdi edilmiş olup ve rapor tanzim edilmiştir. Düzenlenen 04/11/2024 tarihli raporda " Davalı işçi “Emre Sülükçü” ile Davacı İşveren “... Sigorta Aracılık Hizmetleri A.Ş. “ arasında imzalanan 01.10.2015 tarihli “Belirsiz Süreli İş Sözleşmesi” nin “K” ve “I” madde hükümleri irdelendiğinde, belirsiz süreli iş sözleşmesinde, yer bakımından her hangi bir sınırlama getirmediğinden , davaya konu iş bu sözleşme hükümlerinin rekabet yasağı yönünden yasal geçerliliğinin bulunmadığını, Somut olayda, davacı şirkette çalışan davalının, davacı şirketten ayrıldıktan sonra dava dışı rakip şirkete geçmesinin başlı başına haksız rekabet teşkil etmeyeceğini, ... Kurumu kayıtlarında anlaşılacağı üzere davalı işçinin iş ilişkisi, kod 4 uyarınca; haklı bir sebep söz konusu olmaksızın davacı şirket tarafından sonlandırıldığını, TBK mad. 447 gereğince, Belirsiz Süreli İş Sözleşmesi ile kararlaştırılan rekabet yasağı, sözleşmenin, davacı işveren tarafından sona erdirilmesi ile birlikte son bulacağını, Davalının çalıştığı dönemde tanıdığı müşteri portföyünü , çalıştığı şirketin ticari sırlarını, davacı şirketten alarak, yeni çalışmakta olduğu dava dışı “... Sigorta ve ... ... A.Ş.” ne aktardığı , “Üretim ve iş sırlarını , öğrendiği bilgileri ve üretenin iş sırlarını , dürüstlüğe aykırı şekilde TTK madde 55/1(d) uyarınca dava dışı şirkete , yani yeni çalıştığı şirkete aktardığına dair ele alınır bilgi ve belge dosyaya sunulmadığı, Ticari defter ve kayıtların incelenmesinde, Davalının uzun süreden beri çalışmakta olduğu “... Sigorta Aracılık Hizmetleri A.Ş.” den ayrılarak, 01.02.2023 tarihinden itibaren dava dışı “... Sigorta ve ... ... A.Ş.” de çalışmaya başlamış olduğundan, davalı işçinin dava dışı “... Sigorta ve ... ... A.Ş.” de işe başlayış tarihi olan 01.02.2023 tarihinden 12.05.2023 dava tarihine kadar geçen zaman sürecinde, Davacı şirketin 2021,2022,2023 yılları içerisinde cirolarının yıllar itibariyle artış gösterdiği, bir önceki yıla göre de %53 artış gösterdiğini, Davacı firmanın (davalının işe başlayış tarihi olan 01.02.2023 tarihinden 12.05.2023 dava tarihine kadarki) ilgili dönem aralığına denk gelen gelir beyanları incelendiğinde de 2. Dönem Geçici Vergi Beyanın da 16.454.094,12 TL NET KAR bildirdiği" tespit edilmiştir. Usul ve yasaya uygun görülen rapor doğrultusunda davacı taraf bakiye harcı tamamlamıştır.Tüm dosya kapsamının incelenmesinde; davalının 01.10.2015- 23.01.2023 tarihleri arasında çalıştığı, 01.02.2017 - 16.05.2019 tarihleri arası Satış Yönetmeni, 16.05.2019 - 01.04.2022 tarihleri arası Satış Müdür Yardımcısı ve 01/04/2022 tarihinden itibaren de Satış Müdürü olarak görev yaptığı, davalı ile davacı şirket arasında 01/10/2015 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesinin sır saklama ve sadakat borcu başlıklı sözleşme imzalandığı, davalının 13/02/2023 tarihli ihtarname ile rekabet yasağını ihlal eden davranışlarına son verilmesinin talep edildiği, davalının davacı şirketten ayrılarak ... A.Ş. de satış direktörü olarak çalışmaya başladığı, her ne kadar davacı şirket davalının rekabet sözleşmesine aykırı davrandığı meyanla belirlenen cezai şartın uygulanmasını talep etmiş ise de, hükme esas alınan bilirkişi raporu, dinlenen tanık beyanları ve tüm dosya kapsamından davalının davacı şirkette çalıştığı pozisyon ve yaptığı iş itibariyle davacı şirketin ticari sırlarına vakıf olduğu ve bunları dava dışı şirkette davacı şirketin aleyhine haksız rekabet oluşturacak şekilde kullandığına dair somut bir delilin bulunmadığı anlaşılmakla haksız rekabete ilişkin sözleşmenin sırların korunması ve gizlilik başlıklı ikinci maddesine aykırılığın oluşmadığı, taraflar arasındaki rekabet yasağına ilişkin sözleşmede davalının herhangi bir sebeple davacı şirketten ayrılması halinde 2 yıl süre ile ... ilinde haksız rekabet oluşturabilecek çalışmalarda bulunmayacağına ilişkin taahhütname içerdiği, davacının bölge bazında sınırlandırma yapmadığı, dolayısıyla haksız rekabete ilişkin taahhütnamenin rekabet yasağı başlıklı 4. Maddesine de aykırılığının bulunmadığı, bu durumda netice olarak davanın sübut bulmadığı kanaatlerine varılmakla tüm bu gerekçelerle davanın Reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Yapılan masrafların davacı taraf üzerinde bırakılmasına, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar yasasına göre alınması gereken 427,60 TL harcın peşin alınan 2.561,63 TL'den mahsubu ile fazla yatan 2.134,03 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, 4-Davalının bu dava sebebiyle yaptığı 331,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan ...Ü.T'ye göre red nedeniyle belirlenen 30.000,00 TL'nin davacıdan alınarak kendilerini vekil ile temsil ettiren davalılara ödenmesine, 6-Arabuluculuk Ücret Tarifesi kapsamında ... Hazinesinden karşılanan arabuluculuk ücreti olan 3.120,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 7-Taraflarca yatırılan gider avansından geriye kalan kısmın, 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu Yönetmeliği'nin 47. Maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 28/11/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/483, K. 2024/1229, T. 28.11.2024, www.arakarar.com/karar/bursa-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-483-e-2024-1229-k-140cc36b0669