Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/62 E. 2026/132 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/62
Karar No
2026/132
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2026/62

KARAR NO: 2026/132

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL 22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 10/11/2025 tarihli D.İş

NUMARASI: 2025/130 Esas -2025/134 Karar

DAVANIN KONUSU: İhtiyati Tedbir

Taraflar arasındaki ihtiyati tedbir talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen karara karşı, ihtiyati tedbir talep eden vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; müvekkili ile karşı tarafın imzalamış olduğu sözleşme kapsamında 500.000,00 TL bedelli teminat mektubunun ... Bankasından temin edildiğini ve karşı tarafa sunulduğunu, karşı tarafın üst düzey yöneticilerinin tutuklandığını, bir kısım yöneticilerin ise yurt dışında olduğu için henüz yakalanmadığını bu hâli ile şirketin mali olarak günden güne kötüye gitmiş olması ve müvekkili şirketin alacaklı olması nedeniyle 500.000,00 TL bedelli teminat mektubunun nakde çevrilmesinin önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk derece mahkemesi, ihtiyati tedbir talebini değerlendirdiği 10.11.2025 tarihli Değişik İş kararıyla; "...Dosya ve yasal mevzuat birlikte değerlendirildiğinde; her ne kadar sözleşme kapsamında verilen teminat mektubunun paraya çevrilmesinin ihtiyati tedbir ile durdurulmasına karar verilmesi talep edilmiş ise de; taraflar arasındaki ticari ilişkinin mahiyeti, sözleşmenin feshedilip edilmediği, ihtiyati tedbir talep eden tarafından edimlerinin yerine getirilip getirilmediği, teminat mektubunun hükümsüz kalıp kalmadığı, iadesinin gerekip gerekmediği hususlarının toplanacak delillerden sonra yapılacak yargılama ile ortaya çıkacağı, HMK.nın 389 ve devamı maddeleri göz önüne alındığında ihtiyati tedbir şartlarının oluşmadığı ve dilekçe içeriğinde yaklaşık ispatın ortaya konması adına herhangi bir içeriğin yer almadığı, tedbire ilişkin yaklaşık ispat ölçütünün yerine getirilemediği anlaşıldığından..." gerekçesiyle, ihtiyati tedbir talebinin reddine, karar verilmiştir.Bu karara karşı, ihtiyati tedbir talep eden vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

İhtiyati tedbir talep eden vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Müvekkili şirket ile aynı durumda olan başka bir şirket tarafından ihtiyati tedbir başvurusu nun kabul edildiğini, mahkemenin hukuka aykırı şekilde taleplerini reddettiğini, müvekkili şirketin ....... satış faaliyeti gösterdiğini, merkezinin Ankara'da olduğunu, ........ ilinde bulunan şubesi içinde bayilik sözleşmesinin imzalandığını, faaliyetlerine aralıksız devam ettiğini, talebe konu olan teminat mektubunun karşı tarafa mal alımı kapsamında teminat sağlaması için teslim edildiğini, son aylarda birden çok defa müvekkili şirket tarafından ödeme yapıldığı halde ödenen bedelin karşılığının tam olarak alınamadığını ya da hiçbir şekilde ürün teslim edilmediğini, bayilik sözleşmesi gereğince yükümlülüklerini eksiksiz bir şekilde yerine getiren müvekkili şirketin son dönemde karşı tarafın keyfi uygulamaları nedeniyle mağdur olduğunu, kazanç ve prestij kaybına uğradığını, müvekkili şirketin istasyonda yakıt bulunmaması nedeniyle müşterilerini geri çevirmek zorunda kaldığını, müvekkili tarafından ihtarnamenin karşı tarafa gönderildiğini, geçen hafta itiabri ile karşı tarafın üst düzey yöneticilerinin kaçakçılık suçlaması ile göz altına alındığı ve sonrasında tutuklandığının basından öğrenildiğini, görüşme sağlanan yetkilileri tarafından durumun belirsiz olduğu, yöneticilerin bir kısmının firari, bir kısmınında tutuklu olması nedeniyle mal alış satışı gerçekleştirilemediği, yapılan ödemelere karşılık mal teslim edilmesinin mümkün olmadığının belirtildiğini, resmi bir şekilde iflas başvurusu gerçekleştirilmese dahi alacaklar yönünden hukuki işlemlerin başlatılması ve haciz işlemleri ile birlikte teminat mektuplarının nakde çevrilmesinin söz konusu olabileceğini, dava tarihi ile aynı tarihte diğer bir müvekkili olan ... Aş için benzer şekilde İstanbul 15 ATM'nin 2025/...... D.İş sayılı dosyasında başvuruda bulunulduğunu, teminat karşılığında taleplerinin kabul edildiğini iddia ederek, kararın kaldırılmasını ve ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Talep, sözleşme kapsamında düzenlenen teminat mektubunun nakde çevrilmesini engellemek amacıyla HMK'nın 389 vd. maddeleri uyarınca ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda ihtiyati tedbir talebinin reddine dair 10.11.2025 tarihli değişik iş kararı verilmiş; bu değişik iş kararına karşı, ihtiyati tedbir talep eden vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Talep eden ile karşı taraf arasında 10.09.2024 tarihinde .....Bayilik Sözleşmesi imzalanmıştır. Sözleşmede; talep eden taraf bayi konumundadır. Talep konusu teminat mektubu ....... ... Bankası AŞ ... Şubesinde düzenlenen 12.09.2024 tarihli 500.000,00 TL tutarındadır. Vadesinin 03.09.2026 tarihine kadar uzatıldığı anlaşılmaktadır. Talep eden şirket tarafından karşı tarafa düzenlenen 28.10.2025 tarihli ihtarname ile 22.10.2025 tarihinde sipariş kapsamında benzin talep edildiği, aradan geçen süreye rağmen benzinin hiçbir gerekçe gösterilmeksizin teslim edilmediği, sözleşme ve yasal düzenleme nin açık olduğu belirtilerek, akaryakıtın süresi içerisinde eksiksiz şekilde teslim edilmesinin talep edildiği görülmüştür. HMK'nın 389.maddesi "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyat tedbir kararı verilebilir ". hükmünü, aynı Yasa'nın 390. maddesi ise ''İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir. Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.'' düzenlemesini içermektedir.HMK'nın 390/3 maddesinde " Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandırdığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır" şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Banka teminat mektubu, bizzat lehtarın veya üçüncü bir kişinin verdiği kontrgaranti karşılığında bankanın muhataba karşı, belli bir paranın, muhatabın ilk yazılı talebi üzerine ödemesi hakkındaki taahhüdüdür. Buna göre, lehtarın muhataba olan borçlarının yerine getirilmemesi hâlinde bankanın bağımsız olarak yüklendiği bir borçtur. Bankanın bu borcu, üçüncü kişinin fiilini taahhüt niteliğinde olup üçüncü kişinin (lehtarın) borcunu yerine getirmemesi hâlinde, hatta yerine getirilmediğinin muhatap tarafından beyan edilmesi hâlinde, salt bu soyut beyan üzerine mektup bedelinin ödenmesi yükümlülüğünü doğurur. Bu nedenle de bankanın borcunun, lehtarın muhatap ile olan borç ilişkisinden bağımsız ve asli bir niteliğinin olduğu kabul edilmektedir. Bununla birlikte, muhatapla lehtar arasındaki uyuşmazlıkta, teminat mektubunun banka tarafından ödenmesinin durdurulması konusunda ihtiyati tedbir talep edilebilir. Böyle bir talep hâlinde mahkemece, HMK'nın 390/3. maddesi uyarınca yaklaşık ispatın aranması gerekir. Ancak teminat mektubunun yukarıda açıklanan özelliği nedeniyle, burada aranacak yaklaşık ispat, seviyesi yükseltilmiş bir yaklaşık ispat olmalıdır (Müjgan TUNÇ YÜCEL, "Banka Teminat Mektuplarının İhtiyati Tedbire Konu Olması Üzerine Medeni Usul Hukuku Bakış Açısından Bir İnceleme", Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C:8, S: 107-108, Temmuz- Ağustos 2013, s.9-18). Eldeki uyuşmazlıkta belirtilen şekilde bir ispat olgusunun bulunduğundan söz edilemeyeceğinden ve iddialar ispata muhtaç olup yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmediğinden, tedbir talep eden vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. Diğer taraftan, başka bir bayinin ihtiyati tedbir talebinin farklı bir mahkeme tarafından kabul edilmiş olması, işin niteliği gereğince emsal olarak kabul edilemeyecektir.

Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 ve 391/3. maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ihtiyati tedbir talep eden vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.

KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

1-HMK'nın 353/1.b.1 ve 391/3 maddeleri uyarınca, ihtiyati tedbir talep eden vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,

2-İhtiyati tedbir talep eden tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye irat kaydına, bakiye 116,60 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,

3-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;

HMK'nın 353/1.b.1 ve 391/3. maddeleri uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.29.01.2026

KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.f ve 391/3 maddeleri uyarınca karar kesindir.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/62, K. 2026/132, T. 29.01.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-62-e-2026-132-k-a61fc02bd185