Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/652 E. 2026/1070 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/652
Karar No
2026/1070
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2026/652 KARAR NO : 2026/1070

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 06.02.2026 NUMARASI : 2024/647 E. - 2026/121 K. DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 19.06.2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 19.06.2026

İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 06.02.2026 tarih 2024/647 E. - 2026/121 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ..... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin sevk ve idaresindeki ..... plakalı araç ile davalı sigorta şirketi nezdinde ZMMS poliçesiyle sigortalanan ..... plakalı aracın karışmış olduğu 02/07/2016 tarihli trafik kazasında müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, ameliyat olduğunu ve platin takıldığını, kazanın meydana gelmesinde davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunu, söz konusu kazaya ilişkin olarak İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/1105 Esas 2017/798 Karar sayılı dosyasında davalı sigorta şirketiyle yalnızca kalıcı iş göremezlik tazminatı kapsamında sulh olunduğunu ve kararın kesinleştiğini, ancak geçici iş göremezlik, bakıcı giderleri ve tedavi giderlerinin anılan sulhun konusu dışında kaldığını ve bu kalemler bakımından davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun devam ettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 10,00 TL bakıcı gideri ve 10,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 30,00 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı .... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; işbu davada yetkili mahkemelerin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu ve bu nedenle davanın öncelikle yetkisizlik nedeniyle usulden reddinin gerektiğini, bunun yanı sıra İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/1105 Esas sayılı dosyasında davacı tarafça sulh kapsamında davadan feragat edildiğini, feragat kararının kesinleşmesiyle birlikte kesin hüküm niteliği kazandığını ve HMK'nın 114/1-i maddesi uyarınca aynı davanın ikinci kez görülemeyeceğini, feragat edilen davanın konu ve sebebi itibarıyla işbu davayla örtüştüğünden HMK'nın 311. maddesi gereğince davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafça aynı trafik kazasına ilişkin olarak daha önce İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/1105 Esas sayılı dosyasından davalı hakkında tazminat davası açıldığı, anılan davada uyuşmazlık konusunun hem daimi hem de geçici iş göremezlik tazminatını kapsadığı şekilde belirlendiği ve davacı tarafça da bu tespite itiraz edilmediği, yargılama sırasında tarafların sulh olması nedeniyle davacının davadan feragat ettiği ve bu kararın 10/09/2019 tarihinde kesinleştiği, HMK'nın 311. maddesi uyarınca feragatin kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurduğu ve HMK'nın 114/1-i maddesi kapsamında aynı davanın daha önceden kesin hükme bağlanmış olması dava şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının hukuka ve fiilî duruma aykırı olduğunu, kesin hükmün varlığından söz edebilmek için tarafların, dava sebebinin ve dava konusunun aynı olması gerektiğini, somut davada her ne kadar taraflar aynı olsa da talep edilen zarar kalemlerinin niteliği itibarıyla farklılık arz ettiğini, geçici bakıcı gideri ve tedavi gideri alacaklarının İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/1105 Esas sayılı dosyasında tartışılmadığını ve somut olarak değerlendirilmediğini, taraflar arasındaki sulhün ve feragatin yalnızca kalıcı iş göremezlik tazminatını kapsadığını, davalı sigorta şirketinin geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve tedavi gideri bakımından herhangi bir ödeme yapmadığını, dava konusu edilmemiş ve henüz doğmamış ya da belirlenmemiş alacaklardan peşinen feragat ettirilmesinin hukuk düzenince korunmasının mümkün olmadığını, mahkemece bu yönde bilirkişi incelemesi de yaptırılmadan karar verilmesinin eksik incelemeye dayandığını, KTK'nın 111. maddesi uyarınca hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmaların geçersiz sayıldığını ve bu çerçevede ibraname ile protokolün yalnızca makbuz niteliği taşıdığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE :Dava, 02/07/2016 tarihli trafik kazası nedeniyle meydana gelen yaralanmadan kaynaklanan geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri ve tedavi gideri istemlerine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kesin hüküm dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Somut olayın incelenmesinde; davacı tarafça aynı trafik kazasına ilişkin olarak daha önce İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde 2016/1105 Esas sayılı dosya üzerinden tazminat davası açıldığı, yargılama sırasında 07/02/2017 tarihli duruşmada uyuşmazlık konusunun "daimi iş gücü kaybı ve geçici işgücü kaybından kaynaklı tazminat" olarak belirlendiği, 07/09/2017 tarihli karar ile davacının sulh nedeniyle davadan feragat ettiği ve bu kararın 10/09/2019 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK'nın 303. maddesi uyarınca bir davaya ait şekli anlamda kesinleşmiş hükmün diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için; her iki davanın taraflarının aynı olması, dava sebeplerinin aynı olması ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekmektedir. Bir hüküm, davada ileri sürülen taleplerden yalnızca hükme bağlanmış olanlar hakkında kesin hüküm teşkil eder. Öte yandan HMK'nın 311. maddesi uyarınca feragat, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurmakla birlikte bu sonuç, ancak feragat kapsamındaki talepler yönünden geçerli olup feragatin dışında kalan alacak kalemleri bakımından kesin hüküm etkisi doğurmaz. Somut olayda, İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/1105 Esas sayılı dosyasında belirlenen uyuşmazlık konusunun daimi iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin olduğu, taraflar arasında gerçekleştirilen sulhün de bu kalemler üzerinde yoğunlaştığı ve feragatin bu kapsam dahilinde değerlendirilmesi gerektiği görülmüştür. Buna karşın eldeki davada talep edilen bakıcı gideri ve tedavi gideri kalemlerinin, anılan önceki davada hükme bağlanmış ya da feragat kapsamına girmiş bir talep olmadığı açıktır. Dava konusunun aynı olması koşulunun gerçekleşebilmesi için yalnızca tarafların ve hukuki sebebin aynı olması yetmez; her davanın talep sonucunun da aynı olması zorunludur. Bakıcı gideri ve tedavi gideri, önceki davada ileri sürülmemiş ve herhangi bir şekilde çözüme kavuşturulmamış bağımsız alacak kalemleri niteliğinde olduğundan, bu kalemler bakımından dava konusunun aynılığına dair kesin hüküm koşulu gerçekleşmemiştir. Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesi tarafından bakıcı gideri ve tedavi gideri talepleri yönünden işin esasına girilip taraf delilleri toplanarak, yargılama sonucunda oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve incelemeyle yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu durumda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-4 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE, 2-İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 06.02.2026 tarih 2024/647 Esas 2026/121 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-4 maddesi gereğince kesin olmak üzere 19.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/652, K. 2026/1070, T. 19.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-652-e-2026-1070-k-114fb1bccdc5