İlk Derece Mahkemesi · Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1264 E. 2025/76 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/1264
- Karar No
- 2025/76
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022 KARAR NO : 2025 HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 08/11/2022 KARAR TARİHİ : 21/01/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/02/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava dilekçesinde özetle; 03.05.2021 tarihinde sigortalı ...'ın işlettiği tavuk çiftliğinde UEDAŞ şehir şebekesinden gelen ters akım nedeniyle hasar meydana geldiğini, Ekspertiz tarafından yapılan incelemede, sigortalının tavuk yetiştirme üzerine faaliyette bulunmakta olduğu tavuk çiftliği işletmesindeki binaların büyük kısmının üzerine güneş enerji sisteminin kurulmuş olduğu görülmüş, elektrik üreten bu sistemin 3 adet sürücüsünün arızalanmış olduğu şebekeden gelen ters akım nedeniyle bağlantıları en yakın olan yana yana konumdaki 3 inverterin hasar aldığının görüldüğünü, hasarın meydana gelmesinde davalı elektrik dağıtım şirketinin dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmediğini ayrıca elektrik hattına ait bakım ve onarımlarını gereği gibi yerine getirmediğini, ...Sigorta A.Ş hasar tutarı olan 48.395,09 TL'yi sigortalıya ödemiş ve haklı nedenlere dayanarak UEDAŞ'a rücu talebinde bulunduğunu, Buna dayalı olarak ... Esasa numaralı dosya ile icra takibine başlandığını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu, açıklanan nedenlerle davanın kabulüne, Bursa 1. İcra Dairesi ... E. Esas sayılı dosyada davalının kötüniyetli itirazının iptali ile takibin devamına %20'den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Cevap dilekçesinde özetle; meydana geldiği iddia edilen hasarın, dağıtım şebekelerinden kaynaklanan bir arızadan kaynaklanmasının mümkün olmadığını, sistem üzerinden alınan voltaj değerlerinin müvekkili şirket tarafından incelendiğini ve değerlerin standartları içerisinde olduğunu oluşan arıza kaynağının bina iç teçhizatına veyahut cihazın kendi iç arızasına bağlı olarak meydana geldiği kanaati oluştuğunu, müvekkilinin kusuru olmadığını, sigortalının trafosuna ait seksiyoner ayırıcının üst kontağından sonra gelen tüm elektrik tesisatı ile trafo davacının sigortalısına ait olduğunu ve bu tesisat ve trafonun bakımından onarımından ve işletilmesinden doğan her türlü sorumluluk yine dava dışı sigortalı ...'a ait olduğunu, aynı hatta beslenen özel trafolu diğer müşterilerinden de benzer yönde bir şikayet olmadığını, açıklanan nedenlerle davacı aleyhine dava değerinin %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmolunmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Deliller; ... Sigorta Eksperliği Ltd. Şti.'ne, UEDAŞ'a, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne yazılan müzekkereye cevap verildiği cevabi yazının dosya arasında olduğu anlaşılmaktadır. 02/08/2023 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmı: "Dava dışı sigortalının geriye dönük olarak olay tarihinde koruma cihazlarının düzgün tesis edilmiş ve ayarlanmış olup olmadığı, meydana gelen hasarı engelleyecek koruma düzeninin olup olmadığı hakkında değerlendirme yapılabilmesi için mahkeme kanalı ile talep edilen ölçüm ve denetleme raporlarının dosyaya sunulmadığı, Dağıtım hizmeti sorumluluğunda bulunan dağıtım hatlarında oluşan ani voltaj değişimlerinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı veyahut kayıtlarına geçirilmiş kesinti, ihbar, şikâyet var olup olmadığının tespitinin illiyet bağının kurulabilmesi yönünden önem kazandığı, davalı taraftan mahkeme kanalı talep edilen teknik verilerin dosya sunulmadığı, dava dışı sigortalı tarafından sunulan servis formlarında inverter hasarlarının (şebeke dengesizliği) voltaj dalgalanmasından kaynaklandığı belirtilmiş olsa da söz konusu iddiasının altı tam olarak doldurulmadığı ve iddiasını destekleyecek her türlü şüpheden ari somut ve teknik verilerin sunulmadığı, bunun yanında davalı tarafından teknik verilerin dosyaya sunulmadığı dikkate alındığında ölçülemeyen ve izlenemeyen hiçbir parametrenin denetlenemeyeceği ve etkileri hakkında kesin bir değerlendirme yapılamayacağı, -Nihai itibarla, dava dışı sigortalı ...'ın tavuk çiftliğinde meydana gelen hasar/zarar olayında yukarıda izah edilmeye çalışıldığı üzere söz konusu arızanın birden çok sebebi/nedeni olabileceği, bu sebeple mevcut bilgi ve belgeler kapsamında arıza hakkında kesin bir değerlendirme yapılamayacağı, takdiri Sayın Mahkemenize ait olmak üzere tarafımızca hazırlanan bilirkişi raporunda EK-1 ve EK-2 olarak belirtilen, davacı ve davalıdan talep edilen bilgi ve belgelerin sağlanması durumunda tekrardan bir değerlendirme yapılmasının uygun olacağı görüş ve kanaatine varılmıştır." şeklindedir. 21/01/2023 tarihli ek bilirkişi raporunun sonuç kısmı: "Nihai itibarla, dava dışı sigortalı ...'ın tavuk çiftliğinde meydana gelen hasar/zarar olayında KÖK bilirkişi raporunda izah edilmeye çalışıldığı üzere söz konusu arızanın birden çok sebebi/nedeni olabileceği, bu sebeple dosyaya sunulan mevcut bilgi ve belgeler kapsamında söz konusu arızanın elektrik voltaj dalgalanmasından kaynaklandığı yönünde herhangi bir teknik veriye ulaşılmadığı, dolayısıyla davalı UEDAŞ'a herhangi bir KUSUR izafe edilemeyeceği görüş ve kanaatine varılmıştır." şeklindedir. 30/01/2023 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmı: "Dava dilekçesi ve eksper raporunda mezkür hasarın 03/05/2021 tarihinde meydana geldiği belirtilmiş olsa da sunulan servis formlarında söz konusu 03/05/2021 tarihinde herhangi bir tespit yapılmadığı, söz konusu arıza olayında yetkili servis tarafından ilk tespitin 03/04/2021 tarihinde yapılmış olduğu, bununla beraber arızanın ne zaman bildirildiği ve sistemin tespit öncesinde ne zaman arızalandığına dair açık bir bilgilendirme yapılmadığı, hasarın meydana geldiği tarihin veriye dayalı bir şekilde tespit edilmemiş olması sağlıklı bir değerlendirmeyi akamete uğratacağı, Davacı ve dava dışı sigortalıdan tesise ait elektrik tesisatlarının bakım ve denetleme raporları ile ilgili talep edilen topraklama ölçüm raporu, elektrik tesisatı periyodik denetleme raporu, yüksek gerilim işletme sorumluluğu belgesi, tesis/işletme “de bulunan trafoya ait periyodik kontrol formlarının sunulmamış olduğu, 2 adet 40 kW,1 adet 20 kW gücündeki inverter arızalarının voltaj dalgalanması sonucu meydana geldiği iddiasının altı tam olarak doldurulmadığı ve iddiasını destekleyecek her türlü şüpheden ari somut ve teknik verilerin sunulmadığı dava konusu hasar/zarar olayının dağıtım şirketi tarafından verilen hizmet ile ilgili olup olmadığının illiyet bağının kurulabilmesi yönünden davalı taraf UEDAŞ'tan 03/05/2021 tarihinden 2 gün öncesi ve sonrasına ait veriler talep edilmiş olsa da yukarıda belirtildiği üzere hasar/zarar olayının meydana geldiği tarih açık ve kesin bir şekilde tespit edilemediğinde dolayı UEDAŞ tarafından sunulan 03/05/2021 tarihinden 2 gün öncesi ve sonrasına ait veriler ile söz konusu hasar/zarar olayı hakkında bir değerlendirme yapılamayacağı, nihai itibarla, dava dışı sigortalı ...'ın tavuk çiftliğinde meydana gelen hasar/zarar olayında KÖK bilirkişi raporunda izah edilmeye çalışıldığı üzere söz konusu arızanın birden çok sebebi/nedeni olabileceği, bu sebeple dosyaya sunulan mevcut bilgi ve belgeler kapsamında söz konusu arızanın elektrik voltaj dalgalanmasından kaynaklandığı yönünde herhangi bir teknik veriye ulaşılmadığı, dolayısıyla davalı UEDAŞ'a herhangi bir kusur izafe edilemeyeceği görüş ve kanaatine varılmıştır." şeklindedir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ, HUKUKİ KABUL VE GEREKÇE; Davacı tarafça, sigortalısına ait işletmede hasar meydana geldiği, bu hasarın sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalıya ödendiği, ancak yapılan incelemede meydana gelen hasarın ters akım nedeni ile ve davalının gerekli özen ve dikkati göstermemesi sebebi ile meydana geldiği ve davalının kusurlu olduğu iddiası ile sigortalıya yapılan ödemeyi rücu etmek için icra takibi başlatılığı, davalı tarafça icra takibine itiraz edildiği ve uyuşmazlığın itirazın iptaline yönelik olduğu anlaşılmıştır. Davalı taraf meydana gelen hasarın kendi sorumluluklarında kaynaklanmadığını ve kusurlu olmadıklarını iddia etmiştir. Somut durumda çözümlenmesi gereken durum, meydana gelen hasarda davalının kusurunun bulunup bulunmadığı, varsa bu kusurlu hareket ile meydana gelen zarar arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığıdır. Bu hususta değerlendirme yapılmak üzere doysa bilirkişiye tevdi edilmiş olup, 02/08/2023 tarihli ön rapor mahiyetindeki rapor ile bilirkişilerin bir takım teknik verilerin sunulmasını istediği, taraflara bu verilerin sunulması için süre verildiği, verilerin sunulmasından sonra düzenlenen 30/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle meydana gelen zararın dosya kapsamındaki belgelere göre birden fazla sebebinin olabileceği, arızanın elektrik dalgalanmasından kaynaklandığı yönünde teknik bir veriye ulaşılamadığı bu sebeple davalıya kusur izafe edilemeyeceği belirtilmiş olduğu, yine sunulan 21/11/2024 tarihli ek raporda da kök rapordaki görüşün devam ettiği anlaşılmıştır. HMK'nın 190/1 Maddesi ''İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. '' şeklinde olup, somut durumda ispat külfeti iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaracak olan davacı taraf üzerindedir. Dosya kapsamındaki bilgi belgeler ve bilirkişi raporları ile davalı tarafın kusurunun ve zararın bu kusurlu hareketten kaynaklandığının davacı tarafça ispat edilemediği anlaşılmakla, davanın reddine karar vermek gerekmiş, ayrıca kısa kararda davalının kötü niyet tazminatı talebi hakkında hüküm kurulmadığı görülmüş ise de kendiliğinden karara geçmesi gereken bu hususu HMK 305/A maddesi kapsamında değerlendirmek gerekmiş, her ne kadar davalı tarafça kötü niyet tazminatı talep edilmiş ise de, yapılan icra takibinin kötü niyetli olarak yapıldığına yönelik dosyada bir delil bulunmadığı, davacı tarafça sigortalıya ödemenin yapıldığı yalnızca rücu şartları noktasında ispatın sağlanamadığı değerlendirildiğinde davalı tarafın kötü niyet tazminatının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Ayrıntısı ve yasal gerekçesi izah edildiği üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Hüküm tarihi itibariyle alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından 785,04 TL'nin mahsubu ile bakiye 169,64 TL karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT m.13 hükümlerine göre hesaplanan 30.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-6325 sayılı Kanunun 18/A maddesinin 12 ve 13. Fıkralarına göre; suç üstü ödeneğinden zorunlu arabulucuya ödenen 1.560,00 TL'nin davacıdan alınarak, hazineye irat kaydına, 7-HMK m.333 gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 8-Gerekçeli kararın talep halinde taraflara tebliği ile tebliğ giderinin eksik olması halinde giderin talepte bulunandan alınmasına, Dair, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Bursa Bölge Adliyesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.21/01/2025 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır