Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/60 E. 2026/131 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/60
Karar No
2026/131
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2026/60

KARAR NO: 2026/131

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 30/05/2025 tarihli D.İş- 24/06/2025 tarihli ek karar

NUMARASI: 2025/816 Esas - 2025/853 Karar

DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz (Finans)

Taraflar arasındaki ihtiyati haciz talebinin ilk derece mahkemesince kabulü sonrasında, borçlu vekilinin ihtiyati hacze itirazının reddine dair verilen ek karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

İhtiyati haciz talep eden vekili, dilekçesinde özetle; ........ Bankası ... Şubesine ait...Çek seri numaralı ve 28.02.2025 keşide tarihli 430.000,00 TL bedelli çekin ibraz süresinde ibraz edildiğinde 417.350,00 TL kısmının karşılıksız olduğunu, ........ Bankası ... Şubesine ait... Çek seri numaralı ve 14.02.2025 keşide tarihli 450.000,00 TL bedelli çek aslı ve mahiyetindeki belgeler ile alacağını alabilmesi için borçlunun taşınır ve taşınmaz malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczini istemiştir.İlk derece mahkemesi, ihtiyati haciz talebini değerlendirdiği 30.05.2025 tarihli Değişik İş kararıyla; "...sunulan belgeler ve... Bankası ... Şubesine ait...Çek seri numaralı ve 28.02.2025 keşide tarihli 430.000,00 TL bedelli çek çek ibraz süresinde ibraz edildiğinde çekin 417.350,00 TL kısmının karşılıksız olduğu ve... Bankası ... Şubesine ait... Çek seri numaralı ve 14.02.2025 keşide tarihli 450.000,00 TL bedelli çek asıllarının incelenmesinde ...Limited Şirketi, ...Limited Şirketi itirazlarının yargılamayı gerektirdiği anlaşıldığından bu aşamada reddine karar verilerek sunulan evrak asılları ve belgelerin incelenmesinde ihtiyati haciz için aranan İ.İ.K.nun 257. maddesindeki yasal şartların gerçekleştiği anlaşıldığından ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur... Bankası'nın 6741 sayılı ........Anonim Şirketi'nin Kurulması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun uyarınca .......'na devredildiği ve anılan kanunun 8/2. Maddesi uyarınca her türlü dava ve icra işlemlerinde teminat yatırma mükellefiyetlerinden muaf olduğu anlaşıldığından teminatsız olarak..." gerekçesiyle talebin kabülü ile İİK’nın 257/1 maddesi gereğince alacaklının, 854.700,00TL alacağının alınabilmesini sağlamak için borçlunun borca yetecek miktardaki menkul, gayrimenkul malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, .......Bankası'nın 6741 sayılı .... Anonim Şirketi'nin Kurulması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun uyarınca ........'na devredildiği ve anılan kanunun 8/2. Maddesi uyarınca her türlü dava ve icra işlemlerinde teminat yatırma mükellefiyetlerinden muaf olduğu anlaşıldığından teminat alınmasına yer olmadığına, karar vermiştir.Bu karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu ...... vekili tarafından, İİK'nın 265. maddesi uyarınca, süresinde itiraz edilmiştir.İhtiyati hacze itiraz eden borçlu vekili, itiraz dilekçesinde özetle;Mahkemenin ilgili değişik iş dosyası ile ihtiyati haciz kararına karşı itiraz aksi halde İİK 266 gereği teminat karşılığında verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılması talep edildiği, 24/06/2025 tarihli ek karar ile teminat karşılığında ihtiyati haczi kararın kaldırılmasına karar verildiğinin görüldüğü, 854.700,00 TL nakit teminat dosyaya depo edildiği, ancak ihtiyati haciz kararına itirazlarımızın reddine ilişkin ve itiraz üzerine istinaf kanun yoluna başvuru hakkında hüküm kurulmadığı, müvekkili hakkında ....... İcra Müd. ... Esas sayılı dosyası ile imzaya itiraz edildiğini, %20 teminat yatırılarak ( 206.236,00 TL ) takibin durdurulduğunu, ilgili dosyanın duruşmasının 20/11/2025 tarihinde olduğunu, müvekkili şirket yetkilisinden alınacak imza örnekleri ile imzaların müvekkili şirkete ait olmadığının açığa çıkacağını, keza Gaziosmanpaşa 2025/..... Esas sayılı dosyasında da imza itirazları olan dosyanın mevcut olduğunu, ilgili dosyada imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığının bilirkişi raporu ile sabit hale geldiğini, ilgili icra takibi sebebi ile ve yatırılan teminatlar ile müvekkilin zarara uğradığının açıkça ortada olduğunu, sonuç itibari ile; mahkemenin ara kararı ile yatırılmış olan 854.700,00 TL nakit teminatın yargılamanın süreleri ve paranın kaybettiği değer de göz önüne alınarak devlet bankalarınca uygulanan en yüksek faiz oranı üzerinden nemalandırılmasını ve ihtiyati haczi kararına karşı itirazları hakkında da ek karar ile ayrıca hüküm kurulmasını talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesince itirazın değerlendirildiği 24.06.2025 tarihli ek kararla; "... ...../05/2025 tarihli ihtiyati haciz kararına itirazın İİK. 265 yönünden yerinde olmadığı,karşı tarafın İİK 266 uyarınca ihtiyati haczin kaldırılması talebinin mahkememize yapılan itirazın 02/06/2025 tarihinde yapıldığı alacaklı vekili tarafından haczin uygulanmasının 05/06/2025 tarihinde talep edildiği mahkemenin talebi değerlendirmekle görevli olduğu..." gerekçesiyle, İİK'nın 266. uyarınca aleyhine ihtiyati haciz talep eden vekilinin talebinin kabulü ile 854.700,00-TL alacağa karşılık olmak üzere para veya banka tarafından verilen kesin ve süresiz bir teminat mektubunun 1 haftalık günlük kesin süre içinde borçlu tarafından mahkememize depo edilmesi halinde 30/05/2025 tarihli ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına aksi takdirde ihtiyati haczin devam edeceğinin ihtarına karar verilmiştir. İtiraz eden borçlu vekili tarafından mahkeme ek kararı ile yatırılmış olan 854.700,00 TL nakit teminatın yargılamanın süreleri ve paranın kaybettiği değerde göz önüne alınarak Devlet bankalarınca uygulanan en yüksek faiz oranı üzerinden nemalandırılmasını ve ihtiyati haciz kararına karşı itirazları hakkında ek karar ile birlikte hüküm kurulmasını talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince itirazın değerlendirildiği 03.10.2025 tarihli ek kararla; "... Her ne kadar davalı vekili 18/09/2025 tarihinde sunulan dilekçesi ile mahkememiz ara kararı ile yatırılmış olan 854.700,00 TL nakit teminatın yargılamanın süreleri ve paranın kaybettiği değer de göz önüne alınarak devlet bankalarınca uygulanan en yüksek faiz oranı üzerinden nemalandırılmasını talep etmiş ise de mahkemeler nezdinde depo edilen bedelin nemalandırılması yönünde mevzuatta hüküm bulunmadığından talep yerinde görülmemiştir.İhtiyati haciz kararına karşı itirazları hakkında da ek karar ile ayrıca hüküm kurulmasını talep etmiş ise de 24/06/2025 tarihli ek kararın gerekçesinde ihtiyati haciz kararına itirazın yerinde olmadığının belirtildiği,kaldı ki ihtiyati haciz kararına itiraz kabul edilmiş olsa idi İİK266.maddesi uyarınca teminat mukabilinde ihiyati haczin kaldırılmasına karar verilmesinin abesle iştigal olacağı,ihtiyati haciz kararına itiraz ile ilgili ek karar yazılmasına gerek olmadığına, karar verilerek..." gerekçesiyle, ihtiyati haciz kararına itiraz hususunda ayrıca ek karar yazılmasına gerek olmadığına, mahkemeler nezdinde depo edilen bedelin nemalandırılması talebin reddine, karar verilmiştir.

Bu ek karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

İhtiyati hacze itiraz eden borçlu... Ltd. Şti.vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Mahkemenin 03.10.2025 tarihli ek kararında taraflarınca yatırılan 854.700,00 TL nakit teminatın yargılama süresi ve paranın değer kaybı göz önüne alınarak devlet bankalarınca uygulanan en yüksek faiz oranı üzerinden nemalandırılması taleplerinin mahkemeler veznesinde depo edilen bedelin nemalandırılması yönünde mevzuatta hüküm bulunmadığı gerekçesiyle reddedildiğini, mahkeme gerekçesinin uzun süre yargılamalarda nakit temainatının enflasyon karşısında erimesi sonucu ortaya çıkan hak kaybını gidermeye yönelik anayasal haklarının ve medeni hukuktaki hakkaniyet ilkesinin göz ardı edilmesine neden olduğunu, yargılamanın uzaması halinde nakit teminatın nemalandırılmaması durumunda hakkın özüne dokunur bir ekonomik zararın yaratılacağını, imza itirazı neticesinde teminata istinaden icra müdürlüklerinin nemalandırma taleplerini kabul ettiğini, söz konusu bedelin ihtiyati haciz kararının kaldırılması amacıyla uzun süre mahkeme uhtesinde tutulması durumun da paranın değer kaybının kaçınılmaz olduğunu, Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile müvekkili hakkında kambiyo senetlerine özgü takip başlatıldığını, imzaya itiraz edildiğini, takibin teminat karşılığında durdurulduğunu, imzaların kesinlikle müvekkili şirkete ait olmadığını, benzer hadisenin yaşandığı, imzaya itirazları neticesinde imza incelenmesinin yapıldığını, icra hukuk mahkemesindeki incelemede bilirkişi raporu ile imzaların müvekkili şirket ile ilgisi olmadığının açığa çıktığını, talep konusu çek içinde aynı neticenin çıkacağından şüphelerinin bulunmadığını, icra müdürlüğünün nemalandırma taleplerini kabul ettiğini, ancak mahkemenin nemalandırma talebini reddettiğini, diğer taraftan ihtiyati hacze itirazları hakkında ek karar yazılmasına ilişkin talebin reddine dair ayrıca hüküm kurulması gerektiğini, ek karar talep ettiklerini, ek kararın gerekçesinde itirazın yerinde olmadığının belirtildiğini, itirazın kabul edilmiş olması halinde teminat karşılığında haczin kaldırılmasına karar verilmesinin abesle iştigal olacağı gerekçesiyle reddedildiğini, müvekkili şirketin ihtiyati tedbir kararına itiraz ettiklerini, itirazları neticesinde ,tedbirin kaldırılmasına aksi halde teminat karşılığında tedbirini kaldırılmasını talep ettiğini, müvekkili şirketin öncelikli talebinin teminatsız şekilde tedbirin kaldırılması olduğunu ancak bu talebin kabul edilmediğini, teminat karşılığında kaldırılmaya yönelik talebin kabul edildiğini, gerekçenin hukuka aykırı olduğunu, ihtiyati haciz kararına itiraz hakkında açık hüküm kurulmamasının hukuki dinlenilme hakkının ve adil yargılanma hakkının ihlali olduğunu iddia ederek, ek kararın kaldırılmasını, yatırılan 854.700,00 TL nakit teminatın mahkeme uhtesinde kaldığı süre boyunca en yüksek banka mevduat faizi ile nema/faiz getirisinden faydalandırılmasına karar verilmesini, ihtiyati haciz kararına yönelik itiraza açıkça karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Talep, İİK'nın 265. madde gereğince ihtiyati hacze itirazın reddi ile teminat karşılığında ihtiyati haczin kaldırılması kararının istinafına ilişkindir.

İlk derece mahkemesince ihtiyati hacze itirazın reddine dair ek karar verilmiş; bu ek karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. Talep eden tarafça; borçlulardan ... Ltd. Şti'nin çek hesabı bulunduğu... Bankası ... Şubesindeki çek hesabından, 14.02.2025 tarihinde borçlulardan ...... Ltd Şirketi emrine 450.000,00 TL bedelli ve ayrıca 430.000,00 TL bedelli iki ayrı çek keşide edildiği, çeklerin ciro yoluyla bankaya ibrazında karşılıksız olduğu anlaşılmakla talep eden vekilince iki ayrı çekten dolayı İİK 257.maddesi gereğince çek keşidecisi lehtarı ve ciranta hakkında ihtiyati haciz talebinde bulunduğu, mahkemenin 30.03.2025 tarihli Değişik İş kararı ile talebin kabul edildiği, borçlu ...... Ltd Şirketi tarafından Küçükçekmece 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2025/361 Esas sayılı dosyasında Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasındaki icra takibinden dolayı 20.05.2025 tarihinde imzaya itiraz davasını açmış olduğu, talep öncesinde talep eden vekilince karşılıksız çıkan çek ile ilgili olarak Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığı, itiraz eden borçlu şirket tarafından icra takibindeki çeke yönelik olarak imza itirazına ilişkin icra hukuk mahkemesinde dava açtığı, takibin durdurulmasına dair karar verildiği, borçlu şirket tarafından 29.05.2025 tarihinde icra takibinin geçici olarak durdurulmasına dair karar tensip örneklerini ibraz ederek değişik iş sayılı dosyasında itirazda bulunarak mal kaçırma yöneliminde bulunulmadığı, imza itirazında bulunduğuna ilişkin iddialarını dile getirdiği, ihtiyati haciz kararına karşı itiraz dilekçesinde icra takibi ve imzaya itiraza yönelik açılan dava sonucunda tedbir kararı ile takibin durdurulduğunu belirterek alacaklı vekilinin ihtiyati haciz kararını henüz icra etmediğini bu nedenle teminat yatırmak suretiyle ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep ettiklerini ve icra dosyasında yatırmış oldukları 206.236,00 TL teminat miktarınında dikkate alınmasını istedikleri, müvekkilinin borçlu olmadığını, haksız ve hukuka aykırı icra takibi sebebiyle büyük meblağların külfetine katlanmak zorunda kaldığını belirterek ihtiyati haczin itirazları neticesinde kaldırılmasına aksi halde ise İİK 266.maddesi gereğince takdir edilecek uygun teminat ile müvekkilinin ihtiyati haciz mağduru olmadan verilen kararın kaldırılmasını ilgili çeklerle ilgili itirazları neticesinde nakit teminatın dikkate alınmasını ve mahkemece belirlenecek teminat miktarının depo edilmesi ile müvekkili şirketin hak kaybı oluşmaması adına teminat miktarının nemalandırılmasına karar verilmesini talep etmiş olduğu anlaşılmıştır.

İİK'nın 257. maddesinde ihtiyati haciz şartları düzenlenmiş olup maddede, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıstan olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği belirtilmiş, maddenin 2. fıkrasında ise iki bent halinde, vadesi gelmemiş borçlardan dolayı, borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz istenebileceği düzenlenmiştir.İİK'nın 258. hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken alacağın usul kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir. Bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamakta, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. İİK'nın 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın muaccel ve rehinle temin edilmemiş olması gerekmektedir. İİK'nın 265/1.maddesi hükmü uyarınca borçlu, kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir. Diğer taraftan, çek üzerindeki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığına dair itirazlar ise İİK'nın 265. maddesinde sayılan itirazlar içerisinde yer almadığından ve ancak açılacak bir menfi tespit davası içerisinde tartışılabileceğinden, borçlu şirket vekilinin bu konudaki istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Borçlu şirket itiraz dilekçesinde; terditli olarak talepte bulunmuştur. Öncelikle ihtiyati haciz kararına yönelik İİK'nın 265. maddesi gereğince itirazda bulunarak söz konusu itirazların kabul edilmemesi durumunda ise İİK'nın 266. maddesi gereğince teminat karşılığında haczin kaldırılmasını talep etmiştir. Mahkemece ihtiyati hacze itiraza yönelik değerlendirme yapılarak 24.06.2025 tarihli ek karar ile itirazlar reddedilmiş ve İİK'nın 266. maddesi uyarınca, teminat yatırılması şartı ile haczin kaldırılmasına karar verilmiştir.

Borçlu vekili, itirazları yönünden gerekçenin eksik olduğu belirtilmiş ise de 24.06.2025 tarihli ek kararda itirazların değerlendirilmiş olduğu anlaşılmaktadır. İİK'nın 266. maddesinde; ihtiyati haczin kaldırılması düzenlenmiştir. "Borçlu, para veya mahkemece kabul edilecek rehin veya esham yahut tahvilat depo etmek veya taşınmaz rehin yahut muteber bir banka kefaleti göstermek şartı ile ihtiyati haczin kaldırılmasını mahkemeden istiyebilir. Takibe başlandıktan sonra bu yetki, icra mahkemesine geçer." ifadelerine yer verilmiştir. Yasal düzenlemede teminat olarak nakit paranın depo edilmesine dair emredici bir düzenleme mevcut değildir. Somut olayda, borçlu tarafça nakit para yerine başkaca bir teminat gösterme şansı mevcut iken nakit para teminat olarak gösterilmiştir. Mahkeme ara kararında da teminatın yalnızca nakit para olacağına dair bir hüküm mevcut değildir. Borçlu şirketin kendi tasarrufu sonucunda gerçekleştirilen nakit paranın depo edilmesi neticesinde, nakit paranın nemalandırılmasına dair bir düzenlemenin yasada mevcut olmamasına göre, mahkemece verilen ek kararda herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, borçlu... .. Şti.vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.

KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

1-HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu... Ltd. Şti.vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,

2-İhtiyati hacze itiraz eden tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye irad kaydına, bakiye 116,60 TL istinaf karar harcının borçlu .......... Şti.'nden tahsili ile Hazineye gelir kaydına,

3-Başvuranın yaptığı kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;

HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 29.01.2026

KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.f ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca karar kesindir.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2026/60, K. 2026/131, T. 29.01.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-60-e-2026-131-k-47417c5d74bb