İlk Derece Mahkemesi · Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/186 E. 2025/457 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/186
Karar No
2025/457
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2021/ KARAR NO : 2025/ HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 26/12/2020 KARAR TARİHİ : 22/04/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesini özetle; müvekkili davacı şirket sigortalısı ... ... Fabrikası A.Ş tarafından ...'da yerleşik ... isimli firmadan 09/04/2019 tarihinde ve ... numaralı fatura kapsamında (Satış Şekli: ...) 72 Kap (18.277 Adet Net: 12.404,44 Kg. Brüt; 14.641,72 Kg) muhtelif otomotiv parçaları (alternatör, marş motoru, stepne sepeti) emtiası satın alındığını, ...'dan ...'ye kadar denizyolu+karayolu nakliyesinin nakliyecesi ... Konteyner Taşımacılık A.Ş sorumluluğunda ... numaralı konşimento kapsamında, ... numaralı konteyner içerisinde ... isimli gemi ile taşıma gerçekleştirildiğini, geminin ...'ye varışı sonrasında 19/04/2019 tarihinde ... Gümrük Müdürlüğü tarafından gümrük giriş işlemlerinin tamamlandığını, emtia sigortalısının ...'da yerleşik adresine sevk edildiğini, 19/04/2019 tarihinde sigortalı firmaya teslim edilmesi sonrasın da yapılan kontrollerde, konteyner muhteviyatı emtianın sağılmış, kırılmış ve hasarlanmış olduğunun tespit edildiğini, yapılan ekspertiz çalışmaları sırasında sigortalı kontrol mühendisleri ile yapılan görüşmelerde ürünlerin sıfır araç üzerinde kullanıldığını, elektrik akımını ve aracın güvenlik aksamlarını yöneten parçalar olduğunu, ürünlerin düşmüş ve bir darbeye maruz kalmış olması nedeniyle iç aksamında meydana gelen hasarların ön görülemeyeceği ve test edilemeyeceğini, ve parçaların sıfır araç üzerinde kullanılmasının mümkün olmadığını, söz konusu hasarın konteyner içi yükleme ve istiflemenin özenli yapılmaması, paletler arasında boşluklar bulunması ve bu boşlukların hava yastığı, spantez vb. Gibi istif sabitleme ekipmanları ile doldurulmaması nedeniyle nakliye sırasında meydana gelen olağan sarsıntılarda paletlerin öne-arkaya sağa-sola yana kayması ve devrilmesi neticesinde meydana geldiğinin tespit edildiğini, söz konusu hasar sebebiyle, müvekkili şirketin sigortalısına 34.899,06-Euro ödeme yapma zorunda kaldığını, hasarlı parçaların sovtaj bedelinin düşüldüğünde, 23.636,04-Euro, müvekkili şirketin alacağının kaldığını, anılan bu sebepleple; davalının kusuru nedeniyle müvekkili şirketin ödemek zorunda kaldığı 23.634,04-Euro'nun aynen ya da fiili ödeme günündeki ... efektif satış kuru üzerinden hesaplanacak TL karşılığı olarak ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan davacıya verilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesini özetle; açılan iş bu davanın, deniz taşımasına ilişkin olup, taşıyanın müvekkil şirketin, dava konusu taşımayı üstlendiği konu Deniz Ticaret Hukuku'nu ilgilendirdiğinden, buna ilişkin sunulan konşimento ve belgeler Deniz Ticaret Hukuku'ndan doğan uyuşmazlıklara bakmakla görevli ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevine girdiğinden, iş bu dosyasının görevsizlik nedeniyle ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine, ayrıca davacı sigorta şirketi, aynı taşımaya ilişkin, icra takibi de başlatılmış olduğunu, takibe itiraz edildiğini, huzurdaki davanın ise alacak davası olduğunu, aynı konuya ilişkin iki ayrı yasal süreç bulunduğundan, derdestlik itirazında bulunduklarını, dava konusu edilen olaydaki taşıma, ...'nın ... Limanı'ndan ... Limanı'na ... Konteyner Taşımacılık A.Ş'ye ait 15/04/2019 tarih ve nolu konşimento kapsamında yapıldığını, dava konusu konşimento kapsamında konteynerlerin 18/04/2019 tarihinde tahliye edilmiş olup, yük teslim belgesinin ise 18/04/2019 tarihinde alındığını, huzurdaki dava ise 26/12/2020 tarihinde, yani tahliye tarihi ve yük teslim belgesinin davacının sigortalısı tarafından teslim alındıktan bir yılı geçtikten sonra ikame edildiğini, bu nedenle bir yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açılan bu davanın reddi gerektiğini, davacının sigortalısı tarafından müvekkili şirkete süresinde yapılmış bir hasar ihbarı bulunmadığı gibi müvekkili şirkete ekspertiz incelemesine de çağrılmadığını, TTK mad. 1185 hükmü gereğince, iddia edilen hasarın taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten meydana geldiği konusunda taşıyan lehine sorumsuzluk karinesi gerçekleşmiş olduğunu, davanın bu nedenle esastan reddi gerektiğini, müvekkili şirketin dava konusu taşımanın yalnızca () limandan limana deniz taşımasını üstlendiğini, bu nedenle konteyner muhteviyatı emtiaların taşımanın hangi ayağında hasarlandığının belli olmadığını, müvekkili şirketin 15/04/2019 tarih ve nolu konşimento kapsamında taşınan konteynerler muhteviyatı emtiaların ... ... Lima'ından ... Limanı'na deniz taşımasını üstlenmiş olup, söz konusu konteyner 18/04/2019 tarihinde tam ve sağlam olarak limana tahliye edildiğini, dava konusu konteynerlerin muhteviyatı mallar, karayolu ile liman sahasından dava dışı alıcı firmanın adresine taşındığını, davacı sigorta şirketi hasarın, deniz taşıması sırasında olduğunu ispatlar herhangi bir belge ibraz etmediğini, söz konusu hasarın deniz taşıması sırasında meydana gelmiş olsa idi, gemide kaptan tarafından veya limanda yetkililerce buna istinaden hasar/kaza tutanağı tutulmuş olması gerektiğini, konteynerin firmanın deposunda hasarlanmış olmasının da mümkün olması sebebiyle davanın bu nenenle de reddini talep ettiklerini, müvekkili şirketi tarafından davacının sigortalısı ve tahliye limanına survey davetiyesi gönderildiğini, dava dışı alıcının deposunda survey yapıldığını ve survey raporunun sonuç kısmında hasar sebebinin konteyner içerisine ürünlerin doğru bir şeklide bağlanmaması, istifleme ve ambalaj yetersizliğinden kaynaklandığının tespit edildiğini, bu kapsamda TTK madde 1182/1-g maddesinde yer alan ambalaj yetersizliği ve Lahey Visby Kurallarına göre davanın reddini talep ettiklerini, belirtilen bu beyanlara halel gelmemek kaydı ve şartı ile müvekkili şirketin katılımı olmaksızın tek taraflı olarak tanzim edilen ekspertiz raporunda belirtilen hasar miktarının kabulü, imha ve sovtaja dair herhangi bir evrak bulunmaması nedeniyle de mümkün olmadığını, anılan bu sebeplerle; davanın görev yönünden, derdestlik yönünden ve hak düşünücü süre nedeniyle usul yönünden reddine, esas yönünden incelemeye karar verilmesi halinde müvekkili şirketin söz konusu zarardan sorumlu olmaması nedeniyle esas yönünden reddine, yargılama giderleri ve vekaleti ücretin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/ Esas 2021/ karar sayılı 17/02/2021 tarihli Gönderme kararı ile mahkememize tevzi edilen dosya yukarıda yazılı esasa kaydı yapılarak yapılan yargılamanın sonunda; DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizde açılan işbu dava deniz hukukundan kaynaklanan alacağın tahsili talebine ilişkindir. Dava ve cevap dilekçeleri, ... Başkanlığı yazı cevabı, ... Liman... Aş yazı cevabı, ... yazı cevabı, Dosya kapsamında alınan 21/09/2021 tarihli bilirkişi raporu, 06/05/2024 tarihli bilirkişi raporu, 18/02/2025 tarihli bilirkişi raporu, dosyamız içerisine alınmıştır. Dava konusu uyuşmazlık hakkında rapor tanzimi amacıyla dosya bilirkişiye tevdi edilmiş ve rapor tanzim edilmiştir. Düzenlenen 18/02/2025 tarihli raporda "TTK md.1185'te öngörülen ihbar yükümlülüğünün zamanında yerine getirildiği, 31.726,43 EURO olarak hesaplanan hasar tutarının gerçekçi ve kadr-i marufunda olduğu, Davalı taşıyanın sorumluluğunu sınırlamak hakkı çerçevesinde TTK md. 1186 uyarınca azami 6,874.473 Euro ile sorumlu kılınabileceği, TTK md. 1188 uyarınca, hak düşürücü süre sona ermeden dava açma hakkının kullanıldığı, Zararın, taşıtanın sorumluluğunda bulunan konteyner içi uygunsuz istifleme/sabitleme ve yetersiz ambalajlamadan ileri geldiğini ve bu nedenle zarardan davalı taşıyanın sorumlu tutulamayacağı" tespit edilmiştir. Usul ve yasaya uygun görülen rapor hükme esas alınmıştır.Dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler, taraf iddia ve savunmaları ile bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde;Somut uyuşmazlıkta öncelikli olarak çözümlenmesi gereken konunun meydana gelen zarardan davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, sorumluluğunun bulunması halinde bu sorumluluk miktarının ne kadar olacağı hususudur. Mahkememizce bu hususların tespiti ve değerlendirilmesi amacı ile doysa bilirkişiye gönderilmiş olup, düzenlenen 06/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda hasara uğrayan parçalar için sigorta şirketi tarafından yapılan değer tespitine itibar edilebileceği, zararın istiflemedeki özensizlikten kaynaklandığı ve ... içtihatları gereğince istifleyene %25 kusur verildiği ve davalının 5.909,01 EURO'dan sorumlu olması gerektiği şeklinde rapor tanzim edilmiştir. Meydana gelen olayın teknik ve spesifik bir olay olması ve mahkemece istenilen hususların raporda tam ve detaylı bir şekilde yer almadığı anlaşılmış olup, dosyanın alanında uzman bilirkişilerden oluşturulacak bir heyete tevdi ile rapor istenilmesine karar verilmiş, bu defa düzenlenen 18/02/2025 tarihli bilirkişi raporunda; zararın konteynır içi özensiz istiflemeden kaynaklı olduğu, sigorta şirketinin belirlemiş olduğu hasar miktarının meydana gelen hasarla uyumlu olduğu, TTK 1186 maddesi gereğince davalının azami 6.874,473 EURO ile sorumlu tutulabileceği ancak bu hasarın gerçekleşmesinde davalının kusurunun ve dolayısı ile zarar sorumluluğunun bulunmadığı rapor edilmiştir.Her iki raporda da sigorta şirketinin belirlediği bedelin uygun olduğu ve hasarın konteynır içindeki uygun olmayan istifleme kaynaklı meydana geldiği rapor edilmiş olup, raporlarda meydana gelen zarardan sorumluluk hususunda farklı değerlendirmeler yapılmıştır. Bilirkişi raporları incelendiğinde, 18/02/2025 tarihli bilirkişi raporunda konişmentodaki kayıtların detaylıca değerlendirildiği, bu kayıtlara göre konteynır içi istiflemenin, malların ambalajlanmasının ve konteynır kapılarının mühürlenmesi işlemlerinin yükletenin sorumluluğunda olduğu rapor edilmiş, 06/05/2024 tarihli raporda ise konişmentodaki ... kaydına değinilmiştir ve bu kayıt gereğince davalının konteynır içi yüklemeden de sorumlu olacağı yönünde değerlendirme yapılmıştır ancak ... kaydı detaylıca incelendiğinde bu kaydın aslında yükleme, boşaltma ve istif giderlerine ilişkin bir kayıt olduğu, sorumluluğa ilişkin bir kayıt olmadığı, yine 06/05/2024 tarihli raporda bahsi geçen TTK 1091. maddenin ise konteynır içi istifleme ile alakalı değil, genel anlamda gemiye yüklenecek konteynır veya yüklerin gemi seyahatine uygun olması gerektiği hususunu düzenleyen bir madde olduğu madde metninden ve madde başlığından anlaşılmaktadır. Bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, davalının konişmentodaki kayıtlar uyarınca konteynır içindeki istiflemeden sorumlu tutulamayacağı değerlendirilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Yapılan masrafların davacı taraf üzerinde bırakılmasına, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar yasasına göre alınması gereken 615,40 TL'nin peşin alınan 3.727,34 TL'den mahsubu ile fazla yatan 3.111,94 TL'nin kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, 4-Davalının bu dava sebebiyle yaptığı yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre red nedeniyle belirlenen 34.921,59 TL'nin davacıdan alınarak kendilerini vekil ile temsil ettiren davalılara ödenmesine, 6-Taraflarca yatırılan gider avansından geriye kalan kısmın, 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu Yönetmeliği'nin 47. Maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip iadesine, Dair; kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde ... yolu açık olmak üzere karar verildi.22/04/2025 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/186, K. 2025/457, T. 22.04.2025, www.arakarar.com/karar/bursa-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-186-e-2025-457-k-14822fd6881e