İlk Derece Mahkemesi · Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/885 E. 2023/1337 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/885
- Karar No
- 2023/1337
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/ KARAR NO: 2023/ HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - VEKİLİ : Av. DAVALI : ... VEKİLİ : Av. DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/07/2022 KARAR TARİHİ : 09/11/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/01/2024 Mahkememizde görülen davanın açık yargılaması sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava dilekçesinde özetle; Davalı - borçlu aleyhine ... 10. İcra Dairesinin 2022/... esas sayılı dosyalı ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalının takibe haksız olarak itiraz etmesi üzerine işbu davayı açtıklarını, davalının borcunu ödemediğini, bu nedenle müvekkilinin mağdur olduğunu, davalının kötü niyetli olduğunu, bu nedenle davanın kabulüne, itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini talep etmişlerdir. Cevap dilekçesinde özetle; İşbu davada davacı taraf ile ticari bir ilişkilerinin var olduğunu, davaya konu edilen mallara ilişkin şikayetlerin davacıya bildirildiği ancak şifahi yapılan görüşmelerin uzun sürmesi ve çözüm aşamasında iken davacının icra takibine başvurduğu, haksız açılan bu icra takibine haklı olarak itiraz ettiklerini, davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. Deliller; ... Vergi Dairesi, ... Vergi Dairesi, ... 10. İcra Dairesi'ne yazılan müzekkereye cevap verildiği cevabi yazının dosya arasında olduğu anlaşılmaktadır.Mali Müşavir Bilirkişinin Raporunun Sonuç Kısmı: "1-Davalının 2020 ve 2022 yılları Ticari Defterleri, 213 Sayılı Vergi Usul Kanunun 224 ve 225. Maddeleri ile 6762 Sayılı eski T.T. Kanunun 66. Maddesi ve 6102 Sayılı - Yeni T.T. Kanunun 64. Maddelerine göre açılış ve kapanış tasdiki zorunlu Yevmiye defterlerinin kapanış tasdiklerinin süresi içinde yaptırıldığı, 2022 yılı kapanış tasdiki zorunlu Yevmiye defterlerinin kapanış tasdiklerinin süresinin 30/06/2023 tarihine kadar süresinin devam ettiği, 2021 yılı defterleri ibraz edilmediğinden defterin Noter Tasdikinin yapılıp yapılmadığı tespit edilememiştir. Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu,2-Davalının İncelenen kayıtlarına göre; Davalının davacıdan 325.277,92 TL tutarında fatura aldığı, davalının davacıya 217.678,14 TL tutarında ödeme kaydının olduğu, davalının davacıya 107.599,78 TL borçlu göründüğü, " şeklindedir.Mali Müşavir Bilirkişinin Raporunun Sonuç Kısmı: "Yapmış olduğum Tespit ve İncelemeler sonucunda Davacı ... Oluklu Mukavva A.Ş nin E - Defter Mükellefi olduğu 2021 Yılı Yevmiye Defterinin kayıtları incelendiğinde 1 Yevmiye No' lu Açılış kayıdının V.U.K' na göre uygun olmadığı, Yine bu kaydın Muhasebenin Temel Kavramlarından Tam Açıklık Kavramına göre yapılmadığı, No' lu Serbest Hesapla Dönem Net Karı Hesabıyla Açılış yapıldığı, Açılış maddesininde olması gereken Kasa Hesabı, Bankalar Hesabı, Devreden KDV veya Ödenecek Vergiler alt Hesabında Ödenecek KDV Hesabı, Alıcılar Hesabı, Satıcılar Hesabı ile Sermaye Hesabına yer verilmediği, Yine Muhasebenin Temel Kavramlarından Tam Açıklık Kavramına uyulmadığından Davalının ismi kullanılarak ulaşılması gereken kayıt bulunamamakta, ancak temin edilen faturanın tarihi, no' su ve tutarı olan 109 192,78 TL den hareket edilerek yapılan incelemede 14.12.2021 tarihli ve no' lu yevmiye kaydında ulaşılabilmektedir.Bu kayda göre ... Oluklu Mukavva A.Ş Kdv Dahil olarak ... Gıda İthalat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine yapılan 109 192,78 TL yapılan satıştan olduğu, bu satıştan ... Oluklu Mukavva A.Ş nin aynı tutarda alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Yevmiye Defterindeki bu kayıt Defteri Kebir in nolu Alıcılar hesabının alt hesabı Yurt içi Müşteriler hesabına kaydedildiği böylelikle her iki defterin birbirini teyit ettiği, ... Oluklu Mukavva A.Ş' nin 2021 yılında E Defter mükellefi olduğundan ve bu dönemde e fatura olarak kesilen faturalarını BS formunda beyan etme mecburiyeti olmadığından, BS formunun boş olduğu, Kapanış kayıtlarının incelenmesi sonucunda bu kayıtlarında V.U.K. a göre yapılmadığı yine Muhasebenin Temel Kavramlarından Tam Açıklık Kavramına uyulmadığından, dönem sonundaki hesap kalanları tespit edilemediğinden, 14.12.2021 tarihindeki kayıtların kapanış kaydında tespit edilemediğinden, 14.12.2021 tarihi ile 31.12.2021 (Dönem sonu) Tarihi arasında Davalı ... Gıda İthalat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin ödeme yapıp yapılmadığı tespit edilemediğinden dönem sonunda ne kadar borcu olduğu tespit edilememiştir. Yapmış olduğum inceleme ve tespitler sonucunda Davacı ... Oluklu Mukavva A.Ş nin E - Defter Mükellefi olduğu 2021 yılında Yevmiye Defterindeki tüm kayıtları ( Genelde her ay iki parça halinde ) ...' e süreleri içinde gönderildiği, Defter-i Kebirdeki kayıtların 12. Ayın ikinci dönemi hariç olmak üzere süreleri içinde ...' e gönderildiği ( Sözkonusu dönemin beratı tespit edilememiştir.) ... Başkanlığının (...) sitesinde bulunan E - Defter görüntüleyici denetim programı kullanılarak tespit edilmiştir. ... " şeklindedir.Davalı Tanığı ...'in beyanı: "Ben davalı şirketin deki işlerinin takibini yapıyorum. Davalı şirket, davacı şirketten karton koli satın aldı. Bu koliler önce ya geldi. da kolilerin içerisine bir kısım ürünler konuldu. Bu koliler ...'ye gönderildi. Koliler ...'ye gittikten sonra kolileri teslim alanlar bu kolilerin yırtıldığını ve ürünlerin zarar gördüğünü davalı şirkete söyledi. Biz de bu durumu davacı şirkete e-mail ile bildirdik. Benim bildiklerim bunlardan ibarettir. " şeklindedir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ, HUKUKİ KABUL VE GEREKÇE Dava, ticari satımdan kaynaklı faturanın tahsili istemine yönelik başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Açık hesap ilişkisi, önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur. Açık hesap ilişkisinde taraflar tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıklarından, bu ilişkiye TTK’daki cari hesaba ilişkin hükümler uygulanamaz.Açık hesap ilişkisinde, taraflar arasındaki ticari ilişkinin dayanağı olan sözleşme bir satış sözleşmesi olabileceği gibi eser sözleşmesi veya başka bir sözleşme de olabilir. Somut dosyamız yönünden bir değerlendirme yapılacak olur ise; taraflar arasında bir satış sözleşmesinin söz konusu olduğu anlaşılmaktadır. Davacı satıcı, davalı alıcıya sattığını iddia ettiği ve açık hesap ilişkisinde kaydettiği her bir faturadaki malların alıcıya teslim edildiğini yazılı olarak ispatlamalıdır. Davalı alıcı da ödeme iddiasında bulunuyor ise ödeme iddiasını yazılı olarak ispatlamalıdır. Davacı, açık hesaba kaydettiği her bir faturaya ilişkin faturadaki malların teslim edildiğine dair davalıdan sadır yazılı teslim belgesi sunmamış, ancak ticari defter kayıtlarına dayanmıştır. Ticari defter kayıtlarına dayanılmış olduğundan ticari defterlerin delil olma durumu ile ilgili yasa maddesine de değinmekte fayda vardır. Şöyle ki; HMK m.222'de aynen, "Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması MADDE 222 - (1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." hükümleri öngörülmüştür. Bu açıklamalar ışığında; tarafların ticari defterlerinin incelenmesi ticari defterlerin farklı illerde olması sebebiyle bilirkişilere yerinde inceleme yetkisi verilerek defterlerin incelendiği, davacının ticari defterlerinin; kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, açılış ve kapanış onaylarının yaptırıldığı ve defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, davacının defter kayıtlarına göre davalıdan 109.192,78 TL alacaklı olduğu, davalının defterleri üzerinde yapılan incelemeye ilişkin bilirkişi raporunda davalının ticari defterlerinin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, açılış ve kapanış onaylarının yaptırıldığı ve defter kayıtlarının birbirini doğruladığının tespit edildiği, davacı tarafından davalıya keşide edilen 109.192,78 TL'lik faturanın davalının da defterinde kayıtlı olduğu, bu bağlamda davacının defterleri ile davalının defterlerinin birbirini doğruladığı ve davacının faturaya konu malları teslim ettiğinin sübut bulduğu kanaatine varılmıştır. Davalının cevap dilekçesine bakıldığında; davacının sattığı ürünün ayıplı olduğu iddia edilmiştir. Davacı davalıya mukavva karton satmıştır. Taraflar arasında bir satış sözleşmesi vardır ve her iki tarafın tacir olması sebebiyle tacirler arasındaki ayıp ihbarlarına ilişkin yasa maddesine de değinmekte fayda vardır. TTK m.23/1-c bendinde aynen, "Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır." hükmü öngörülmüştür. Bu hükme göre davalı alıcı malın ayıplı olduğunu satıcı davacıya ihbar etmelidir ve cevap dilekçesinde de beyan edildiği üzere davalı alıcı tarafından davacıya bir ayıp ihbarında bulunulmamıştır. Davalının cevap dilekçesi ekinde sunduğu e-postalar dikkate alındığında davalının iddia ettiği ayıbı müşterilerinden öğrenir öğrenmez TBK m.223'e göre ayıbı satıcıya yazılı olarak bildirmesi gerekir. Ancak, davalının toplanan delillerine bakıldığında ayıp ihbarını süresinde yaptığını ispatlayamadığı kanaatine varılmıştır.Konu ile ilgili ... BAM 5. HD. 2020/ Esas ve 2023/ Karar sayılı ilamında aynen, "Buna göre; 6102 sayılı TTK'nın 23/1-c maddesinde malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise (2) gün içinde, açıkça belli değil ise alıcı malın teslim aldıktan sonra (8) gün içinde incelemek veya incelettirip mal ayıplı çıkar ise bu süre içinde ayıbı ihbar etmelidir. Ayıp ihbarının yapıldığını ispat yükü de alıcıdadır.Eldeki davada; dosyaya sunulan cihaz satış sözleşmesine konu edilen klimaların 10/03/2017 tarihli devreye alma formları ile " sistem pc kaydı alınarak devreye alındığı, çalışır durumda teslim edildiği" belirtilmiştir. Davalı tarafça ; teslimi yapılan malların ayıplı olduğu ileri sürülmüş ise de ; malları teslim almasına rağmen süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunmadığı, başka bir söyleyişle usulüne uygun şekilde ayıp ihbarında bulunduğunu ispat edemediği anlaşılmıştır. Ayıp ihbarının sözlü yapılması tarafların tacir olması nedeni ile geçerli değildir. Süresinde ve usulüne uygun bir ayıp ihbarı yapılmadığına göre ayıp savunmasının dinlenme olanağı yoktur." şeklinde ayıp ihbarının satış sözleşmelerinde yazılı olarak yapılması gerektiğini belirtmiştir.Mahkememizce davalının süresinde yazılı olarak ayıp ihbarında bulunmamış olması sebebiyle ayıpla mal satışı yapıldığına yönelik savunmaya itibar edilmemiştir. Ayrıca, davalının ayıplı mal satıldığını da ispatlaması gerekir, davalının ayıplı mal satıldığına ilişkin sunduğu tek delil müşterilerinden gelen e-postalardır, satış sözleşmesine konu olan ürünler üzerinde ayıp iddiasını ispata yarar delil tespiti yaptırılmadığı gibi ayıplı satıldığı iddia edilen ürünlerden herhangi bir numune de mahkememize sunulmamıştır. Sonuç olarak; takibin faturadan kaynaklı başlatılmış olması sebebiyle takibe sıkı sıkıya bağlılık kuralına göre sadece faturaya konu mal satışı özelinde yargılama yapıldığı, davacının satış sözleşmesinden kaynaklı faturaya dayanan alacağı ile ilgili faturanın her iki tarafın defterinde kayıtlı olduğu, davacının faturaya konu ürünleri davalıya teslim ettiği, ancak davalı tarafından fatura bedelinin ödenmediği, ayrıca davalı ayıbı ispat edemediği gibi süresinde ve usulüne uygun olarak ayıp ihbarında da bulunmadığı, alacağın faturadan kaynaklı olması sebebiyle davalı tarafça belirlenebilir ve likit olduğu kanaatine varılmakla itirazın iptali ile icra inkar tazminatına dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Ayrıntısı ve yasal gerekçesi izah edildiği üzere; 1-Davanın Kabulü ile; ... 10. İcra Dairesinin 2022/... Esas sayılı icra dosyasında davalının yaptığı İtirazın İptaline ve davalı hakkında yürütülen icra takibinin 109.192,78 TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki şartlar dahilinde aynen devamına, 2-... 10. İcra Dairesinin 2022/... Esas sayılı icra dosyasında, itirazın iptaline karar verilen asıl alacak miktarı olan 109.192,78 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının, itiraz haksız olduğundan davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 3-Hüküm tarihi itibariyle alınması gereken 7.458,95 TL karar ve ilam harcından; 1.318,78 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 6.140,17 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak, hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvurma harcı, 3.000,00 TL bilirkişi ücreti, 666,00 TL posta ve tebligat ücreti olmak üzere toplam 3.746,70 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT m.13 hükümlerine göre hesaplanan 17.900,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-6325 sayılı Kanunun 18/A maddesinin 12 ve 13. Fıkralarına göre; suç üstü ödeneğinden zorunlu arabulucuya ödenen 1.560,00 TL'nin davalıdan alınarak, hazineye irat kaydına, 7-HMK m.333 gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 8-Gerekçeli kararın talep halinde taraflara tebliği ile tebliğ giderinin eksik olması halinde giderin talepte bulunandan alınmasına, Dair; kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 09/11/2023 Katip ... Hakim ... ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır