İlk Derece Mahkemesi · Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/1224 E. 2018/1686 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/1224
- Karar No
- 2018/1686
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2017/ KARAR NO : 2018/ HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLLERİ : Av. Av. Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 26/09/2017 KARAR TARİHİ : 20/12/2018 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/01/2019 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dilekçesi ile müvekkili ...'in eşi ...'in davalı sigorta şirketinin ... no.lu hayat sigortasının sigortalısı olup müvekkili ... ve kızı ...'in müteveffanın yasal mirasçıları olduklarını, müteveffa ile ilgili olarak düzenlenen hayat poliçesinde vefat halinde ölüm tazminatının 400.000,00 TL. olarak belirlendiğini, sigortalı ...'in 07.09.2013 tarihinde geçirmiş olduğu tek taraflı trafik kazasında hayatını kaybettiğini ve müvekkili ... tarafından 5 günlük süre içinde ölüm halinin davalı sigorta şirketine bildirildiğini ancak davalı sigorta şirketinin müvekkiline hayat sigortası ile ilgili ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğini,yukarıda izah edilen nedenelerele davalı sigorta şirketinin poliçe kapsamında müvekkili ...'e miras payları oranında olmak kaydıyla 100.000 ,00TL. ölüm tazminatı ile kızı ...'e 150.000,00 TL. olarak ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili davaya cevap dilekçesi ile hayat sigortasına dayalı sigorta alacağı davasında davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan davayı tüm mirasçılar tarafından birlikte açılması gerektiğini, mirasçılar tarafından birarada açılmayan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacılar murisi ... ile müvekkili sigorta şirketi arasında 1 yıl süreli ... poliçesi akdedildiğinin ve sigortalının ölümünün davacı eşi ... tarafından müvekkili sigorta şirketine dava öncesinde müvekkili şirkete gönderilen 11.09.2013 tarihli yazı ile bildirildiğini,müvekkili şirket tarafından ise müracaatta bulunan davacıya 18.09.2013 tarihli yazı gönderilerek vefat sonrası tazminat değerlendirmesi yapılabilmesi için istenen belgelerin neler olduğunun davacı taraf bildirildiğini ancak mirasçı tarfından bu belgelerin bir kısmının gönderilmememsi üzerine yeniden müvekkili şirket tarafndan 24.09.2013 tarihli yazının gönderildiğini ancak davacı tarafça belirtilen eksiklikler giderilmediği için müvekkili şirket tarafından tazminat ödemesi yapılmasının sözkonusu olmadığını öte yandan bu sebeple müvekkili şirket açısından muacceliyet de oluşmamış olacağını ve müvekkili şirketin dava açılmasına sebebiyet vermediğinianılan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. HUKUKİ NİTELNDİRME DELİLLER VE GEREKÇE: Dava hayat sigortası poliçesine bağlı ölüm tazminatı talepli bir davadır.Davacı delil olarak murisi sigortalı ... ile davalı sigorta şirketi arasında düzenlenmiş ... poliçesine, müteveffanın mirasçısı olduğunu gösterir mirasçılık belgesine, ölüm olayına ilişkin ... C. Başsavcılığı'nın 2013/... no.lu soruşturma evrakına,davalı sigorta şirketine müracaatını gösterir ... 10. Noterliği'nin 31.10.2013 tarih ve yevmiye no.lu ihtarnamesine delil olarak dayanmış ve yazılı delillerini dosya içerisine ibraz etmiştir.Davalı vekili taraflara arasında düzenlenmiş ... NO.LU HAYAT POLİÇESİNE, ölüm belgesi, ... C. Başsavcılığı soruşturma evrakına, müvekkili şirket tarafından davacıya hitaben yazılan 18.09.2013 tarih ve referans no.u yazısı ile 24.09.2013 tarih ve ... refereans no.lu yazısına, davacıya gönderilen ... 11. Noterliği'nin 12.11.2013 tarih ve yevmiye no.lu ihtarnamesine delil olarak dayanmış, taraflaraca dayanılan tüm yazılı deliller dosyamı içerisine getirtilmiştir.Dava dosyası, ibraz edilen deliller, celbedilen davacılar murisi ... ile davalı sigorta şirketi arasında düzenlenen ... no. Lu ... poliçesi ve bunailişkin sigortalı hasar dosyası üzerinde konusunda uzmanlığı biline sigorta hukukçusu bilirkişi ... aracılığıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişi tarafından düzenlenen rapor dosya içerisine ibraz edilmiştir.Hayat sigortası TTK.nun 1487,1490 ve davmı maddelerinde düzenlenmiş olup meblağ sigortası olmakla tazminatın kapsamının belirlenmeis sözkonusu değildir. Rizikonun gerçekleştiğinin ispatı halinde poliçede belirlenen vefat tazminantınınsigortacı davalı tarafından ödenmesi zorunlu olup davalı sigortacı talebin teminat altında olmadığını kendisi ispat yükü altındadır.Somut olayda ise rizikonun gerçekleştiği davacı tarafından gönderilen ... 10. Noterliği'nin 31.10.2013 tarih ve yevmiye no.lu ihtarnamesi ile davalı tarafa ölüm olayı(riskin gerçekleştiği) bildirilmiş olup ayrıca gerekli olan belgeler de eklenmiş olduğundan , davacıların ayrıca sigortalının ölümüne katkıda bulunmadıkları ya da sigortalının intihar etmediğini ispat etmek durumunda bulunmadıkları gibi hayat sigortalarının niteliği gereği hayat sigortası ile teminat altına alınan bedeli hak sahiplerine ödeyen sigorta şirketinin buna dayanarak kusuru bulunanlara halefiyete gereği rücu imkanı da bulunmadığından poliçe dönemi içerisinde vefatı gerçekleşen müteveffanın ölümü nedeniyle poliçede yazılı ölüm teminat bedeli olan 400.000,00 TL.nin davacıların dosya içerisnde belirlene ve aksi iddia edilmeyen miras payları oranında davacı ... için 2/8 miras payı oranında 100.000, 00 TL, kızı ... için 3/8 miras payı oranında 150.000,00 TL. olarak 14.11.2013 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş olup; mahkememiz kararın temyiz edilmesi üzerine ... 17. Hukuk Dairesinin 03/04/2017 gün 2016/ Esas 2017/ Karar sayılı bozma ilamı ile; ''...Dava ... Sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir, davacılar murisi ... ile davalı arasında 22/08/2013 - 2014 tarihleri için ... Sözleşmesi düzenlenmiş, poliçenin düzenlenmesinden sonra 07/09/2013 tarihinde gerçekleşen tek tarafları kaza sonucu davacılar murisi vefat etmiştir. Poliçenin tanzim edildiği ve rizikonun gerçekleştiği tarih itibari ile yürürlükte bulunan 6102 Sayılı TTK'nun 1435.maddesi ile sigorta sözleşmesinin kurulması sırasındaki sigortalının doğru bilgi verme beyan yükümlülüğü düzenlenmiş olup; bu hüküm hayat sigortalarında a uygulanmaktadır. 6102 Sayılı TTK'nun 1435.maddesinde sigorta ettiren sözleşmenin yapılması sırasında bildiği veya bilmesi gereken tüm önemli hususları sigortacıya bildirmekle yükümlüdür, sigortacıya bildirilmeyen, eksik veya yanlış bildirilen hususlar sözleşmenin yapılmamasına veya değişik şartlarda yapılmasını gerektirecek nitelikte ise önemli kabul edilir, gerek TTK'nu 1435.maddesi gerekse hayat sigortası genel şartlarının C.2.2.maddesi düzenlemesine göre sigorta şirketinin sorusu üzerine sigortalı sözleşmenin yapılması sırasında kendisinin bildiği ve sigortacının sözleşmeyi yapmamasını veya daha ağır şartlarla yapmasını gerektirecek bütün halleri sigortacıya bildirmekle yükümlüdür, davacılar murisi ...'in davalı sigortacı nezdinde ... poliçesi düzenlenmesini talep ettiği tarih 20/08/2013'tür. Davacılar murisi bu tarihten bir gün önce ... Sigorta şirketin de 1.000.000,00 TL bedelli ... poliçesi satın almıştır, davalı sigorta şirketine yapılan başvuru üzerine davacılar murisinin cevaplaması istemi ile yazılı soru formu verilmiş, bu form ile murise başka bir sigorta şirketi nezdinde hayat sigortası, ferdi kaza sigortası, maluliyet ve hastalık sigortası bulunup bulunmadığı açıkça sorulmuş, sigortalı muris tarafından bu soruya olumsuz cevap verilerek 1 gün önce ... Sigorta Şirketi'nden yaptırdığı hayat sigortası bildirilmemiştir. TTK'nun 1435.maddesi kapsamında doğru