Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi 2026/65 E. 2026/100 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/65
- Karar No
- 2026/100
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/65 Esas
KARAR NO :2026/100 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI :2025/678 D.İş - 2025/685 Karar
TARİH:26/11/2025
TALEP:İhtiyati Haciz
KARAR TARİHİ:22/01/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:İhtiyati haciz talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ile borçlu arasında mal satımına dayalı ticari bir ilişkinin bulunduğunu, borçlu şirketin müvekkil şirketten 16/09/2025 tarihinde mal alımı yaptığını, işbu mallara istinaden faturanın düzenlendiğini, düzenlenen faturaların borçlu tarafından itiraz edilmediğini ticari ilişki gereği mal satımına istinaden 90 gün vadeli faturanın kesildiğini, 17/06/2025 tarihli faturadan itibaren vadesi gelen toplam 8 fatura için borçlunun ödeme yapmadığını, borçlunun müvekkil şirketi devamlı oyaladığını, piyasaya yüklü miktarda borcu olduğunu ve mal kaçırma hazırlığı içinde olduğu bilgisine ulaşıldığını, iik 257. Maddesinde sayılan ihtiyati haciz koşullarının oluştuğunu, müvekkilin alacağının muaccel hale geldiğini ve rehinle temin edilmediğini, Yargıtay 19. HD. 2013/18723 E. 2014/1804 K. 23.01.2014 Tarihli Kararında; “Mahkemece yapılacak iş, ibraz edilen delillere göre alacağın varlığı ve muaccel olduğu konusunda kanaat edinilmesi hâlinde ihtiyati haciz isteminin kabul edilmesi, aksi halde istemin reddine karar verilmesinden ibarettir. Bu yön gözetilmeden yerin de olmayan gerekçelerle karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır." ... nolu 17.06.2025 Tarihli 372.746,95 TL bedelli faturaya istinaden fatura konusu ürünler ... irsaliye nolu sevk irsaliyesi, ... nolu 10/07/2025 tarihli 269.161,26 TL bedellifaturaya istinaden fatura konusu ürünler ... irsaliye nolu sevk irsaliyesi ,... nolu 11/07/2025 tarihli 221.376,56 TL bedelli faturaya istinaden fatura konusu ürünler ... irsaliye nolu sevk irsaliyesi,... nolu 16/07/2025 tarihli 448.200,82 TL bedelli faturaya istinaden fatura konusu ürünler ... irsaliye nolu sevk irsaliyesi , ... nolu 16/07/2025 tarihli 533.921,06 TLbedelli faturaya istinaden fatura konusu ürünler ... irsaliye nolu sevk irsaliyesi, ... nolu 06/08/2025 tarihli 167.202,76 TL bedelli faturaya istinaden fatura konusu ürünler ... irsaliye nolu sevk irsaliyesi, ... nolu 07/08/2025 tarihli fatura 393.285,42 TLbedelli faturaya istinaden fatura konusu ürünler ... irsaliye nolu sevk irsaliyesi, ... nolu 15/08/2025 tarihli fatura 407.777,18 TL bedelli faturaya istinaden fatura konusu ürünler ... irsaliye nolu sevk irsaliyesi toplam 8 faturanın tamamının sevk irsaliyelerinin borçlu tarafça imzalandığını ve fatura konusu ürünleri teslim aldığını, işbu 8 faturanın toplam bedelinin 2.813.672,01 TL olduğunu, müvekkil şirketin finans çalışanı ... ile borçlu şirketin finans çalışanı ... arasında borcun ödenmesi hususunda sürekli iletişim kurulduğunu, ancak herhangi bir ödemenin yapılmadığını, borçlu şirketin başka firmalara da borcu bulunduğunu, çok sayıda icra takibiyle muhatap olduğunu ve mal kaçırma hazırlığında bulunduğunu, alacağın tahsili amacıyla borçlu aleyhine İstanbul 23. İcra Dairesinin ... sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlattıklarını, izah edilen nedenlerle borçlu şirketten 2.813.672,01 TL alacağın tahsili amacıyla borçlunun menkul ve gayrimenkul malları ile 3. Kişilerdeki alacaklarının ihtiyaten haczine, ihtiyati haciz işlemlerinin İstanbul 23. İcra Dairesinin ... sayılı dosyası üzerinden yapılmasına, masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa üzerine bırakılmasına karar verilmesini dava ile talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 26/11/2025 tarih 2025/678 D.İş - 2025/685 Karar sayılı kararında; " Dosya kapsamında ibraz edilen deliller ile alacağın varlık ve miktarının yargılamayı gerektirdiği, ihtiyati haciz talep eden alacaklı tarafından dosyaya sunulmuş olan delillerin alacağın varlığını yaklaşık olarak ispata yeterli olmadığı İİK 258. Maddesi uyarınca bu aşamada yasal koşulların oluşmadığı ve yargılama gerektiği anlaşıldığından ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. "gerekçesi ile, ''1-İhtiyati haciz talebinin reddine '' karar verilmiş ve karara karşı ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:İhtiyati haciz talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında mal ticari satış ilişkisi bulunduğunu, borçlu şirket tarafından müvekkili şirketten en son 16/09/2025 tarihinde mal alımı yapıldığını, bu ilişki kapsamında düzenlenen faturalara borçlu tarafından itiraz edilmediğini, talep dilekçesi ekinde sunulan borçlu şirkete ait cari hesap ekstresi ve faturalardan da görüldüğü üzere taraflar arasındaki ticari ilişki gereği mal satımına istinaden 90 gün vadeli fatura düzenlendiğini, ne var ki cari hesapta görünen ve dilekçe ekinde yer alan 17/06/2025 tarihli faturadan itibaren vadesi gelen toplan 8 fatura için borçlu tarafından müvekkili şirkete hiçbir ödeme yapılmadığını, müvekkilinin sürekli oyalandığını, gelinen aşamada borçlunun aslında piyasaya yüklü miktarda borcu olduğu ve mal kaçırma hazırlığı içinde olduğu bilgisi geldiğini, bu sebeple yaptıkları ihtiyati haciz başvurusunun usul ve yasaya aykırı olarak reddedildiğini,Müvekkilinin alacağının muaccel hale geldiğini ve rehinle temin edilmediğini, müvekkilinin ürünleri eksiksiz ve ayıpsız bir şekilde borçluya teslim ettiğinin imzalı sevk irsaliyeleri ile sabit olduğunu, cari hesap, faturalar, sevk irsaliyeleri, borçlu şirket tarafından gönderilen sipariş formları, ödeme yapılmaması nedeniyle müvekkil şirket finans departmanı ile borçlu şirketin finans departmanı arasındaki mail ve whatsapp yazışmalarının da dilekçe ekinde mevcut olduğunu; ... nolu 17.06.2025 tarihli 372.746,95 TL bedelli fatura konusu ürünlerin ... irsaliye nolu sevk irsaliyesi ile, ... nolu 10/07/2025 tarihli 269.161,26 TL bedelli fatura konusu ürünlerin ... irsaliye nolu sevk irsaliyesi, ... nolu 11/07/2025 tarihli 221.376,56 TL bedelli fatura konusu ürünlerin ... irsaliye nolu sevk irsaliyesi ile, ... nolu 16/07/2025 tarihli 448.200,82 TL bedelli fatura konusu ürünlerin ... irsaliye nolu sevk irsaliyesi ile, ... nolu 16/07/2025 tarihli 533.921,06 TL bedelli fatura konusu ürünlerin ... irsaliye nolu sevk irsaliyesi ile, ... nolu 06/08/2025 tarihli 167.202,76 TL bedelli fatura konusu ürünlerin ... irsaliye nolu sevk irsaliyesi ile, ... nolu 07/08/2025 tarihli 393.285,42 TL bedelli fatura konusu ürünlerin ... irsaliye nolu sevk irsaliyesi ile ve ... nolu 15/08/2025 tarihli 407.777,18 TL bedelli fatura konusu ürünlerin ... irsaliye nolu sevk irsaliyesi ile borçlu şirkete gönderildiğini, borçlu şirket tarafından tüm faturalara konu ürünler teslim alınarak tüm irsaliyelerin imzalandığını, bu 8 faturanın toplam bedelinin ise 2.813.672,01 TL olduğunu, başvuru dilekçesi ekinde yer alan whatsapp ve mail yazışmalarında görüldüğü üzere; müvekkili şirketin finans çalışanı ... ile borçlu şirketin finans çalışanı ... arasında borcun ödenmesi hususunda sürekli iletişim kurulduğunu, ancak yazışmalardan açıkça görüldüğü üzere borçlu firma sanki borçlu taraf müvekkili şirketmiş gibi bir üslupla vadesi dolan faturaların ödemelerini sürekli geciktirip ve oyaladığını, borçlu şirket tarafından atılan son mailde dahi "Kasım ayında planlanan ödemeler 12-17 Kasım tarihleri arasında yapılacaktır." denmesine rağmen müvekkili şirkete herhangi bir ödeme yapılmadığını, gelinen aşamada borçlu şirketin halen vadesi dolan toplam 2.813.672,01 TL borçlarını ödemediğini (Yargıtay 19. HD. 2013/18723 E. 2014/1804 K. 23.01.2014 Tarihli Kararı, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2016/7660 E. 2017/2926 K. 10.04.2017 Tarihli Kararı), Piyasadan, borçlu şirketin başka firmalara da yüklü miktarda borcu olduğunun, çok sayıda icra takibiyle muhatap olduğunun ve mal kaçırma hazırlığında olduğunun öğrenildiğini, hukuken satım ilişkisi gereği üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getiren müvekkili şirketin alacağının, borçlu şirketin muvazaalı davranışları sebebiyle tahsil kabiliyetini kaybetmek üzere olduğunu, müvekkil şirket tarafından borçlu aleyhine İstanbul 23. İcra Dairesinin ... Sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, ancak borçlunun bu icra takibine kötüniyetli olarak itiraz ederek vakit kazanması halinde taraflarınca açılacak itirazın iptali davası sonuçlanana kadar müvekkilin alacağının tahsilinin imkansız hale geleceğini, ihtiyati haciz talebinin kabulü için yaklaşık ispat yeterli olup bu koşulun dosyada mübrez belgelerle ispatlandığını (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2016/9486 E. 2017/3106 K. 18.04.2017 Tarihli Kararı, Yargıtay 17.Hukuk Dairesi 2016/18144 E,2017/11201 K;aynı daire 2016/9800 E,2017/8052 K, esas karar sayılı ilamları).Yukarıda arz ve izah edilen nedenler ve re’sen nazara alınacak nedenlerle; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne, masraf ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.
Talep; taraflar arasındaki ticari satış ilişkisine istinaden tanzim edilmiş satış faturalarına dayalı alacağın tahsilini teminen ihtiyati haciz istemine ilişkin olup mahkemece talebin reddine karar verilmiş ve karara karşı ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İİK'nun 257/1 fıkrası uyarınca; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nun 258 maddesi uyarınca; ihtiyati haciz talep eden alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Burada aranan ölçü yaklaşık ispat ölçüdür. Somut olayda; ihtiyati haciz talep eden tarafça dosyaya sunulan sekiz adet satış faturasına ait teslim alan kısmı imzalı irsaliyeler incelendiğinde, irsaliyelerdeki imzaların ..., ..., ..., ve soy ismi okunmayan ... isimli kişilere ait oldukları, yine sipariş formlarının da ... tarafından gönderildiğinin anlaşıldığı, dairemizce aleyhine ihtiyati haciz istenen şirketin sicil kayıtları incelendiğinde 90 gün vadeli bu faturaların tanzim tarihleri itibariyle şirketin tek ortaklı olduğunun ve tek yetkilisinin ... olduğunun anlaşıldığı, sevk irsaliyelerinde imzaları yer alan kişilerin aleyhine ihtiyati haciz talep edilen şirket çalışanı ve/veya şirket adına tesellüm yetkisini haiz olup olmadıklarının, ancak yapılacak esas yargılamada tespit edilebileceği, bu durumda talep tarihi itibariyle muaccel ve rehinle temin edilmemiş alacağın varlığı hususunda yaklaşık düzeyde ispat koşulu bu aşamada oluşmadığından, mahkemece istemin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmış, kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından ihtiyati haciz talep edenin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-İhtiyati haciz talep edenin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 615,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60-TL'nin ihtiyati haciz talep edenden tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 22/01/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.