Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/281 E. 2026/1099 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/281
- Karar No
- 2026/1099
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/281
KARAR NO: 2026/1099
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : (KAPATILAN)İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 19/11/2025
NUMARASI: 2025/82 Esas, 2025/923 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 16/09/2026
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili: davacı şirket ile davalı şirket arasında 25/07/2012 tarihinde bir "... Yapı İşleri Sözleşmesi'nin" imzalandığını, yine bu sözleşmeye ek olarak 27.02.2014 tarihinde ek protokol imzalandığını, davalı işverenin işbu ek protokolle 600.000,00 TL, ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, davacı sözleşmelerdeki tüm edimlerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini, Anadolu 19. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/9 D.İş dosyasıyla yapılan tespitte müvekkili ile davalı yanın onaylamış olduğu sözleşme gereği olarak ve son olarak düzenlenen 25 nolu hak edişin de onaylanmamasından dolayı, davacının toplam olarak 642.383,42TL'lik bir alacağı bulunduğunun tespit edildiğini ve işbu alacağın ödenmediğini, İstanbul ....İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı icra takibi başlatıldığını, davalının takibe ve borca itiraz ederek takibi durdurduğunu belirterek icra dosyasına davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili; davacı şirket ile davacı yan arasında 25.07.2012 tarihli '... ... Projesi ... Yapı İşleri Sözleşmesi" imzalandığını, davalı şirketin sözleşmeye konu olan projenin o dönem itibarıyla sahibi ve müteahhidi olduğunu, davacı yanla işbu sözleşme ile projenin ... yapı işlerinin yapımı için anlaştıklarını, davacı yanın sözleşmeyi imzalamasının ardından projenin ... yapı işlerine başladığını ve şantiyede taşeron olarak çalıştığını, davacı tarafın bu süreçte hiçbir akdi yükümlülüğünü tam ve süresinde yerine getirmediğini, tüm bu ayıp ve eksiklerin yaptırılan tespitler ve şantiye kayıtlarıyla belgelendiğini, bu eksikliklerin giderilmesi için taraflar arasında 27,02.2014 tarihinde ek protokol düzenlendiğini, işbu protokolde müflis davacının 30.04.2014 tarihine kadar akdi işlerini tamamlayacağına dair yazılı taahhütte bulunduğunu, davacı yanın işleri protokoldeki tarihe kadar bitirememesi üzerine karşılıklı yapılan yazışma ile 10.05.2014 tarihinin son takvim olarak taraflarca belirlendiğini, davacı taraf hiç bir eksiğini ve ayıbını gidermeden, sözleşme prosedürlerine aykırı şekilde bildirimsiz olarak şantiye sahasını tek taraflı aldığı bir kararla terk ettiğini, bunun üzerine davalının aynı gün ..., Noterliği' nin 19.01.2015 tarihli ... yevmiye no'lu ihtarnamesini keşide ederek, müflis davacı yanın sözleşmenin 26. maddesi kapsamında son kez ayıp ve eksiklerini gidermesini, iş başı yapmasını aksi takdirde akdi ve yasal haklarını kullanacağını ihtaren bildirdiğini, müvekkili şirketin davalının ayıp ve eksik işleri nedeni ile dava dışı üçüncü kişilerden hizmet aldığını, İstanbul Anadolu 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/22 D. İş sayılı dosyası ile davalı tarafından tespit davası açtıklarını, davacının ayıplı ve eksik hizmetinin 19.03.2015 tarihli bilirkişi raporu ile belirlendiğini, davacı şirket aleyhine davalar ikame ettiğini, işbu davalardan tek taraflı feragat ettiğini, davacının huzurdaki dava ile birebir aynı konuda ve içerikte açmış olduğu İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/14 E. Sayılı dava dosyasından ve huzurdaki davaya gerekçe olarak ileri sürdüğü iddialarından feragat ettiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece; taraflar arasındaki 27/02/2014 tarihli protokole göre davalının davaya konu sözleşmeye göre davacıya 600.000 TL ödemesi gerektiği hususu açık olduğunu, icra takibinde talep edilen 642.383,42 TL lik tutarın 42.383,42 TL si yönünden davacının ek iş yaptığını, bu işlerin bedelinin 42.383,42 TL tuttuğunu ispat etmesi gerektiği ancak davacı tarafça ispat edilemediğinden davacının davasının 600.000,00 TL kabulü ile bu miktar üzerinden takibin devamına, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, alacak likid olması sebebiyle %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar vermiştir.
Mahkeme kararı istinaf edilmiştir.
Dairemiz 17.12.2024 tarih 2021/1069 E., 2024/1222 Kararı ile, mahallinde keşif yapılmadan ve 27.02.2014 tarihli ek protokol uyarınca 350.000,00 TL’lik ödemenin işlerin tam ve eksiksiz tamamlanması koşuluna bağlandığı gözetilmeden hüküm kurulduğu belirlenerek, mahallinde keşif yapılıp asıl ve ek sözleşmeler, hakedişler, karşılıklı tespit raporları ve önceki davadaki feragat birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının yaptığı toplam iş bedelinin, eksik ve ayıplı işler ile ödemeler düşüldükten sonra kalan alacağının ve 42.383,42 TL’lik ek iş iddiasının araştırılması gerektiğinden kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.
Mahkemece; İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/47 Esas sayılı dosyasındaki feragatin 27.02.2014 tarihli ek protokol gereğince yapıldığı ve davacı aleyhine yorumlanamayacağı, davalının eksik ve ayıplı işlerin varlığını, bunların üçüncü kişilere yaptırıldığını ve bedellerini somut delillerle kanıtlayamadığı, incelemeye esas ticari defter ve kayıtlarını da sunmadığı, buna karşılık davacının asıl sözleşme ve ek protokol kapsamındaki işleri yerine getirdiği kabul edilerek davanın tümden kabulüne, İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasındaki itirazın iptaliyle takibin 642.383,42 TL üzerinden aynen devamına ve likit kabul edilen 600.000,00 TL’nin %20’si oranında icra inkâr tazminatı tahsiline karar vermiştir.
Davalı vekilince; hükme esas alınan 28.09.2025 tarihli bilirkişi raporunun BAM kaldırma kararında gösterilen eksiklikleri gidermediği, davacının işleri süresinde tamamlamayıp ayıplı ve eksik bırakarak şantiyeyi terk ettiği, 19.01.2015 tarihli noter ihtarına rağmen işe dönmediği, eksik ve ayıplı işlerin İstanbul Anadolu 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/22 D. İş dosyasında belirlendiği, İstanbul Anadolu 19. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/9 D. İş dosyasındaki tespite süresinde itiraz edildiği, davacının 2014/47 Esas sayılı davadaki taleplerinden gayrikabili rücu feragat ettiği, sözleşmenin 51. maddesi uyarınca davalı defterlerinin kesin delil niteliğinde bulunduğu ve davacıya borç olmadığı ileri sürülerek kararın kaldırılması ile davanın reddi talep edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık TBK 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir.
Taraflar arasında 25.07.2012 tarihli ... ... Projesi ... Yapı İnşaat sözleşmesi ve akabinde 27.02.2014 tarihli ek protokol imzalanmıştır.
Davada davacı, taraflar arasında imzalanan sözleşme ve ek protokol gereğince davalı tarafından 600.000,00 TL ödemesi kararlaştırıldığını, davacı edimlerini yerine getirdiğini, mahallinde yapılan tespitte 25. Hakediş bedeli ödenmemesi sebebiyle davacının 642.383,42 TL alacaklı olduğunu, davalı tarafından iş bedeli ödenmemesi sebebiyle icra takibi başlattıklarını, davalının icra takibine itiraz etmesi üzerine takip durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve %20 icra inkar tazminatının tahsilini talep etmiştir.
Davalı, taraflar arasında 25.07.2012 tarihli sözleşme imzalandığını, davacı sözleşme gereğince edimlerini tam ve süresinde yerine getirmediğini, ek protokolde davacı taraf edimlerini 30.04.2014 tarihine kadar tamamlayacağını taahhüt ettiğini ancak davacı taraf edimini tamamlamadığını, davacıya 10.05.2014 tarihine kadar son süre verildiğini ancak edimlerin tamamlanmadığını, davacı taraf inşaat şantiyesini terk ettiğini, davacı edimlerini dava dışı şirketlere yüksek bedelle yaptırmak zorunda kaldıklarını, 19.01.2015 tarihinde davacı tek taraflı kararı ile şantiye terk ettiği, İstanbul 6.Sulh Hukuk Mahkemesi 2015/22 değişik iş dosyası üzerinden tespit yaptırdıklarını, bilirkişi raporunda eksik ve hatalı işler tespit edildiğini, aynı mahiyette açılan Anadolu 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/47 esas sayılı dosyasından feragat ettiklerini, davacının hakediş alacağının bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkeme,Mahkemece, bilirkişi raporu ve davacının ticari defterlerine göre 642.383,42 TL cari hesap alacağının bulunduğu, davalının ödeme ve eksik‑ayıplı iş savunmalarını ispatlayamadığı gerekçesiyle avanın kabulüyle takibin 642.383,42 TL üzerinden devamına ve 120.000 TL icra inkâr tazminatının tahsiline karar vermiştir.
Taraflar arasında imzalanan 25.07.2012 tarihinde imzalanan ... Yapı İşleri Sözleşmesiyle, davalı ... A.Ş.’nin işveren, davacı.... Şti.’nin yüklenici sıfatıyla, İstanbul ili ... ilçesi ... pafta, ... ada, ... parselde bulunan ... ... Projesinin ... yapı işlerinin, beton ve inşaat demiri işverence, diğer malzeme, ekipman ve işçilik yüklenici tarafından karşılanmak üzere, 5.043.816,00 TL + KDV tahmini bedelle, birim fiyat esasına göre ve 278 takvim günü içinde gerçekleştirilmesi, iş bedelinin taraflarca birlikte düzenlenip işverence onaylanan hakedişlere göre ödenmesi, onaylanmayan hakedişlerin ödeme konusu yapılmaması, ilave işlerin işverenin yazılı talep ve onayına bağlanması, eksik ve ayıplı imalatların yüklenici tarafından giderilmesi ve uyuşmazlıklarda işverenin defter ve kayıtlarının kesin delil kabul edilmesi kararlaştırılmıştır.
Yine taraflar arasında 27.02.2014 tarihli ek protokol ile, ".. İş bu ek protokolde yazılı şartlar çerçevesinde aşağıdaki tabloda detayları yer alan toplam 600.000,00 TL ilave bedeli yüklenici'e ödemeyi kabul ve taahhüt etmiştir. İşbu protokol imzalandıktan sonra işveren, yüklenici'ye 250.000,00 TL tutarındaki 100 gün vadeli çeki ile ilk ödemeyi yapacaktır. Kalan 350.000,00 TL ise yüklenici sorumluğundaki tüm imalatların sözleşmeye ve işe uygun şekilde tam ve eksiksiz olarak tamamlanması kesin koşulu ile geçici teslimin akabinde 60-60-120 gün .... 30 Nisan 014 tarihine kadar yüklenici taraından tüm imalatların tamamlanıp işveren'e teslim edilmemesi durumunda gecikilen her gün için 25.000,00 TL gecikme cezası uygulamaya başlayacaktır.
Toplam gecikme cezası tutarı kalan fark ödemesi tutarı olan 350 bin TL'yi geçemez. Sözleşme kapsamında yükleniciden kaynaklanmayan gecikmeler söz konusu proje bitirme hedef tarihine eklenecektir. Bu ek protokol ile işveren binanın çatı çelik imalatlarına ait olan çelik profillerin tamamının kesilmiş ve monte edilmeye hazır halinin işveren yetkilisi tarafından onaylanması sonrasında yüklenici tarafından tedarik edilen çelik malzeme bedelinin kalan ödemesi olan 21.554,00 TL'yi 90-120 gün vadeli çeklerle ödemeyi kabul etmiştir.
Bu bedel yüklenici hakkedişlerden doğrudan düşülecektir. İşbu protokol imzalanmasına müteakiben yüklenici en geç 3 iş günü içerisinde İstanbul Anadolu 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/47 esas sayılı yüklenicinin davacı olduğu davadan gayri kabil rücu olarak feragat edecektir. .. İş bu protokol sadece yukarıda belirtilen konuda tanzim edilmiş olup ana sözleşmenin diğer hiçbir hükmünü veya yorumunu değiştirmemektedir. ..." kararlaştırılmıştır.
Taraflar arasında imzalanan protokol sonrasında davacı yüklenici tarafından İstanbul Anadolu 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/47 esas dosyasından feragat etmiştir.
Davacı şirket vekilinin talebi üzerine İstanbul Anadolu 19 Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/9 Değişik iş dosyası üzerinden mahallinde keşif yapılmak suretiyle bilirkişi marifetiyle tespit yapılmıştır. Bilirkişi tarafından düzenlenen 26.01.2015 tarihli rapor ile; " taraflar arasında düzenlenen 24 adet hakediş davalı şirket tarafından onaylandığı ancak 25. Hakediş onaylanmadığını, işin tahmini keşif bedeli 5.043.816,00 TL iken yapılan ilave işlerle son keşif değeri 6.624.813,00 TL olduğu.. Davacı imalatlarının %98 gerçekleştiğini, %2 imalatın ise davöalı şirketin imalat için gerekli malzemeyi şantiye içine hazır hale getirerek temin edilmediğinden .... 25 nolu hakediş onaylanmaması sebebiyle davacının 642.383,42 TL alacağının bulunduğu,... " bildirilmiştir.
Davalı şirket vekilinin talebi üzerine İstanbul 6. Sulh Hukuk Mahkemesi 2015/22 değişik iş dosyası üzerinde tespit yapmış olup, 19.03.2015 tarihli bilirkişi heyeti tarafından rapor sunulmuştur. Bilirkişi heyet raporunda, ".... İmalat hatalarının olduğu ve yapılmayan imalatlar olduğu belirtilmiştir.
Mahkemece mahallinde keşif yapılmamıştır. Mahkeme resen seçilen bilirkişi heyetine dosya tevdi edilerek rapor alınmıştır. Bilirkişi heyeti tarafından dosyaya sunulan belge ve evraklar, tarafların yaptırmış olduğu tespit raporları dikkate alınarak rapor düzenlenmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda,".. Davacı tarafın defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda davalı yandan 15.01.2015 tarihi itibariyle kaydi olarak 642.383,42 TL alacaklı görüldüğü..." rapor düzenlenmiştir.
Dairemiz tarafından mahkemenin ilk kararı istinaf incelemesinde mahallinde keşif yapılarak inceleme yapılması gerektiği bildirilmiş, mahkemecede mahallinde keşif yapılarak bilirkişi raporu alınmıştır.
Bilirkişi heyetince; 24 numaralı onaylı hakediş ile ... numaralı onaysız hakediş arasında sözleşme kapsamındaki işler yönünden 46.688,73 TL ve ilave işler yönünden 60.133,18 TL olmak üzere toplam 106.821,91 TL fark bulunduğu, inşaat tamamlanıp ... imalatların üzeri kapandığından bu işlerin keşfen belirlenemediği, ancak İstanbul Anadolu 19. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/9 D. İş dosyasındaki tespitlerin ve davacının ticari defterlerinin esas alınması hâlinde alacağın 642.383,42 TL olabileceği, bununla birlikte teminat kesintilerinin dayanağı ve davalı defterlerindeki karşılığı incelenmeden kesin cari hesap bakiyesi belirlenemeyeceği, İstanbul Anadolu 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/22 D. İş dosyasında beşi taraf beyanına ve on biri bilirkişi gözlemine dayalı toplam on altı eksik veya ayıplı iş tespit edildiği, ancak üçüncü kişilere yaptırılan işlerin bedellerine ilişkin veri bulunmadığından ödemezlik defi kapsamında mahsup edilecek tutarın hesaplanamadığı ve mali müşavirlik uzmanlığı bulunmadığından kesin alacak değerlendirmesi yapılamadığı bildirilmiştir.
Bilirkişi heyeti raporda yer alan hesaplamaya göre, davacının sözleşme kapsamındaki işler ile ilave işler dâhil KDV hariç toplam imalat bedelinin 6.607.981,92 TL, %18 KDV tutarının 1.189.436,75 TL ve KDV dâhil iş bedelinin 7.797.418,67 TL olduğu, bu tutara 27.02.2014 tarihli ek protokol bedeli olan 600.000,00 TL’nin eklenmesiyle toplam hakediş ve alacak tutarının 8.397.418,67 TL’ye ulaştığı, davalı tarafından yapılan toplam 7.498.113,18 TL ödemenin mahsubu sonucunda davacının bakiye alacağının aritmetik olarak 899.305,49 TL kaldığı bildirilmiştir.
Dairemizin önceki kaldırma kararına rağmen davacının sözleşme ve ek protokol kapsamındaki edimlerini tam ve eksiksiz yerine getirip getirmediği, ek protokoldeki 250.000,00 TL’lik ödemenin yapılıp yapılmadığı, kalan 350.000,00 TL yönünden kararlaştırılan ödeme koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediği, takip konusu 42.383,42 TL’nin hangi ek işlerden kaynaklandığı, eksik ve ayıplı işlerin giderim bedelleri, teminat kesintileri ve tarafların karşılıklı ticari defterleri incelenerek gerçek bakiye alacak miktarı kesin ve denetlenebilir biçimde belirlenmediği gibi hükme esas alınan bilirkişi heyetince mali müşavirlik uzmanlığı bulunmadığından nihai hesaplama yapılamadığı açıkça bildirildiği hâlde davanın tümden kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur.
Dava dosyasında .... Noterliğinin 19.01.2015 tarih ... nolu ihtarname bulunmamaktadır. Öncelikle 19.01.2015 tarihli davalı ihtarnamesinin aslı veya onaylı örneği ile tebliğ belgesinin getirtilmesi gerekir; çünkü ihtarın gönderildiğinin kabul edilmesi yalnızca bildirim olgusunu çekişmesiz hâle getirir, ancak ihtarın içeriğinde hangi eksik ve ayıpların bildirildiği, davacıya giderim için süre verilip verilmediği, sözleşmenin feshedilip feshedilmediği ve ek protokoldeki 350.000 TL’nin ödeme koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediği ayrıca incelenmelidir.
O hâlde mahkemece yapılacak iş; .... Noterliğinin 19.01.2015 tarih ... nolu ihtarname dosyaya ibrazı sağlanarak, dava konusu ... yapı imalatlarının üzerinin kapanmış ve yapının tamamlanmış olması nedeniyle yeniden keşif yapılmasının uyuşmazlığın çözümüne katkı sağlamayacağı gözetilerek, son oluşturulan mevcut bilirkişi heyetine mali müşavir eklenmek suretiyle, bulunan yeni bir bilirkişi kurulu oluşturulup, taraflar arasındaki 25.07.2012 tarihli ana sözleşme ve ekleri, 27.02.2014 tarihli ek protokol, onaylı ... numaralı hakediş, imzasız ve onaysız 25 numaralı hakediş, İstanbul Anadolu 19. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/9 D. İş ve İstanbul Anadolu 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/22 D. İş sayılı tespit dosyalarındaki keşif tutanakları, raporlar, metraj cetvelleri, fotoğraflar ve varsa dijital kayıtlar ile tarafların ticari defter ve dayanak belgeleri birlikte incelenmek suretiyle, 25 numaralı hakedişte yer alan her bir imalatın davacı tarafından gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin ve sözleşme uyarınca bedeline hak kazanılıp kazanılmadığının ayrı ayrı belirlenmesi, bu hakedişteki maddi hesap hatalarının düzeltilmesi, yapılmadığı tespit edilen topraklama, paratoner, duvar ve diğer eksik işlerin hakediş tutarından çıkarılması, 2015/22 D. İş sayılı dosyada bilirkişilerce doğrudan gözlenen on bir kalem eksik ve ayıplı imalatın 04.03.2015 tarihindeki serbest piyasa rayiçlerine göre makul giderim bedellerinin hesaplanarak davacı alacağından indirilmesi, yalnızca davalı beyanına dayanan ve üçüncü kişilere yaptırıldığı ileri sürülen beş kalemin ise yapıldığı ve bedelinin ödendiği usulünce kanıtlanmadıkça mahsuba konu edilmemesi, davacının talep ettiği 42.383,42 TL’nin hangi ilave işlerden meydana geldiğinin ve bu işlerin davalının yazılı talep veya onayıyla yahut onun yararına gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin açıklığa kavuşturulması, 27.02.2014 tarihli ek protokolde kararlaştırılan 600.000,00 TL ilave bedelin aynı iş veya alacak kalemlerinin mükerrer hesabına yol açılmadan bir kez alacak hesabına alınması, bu kapsamda 250.000,00 TL’lik çek bedelinin toplam 7.498.113,18 TL ödeme içerisinde bulunup bulunmadığının belirlenerek mükerrer mahsuptan kaçınılması ve kalan 350.000,00 TL’ye hak kazanma koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespit dosyalarındaki mevcut durumla birlikte değerlendirilmesi, davacı cari hesabına alacak kaydedilen toplam 376.732,27 TL tutarındaki kesinti iadelerinin hangi hakediş ve kesintilerden kaynaklandığının, iade koşullarının doğup doğmadığının ve mükerrer kayıt içerip içermediğinin dayanak belgeleriyle denetlenmesi, taraflara HMK’nın 220 ve 222. maddeleri uyarınca ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmeleri için sonuçları açıkça gösterilen usulüne uygun ihtarlı kesin süre verilmesi, davalının ibrazdan kaçınması hâlinde bunun hukuki sonuçlarının değerlendirilmesi, böylece davacının hak ettiği toplam iş bedelinden kanıtlanan eksik ve ayıplı işlerin giderim bedelleri ile davalı tarafından yapılan toplam ödemeler düşülerek takip tarihi itibarıyla gerçek cari hesap bakiyesinin tereddüde yer bırakmayacak, gerekçeli ve denetlenebilir biçimde belirlenmesi ve sonucuna göre taleple bağlılık ilkesi de gözetilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm verilmesi hatalı olmuştur.
Açıklanan nedenlerle, usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2-(KAPATILAN)İSTANBUL ANADOLU .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin .../11/2025 tarih, 2025/... Esas, 2025/... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,
5-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,
6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 16/09/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.