Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/822 E. 2026/887 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/822
Karar No
2026/887
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2026/822 - Karar No:2026/887 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2026/822 KARAR NO : 2026/887

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ : 30.04.2026 NUMARASI : 2026/333 Esas

İHTİYATİ HACİZ TALEP EDEN/ DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ...- E-TEBLİGAT

KARŞI TARAF/ DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ...- E-TEBLİGAT

DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) TALEP KONUSU : İhtiyati Haciz KARAR TARİHİ : 08/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 08/09/2026 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali davasında mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen karara karşı ihtiyati haciz talep eden/ davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine yapılan incelemede; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: İhtiyati haciz talep eden/ davacı vekili; müvekkilinin İspanya vatandaşı olup, kendi ülkesinde mobil lunapark işlettiğini, çeşitli temalardaki (Karayip Korsanları, vb) eğlence parkları kurmakta ve bunların işletilmesinden ibaret olan bir ticari faaliyeti bulunduğunu, bu nedenle ihtiyaçları doğrultusunda lunapark için gerekli olan eserin davalıya siparişini verdiğini, bu yönde taraflar 22.05.2024 tarihinde sözleşme imzaladıklarını, davalı tarafça müvekkiline proforma fatura gönderildiğini, ancak VUK bağlamında geçerli bir fatura düzenlenmediğini, toplam 355.500€ bankadan davalıya ödendiğini, ayrıca sözleşmede belirlendiği gibi siparişle beraber 19.500€ da davalıya elden ödendiğini, davalı tarafından kararlaştırılan eserin teslim edilmediğini, sonuç olarak davalı tarafın, 375.000€ ödeme alıp karşılığında hiçbir şey teslim etmediğini, bunun üzerine müvekkilinin 13.06.2025 tarih ve17785 yevmiye numaralı ihtarname ile sözleşmeden döndüğünü, Ankara 7. Genel İcra Müdürlüğü 2025/52117 Esas sayılı dosyasında eser için davalı tarafa ödenen 375.000 EUR'nun iadesi, faizi ve diğer fer'ileriyle birlikte talep edildiğini, başlatılan ilamsız icra takibine davalı borçlunun haksız yere itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, kendilerince tahsil edilen 375.000€ haksız bir şekilde davalı şirketin uhdesinde kalmaya devam ettiğini, bir tacir olan davalı tarafın hukukun en temel ilkesi olan ahde vefa ilkesini gerekçesiz ve açık bir biçimde ihlal ettiğini, davalının itirazının sadece bedel iadesinin tahsilini geciktirmek amacını taşıdığını, davalının itirazı sonucu müvekkilinin mağduriyetinin giderek büyüdüğünü, uyuşmazlığın para borcuna ilişkin olduğunu ve ödenen paraların karşılığında teslimin söz konusu olmadığını, Kanunda öngörüldüğü şekilde yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiğini, davamızın kabulü ile, davalının yerinde olmayan itirazlarının kaldırılarak takibin devamına, asıl alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, huzurdaki uyuşmazlığın para borcuna ilişkin olup, ödenen paraların karşılığında teslim söz konusu olmadığını, kanunda öngörüldüğü şekilde yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiğini, ayrıca borcun muaccel bir borç olduğundan mal kaçırmaya yönelik başkaca bir yazılı delil sunulmasına gerek olmadığını, bu kadar bariz bir durum karşısında hala borcunu ödemekten veya anlaşmaya varmaktan kaçınan bir tarafın mal kaçırmayı düşüneceğini belirterek, davalının taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczi yönünde karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece 30.04.2026 tarihli ara karar ile; dosya kapsamına ve sunulan delilere göre davacı tarafın davalıdan alacağının varlığı, miktarı ve muaccel olup olmadığının yargılama sonucunda ortaya çıkacağı, davalının mallarını kaçırmaya, gizlemeye veya kaçmaya hazırlandığına ilişkin yeterli delil sunulmadığı, davacının ihtiyati haciz talebinde yaklaşık ölçütte haklı olduğunu ispatlayamadığı, İİK'nun 257. maddesinde aranan ihtiyati haciz koşullarının gerçekleşmediği gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. İhtiyati haciz talep eden/ davacı vekili istinaf başvurusunda; davada ihtiyati haciz talebi bakımından gerekli koşulların oluştuğunu, bu nedenle mahkeme tarafından verilen ret kararının kaldırılması gerektiğini, eksik inceleme ile karar verildiğini, dava dilekçesinde, karşı tarafın cevap dilekçesini sunmasından ve/ veya bankalara müzekkere yazılarak cevabı alındıktan sonra ihtiyati haciz yönünde karar verilmesinin talep edildiğini, mahkemece davalının cevap dilekçesini sunmasını beklemeden ve talep edilen araştırma yapılmadan, talebin haklılığın ispat edilemediği gerekçesiyle reddedildiğini, alacağın varlığının dava dilekçesi eklerinden ve dosya içeriğinden sabit olup, müvekkilinin alacağının bir para alacağı ve muaccel olduğunu, mahkemece gerekçe olarak taraflar arasındaki sözleşmenin koşullarının bilinmediği ve teslimin gerçekleşip gerçekleşmediğinin bilinmediğinin yazıldığını, ödemelerin sunulan dekontlar ile sabit olduğunu, ayrıca mahkeme tarafından ilgili bankaya müzekkere yazılacak olursa banka tarafından verilen bilgi ile de sabit olacağını ki yukarıda belirttildiği gibi mahkemenin bu hususu çok hızlı bir şekilde tespit edip sonucuna göre karar verebileceğini, teslim olgusu gerçekleşmediği için menfi olgunun ispat edilemediğini ancak yine davalının cevap dilekçesinin sunulması beklenecek olsaydı, davalının da bir teslim iddiasında olmadığının görüleceğini, davalının ödeme güçlüğü bakımından iddialarını destekleyen bir belge sunulmasa da muaccel alacaklar bakımından bunun da kanunda aranan bir koşul olmadığını, borçlunun mal kaçırmaya yönelik davranışlarının varlığının ispat edilmesinin İİK'nın 257/II maddesi uyarınca sadece vadesi gelmemiş borçlar bakımından gerekli olduğunu, somut olayda davalı tarafın temerrrütte olduğu ve müvekkilinin sözleşmeden dönerek bedel iadesini talep ettiğinin sabit olup, muaccel bir borç söz konusu olduğunu, mahkemenin böyle bir koşul aramasının hukuka aykırı olduğunu, mahkemece gösterilecek teminatın da müvekkilince yatırılmaya hazır olunduğunu belirterek, mahkeme ara kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Talep, eser sözleşmesinin haklı feshi iddiasına dayalı verilen iş bedelinin iadesi için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali davasında ihtiyati haciz istemine ilişkin olup, mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen ara karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. 2004 Sayılı İcra İflas Kanunu'nun (İİK) 257. maddesine göre rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa, borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz istenebilir. İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için tam bir ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterlidir. Davadaki talep, taraflar arasındaki 22.05.2024 tarihli sözleşme kapsamında davacı tarafından iş bedelinin davalıya ödenmesine rağmen davalı tarafça malın süresinde teslim edilmediği iddiasıyla sözleşmenin feshedilerek verilen iş bedelinin tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin davada ihtiyati haciz istemine ilişkin olup, ihtiyati haciz talep eden/ davacı tarafça taraflar arasındaki 22.05.2024 tarihli sözleşme ve sözleşme kapsamında yapılan ödemelere ilişkin makbuzların dava dilekçesine eklenerek ödemelerin teyidi noktasında Bankalara müzekkere yazıldıktan sonra ve davalının vereceği cevap dilekçesi de değerlendirilmek suretiyle ihtiyati haciz talebinde bulunulduğu anlaşılmış olmakla ve talep geçici hukuki koruma talebi niteliğinde olduğundan, mahkemece dava dilekçesinin davalıya tebliğinden sonra yasal cevap süresi beklenerek davalı tarafça yazılı cevap dilekçesi sunulması halinde cevap dilekçesindeki beyanlar değerlendirilerek ve gerekirse de davacı tarafça bildirilen bankalara müzekkereler yazılarak gelen müzekkere cevapları ve talebin niteliği değerlendirilmek suretiyle yaklaşık ispat kuralının değerlendirilmesi gerekirken, bu deliller toplanmaksızın ve cevap süresi beklenmeksizin soyut gerekçe ile yaklaşık ispatın gerçekleşmediğine dayalı olarak ihtiyati haciz talebinin reddine dair yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle; ihtiyati haciz talep eden/ davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme ara kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden görülmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati haciz talep eden/ davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, 2-Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30.04.2026 tarih ve 2026/333 Esas sayılı ara kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, 3-Dairemiz kararına uygun şekilde talebin yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 4-Davacı tarafından yatırılan 732,00 TL istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine, 5-İstinaf talep eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 08/09/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan ... e-imzalıdır

Üye ... e-imzalıdır

Üye ... e-imzalıdır

Katip ... e-imzalıdır

e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/822, K. 2026/887, T. 30.04.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-822-e-2026-887-k-cb1e94aae2f7