Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/650 E. 2026/2258 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/650
- Karar No
- 2026/2258
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO:2026/650
KARAR NO:2026/2258
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:(KAPATILAN)İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:04/11/2025
NUMARASI:2022/424 E - 2025/875 K
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali
KARAR TARİHİ:10/09/2026
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin otomotiv tamir, bakım, fren, makas ve elektrik alanlarında faaliyetini sürdürmekte olduğunu, davalının talep ve isteği üzerine, müvekkilinin, davalının bazı araçlarının bakımlarını yapmış olduğunu, müvekkili şirketin, davalının isteği doğrultusunda vermiş olduğu hizmete yönelik olarak, düzenlemiş olduğu hizmet faturalarını davalıya teslim ettiğini, takip konusu 12.10.2021-04.11.2021 tarihli cari hesap ekstresinde detayları ile gösterilen cari ilişkide, kesilen faturalar, tarihleri, evrak numaraları, yapılan ödemeler ve bakiye borç tutarlarının gösterildiğini, söz konusu faturaların tümünün e-fatura olarak davalı tarafından da ticari defterlerine işlenmiş olduğunu, müvekkili şirkete ait ticari defterler incelendiğinde ve müvekkili şirket nezdinde tutulan cari hesap kayıtlarına da bakıldığında, müvekkilinin davalı şirketten alacaklı olarak gözükmekte olduğunu, belirtilen bu para borcundan kaynaklı fatura alacağına ilişkin olarak genel haciz yolu ile taraflarınca başlatılan icra takibinin borçlunun haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazları sebebiyle durdurulmuş olduğunu, verdiği hizmetin bedelini alamayan müvekkili şirket tarafından, dava açılmadan önce arabulucuk müessesine başvurulduğunu, yürütülen sürece, davalı yanca borç inkar edilmiş ve bu sebeple anlaşamama tutanağı tutulduğunu, bugüne dek paranın tahsili için defalarca uyarılan ve vadesi gelen bir borcu ifa etmeyen davalının, tüm uyarı ve borcu ödemesi yönündeki telkinlerinize rağmen söz konusu takip miktarını ödemediğini ve başlatılan icra takibine kötü niyetli itiraz ederek haklı olan alacaklarına kavuşmalarına engel olunduğunu, fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak koşuluyla; davanın kabulüne, davalının vaki itirazının iptali ile takibin devamına, en az %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama gider ve vekalet ücretlerinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin alanında uzman, marka değeri olan, Türkiye genelinde madencilik ve nakliyede bilinirliği yüksek bir firma olduğunu, davaya konu onarım hizmetinin verildiği kamyonların ise müvekkilince alınan ihale gereği ... inşaat işlerinde çalışmakta olduğunu, müvekkilinin nakliye işlerinde kullandığı mülkiyeti müvekkili şirkette olan kamyonların bakım, onarım, siperlik yapımı, branda takılması, kaynak gibi bilumum işleri için davacı ile anlaştıklarını, davacı yanca anlaşma çerçevesinde faturalara konu hizmetlerin yapıldığını ve araçların müvekkiline teslim edilmesi hususunda herhangi bir uyuşmazlık bulunmamakta olduğunu, bununla birlikte söz konusu onarım ve bakım işleri teslimi sonrası yapılan işlerde gizli ayıplar ortaya çıktığını, daha araçların ilk kullanımdan itibaren yapılan brandaları yırtıldığını, siperliklerinin kırıldığını, yapılan kaynakların koptuğunu, yaşanan bu arızalar sebebi ile taşınan hafriyat topraklarının yollara döküldüğünü, bu sebeple müvekkili şirkete idari para cezası kesildiğini, yaşanan bu aksilikler, yapılan onarım ve bakımların gizli ayıbı sebebi ile şirket ilgililerinin davacı atölyesine giderek söz konusu gizli ayıplı işlerin giderilmesini, yapmış olduğu işlerde ki işçilik ve malzemelerin standardı bile karşılamadığını, hatalı olduğunu, bu hataların ve ayıpların giderilmesini talep ettiklerini, davacı yanca yaptığı işleri düzeltmeyeceğini ifade etmiş olduğunu, bununla birlikte davacı yana gizli ayıplı hizmet ve mal ifasını gidermesinin bildirilmesi noktasından müvekkili şirketçe, Bakırköy ... Noterliği' nin 2021/... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edildiğini, ayrıca ihtarname öncesi sürecinde yine anlattıkları şekilde ilerlediğini ve davacı yana karşı ayıba ilişkin gerekli ihbarların yapıldığını, dinletecekleri tanıkları ile açıklığa kavuşacağını, bununla birlikte davacı yanca vermiş olduğu ayıplı hizmet ve ifa sebebi ile müvekkili şirketin bu ayıpları gidermek üzere yeni bir firma ile anlaşarak davacı yanın yaptığı iş ve hizmetlerin çok önemli bir bölümünü tekrar yaptırmak durumunda kaldığını ve aynı işler için ikinci kere ödeme yapmak durumunda kaldığını, davacının iddiasının aksine müvekkili şirketin mağdur olduğunu, ihale usulü ve süreli olarak aldığı işlerde davacı yanın kusuru sebebi ile aksaklıklar yaşandığını, yapılan iş ve işlemleri yeniden yaptırmak zorunda kaldığını, bu sebeple ekstra zaman ve mesai harcandığını, aynı iş için yeniden ödemeler yapmak zorunda kaldıklarını, bir başka anlatım ile davacı yanın iddiasının aksine söz konusu ayıplı hizmet sebebi ile müvekkili şirkete borçlu konumda olduğunu, fazlaya ilişkin talepleri saklı kalmak kaydı ile; davanın reddine, takip tutarının %20'sinden az olmamak kaydı ile davacının kötü niyet tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; "Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında davacı tarafın davalının araçlarının bakımını yaptığı ve araçları teslim ettiği hususunda ihtilaf bulunmayıp her iki tarafın da kabulündedir. Davalı taraf yapılan işin ayıplı olduğunu, bu nedenle idari para cezası ödemek zorunda kaldıklarını ve ek tamir yaptırdıklarından bunlar için de ödeme yaptıklarını, bu nedenle davacıya borçlarının bulunmadığını iddia etmiştir.
Davalı taraf hizmetin verildiğini kabul ederek ayıp iddiasında bulunduğundan, ayıp iddiasını ispat yükü davalı üzerindedir. Bilirkişi raporunda fotoğraflarda taşıma anında dorse arka kapak kilidinin açıldığı ve hafriyatın taşıt yoluna döküldüğü görüldüğünden arka kapak kilidi tamirlerinin gizli ayıplı yapıldığının anlaşıldığını, davacı tarafından kapakların ayıplı yapılmadığı, sonradan ayıplı hale geldiği beyan edilmiş ise de idari para cezalarının tarihlerinin dava dışı ...'ın tamir faturasından önce olduğu, bu faturalardan sonra idari para ceza uygulanmadığı gözetilerek kapak kilit tamirlerinin ayıplı yapıldığı bildirilmiş ise de bu tespitin tamamen varsayımsal olarak yapılmış olduğu, zira davalı tarafın kapakları tamir ettirmeden önce herhangi bir delil tespiti yaptırmadığı, bu hali ile davacı tarafından verilen hizmetin ayıplı olup olmadığının veya ayıbın sonradan oluşup oluşmadığının şu aşamada tespitinin mümkün olmadığı, nazara alınarak davalının ayıp iddiasını ispat edemediği kanaatine varılmıştır. Ayrıca bilirkişi her ne kadar dava dışı ...'ın gizli ayıplı yapıldığı iddia edilen işlerin ek tamiratını yaptığını kabul etmiş ise de mahkememizin 04/02/2025 tarihli 7 nolu celsesinin 2 nolu ara kararı ile " makine mühendisi bilirkişi tarafından, davalı tarafından dosyaya sunulan ve üçüncü kişilere yaptırıldığı belirtilen işlere ait faturalardaki araçlar ile davacı tarafından bakımları yapılan araçların aynı araçlar olup olmadığı, üçüncü kişiler tarafından yapılan işlerin hangi işler olduğu irdelenmediğinden bu hususta bilirkişiden ek rapor aldırılmasına," karar verilmiş, mahkememizce alınan 27/05/2025 tarihli ek rapor ile bilirkişi tarafından faturalarda dorse plakalarının olmadığı, faturaların dorselerle eşleştirilmesinin mümkün olmadığı bildirilmiştir. Bu hali ile dava dışı ...'ın yapmış olduğu tamirat işlerinin davacının hizmet verdiği dorselerdeki ayıplı işlerin giderilmesi için yapılıp yapılmadığı da tespit edilememiştir. Açıklanan tüm bu nedenlerle davalı taraf ayıp iddiasını ispat edemediğinden davacı tarafından verilen hizmet bedelini ödemek zorundadır bu nedenle davanın kabulüne karar verilmiştir.... Eldeki dosyada, dava konusu alacak cari hesaptan kaynaklandığından likittir. Bu nedenle davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacak olan 15.579,84-TL'nin %20'si üzerinden hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " gerekçeleriyle
Davanın Kabulü ile;
1-Davalının İstanbul Anadolu 13.İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin takip talebinde belirtilen şartlarla aynen devamına,
2-Davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacak olan 15.579,84-TL'nin %20'si üzerinden hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.Karara karşı, davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davalı vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; sundukları evraklardan davacı tarafından verilen hizmete karşılık kesinlen faturaların 20.10.2021 - 03.11.2021 tarihleri arasında olduğu, bu süreçte müvekkilince söz konusu onarılan kamyonlar ile taşınan hafriyat topraklarının davacının ayıplı ifası sebebi ile yola dökülmesi ile 28.10.2021 ve 06.11.2021 tarihli cezaların kesildiğinin kanıtlandığını, sundukları fotoğraf ve videoda gözüken ... plakalı aracın ... numaralı fatura ile onarımdan geçtiğini ve davacının hizmetinin ayıpları da ortada olduğunu,sundukları 29.10.2021 tarihli ... numaralı faturaya ilişkin ... seri numaralı sipariş formunda 13 aracın kilit sisteminin yapıldığının belirtilmiş olduğunu, bu hizmetin ayıplı olması hasebi ile dava dışı...'dan 18.11.2021 tarihinde tekrar 13 aracın kilit sistemi onartıldığını, dosyadaki tüm verilerin birbirini tamamladığı, bir bütün olarak ayıp iddiasını ispatladığını ve müvekkilince ayıba ilişkin bildirimlerin yapıldığının ortada olduğunu, bildirmiş oldukları tanıklar adına davetiye çıkarılmış ise de tanıkların dinlenilmeden dosyanın bilirkişiye tevdi edildiğini, 16.01.2024 tarihli raporda, bilirkişi tarafından tespit edildiği gibi yalnızca ticari defter ve kayıtlar incelenerek alacak-borç tespiti yapılması ve işbu raporun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, gizli ayıpların davacı yana bildirildiği ve davacı yanın ayıpları düzeltmediği hususu her türlü delil ile ispat olunabildiğinden bildirdikleri tanıkların dinlenmesi gerektiğini, tanıklar dinlenilmeden dosyanın bilirkişiye teslim edilmiş olduğunu, ayıp iddialarının kanıtlandığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.Dava, cari hesaba dayalı alacak sebebiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı, davalı ile yapılan anlaşma gereği, araçlarının bakımlarını yapmış olduğunu,davalının isteği doğrultusunda vermiş olduğu hizmete yönelik olarak, düzenlemiş olduğu hizmet faturalarının ödenmediğini ileri sürmektedir.Davalı ise, kamyonların bakım, onarım, siperlik yapımı, branda takılması, kaynak gibi bilumum işleri için davacı ile anlaştıklarını, davacı yanca anlaşma çerçevesinde faturalara konu hizmetlerin yapıldığını ve araçların teslim edildiğini, söz konusu onarım ve bakım işleri teslimi sonrası yapılan işlerde gizli ayıplar ortaya çıktığını, ayıp ihbarında bulunduğunu savunmuştur.Mahkemesince taraf delilleri toplanarak bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Mali müşavir bilirkişi raporunda özetle; tarafların mutabakat içinde olan ticari defter kayıtları itibarıyla, davacı şirketin davalı şirketten takip/dava talebinde olduğu gibi 15.579,84 TL alacağı olduğu yönünde görüş bildirmiştir.Bilirkişi raporunda özetle; " dava taraflarının tacir olduğu ve aralarında ticari ilişki bulunduğu, tarafların ticari defterlerine göre davacı şirketin, davalı şirkete toplam 80.579,84-TL fatura düzenlediği, karşılığında davalının davacıya toplam 65.000,00-TL ödeme yaptığı, davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 15.579,84-TL alacaklı olduğu, davacı tarafından yapılan ... arka kapak kilidi tamirlerinin gizli ayıplı olduğu, davacı tarafından yapılan .... arka kapak kilitlerinin gizli ayıplı olması nedeniyle davalı tarafından davacıya 15.579,84-TL'nin eksik ödeme yapılmasına karşın davalının toplam idari para cezası ve ilave tamir bedeli olarak 27.272,00-TL fazladan ödediği dikkate alındığında, davacının talep edebileceği tazminat olmadığı" yönünde görüş bildirmiş, ek raporunda da aynı görüşlerini tekrarlamıştır. Eser sözleşmelerinde ayıp bildirimi, süresinde yapılmadığı takdirde iş sahibi, bu ayıbı örtülü olarak kabul etmiş sayılır. Eser, iş sahibinin beklediği amacı karşılamıyorsa kural olarak ayıplı yapıldığı kabul edilir. Ayıp ihbarının yazılı olarak yapılması zorunlu olmayıp, süresinde ayıp ihbarının yapıldığı her türlü delille ve tanık beyanıyla dahi kanıtlanabilir. (YHGK'nın 02.02.1979 gün 1977/11-393 E. 1979/80 K. sayılı kararı) Somut olayda, davalı araç tesliminden sonra noter ihtarnamesi ile ayıpların bildirildiğini ileri sürmüş, mahkemesince de 16.05.2023 tarihli ara kararla davalı tanıklarının dinlenilmesine karar verilmiş ise de tanıklar dinlenilmeden ve ara karar gereği yerine getirilmeden dosya bilirkişiye teslim edilerek yargılamaya devam olunmuştur.Buna göre, ara karar gereği yerine getirilerek tanıkların dinlenilerek ve işin teslim süresi, noter ihtarı ile tüm deliller birlikte değerlendirilerek ayıp iddiası konusunda karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetli değildir.Açıklanan nedenlerle, davalının istinaf başvurusunun kabulüne, HMK 353/1-a-6 md gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yukarıda belirtilen şekilde yargılama yapılarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davalının istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın, HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasıyla, yukarıda belirtilen şekilde yargılama yapılarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine,Peşin alınan istinaf karar harcının istinaf edene isteği halinde iadesine,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.10/09/2026