beyan yükümlülüğü bulunan mütevaffanın sigorta şirketinde sorulan ve önemli sayılan hususlara ilişkin olan başka bir şirketten 1 gün önce çok yüksek bedelli sigorta satın almış olması ve davalı sigortacının bu hususu bilmesi durumunda murisin gelir analizi ile ikinci sigortayı yaptırma gereksinimi ve risk analizini buna göre yapıp geliri ile iki ayrı poliçenin primlerini ödeme imkanı olup olmadığı gibi hususları irdeleyerek sigorta sözleşmesini yapmayabileceği hususları gözetildiğinde; muris sigortalının sigortacı için önemli sayılabilecek bir husus hakkında beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığı açık olup; böylesi bir durumun yaptırımını düzenleyen TTK'NUN 1439.maddesi hükümlerine göre; davalı sigortacının poliçe kapsamında tazminat ödeme yükümlülüğünün bulunup bulunmadığı var ise miktarının ne olacağı konularının anılan yasal düzenlemeler çerçevesinde değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken...'' şeklinde bozma yapılmış olup; Mahkememizce bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sırasında davacı murisi mütevaffa sigortalının TTK'nun 1435.maddesi ile hayat sigortası genel şartlarının C.2.2.maddesi uyarınca beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığı açık olup; böylesi bir durumun yaptırımını düzenleyen TTK'nun 1439.maddesi kapsamında; mahkememizce değerlendirme yapılarak davalı sigorta şirketinin poliçe kapsamında tazminat ödeme yükümlüğünün bulunup bulunmadığı, var ise miktarının ne olacağı hususlarının araştırılarak tazminatın mahkememizce takdir olunabilmesi bakımından gerekli araştırmaların yapılması gerektiği sonucuna varılmış, böylesi bir durumda yani mütevaffa sigortalının davalı sigorta şirketi ile poliçe düzenlediği tarihten bir gün öncesinde dava dışı ... Sigorta A.Ş. İle düzenlediği 1.000.000,00 TL teminat limitli ... poliçesinin bulunduğunu açıkça sorulan sorulara rağmen davalı sigorta şirketine bildirmediği anlaşılmakla; davalı sigorta şirketince anılan bildirimin yapılmış olması halinde sigortaya başvuranın gerçek gelir durumun yani, reel gelirlerinin araştırılarak sigortalı tarafından yapılan müracaat sırasında bildirilen öğretmenliğe dayalı mütevaffa ...'in gerçek gelir durumu karşısında poliçenin yapılmayabileceği yada bu kadar yüksek bedelli bir poliçenin yapılmayacağı yönünde savunmada bulunularak tazminatın tamamen kaldırılması gerektiği savunulmuş, davacı müteveffa mirasçısı tarafından ise öncelikle poliçenin düzenlendiği günden bir gün öncesinde dava dışı sigorta şirketine hayat sigortası teminatlı ve 1.000.000,00 TL teminat limitli sigorta başvuruları var ise de söz konusu poliçenin sağlık araştırmalarının sürmesi nedeni ile davalı sigorta şirketine başvurulan tarihte henüz yürürlüğe girmediği gibi davalı sigorta şirketine mütevaffa eşi ve kendisi için bireysel emeklilik sigortası ... yapmak üzere başvurdukları sırada davalı sigorta şirketi tarafından bu poliçenin ek olarak düzenlendiği ... başvuruları nedeni ile aylık 485,00'er TL'lik primleri yatırmaya gücü yeten davacı tarafın bu poliçenin primini yatırmaya yeterli gelir durumuna da sahip olduğu, mütevaffa eşinin ve kendisinin yurt içi ve yurt dışı borsa ve döviz piyasalarında hareketli gelirleri olduğu, bu gelirlerini gerek ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2013/... soruşturma sayılı dosyasında bildirdikleri, gerekse yapmış oldukları para işlemleri ile ilgili kayıtların mahkemece incelenmek sureti ile gerçek gelir durumlarının araştırılabileceği yönünden iddia ve beyanda bulunulmuş olmakla; TTK'nun 1439.maddesi kapsamında ve ... bozma ilamının içeriğine uygun olarak davacının bahse konu borsa ve döviz piyasalarındaki bireysel para işlemleri ile ilgili kayıtlar, mütevaffa ...'in g-mail adresi üzerinden mahkememizce resen görevlendirilen bankacı bilirkişi ... ve Bilgisayar Mühendisi Bilirkişi ... aracılığı ile incelenilerek dosyamız içerisine düzenlene rapor ibraz edilmiş, yapılan inceleme ve araştırmalar sonucunda mütevaffanın internet üzerinden yurt dışından çeşitli yatırım araçlarında döviz menkul kıymet ve emtia alış ve satışına ilişkin 20/10/2009 ve 15/08/2013 tarihleri arasında işlemler yapmış olup, günlük işlem hacminin ortalama 1.000,00 TL ile 2.000,00 USD civarında seyrettiği, ancak devreden bakiyelerin birbirini takip etmemesi, opsiyon işlemlerinin bulunması ve ekstrelerde net kar-zararın belirsiz olması nedeni ile murisin bu işlemler nedeniyle kar-zarar edip etmediğinin tespit edilemediği bildirilmiştir;Yapılan yargılama ve inceleme sonucunda, mütevaffa sigortalı ...'in sigortalı olduğu döneme ilişkin gelir durumu bu şekilde araştırıldıktan sonra reel gelirleri yanında bir kısım borsa ve döviz piyasalarında yapmış olduğu hareketli işlemlere ilişkin gelirleri bulunduğu, her ne kadar bu işlemlerden elde ettiği net kazancın kar-zarar durumunun teknik olarak tespit edilemiyor ise de; birden fazla hayat sigortası poliçesi teminatını ödemesi konusunda engel bir durumunun görülmediği, ... sözleşmesi genel şartları kapsamında ve sigortacılık uygulamalarına göre beyan yükümlülüğüne aykırı9 davranan mütevaffa sigortalının önceki poliçesini bildirmiş olması halinde yüksek teminat limitli poliçe nedeniyle davalı sigorta şirketinin yapmış olacağı gelir araştırmasında en azından poliçe teminatının risk ve gelir analizine göre bu kadar yüksek tutulmayıp bir miktar daha düşük belirlenebileceği hususu mahkememizce değerlendirilerek; davalı yanın bu konudaki savunmaları kısmen haklı görülmekle TTK'nun 1439.maddesi kapsamında poliçenin başlangıç tarihi ve ölüm tarihi arasındaki süre ve ödenen prim tutarı da göz önüne alınarak; poliçe teminat limitinin yarı oranında düşürülerek poliçenin düzenlenmesinin uygun olacağı, bu kapsamda davacı yanın talep edebileceği hayat sigortası tutarının 1/2 oranında indirilmesi gerekeceği sonucuna varılarak ve TTK'nun 1439.maddesi kapsamında bu şekilde takdir edilmesinin hakkaniyete uygun olacağı kabul edilmekle; davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur. HÜKÜM:Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; TTK'nun 1439.maddesi kapsamında 1/2 oranında indirim yapılarak 50.000,00 TL vefat tazminatının davacı ...'e asaleten 75.000,00 TL vefat tazminatının ...'e velayeten 14/11/2013 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya VERİLMESİNE, Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2-Alınması gereken 8.538,75 TL nispi harçtan peşin alınan 853,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.684,85 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat KAYDINA, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca taktir ve tayin olunan 12.750,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddolunan kısım üzerinden taktir ve tayin olunan 12.750,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 5-Davacı tarafça yapılan aşağıda dökümü yazılı toplam 2.425,60 TL yargılama giderinden kabul ve ret oranına göre 1.212,80 TL'sinin davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE, bakiyesinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 6-Davalı tarafça yapılan 100,00 TL yargılama giderinden kabul ve ret oranına göre 50,00 TL'sinin davacıdan alınıp davalıya VERİLMESİNE, bakiyesinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 7-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra 6100 sayılı HMK'nun 333. Maddesi uyarınca taraflara İADESİNE, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzünde kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ... yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/12/2018 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı