Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1035 E. 2026/1573 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1035
- Karar No
- 2026/1573
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/1035 KARAR NO : 2026/1573
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN ARA KARARIN MAHKEMESİ : AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20/02/2026 NUMARASI : 2026/64 Esas DAVA : ELATMANIN ÖNLENMESİ TALEP : İHTİYATİ TEDBİR KARAR TARİHİ : 25/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 25/06/2026
İhtiyati tedbire itiraz eden davalılar... Şirketi ile ... vekilleri tarafından yukarıda belirtilen ara karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Mahkemece yapılan açık yargılaması sırasında 20/02/2026 tarihli ara kararda; ''...Davalı... Şirketi vekili tarafından 29/01/2026 tarihinde sunulan ihtiyati tedbir kararına itiraz dilekçesinde özetle; davacı tarafından ihtiyati tedbir istemenin şartı olan teminat gösterilmeye ilişkin kanun maddesinin ihlal edilerek herhangi bir teminat gösterilmediği, mahkemece teminat ile ilgili herhangi bir değerlendirme yapılmadığı, davada yaklaşık ispat şartının da gerçekleşmediği, verilen tedbir kararının esas ile birlikte bir hüküm mahiyetinde olduğundan ihtiyati tedbire itiraz ettiklerini belirterek ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Talep; ihtiyati tedbirin kaldırılmasına ilişkindir. Tüm dosya kapsamı ve davalı vekilinin ihtiyati tedbirin kaldırılması talebi incelenmekle;Mahkememizin 27/01/2026 tarihli ara kararıyla; gerekli teknik sistemin temin edilmiş olması kaydıyla MEBBİS ekranı açılarak gerekli entegrasyonun verilmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmiştir. Taraflar arasındaki ihtilaf, derdest davada verilen ihtiyati tedbir kararına itiraz istemine dayanmaktadır. HMK'nun 389/1. maddesi uyarınca, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. HMK'nun 390/1. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir dava açılmadan önce esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden, dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilebilecektir. İhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır. HMK m. 389'da ihtiyati tedbirin şartlarını düzenlendiği, meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan hallerin genel bir ihtiyati tedbir sebebi ve şartı olarak kabul edildiği, ihtiyati tedbirde asıl olanın ihtiyati tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve bir ihtiyati tedbir sebebinin ortaya çıkması durumudur. HMK Madde 392- "(1) İhtiyati tedbir talep eden, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek zorundadır. Talep, resmî belgeye, başkaca kesin bir delile dayanıyor yahut durum ve koşullar gerektiriyorsa, mahkeme gerekçesini açıkça belirtmek şartıyla teminat alınmamasına da karar verebilir. Adli yardımdan yararlanan kimsenin teminat göstermesi gerekmez..."hükmünü içermektedir. HMK'nun 394. Maddesi " (1) Karşı taraf dinlenmeden verilmiş olan ihtiyati tedbir kararlarına itiraz edilebilir. Aksine karar verilmedikçe, itiraz icrayı durdurmaz. (2) İhtiyati tedbirin uygulanması sırasında karşı taraf hazır bulunuyorsa, tedbirin uygulanmasından itibaren; hazır bulunmuyorsa tedbirin uygulanmasına ilişkin tutanağın tebliğinden itibaren bir hafta içinde, ihtiyati tedbirin şartlarına, mahkemenin yetkisine ve teminata ilişkin olarak, kararı veren mahkemeye itiraz edebilir...."hükmünü içermektedir. Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ve dosya kapsamı nazara alındığında; her ne kadar davalı ... vekili; yaklaşık ispatın oluşmadığı, uyuşmazlığın esasını çözecek nitelikte tedbir kararı verildiğini belirterek tedbire itiraz etmiş ise de; tedbir kararının uyuşmazlığın esasını çözecek nitelikte olmadığı, bu aşamada yaklaşık ispatın oluştuğu, aksi taktirde eğitim hakkının engelleneceği ve telafisi imkansız zararların oluşacağı ve bu nedenlerle mahkememizin tedbire ilişkin 27/01/2026 tarihli ara kararında hukuka aykırılık bulunmadığı..." gerekçesi ile, mahkememizin 27/01/2026 tarihli ara kararı ile verilen ihtiyati tedbir kararına yapılan itirazların REDDİNE" karar verilmiş, verilen ara karara karşı ihtiyati tedbire itiraz eden davalılar ... vekili ile... Şirketi vekili tarafından ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ: İhtiyati tedbire itiraz eden davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın görevsiz mahkemede açıldığını, davacının müvekkili idareye ibraz ettiği dilekçesinde yer alan MEBBİS'e entegrasyonunun sağlanmasını talep ederek davayı açtığını, davacının söz konusu talebinin bir idari işlemin tesisini gerektirdiğini, görevsiz mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararının hukuka aykırı olduğunu, tedbir kararının davanın esasını çözer nitelikte olduğunu ve tedbir koşullarının oluşmadığını, kararın davanın sonucunu öne çeker nitelikte bir ara karar olduğunu ve geçici hukuki koruma önlemi niteliğini kaybettiğini, yaklaşık ispat şartının gerçekleşmediğini, teminatsız karar verilmesinin ve teminat alınmama gerekçesine kararda yer verilmemesinin hukuka aykırı olduğunu ve tedbir kararının telafisi imkansız zararlara yol açtığını ileri sürerek, yerel mahkeme kararının kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İhtiyati tedbire itiraz eden davalı... Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece verilen tedbir kararının, davacının esas dava dilekçesi neticesindeki taleplerini, henüz davanın başında karşılar nitelikte olduğunu, ayrıca ihtiyati tedbire konu işlemin, diğer davalı ...'nın bir idari işlemi olduğunu, dolayısıyla idari bir davanın konusu olduğu hususunun da göz ardı edildiğini, davacının dava dilekçesinin talep kısmındaki talebinin, henüz davanın başında tedbir kararı ile yerine getirildiğini, dosyaya sunulan hangi delillerle tedbir kararı verildiği hususunun açıklığa kavuşmadığını, dava konusu uyuşmazlığın, idari işlem niteliğinde olup adli yargının görev alanı dışında olduğunu, görev kurallarının kamu düzenine ilişkin olduğunu ve mahkemece re’sen gözetilmek zorunda olduğunu, ayrıca yaklaşık ispat şartının da gerçekleşmediğini, yerel mahkemece verilen tedbir kararında davalı müvekkilinin fikri mülkiyet haklarını da tehlikeye düşürdüğünü, özellikle davacının anılan dava ile zorla sözleşme ilişkisi kurmaya çalıştığını ve diğer firmaların nasıl fiyatlandırma yaptığı hususunun tam olarak açıklığa kavuşmadan özellikle bedelsiz ve irade dışı hizmet talebini ortaya çıkardığını, usuli eksiklikle ve esası etkileyecek nitelikte verilen ihtiyati tedbir ara kararına karşı itirazları sonrası verilen tedbirin devamına ilişkin kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Talep, ihtiyati tedbir kararının kaldırılması talebinin reddine yönelik ara karara ilişkindir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. HMK’nın 389. maddesinde ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, söz konusu maddede; meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan haller, ihtiyati tedbir sebebi ve şartı olarak kabul edilmiştir. Mahkemece, ihtiyati tedbir yargılamasının gerektirdiği inceleme ve ispat kuralları dikkate alınarak, yapılan incelemeden sonra, bu sakınca veya zararı ortadan kaldıracak tedbire karar verilmesi mümkün olacaktır. İhtiyati tedbirde asıl olan ihtiyati tedbire esas hakkın bulunması ve bir ihtiyati tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. Bunlar ihtiyati tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Maddede bu iki hususa yer verilmiş ihtiyati tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyati tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış, ancak ihtiyati tedbirin sadece uyuşmazlık konusu hakkında verileceği düzenlemiştir. Dosyadaki belgelere, ara kararların dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi durumunun ve ihtiyati tedbir koşullarının oluşmasına, ara kararlarda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu ara kararların usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, ihtiyati tedbire itiraz eden davalılar vekillerinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/64 Esas sayılı dosyasında ihtiyati tedbir kararına yapılan itirazın reddine ilişkin olarak verilen 20/02/2026 tarihli ARA KARAR, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan ihtiyati tedbire itiraz eden davalılar vekillerinin istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf kanun yoluna başvuran ihtiyati tedbire itiraz eden davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf başvurusu sırasında alınması gereken 732,00 TL istinaf maktu karar harcı alındığından ve yeterli olduğundan, yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 4-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan ihtiyati tedbire itiraz eden davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından istinaf kanun yoluna başvuran ihtiyati tedbire itiraz eden davalılar aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 6-Kararın tebliği ve gider avansı iadesine ilişkin işlemlerin yerel mahkemece yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/(1)-f maddesi gereğince kesin olmak üzere 25/06/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.