İlk Derece Mahkemesi · Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/290 E. 2018/505 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/290
Karar No
2018/505
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2018/ KARAR NO : 2018/ BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/01/2015 KARAR TARİHİ : 11/04/2018 Mahkememizin 02/11/2016 tarih ve 2015/ - 2016/ E/K sayılı kararına karşı davalı tarafın temyizi üzerine dosya ... 3.Hukuk Dairesinin 27/11/2017 tarih ve 2017/ - 2017/ E/K sayılı ilamıyla bozularak mahkememizin 2018/... esas sırasına kaydı yapılmış ve dosyanın incelenmesi sonunda, DAVACININ TALEBİ : Davacı Vekilinin 28/01/2015 kayıt tarihli dava dilekçesinde ; müvekkilim ile davalı şirket arasında elektrik enerjisi alımı konusunda 08/04/2011 tarihli sözleşme yapıldığını, haziran 2011 - Mart 2012 tarihleri arasında elektrik enerjisi satın alındığını, bu dönem içerisinde kayıp kaçak bedeli, PSH sayaç okuma bedeli, iletim bedeli, dağıtım bedeli, ... payı adı altında 968.280,77 TL fazla tahsilat yapıldığından, 968.280,77 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ CEVABI : Davalı vekilinin 03/04/2015 kayıt tarihli cevap dilekçesinde ;davada usul yönünden zamanaşımı, husumet itirazı ve yargı yolu görev itirazını aynen tekrar ettiğini, esas yönünden 6446 sayılı kanunun, 3093 sayılı ... gelirleri kanunun, 5496 sayılı kanunun 6.maddesi ile Geçici 9.madde, Elektrik Piyasası tarifeler yönetmeliğinin, ... kararları ve elektrik piyasası mevzuatı gereğince haksız ve hukuka aykırı olarak açılan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. DELİLLER ve GEREKÇE: Derdest dava elektrik abonelik sözleşmesi gereğince alacak davasıdır. Temel iddia kayıp kaçak bedeli, ... payı, sayaç okuma bedeli, iletim ve dağıtım sistemi kullanım bedeli gibi faturayı oluşturan kalemlerin hukuki dayanağının bulunmadığı, bu sebeple tahsil edilen bedellerin aboneye iadesi gerektiği yolundadır. Bilindiği gibi ... Kurulunun 21/05/2014 gün ve 2013/ esas 2014/ karar sayılı ilamıyla kayıp kaçak bedellerinin abonelerden alınamayacağına ilişkin uygulama başlamıştır. ... Kurulunun kararı ... 3. Hukuk Dairesinin uygulamalarına da esas teşkil etmiş ve bu husus çeşitli tartışmalara sebebiyet vermiştir. Dava sürerken 17 Haziran 2016 gün ve sayılı resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren ve Elektrik Piyasası Kanununda değişiklik yapan 6719 sayılı yasa mevzuatta esaslı değişikliklere sebep olmuştur. Bu kanuna göre kayıp kaçak bedelleri bir maliyet unsuru olarak açıklanmış, teknik kayıp ve teknik olmayan kayıp olan tanımlar yapılmış, bu kayıplara ilişkin maliyetlerin dağıtım tarifelerinde yer alıp tüketicilere yansıtılacağı belirtilmiştir. 6446 sayılı kanunun değişik 17.maddesi gereğince kurum tarafından gelir ve tarife düzenlemeleri kapsamında belirlenen bedellere ilişkin olarak yapılan başvurularda ve açılan davalarda tüketici hakem heyetleri ile mahkemelerin yetkisi bu bedellerin kurumun düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. Olayı somutlaştıracak olursak, kayıp kaçak bedellerinin tarifeye dahil edilmesine ilişkin ... kararları 6719 sayılı kanunla yapılan değişiklik üzerine yasal bir altyapıya oturmuştur. Kanun koyucunun ...'ya verdiği bu yetki artık elektrik fiyatlandırmasında kayıp - kaçak bedellerinin de bileşen olarak yer almasına imkan sağlamıştır. Yapılan değişiklikle halen devam eden davalarda yargı makamlarının ve tüketici hakem heyetlerinin faturaların tarifeye uygunluğunu denetlemekle sınırlı biçimde yetkili olduğu da hükme bağlanmıştır. O halde yapılacak bir bilirkişi incelemesi ile davacı için tahakkuk eden faturaların geçmişte yürürlükte bulunan ... kararlarına uygun olup olmadığının denetlenmesi gerekecektir. Bu amaçla bilirkişi incelemesi yapılması uygun bulunmuş, bilirkişi 14/04/2017 günlü raporunda davacı için düzenlenen faturalarda tahakkuk eden ücretlerin tarifelerle uyumlu olduğu konusunda görüş bildirmiştir. O halde davalının kayıp kaçak bedeli tahsil etmesinde hukuka aykırılık yoktur. Davanın esastan reddi gerekir. Yanlış olsa bile dava açıldığı tarihteki yerleşik yargısal uygulamalar sebebiyle bu davanın açıldığı, davacının dava açmakta kusurlu ve kötüniyetli olmadığı, sonradan ortaya çıkan yasal değişiklikler sebebiyle davanın reddedildiği, benzer yargısal kararlarda da aynı yöntem izlendiği nazara alınarak davacı aleyhine avukatlık ücretine hükmedilmemiştir. Son dönem yargısal uygulamalarda farklı görüşler ortaya çıkmıştır. Özellikle 6719 Sayılı Yasa ile 6446 Sayılı Yasada yapılan değişiklikten sonra bu tür davaların konusuz kaldığı, bu sebeple dava tarihindeki haklılık durumuna göre masraf ve ücret-i vekalete hükmedilmesi gerektiği belirtilmektedir. Mahkememiz bu kanaatte değildir. Çeşitli yargı mercilerince benzer olaylar için farklı kararlar verildiği malumdur. Nitekim mahkememiz kararına karşı ... yoluna başvurulması üzerine davanın reddine ilişkin karar yönünden herhangi bir değişiklik ve düzeltme yapılmaksızın yalnızca vekalet ücreti ve yargılama giderlerine yönelik ... başvurusu kabul edilmiştir. Esastan herhangi bir değişiklik yapılmamış ... BAM 3. Hukuk Dairesinin 02/02/2017 gün ve 2017/- E./K. Sayılı kararı ile davalı yararına vekalet ücretine taktir edilmesine yer olmadığı ve masrafların davacı üzerinde bırakılması yolunda hüküm tesis edilmiştir. Nitekim bu çözüm nispeten dengeleri gözeten bir orta yol olarak tercih edilebilir. Ancak kazai mercilerin yorum yoluyla ulaştıkları sonucun doğru olmadığını ve kanun koyucunun temel iradesine aykırı olduğunu ortaya koyan yeni bir kanuni düzenleme yapılmış olması davanın bu sebeple konusuz kaldığı anlamına gelmez. Bilakis mahkemeler ve ... tarafından kayıp kaçak bedelleri hakkında benimsenen yöntemin gerçeğe ve mevzuata uygun olmadığını net biçimde ortaya koyar. Bilindiği üzere kanun koyucu, kayıp kaçak bedellerinin maliyet unsuru olduğunu yasal mevzuatla teyit ederek ... tarafından alınan kararların yasal bir zemine oturmasını, dolayısıyla kayıp kaçak bedellerinin iadesi taleplerini önlemek amacıyla Elektrik Piyasası Kanununda bazı hükümlere yer vermiştir. 30 Mart 2016 tarihinde resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren bu kanunun tanımlara ilişkin 3/1 maddesinin şş fıkrasında, "Teknik ve teknik olmayan kayıp: Dağıtım sistemine giren enerji ile dağıtım sisteminde tüketicilere tahakkuk ettirilen enerji miktarı arasındaki farkı oluşturan ve maliyeti etkileyen; teknik kayıp ve/veya kaçak kullanım gibi sebeplerden kaynaklanan ve teknik bir sebebe dayanmayan kaybı," tanımlaması yer almıştır. Bu ifade kayıp kaçak bedellerinin maliyet unsuru olduğunu gösteren bir iradeyi ortaya koyar. Ancak belirtmek gerekir ki bu yasal düzenleme sadece malumun ilamı niteliğindedir. Temel amaç farklı yorum ve değerlendirmelerin önünü kesmektir. Kanun koyucu böyle istediği için böyle olmamıştır, bilakis yasa koyucu gerçek durumu kanunda tekrar etmiş, gerçek ve fiili duruma uygun maliyet hesabı ve fiyatlandırma yapılmasının hukuka aykırı olmadığını vurgulamıştır. Mahkememizin kabulüne göre kayıp kaçak bedelinin zorunlu bir maliyet unsuru olduğu gerçeği yasal düzenlemeden önce de mevcuttur. Yasada "dünya yuvarlaktır" dendiği için dünya yuvarlak hale gelmez. Önceden de dünya yuvarlaktır. Dikkat edilmesi gereken bir nokta da kanun koyucunun yasa değişikliği ile kayıp-kaçak bedeli alınmasını mümkün kılmamış olmasıdır. Sadece maliyet unsurları arasında kayıp- kaçak kavramına da yer verilmiş, ...'nın düzenleme yetkisi yasal zemine oturtulmuştur. Yukarıda açıkladığımız üzere, 6719 Sayılı Kanunla değişik 6446 Sayılı Kanun düzenlemesinden önce de davacının talep hakkı yoktur. Mahkememiz bu yönden yerleşik uygulamadan ayrıştığından davanın reddine karar verilmiştir. Mahkememizin önceden beri kabul ettiği esaslara göre davacı taraf baştan beri haksızdır. Mahkememizce verilen ve detaylı gerekçeler içeren birçok karar esastan incelenmeksizin sadece yasa değişikliği gerekçesiyle bozularak geri gönderilmiştir. Özellikle ... Kurulu kararına karşı eleştiriler içeren bu gerekçelerin tartışılması önemlidir. Zira bu tartışma beraberinde masraf ve ücreti vekalet tartışmasını da doğrudan etkileyecek mahiyettedir. Aynı gerekçelerin tekrar edilmesi yerine benzer bir karar örneğinin dosyaya eklenmesi yeterli görülmüştür. Mahkememiz Hakimlerinden ...'ın dava konusu uyuşmazlığa ilişkin davanın reddine ilişkin gerekçeler ile yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden görüşleri ise şu şekildedir;Dava davalının davacıya ait faturalara yansıtmış olduğu Kayıp Kaçak, İletim, Dağıtım vs bedellerin haksız olarak müvekillinden tahsil edildiği iddiasıyla açılmış alacak davasıdır.6179 Sayılı Kanun uyarınca yasa ...'ya bazı bedellerin faturaları düzenleyici işlemle yansıtabileceğine dair düzenleme yürürlüğe konmuştur. 6179 sayılı kanunun 21.maddesi ile kayıp kaçak bedellerinin dağıtım şirketleri tarafından tahsil edilmesi yasal düzenleme altına alınmıştır. Anılan maddenin 10.fıkrası ise aşağıdaki gibidir.“(10) Kurum tarafından gelir ve tarife düzenlemeleri kapsamında belirlenen bedellere ilişkin olarak yapılan başvurularda ve açılan davalarda; tüketici hakem heyetleri ile mahkemelerin yetkisi, bu bedellerin, Kurumun düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır.”Yasanın bu maddesinin 10.fıkrasındaki Tüketici Hakem Heyetleri ile mahkemelerin yetkisinin bu bedellerin kurumu düzenleyici işlemlerini uygunluğun denetimi ile sınırlıdır ibaresi ... Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir. ... 3.Hukuk Dairesinin bozma ilamında yasa değişikliği nedeniyle konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğinden bahisle mahkememizin davanın reddine dair verdiği kararı kaldırmıştır. Burada davanın konusuz kalmamış bulunduğuna ve davada ret kararı verilmesine yönelik görüşümüz şu şekildedir. Dava açıkdıktan sonra yargılama devam ederken yasal düzenleme ile kayıp kaçak bedellerinin elektrik hizmetinden yararlananlardan tahsil edilebilmesi yasal düzenleme ile hüküm altına alınmıştır. ... Mahkemesinin iptal kararından önce yasa mahkemelerce abonelerden tahsil edilen bu bedellerin ... tarifeleri ile uygun olup olmadığı ile ilgili olarak sınırlama getirilmek suretiyle yargılama yapılmasını öngörmüştür. Bu halde mahkemelerce ... tarifelerine uygun olup olmadığının denetimi noktasında yargılama sırasında araştırmalar yapılmış hatta yasa değişikliğinden sonra ...'ın ilgili dairesinin çok sayıda bozma ilamı ile bu husus üzerinde durularak araştırma ve değerledirme yapılmak suretiyle karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Davanın konusuz kalması kavramını inceleyecek olursak, konusuz kalma nitelik olarak daha önce ortada var olan bir şeyin çeşitli sebeplerle varlığını yitirmesidir. Örnek verecek olursak; "alacaklı ve borçlu sıfatının birleşmesinde, yargılama konusu olan alacağın yargılama sırasında ödenmesi halinde, dava konusu tapu sicilinde var olan şerhin yargılama devam ederken sehven konulması nedeniyle tapu sicilince gerekli düzeltmenin yapılması ve şerhin kaldırılmış olması, haksız olarak el atılan taşınmaza el atmanın önlenmesi davası sırasında vaki haksız müdehalenin sonlandırılmış olması, sigortalıya maaş aylığı bağlanması istemli dava devam ederken ... tarafından maaş aylığı bağlanması, kiracılık sıfatının tespiti davasında kiracının kendiliğinden taşınmazı tahliye edip kiracı sıfatını sonlandırması" hallerinde dava konusuz kalır. Zira dava konusu olan şey yahut hukuksal durum varlığını yitirmiştir.Yasa değişikliği ise kayıp kaçak bedellerinin dağıtım şirketlerince tahsil edilebilmesini olanak tanımıştır. Ancak bu durum davayı konusuz kılmamıştır. Zira kayıp kaçak bedelinin çeşitli nedenlerle tahsilindeki yada belirlenmesindeki ortaya çıkabilecek hukuka aykırılıklar halen yargılama konusu olarak devam edecektir. Burada tipik olarak davanın konusuz kaldığından kanaatimizce söz etmek mümkün değildir. ... Mahkemesinin kayıp-kaçak bedeli ve diğer bedellere ilişkin olarak yapılan başvurularda ve açılan davalarda, tüketici hakem heyetleri ile mahkemelerin yetkisinin bu bedellerin kurumun düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlı tutulmasına ilişkin hükmün iptaline ilişkin gerekçesinde ;"Dava dilekçesinde ve başvuru kararlarında özetle; kuralla hukuki denetimin şekilsel bir denetim hâline getirildiği, hakem heyetleri ve yargısal denetim yapan mahkemeler önünde hakkını arayan tüketicilerin hak arama hürriyetlerinin ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiği, kuralın devletin ...’ya göre alması gereken koruyucu tedbirlere aykırı bir düzenlemenin hayata geçirilmesine yol açtığı, ...’nın üstünlüğü ve bağlayıcılığı ilkesi ve kuvvetler ayrılığı ilkesi ile bağdaşmadığı belirtilerek kuralın ...’nın 2., 5., 9., 10., 11., 35., 36., 73., 125., 138. ve 172. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.Dava Konusu Kuralda ... tarafından gelir ve tarife düzenlemeleri kapsamında belirlenen bedellere ilişkin olarak yapılan başvurularda ve açılan davalarda, tüketici hakem heyetleri ile mahkemelerin yetkisinin bu bedellerin Kurumun düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlı olduğu öngörülmektedir.Mahkemenin Değerlendirmesi ... Mahkemesi, bu iddialar kapsamında özetle aşağıdaki değerlendirmeleri yapmıştır. ... tarafından gelir ve tarife kapsamında düzenlenen bedeller, aktif enerji maliyeti, faturalama, müşteri hizmetleri maliyeti, perakende satış hizmet maliyeti, dağıtım sitemi yatırım harcamaları, sistem işletim maliyeti, teknik ve teknik olmayan kayıp maliyeti, kesme-bağlama hizmet maliyeti, sayaç okuma maliyeti ve reaktif enerji maliyeti gibi tüm maliyet ve hizmetleri karşılayacak bedellerden oluşmakta; bu bedeller Kurumun düzenleyici işlemlerinden olan Elektrik Piyasası Tarifeler Yönetmeliği, Kurul tebliğleri, kararları doğrultusunda belirlenmekte ve tüketicilerden tahsil edilmektedir.Dava konusu kuralla ... tarafından gelir ve tarife kapsamında düzenlenen ve tüketicilerden tahsil edilen bedellerin iadesi talebiyle tüketici hakem heyetlerine başvurulması veya bu bedellerin tazmini talebiyle mahkemelerde dava açılması durumunda tüketici hakem heyetleri veya mahkemelerin yetkisi sadece tüketicilerden tahsil edilen bu bedellerin Kurumun düzenleyici işlemlerine uygun olarak tahsil edilip edilmediğinin denetlenmesiyle sınırlı tutulmak suretiyle hak arama hürriyetine sınırlama getirilmektedir. Mahkemeye erişim hakkı, hak arama özgürlüğünün bir gereği olmakla birlikte hak arama özgürlüğünün varlığının kabulü için tek başına yeterli bulunmamaktadır. Kişilere yargı mercileri önünde dava açma hakkı tanıyan bir düzenlemenin aynı zamanda yargı mercilerinin etkili bir yargılama yapmasını engelleyen kurallar içermesi hâlinde bu düzenlemenin hak arama özgürlüğüne uygun olduğundan söz edilemez. ... tarafından gelir ve tarife kapsamında düzenlenen ve tüketicilerden tahsil edilen bedellerin iadesi talebiyle yapılan başvurularda ve açılan davalarda tüketici hakem heyetleri ile mahkemelerin söz konusu bedellerin kurumun düzenleyici işlemlerine uygun olup olmadığının yanı sıra uyuşmazlıkla ilgili diğer mevzuat hükümlerini de gözetmeleri adil yargılanma yapılmasının bir gereğidir.... tarafından gelir ve tarife düzenlemeleri kapsamında belirlenen bedellere ilişkin olarak yapılan başvurularda ve açılan davalarda tüketici hakem heyetleri ile mahkemelerin yetkisinin bu bedellerin sadece Kurumun düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlı olduğunu öngören kural, hak arama özgürlüğüne ölçüsüz bir müdahalede bulunmaktadır.Açıklanan nedenlerle kural ...’ya aykırı bulunarak iptal edilmiştir."İptal gerekçesinde de açıkça vurgulandığı üzere mahkemelerce somut uyuşmazlıkta kayıp kaçak bedellerinin abonelerden yada tüketicilerden tahsilinin tüm yönleriyle hukukun diğer mevzuat hükümlerine göre de değerlendirme yapmak suretiyle mahkemelerin yargılama yapması gerektiği belirtilmiştir. Yapılacak bu araştırma ve yargılama faaliyeti sonucu verilebilecek karar davanın kabulü yada reddi niteliğinde kararlardandır. İptal kararı öncesinde dahi mahkemelerin yetkisi bedellerin ... tarifelerine ve kurumun düzenleyici işlemlerine uygunluğunu denetlemekle sınırlı iken Bu kapsamda ... tarifelerine aykırılık var ise bu aykırılık miktarınca davacı davasında haklı olacak aykırılık yok ise davacının talebe konu alacağının bulunmadığı sonucuna varılacaktır. Burada söz konusu yasal değişiklikle davanın konusuz kaldığından bahsetmek ve davanın açıldığı tarih itibariyle haklılık durumuna göre yargılama giderleri konusunda değerlendirme yapmaya olanak yoktur. Davanın konusuz kalması dava edilen edimin varlığını yitirmesi durumunda verilebilecek kararlardan olup yasal değişiklik sonrası tarifelere uygunluğunun denetiminden sonra ... Mahkemesinin iptal kararı neticesinde de hukukun diğer ilkeleri ile yapılacak yargılama sonucunda varılacak sonuç ve verilecek hüküm kabul yada ret niteliğinde olması gereken hükümlerdendir. Zira anılan yasal düzenlemenin iptalinden sonra dahi ... tarifelerine rağmen dağıtım şirketlerinin tarifelere aykırı yaptığı tahsilatlar bakımından bu husus halen iddia edilebilecek ve yargılama yapılabilecektir. Yasa değişikliği nedeniyle davanın konusuz kaldığından bahsetmenin şu şekilde sakıncaları da bulunmaktadır. Çoğunlukla mahkemelerce anılan sebeple şekli bir değerlendirme yapılmak suretiyle karar verilmektedir. Yukarıda da belirtildiği üzere burada alacağın konusuz kaldığını kabul etmek olası bir ... tarifelerine aykırı kayıp kaçak bedellerinin tahsil edilmesi durumunda davanın konusuz kalması kavramı bu durumdaki bir somut uyuşmazlığa cevap verememektedir. Üye Hakimin görüşü davanın ve dava konusu hakkın konusuz kalmadığı mevzuat değişikliği ile davanın taraflarının haklılık durumunun değiştiği, halen ve ileride meydana gelebilecek uyuşmazlık türlerine göre haklılık durumunun taraflara göre değişebileceği yönünde olduğundan davanın reddine karar vermek şeklinde olmuştur. Bilindiği üzere HMK'nun yargılama giderlerinden sorumluluğu düzenleyen 326.maddesine göre kanunda yazılı haller dışında yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. Davada her iki taraf birden kısmen haklı çıkarsa mahkeme yargılama giderlerini tarafların haklılık oranlarına göre paylaştırır. Davanın konusuz kalması halini düzenleyen 331.maddesinde de davanın konusuz kalması halinde davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre yargılama giderlerine takdir ve hükmedilir. Burada dava konusuz kalmadığından HMK'nun 331.maddesi değil 326.maddesi uygulanmalıdır. HMK'nun 327.maddesi dürüstlük kuralına aykırılık sebebiyle yargılama giderlerinden sorumluluğu düzenlemiştir. Burada her ne kadar davanın tarafları yönünden yargılamadaki eylemleri nedeniyle bir belirleme bulunmakta ise de somut olayımızda taraflardan kaynaklanmayan ve fakat davadan sonra yürürlüğe giren mevzuat değişikliği nedeniyle hakkaniyet ilkeleri çerçevesinde davacı taraf aleyhine de yargılama gideri ( davalı tarafça yapılan) ve vekalet ücretine hükmolunmaması gerektiği sonucuna varılmıştır. Yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılması ve her iki taraf yönünden vekalet ücretine hükmolunmaması gerektiği kanaatiyle bu yönden sayın çoğunluk görüşüne iştirak edilmemiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-DAVANIN REDDİNE, 2-Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 35,90 TL harcın, peşin olarak alınan 16.535,81 harçtan mahsubu ile artan 16.499,91 TL harcın, hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan 54,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davalı vekili yararına ölçümlenen 2.180- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6- Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine dair kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize iletilecek bir dilekçe ile ... yolu açık olmak üzere davanın reddi yönünden oy birliği, yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden oy çokluğu ile verilen karar taraf vekillerinin yüzlerine karşı açıkça okunup anlatıldı. 11/04/2018 Başkan e-imzalı Üye e-imzalı Üye e-imzalı Katip e-imzalı

Atıf: Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/290, K. 2018/505, T. 11.04.2018, www.arakarar.com/karar/bursa-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2018-290-e-2018-505-k-7c467711eead