Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/440 E. 2026/563 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/440
- Karar No
- 2026/563
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/440 - 2026/563 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/440 Esas KARAR NO : 2026/563 (İnceleme aşamasında / Duruşmasız) (Kararın Kaldırılarak Gönderilmesi HMK 353/1-a-5 ve a-6)
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/12/2025 NUMARASI : 2025/876 Esas-2025/853 Karar
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 04/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 22/06/2026
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) itirazın iptali davasında mahkemece davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, dairemize gönderilen dosyanın yapılan istinaf incelemesi sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İSTEM; Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacı İle davalı ... İnş. San. Ve Tic. A.Ş. ve ... İnş. Tic. Ltd. Şti. Adi Ortaklığı arasında " İstanbul / Sarıyer 350 Yataklı Devlet Hastanesi İnşaat Yapım işi" için 20.04.2015 tarihinde taşeron sözleşmesi akdedildiğini, müvekkilinin sözleşme uyarınca elektrik işlerinin ifasını üstlendiğini, davacı müvekkili tarafından sözleşme uyarınca yapılan işlere ilişkin olarak dilekçesi ekinde sunulan faturaların tanzim edildiğini, müvekkilinin taşeron sıfatı ile edimini ifa ettiğini ve davalı tarafa teslim ettiğini, buna rağmen davalı ... İnş. San. Ve Tic. A.Ş. Ve ... İnş. Tic. Ltd. Şti. Adi Ortaklığı tarafından dava dilekçesi ekinde sunulan faturalara ilişkin cari hesap bakiye borç miktarı olan 200.079,92-TL alacaklarının müvekkiline ödenmediğini, davalıların aleyhine başlattıkları icra takibine de haksız yere itiraz ettiklerini beyanla davalıların, dava konusu Ankara 23. İcra Müdürlüğü’nün 2018/9400 E. sayılı takip dosyasına vâki haksız itirazlarının iptaline, %20 oranında ica-inkâr tazminatının yargılama giderleri ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. YANIT: Davalı ... İnş. San ve Tic A.Ş vekili tarafından verilen davaya cevap dilekçesinde özetle; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, ayrıca adi ortaklığın tüzel kişiliği bulunmadığından icra takibinin ve davanın, ortaklığı oluşturan şirketlere ayrı ayrı taraf gösterilmek suretiyle yönetilmesi gerekirken sadece müvekkili şirkete husumet yönetilmiş olması nedeniyle davanın husumet ve zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, Davacı Taşeron şirket tarafından müvekkili şirketin ortağı olduğu adi ortaklık adına düzenlenen faturaların dayanağı hak edişlerde yapıldığı belirtilen imalatların gerçekte yapılmadığını, davacı yanın hak edişlerde belirtilen imalatların yapıldığını ortaya koymadan adi ortaklıktan ve müvekkili şirketten bir alacak talebinde bulunmasının mümkün olmadığını, düzenlenen hak ediş raporlarında davacı yan tarafından adi ortaklık adına hangi elektrik işlerinin ne miktarda yapıldığının açıkça belirtilmediğini, şantiye mahalinde yapılan tespitlerde davacı şirket tarafından adi ortaklık adına düzenlenen hak ediş raporlarında belirtilen tutarda işin yapılmadığının görüldüğünü, davacı şirketin sözleşme konusu işi tamamlamadan işyerini terk etmiş olmasından dolayı hak edişlerden kesilmiş nakdi teminatların iadesinin mümkün olmamasına karşın sanki nakdi teminatların iadesi için şartlar oluşmuşçasına kesintilerin icra takibine konu edildiğini, 2008 yılı Ocak ayında davacı taşeron şirkete adi ortaklık tarafından 140.707,34 TL ödeme yapıldığı dolayısıyla davacı taşeron şirkete fazla ödeme yapıldığı buna karşın davacı taşeron şirket tarafından adi ortaklık adına düzenlenmiş hak edişlerden kaynaklanan %5 nakit teminat borçları gözardı edilerek son hak edişlerden kesilmiş olan 71.387,53 TL %5 nakdi teminat kesintisi cari hesaba aktarılarak sanki bir cari hesap alacağı gibi icra takibine konu edildiğinin görülmekte olduğunu beyanla haksız davanın reddine ve ret edilen tutarın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/12/2025 tarihli ve 2025/876 Esas ve 2025/853 Karar sayılı kararında özetle; Dava, alt yüklenici sözleşmesinden kaynaklanan fatura konusu bakiye hak ediş bedeli alacağına ilişkin icra takibine vâki itirazın iptali istemine ilişkindir. Dava konusu isteme dayanak ihale konusu işe ait hak ediş raporları dava dışı iş sahibi konumundaki TOKİ Başkanlığından celp edilmiş, dosyamıza gönderilen cevabi müzekkereden dosyamız davacısı alt yüklenici Şirketin üstlendiği sözleşme konusu işin geçiçi kabulünün 17/08/2018 tarihinde onaylandığı, yüklenici firma konumundaki davalıların alt yüklenici çalıştırdıklarına ilişkin herhangi bir belgeyi onay için anılan kuruma sunmadıkları, bu nedenle davacının onaylanmış alt yüklenici olduğuna dair belgenin mevcut olmadığı, davacı Şirket tarafından hangi imalatların yapıldığı ve bu imalatlar için ödeme yapılıp yapılmadığının bilinmediği belirtilerek kesin kabul sürecinde bulunan sözkonusu iş için yüklenici Şirkete ödemesi yapılan son hak ediş (Elektrik imalat pursantajları ve yüzdeleri gösteren) örneği dosyamıza gönderilmiştir. Taraf delilleri toplandıktan sonra alınan bilirkişi heyeti asıl ve ek raporunda ise özetle; taraf Şirketlerin incelemeye konu somut uyuşmazlık ile ilgili ticari defterlerinin kanuna ve usulüne uygun olarak tutulduğu ,davalı ... İnşaat Şirketinin ticari defter kayıtlarında 80.177,28-TL borç bakiyesine karşılık davacının ticari defter kayıtlarına göre davacının davalılardan 200.079,92-TL alacak kaydının mevcut olduğu, davacı tarafından tanzim edilen 18/04/2018 tarihli, 212422 no’lu ve 119.902,64-TL bedelli faturanın davalının ticari defter kayıtlarında yer almadığı,aynı faturanın davalıya teslimine ilişkin dosya kapsamında bir belgenin de mevcut olmadığı, işin tamamının yapılıp yapılmadığı bilinmemekte olup, davacının onaylı imzalı hak edişlerini, cari hesabını, kesin hesabını mahkemeye sunması gerektiği, işverenin de alt taşeronu olan davacının da fesih hakkedişini sunması gerektiği mütalaa edilmiştir. Dosyamıza bilirkişi heyeti asıl raporunun sunulmasından sonra taraf vekillerine ihtaratlı kesin süre verilmesine rağmen bilirkişi raporunda dosyaya kazandırılması talep edilen hak ediş tutanakları ve diğer belgeler dosyamıza sunulmamıştır. Dosyamızda SGK Sarıyer Sosyal Güvenlik Merkezine müzekkere yazılarak bilirkişi ek raporunda bahse konu ve davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı belirtilen 119.902,64-TL bedelli faturanın dava dışı ...’a teslim edildiği yönündeki davalı yan savunması araştırılmıştır. Dosyamıza celp edilen ...’a ait hizmet döküm cetveli ve işyeri unvan listesi incelendiğinde; ...’ın anılan faturanın tanzim tarihini de kapsayacak şekilde davalı şirketin işyerinde; 28.01.2014 tarihinden 31.12.2015 tarihine kadar; (2412.02) Finansman Sorumlusu,01.02,2016 Tarihinden 30.06.2018 tarihine kadar (2412.02) Finansman Sorumlusu olarak çalıştığı, bu nedenle de 119.902,64-TL bedelli faturanın kendisine teslim edildiği tarih itibariyle davalının sigortalı işçisi olduğu saptanmıştır. Dava dilekçesi ekinde sunulan faturalardan 119.902,64-TL bedelli,, 18/04/2018 tarihli ve 212422 no’lu faturanın incelenmesinde; faturanın teslim alan kısmında ...’ın teslim alan olarak imzasının mevcut olduğu, yine dava dilekçesi ekindeki mutabakat ibaresini de içeren cari hesap ekstresinde sözkonusu fatura alacağı ve fatura bilgilerine yer verilmeksizin davacının davalı adi ortaklıktan 200.177,28-TL alacağının mevcut olduğu belirtilmiştir. Mahkememiz'ce yapılan yargılama sonucunda Mahkememiz'ce davanın kısmen kabulüne dair verilen 04/11/2021 tarihli ve 2018/684 Esas 2021/700 Karar sayılı karar istinafen Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31.H.D. Başkanlığı'nın 19/12/2023 tarih, 2022/129 E. ve 2023/1315K. sayılı ilamı ile ... İnş. Tic. Ltd. Şirkete tebligat yapılarak taraf teşkilinin sağlanması ve anılan davalının iflasına karar verilmesi nedeni ile İİK 194.m. kapsamında yasal prosedür gereğinin yerine getirilmesi gerektiğinden bahisle kesin nitelikte kaldırılmakla; dosya mahkememizin 2024/41 E. sayılı yeni esasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur. Dosyamızda istinaf ilamı gereğince müflis davalı ... İnş. Tic. Ltd. Şirketi hakkındaki iflas davası nedeni ile İİK 94.m. gereğince 2. Alacaklılar iflas tasfiyesinin sonuçlanması beklenmiştir. Müflis davalı şirketin iflas idare memuruna dava dilekçesi ve tensip zaptı ekli açıklamalı davetiye tebliğ edilmiş, dosyamıza gönderilen ikinci alacaklılar toplantı tutanağı ve sıra cetveli derece kararının incelenmesinde; dosyamız davacısının iflas masasına yaptığı alacak başvurusu üzerine dava konusu alacağın nizalı alacak olarak iflas masasınını 4. sırasına çekişmeli alacak olarak kaydedildiği anlaşılmıştır. Mahkememizin 2024/41 E. sayılı dosyasında yargılamanın son celsesinde verilen 17/07/2025 tarih, 2024/41 E., 2025/577 K. sayılı nihai karar ile müflis davalı şirket yönünden davanın iflas olgusu nedeni ile sıra cetveline kayıt ve kabule dönüştüğü de gözetilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, diğer davalı adi ortak ... İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. aleyhine açılan davanın ise; yargılama usulünün kayıt-kabul davasından farklı olması nedeni ile işbu davadan ayrılarak mahkememizin farklı bir esasına kaydına, mahkememiz esasının bu şekilde kapatılmasına karar verilmiştir. Bu nedenle, davalı ... İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.yönünden dava dosyası, Mahkememizin işbu 2025/876 Esasına kaydedilmiş olup dosya kapsamı ve sunulan bilirkişi raporları dikkate alınarak dosyamızda başkaca inceleme ve araştırmaya gerek görülmemiştir. Bu bağlamda, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında “Sarıyer 350 Yataklı Devlet Hastanesi İnşaatı Elektrik İsleri Yapımı” işinin yapımına ilişkin olarak adi ortaklığı oluşturan davalı şirketler ile davacı taşeron şirket arasında taşeron sözleşmesi imzalandığı, davacı taşeron tarafından davalı adi ortaklığa dava konusu icra takibine dayanak fatura konusu bakiye hak ediş alacağının davalılar tarafından ödenmediği iddiasına dayalı olarak icra takibi başlatıldığı, davalı ... İnşaat Şirketi vekilinin cevap dilekçesinde davacının edimini tam olarak ifa etmediği ve şantiye sahasını terk ettiği dikkate alındıığında; ispat yükü kendisine düşen davacı taşeron şirketin imzaladığı taşeron sözleşmesine konu edimini tam ve gereği gibi ifa etmekle yükümlü olduğu, ancak davacı tarafından dava konusu işe ait hak ediş rapor ve tutanaklarının bilirkişi heyeti asıl ve ek raporlarında talep edilmesine rağmen dosyamıza sunulmadığı için davacının edimini tam olarak yerine getirip getirmediğinin dosya kapsamında denetlenemediği, bu durumda davacı ile davalı ... İnşaat ve San. Tic. A.Ş.’nin ticari defter kayıtları dikkate alındığında; anılan davalının kayıtlarına göre davacının davalıdan 80.177,28-TL faturanın kendi ticari defterlerinde kayıtlı olması ve davalı tarafından fatura bedelinin ödendiği veya davacıya iade/faturaya itiraz edildiğine dair delil sunulmadığı gözetildiğinde; davacı taşeron şirketin davalı yüklenici şirkette dava konusu icra takip tarihi itibariyle 80.177,28-TL alacaklı olduğu, dava konusu 119.902,64-TL bedelli, 18/04/2018 tarihli ve 212422 no’lu faturanın ise; davalının ticari defter kayıtlarında yer almadığı, her ne kadar faturayı teslim alan olarak görünen dava dışı ... dosyaya celp edilen sigorta kayıtlarına göre teslim tarihi itibariyle davalı ... İnş. San. ve Tic. A.Ş.’nin sigortalı işçisi olarak görünmekte ise de; anılan fatura konusu işin ifa edildiğine dair davacı tarafından dosyamıza herhangi bir delil sunulmadığı, dava dilekçesi ekinde sunulan ve aynı sigortalı işçinin imzasını içeren cari hesap mutabakatında da 119.902,64-TL bedelli fatura konusu alacağın yer alıp almadığının Mahkememiz'ce tespit edilemediği dikkate alındığında; davalı ... İnş. Şirketinin ticari defterlerinde kayıtlı fatura konusu 80.177,28-TL ile sınırlı olarak davalılardan ... İnş. Şirketi aleyhine açılan davanın kısmen kabulü gerektiği kanaatine varılmakla; açıklanan gerekçelerle anılan davalının dava konusu icra takibine vâki itirazının (Tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) 80.177,28-TL asıl alacak yönünden iptaline, takibin anılan asıl alacak ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren takip talebindeki koşullarda işleyecek faizi ile devamına, fatura konusu likit nitelikteki alacak nedeni ile davacı lehine icra-inkar tazminatına hükmedilmesine, dava konusu icra takibinde davacının kötüniyeti sabit olmadığından, davalı ... İnşaat Şirketinin yasal koşulları oluşmayan kötüniyet tazminatı isteminin reddine dair karar verildiği görülmüştür. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili tarafından verilen 04/02/2026 tarihli istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı ile aralarında imzalanan sözleşme gereğince elektrik işlerini yerine getirdiğini, işin davalı tarafa teslim edildiğini ve faturaların tanzim edildiğini, davalıların Davalıların icra takibine konu fatura miktarı olan 200,079,92 TL' yi ödemediğini, TOKİ ile yapılan sözleşmede müvekkilinin taraf olmadığını, müvekkilinin alt taşeron olduğunu, ...’ın 30.06.2018 tarihine kadar finansman sorumlusu olduğunun tespit edildiğini, davalının ortaklık defterlerini, ... İnşaat LTD ŞTİ' de olduğu gerekçesiyle teslim etmediğini, bu nedenle 2018/ Mart ayından itibaren şirket bünyesinde defter tutulduğunun ifade edildiğini ve 2018 mart ayından sonra tutulmaya başlayan defterlerin sunulduğunu ve incelemeye konu olduğunu, kök rapor yeterli görülmediğinden ek rapor alınmasının istendiğini, başka bir heyetten rapor alınması taleplerinin reddedildiğini, reddedilen kısmın 119.902,64 TL bedelli 18.04.2018 tarihli faturaya ilişkin olduğunu, 212422 Nolu 119.902,64 TL bedelli faturanın davalıya teslimine ilişkin imzayı finansman sorumlusu ...'ın attığını, ...’ın 30.06.2018 tarihine kadar finansman sorumlusu olduğunun raporda tekrar edildiğini, müvekkilinin ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğunu, ...'ın ortaklığın finansman sorumlusu olarak faturayı teslim aldığını, cari hesap mutabakat sözleşmesini de imzaladığını, daha önceki faturaların da davalı şirket tarafından kabul edildiğini, bilirkişilerin ısrarla hak ediş tutanağını istediklerini, ancak, faturalar hak edişe istinaden verilip davalı tarafça kabul edilmişse, burada hak ediş belgesi istemenin “davalı tarafın faturayı kabul ettim ama hak ediş belgesi sunsun” kötü niyetine ortak olmak olduğunu, cari hesap mutabakatının imzalandığı hususunun hiç değerlendirilmediğini, müvekkilinin sözleşmeyi davalının da ortak olduğu adi ortaklıkla yaptığını, davalının ortağı ile iç anlaşmazlığının 3. kişileri bağlamadığını, taraflar arasında yazılı sözleşme konusu olan alt taşeron sözleşmesi bulunduğunu belirterek istinaf başvurularının kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili tarafından verilen 14/02/2026 tarihli istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde özetle; %5 nakit teminat kesintisi yapılacağı ve bu kesintilerin davacı-taşeron şirket tarafından üstlenilen işin tamamen bitirilip SGK'dan ilişik kesme belgesi getirilmesi üzerine kendisine ödeneceği hususunun taraflarca peşinen kabul beyan ve taahhüt edildiğini, 31.12.2017 tarihi itibari ile adi ortaklık tarafından davacı taşeron şirkete, önceki hakkediş bedelleri üzerinden kesilmesi gereken %5 teminat kesinti alacakları ve bir kısım hakkediş bedelleri üzerinden kesilmiş olan 71.387,53 TL %5 nakdi teminat kesintisi hariç; 129.497,09 TL cari hesap borcu olduğu buna karşılık 2008 yılı Ocak ayında davacı taşeron şirkete adi ortaklık tarafından 140.707,34 TL ödeme yapıldığını, dolayısıyla davacı taşeron şirkete fazla ödeme yapıldığını, buna karşın, davacı taşeron şirket tarafından adi ortaklık adına düzenlenmiş hakkedişlerden kaynaklanan %5 nakit teminat borçları göz ardı edilerek son hakkedişlerden kesilmiş olan 71.387,53 TL %5 nakdi teminat kesintisinin cari hesaba aktarılarak sanki bir cari hesap alacağı gibi icra takibine konu edildiğinin görüldüğünü, taraflar arasında akdedilen sözleşmede; düzenlenen hakkediş tutarları üzerinden kesinlen %5 nakit teminat kesintilerinin; işin sözleşme hükümlerine uygun olarak tamamen bitirilmesi ve SGK ilişik kesme belgesi getirilmesi halinde ödeneceğine ilişkin olarak yer alan 8.3. maddesi karşısında; 2018 yılı başında sözleşme ile üstlenilmiş olduğu işi yarım bırakarak şantiye mahallini terk eden davacı taşeron şirketin %5 nakdi teminat kesintilerini talep etme hakkı bulunmamasına karşın yerel mahkemece takibin bu tutarlar üzerinden devamına karar verilmesinin hatalı olduğunu, bilirkişiden ek rapor alınması taleplerinin reddedildiğini, davacı yanın müvekkili şirketten olan alacaklarının hakkedişlerinden kesilen nakdi teminat alacaklarından oluştuğu ısrarla belirtilmesine karşın yerel mahkeme tarafından hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı yanın alacaklarının nakdi teminat kesintilerinden oluşan tutarlar olup olmadığının irdelenmediğini, sadece bu alacakların davacı tarafından düzenlenen faturalardan kaynaklanan alacakları olduğu ve bu bedellerin ödendiğinin müvekkili şirketce ispatlanamadığına vurgu yapılmış ise de; davacı yanın müvekkili adına yaptığı hakkedişlere binaen müvekkil nezdinde alacağının oluşması için bu hakkediş bedellerinin davacı şirket tarafından müvekkili şirkete fatura edilmesi ve müvekkili şirket tarafından da kendisine fatura edilen hakkediş bedelleri üzerinden davacı ile aralarında yapılan sözleşme gereği %5 teminat kesintisi yapıldıktan sonra kalan %95'lik kısmın davacı şirkete ödenmesi ve taraflar arasındaki sözleşme şartları uyarınca; davacı şirket tarafından işin sözleşme hükümlerine uygun olarak bitirilerek kesin hakkediş yapılması, vergi ve SGK borcu yoktur yazısının getirilmesini müteakip bu teminat kesintilerinin davacı şirkete ödenmesinin gerektiğini, nakdi teminat kesintilerinin de davacı şirketin müvekkili şirkete fatura ettiği alacaklardan yapılan kesintiler olduğunu, bu nedenle yerel mahkemeden yargılama sırasında kendilerince, 12.06.2025 tarihli bilirkişi raporunda; davacı şirketin müvekkili şirket kayıtlarında gözüken alacağının; aralarındaki sözleşme gereği kesilen teminat kesintileri olup olmadığının irdelenmemiş olması nedeniyle bu alacakların teminat kesintileri sonucu oluşan alacak olup olmadığı konusunda bilirkişiden ek rapor alınmasını talep ettiklerini, ancak taleplerinin yerel mahkemece reddedildiğini, kararın eksik incelemeye dayalı olarak verildiğini belirterek istinaf başvurularının kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda; Dava, davacı İle davalı ... İnş. San. Ve Tic. A.Ş. ve ... İnş. Tic. Ltd. Şti. Adi Ortaklığı arasında " İstanbul / Sarıyer 350 Yataklı Devlet Hastanesi İnşaat Yapım işi" olan davalı ortaklığın yüklenicisi olduğu işin taşeron sıfatıyla davacı tarafından elektrik işlerinin yapımını konu alan taşeron sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, davacı taşeron, davalı ortaklık ile davalı şirket ise, adi ortaklık olarak inşaat işinin yüklenicisi olan şirketlerden yüklenici şirkettir. Davalı şirket hakkında daha önce adi ortaklığı oluşturan şirketler olarak ... İnş. Tic. Ltd. Şti. İle birlikte davacı tarafından açılan Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/684 Esas sayılı dosyasında dava açılmış, mahkemece verilen 04/11/2021 tarihli kararın istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 2022/129 Esas - 2023/1315 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun kabulüne ve Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/684 Esas - 2021/700 Karar sayılı kararının kaldırılmasına karar verilmesi üzerine dosyanın mahkemenin 2024/41 Esas sırasına kaydı yapılmak suretiyle yargılamaya devam olunmuş, mahkemece, dairemiz kaldırma kararı gerekleri yerine getirilmesinden sonra bu defa davalılardan ... İnş. Tic. Ltd. Şti'nin hakkında iflas kararı verilmesi nedeni ile duruşmanın ikinci alacaklılar toplantısının sonuna kadar durmasına karar verilmiş ve sonrasında yargılamaya devam olunarak davalılardan ... İnş. Ltd. Şti. hakkındaki davanın, bu davalının iflasına karar verilmiş olması sebebiyle kayıt kabul davasına dönüştüğü, aynı dosyada davalı olan ... İnş. San ve Tic. A.Ş. hakkındaki davanın ise alacak davası niteliğinin devam ettiği ve iki davanın yargılama usullerinin farklı olduğu kabul edilerek yargılamalarının ayrı yapılması gerektiğinin kabulü ile davalı ... İnş. San. ve Tic. A.ş. Hakkındaki davanın 2024/41 Esas sayılı dosyadan ayrılmasına karar verilerek mahkemenin 2025/876 Esas sayılı dosyasına kaydı yapılarak bu davalı hakkındaki davaya ayrılan dosya üzerinden devam edilmiş ve yapılan yargılama sonucunda da davanın kısmen kabulüne ve davalının, hakkındaki icra takibinin 80.177,28 TL'lik kısmın yaptığı itirazın iptaline, takibin bu miktar üzerinden takip talebindeki koşullarla devamına ve hüküm altına alınan bu alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, bu karara karşı her iki taraf vekilinin de istinaf yoluna başvurduğu anlaşılmıştır. 1-Her ne kadar mahkemece, 2024/41 Esas sayılı dosyada davalılardan müflis ... İnş. Tic. Ltd. Şti. Hakkındaki davanın iflası ile birlikte kayıt kabul davasına dönüşmüş olduğu kabul edilerek, davalılardan ... İnş. San ve Tic. A.ş. hakkındaki davanın ise, alacak davası olarak görülmesi gerektiğinden, her iki davanın birlikte yargılamasının yapılamayacağı gerekçesi ile davalı ... ... A.Ş. hakkındaki davanın asıl dosyadan ayrılmasına karar verilerek, mahkemenin yeni bir esasına kaydı yapılarak yargılama sonuçlandırılmış ise de, mahkemenin bu kabulünde ve ayırma kararında isabet bulunmamaktadır. Zira kayıt kabul davaları ile, alacak davalarının birlikte görülemeyeceğine dair kanunlarımızda bir düzenleme bulunmadığından ve mahkemenin 2024/41 Esas sayılı dosyasında davalı olan ... İnş. San ve Tic. A.Ş. ile, diğer davalı müflis ... İnş. Tic. Ltd. Şti.'nin davacı ile adi ortaklık olarak sözleşme imzaladıkları ve davacının eldeki davayı adi ortaklığı oluşturan her iki davalı şirkete birlikte yönelttiğinden, her iki davalı hakkındaki davanın da birlikte görülerek, yargılamalarının ortak yapılmasında ve delillerin birlikte değerlendirilmesinde usul ekonomisi açısından fayda bulunduğu gibi yargılamalar sonucunda farklı kararların önüne geçilmesi sonucunu da doğuracağından, her iki davalı hakkındaki davanın birlikte görülerek, yargılamanın esastan sonuçlandırılması gerekirken davalı ... İnş. ... A.Ş. hakkındaki davanın ana dosyadan ayrılmasına karar verilerek, her iki davanın ayrı ayrı sonuçlandırılmasına karar verilmiş olması nedeni ile, taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. 2-Yine davacının nakit teminat kesintileri talebi yönünden sözleşme koşullarına göre nakit teminat kesintilerinin iadesi koşullarının oluşup oluşmadığının tartışılıp değerlendirilerek, bu talep hakkında da olumlu veya olumsuz herhangi bir karar verilmemiş olması da dairemizce usul ve yasa hükümlerine aykırı görülmüştür. 3-Mahkemece, davaya konu edilen 119.902,64 TL'lik faturaya konu alacağın, fatura konusu malların tesliminin kanıtlanamadığından bahisle reddine karar verilmiş ise de, davalı yanın taraflar arasındaki sözleşme ilişkisini kabul ettiği, bu sebeple bu sözleşme kapsamında davacı tarafından kesilerek, davalı yanın çalışanına tebliğ edilen fatura içeriğine davalının 8 gün içinde itiraz ettiğini kanıtlayamadığı, yine bu faturanın aynı süre içerisinde davacı yana iade edildiğinin de davalı yanca ispatlanamadığı ve bu faturaya dayalı alacağın, taraflarca karşılıklı olarak imzalanan cari hesap mutabakatında da alacak olarak kayıtlı bulunduğu gözetilerek, davacının kesinleşen bu fatura alacağına dayalı alacak istemine de hak kazanmış olduğunun gözetilmemesi de kabul şekli itibariyle dosya kapsamına ve yasal düzenlemelere aykırı olduğundan buna dayalı davacı istinaf gerekçeleri de dairemizce haklı görülmüştür. Yukarıda açıklanan nedenlerle; taraf vekillerinin istinaf başvurularının esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin ayrı ayrı kabulüne, mahkeme kararının, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.5 ve a.6 maddeleri gereğince kaldırılmasına, mahkemece dairemiz kararına uygun şekilde bu davalı ile asıl dosyada iflasına karar verilen, davalı müflis ... İnş. Tic. Ltd. Şti. Hakkındaki davaların birlikte görülmesinin sağlanması için eldeki davanın ana dosya olan 2024/41 Esas sayılı dosya ile birleştirilmesinin sağlanması ve her iki davalı hakkındaki davanın birlikte görülerek, yukarıda dairemiz kararında belirtilen hususların da gözetilmesi suretiyle delillerin birlikte değerlendirilmesi suretiyle, davanın esastan sonuçlandırılması, 2024/41 Esas sayılı dosyanın karara çıkmış olması ve birleştirme ihtimalinin bulunmaması halinde bu davanın kesinleşmesinin beklenerek, sonucuna göre eldeki davanın sonuçlandırılması için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun, esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin ayrı ayrı KABULÜNE, 2-Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/12/2025 tarihli ve 2025/876 Esas 2025/853 Karar sayılı kararının, 6100 sayılı HMK’nun 353/1-a.5 ve a.6 maddeleri gereğince KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın dairemiz kararına uygun şekilde yeniden inceleme ve araştırma yapılarak esasa ilişkin yeniden bir karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Kararın mahiyeti gereği istinaf karar harcı alınmasına yer olmadığına, taraflarca yatırılan istinaf karar harcının talep halinde kendilerine iadesine, 5-Taraflarca yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-Talep halinde inceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince varsa taraflarca yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre aynı maddenin 5. fıkrası gereğince yatıran/sunan tarafa İADESİNE, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1.a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 04/06/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır