Bölge Adliye Mahkemesi · Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi 2025/95 E. 2026/525 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/95
Karar No
2026/525
Karar Tarihi

T.C. GAZİANTEP BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : ... KARAR NO :...

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ... ÜYE :.. ÜYE : .. KATİP : .. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GAZİANTEP 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : .. NUMARASI : .. DAVACI : .. VEKİLLERİ : Av... DAVALI :.. VEKİLİ : Av... DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : .. YAZIM TARİHİ : ..

Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesince verilen ..karar sayılı kararın istinaf incelemesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor ile istinaf sebepleri dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: - K A R A R - DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı firma tarafından .. tarihli .. No'lu fatura ile tarafımıza gönderilen ürünler, davacı firma tarafından satın alınmadığını ve iadesi kabul edilmediğini, gönderilen malların 7 gün içinde teslim alınması gerektiği, aksi takdirde nakliye masrafı gönderen davalıya ait olmak üzere gönderen davalının firmasına gönderileceği ...yevmiye numaralı ihtarnamesi ise davalı firmaya.. tarihinde ihtar edildiğini, buna rağmen davalı firmanın haksız iade faturası keserek borcu reddetmiş, satış bedellerini de ödemediğini, ödenmeyen faturalara ilişkin tarafımızca .. İcra Dairesi..Sayılı dosyası ile takip başlatılmış, davalı şirketçe haksız olarak takibe itiraz edildiğini, davalının haksız itirazı sonrası tarafımızca zorunlu arabuluculuk müracaatı yapılmış, .. .. Bürosu'nun.. numaralı dosyası gerçekleştirilen görüşmelerde anlaşılamadığını, borçluların . .. İcra Dairesi’nin ...sayılı dosyalarıyla aleyhine yürütülen icra takibine yapmış bulundukları haksız itirazının iptali ile takiplerin devamına, borçluların .. icra inkâr tazminatına mahkûm olunmasına, diğer tazminat ve yasal talep haklarımızın saklı tutulmasına, masraf ve ücreti vekâletin de davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevabında özetle; davacı şirket tarafından davalı aleyhine açılan kötü niyetli ve haksız olarak açılan hukuka aykırı davanın reddine, davacı aleyhine .. dan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. KARAR: Mahkemece "...Dosya kapsamında davacı tarafa mahkememizin ...lu ara kararında defterlerini sunmak üzere kesin süre verilmiş ve kesin süre içerisinde sunulan defterler tetkik edildiğinde dosyaya yalnızca .. tarihleri arasını kapsayan yevmiye defterlerini ibraz etmiş olduğu tespit edilmiştir. Yukarıda da açıklandığı üzere ticari defterlerin usulüne uygun tutulup tutulmadığı tutulması gereken kendi içerisinde birbirini doğrulaması gerekmektedir. Bunun sağlanabilmesi için TTK 64/3 fıkrasında belirtilen yevmiye defteri, defteri kebir ve envanter defterinin sunulmuş olması gerekmektedir. Bu kapsamda davacı tarafından anılan defterler ibraz edilmediğinden defterlerin usulüne uygun tutulup tutulmadığı tespit edilememiş ve kesin sürenin ve HMK 222/2 ve 4 madde hükümlerinin sonucu olarak davacının ticari defterleri ancak kendi aleyhine delil teşkil edecektir. Bu haliyle davacı tarafa verilen kesin süre içerisinde ilgili döneme ait TTK 64/3 fıkrasında belirtilen yevmiye defteri, defteri kebir ve envanter defterinin tamamının sunulmamış olması sebebiyle davacının davasını ispat edemediği kabul edilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE,..." şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi ek raporunda dava dosyasına konu icra takibine dayanak olarak faturaların belirtildiği, ancak dayanak olarak belirtilen faturaların tarih ve seri numaralarının belirtilmediği gibi dava dosyasına konu icra takibine dayanak olarak gösterilen faturaların asıllarının ve/veya suretlerinin dava dosyasının içerisinde bulunmadığın tespit edildiğini beyan ettiklerini, dava dilekçesi ekinde; faturalar, fatura numaraları, cari hesap ekstreleri sunulduğunu, bilirkişi ibraz etmiş olduğu raporunda, davanın haklılığını açıkça ortaya koyduğundan ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması talebiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinafa gelen tarafın sıfatı ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı resen gözetilmiş, ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz." kuralı nazara alınmıştır. Dava, davacı tarafından davalı aleyhine faturalara istinaden ... Dairesinin..sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın iptaliyle takibin devamına ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. ..Asliye Ticaret Mahkemesi ...sayılı ilamıyla davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı istinaf kanun yolu başvurusunda bulunmuştur. İtirazın iptali davası; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre; i) İlamsız takip yapılmış olması, ii) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi, İii) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir. Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. Nitekim aynı hususlara . . . . . tarihli ve ... sayılı kararlarında da değinilmiştir. Dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukukî sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse; HMK’nın 190. maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Bu hâllerden birisi davalının ödeme savunmasında bulunmasıdır. Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını HMK’da belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; ancak takibin iptali ya da devamı hükmünü de içerecektir. Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere; itirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. Eldeki itirazın iptali davasında takibin faturaya dayalı olarak başlatılmış olması nedeniyle ispat yükümlülüğü davacı üzerinde olup, davacı faturaya konu malların teslim edildiğini ispatlamak zorundadır. Davacı faturaya konu malları davalıya teslim ettiğini, bu malların bir kısmının davalı tarafından ayıplı olduğundan bahisle iade edildiğini ancak malların ayıplı olmadığını bu sebeple tekrar davalıya gönderildiğini iddia etmektedir. Davalı da cevap dilekçesinde davacıya iade edilen malların ayıplı olduğunu, davacı tarafından iade edildiğini, davacının tekrar iade etmesinden sonra malların kullanılamayacak durumda olması nedeniyle kendileri tarafından imha ettiklerini, bu sebeple malların ayıplı olması sebebiyle borçlarının bulunmadığını iddia etmektedir. Dosya kapsamında .. tarihli bilirkişi ek raporunda "Bu bağlamda tekrardan yapılan dosya incelemesinde dava dosyasına konu icra dosyasına dayanak olarak faturaların belirtildiği ancak dayanak olarak belirtilen faturaların tarih ve seri numaraları belirtilmediği gibi dava dosyasına konu icra takibine dayanak olarak gösterilen faturaların asıllarının veya suretlerinin dava dosyası içerisinde bulunmadığı tespit edilmiştir." denilerek bu faturaların dava dosyasına ikmal edilmesi sonrasında rapor hazırlanacağı belirtilmiştir. Dosyanın incelenmesinde mavi dosya içerisinde icra takibine konu edilen faturaların bir kısmının bulunduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar mahkemece davacı tarafın verilen kesin süreye rağmen ticari defterlerini sunmaması nedeniyle HMK'nın 222/2-4 madde hükümleri uyarınca davanın reddine karar verilmiş ise de; dosyaya sunulan fatura asılları ve malların davalı elindeyken imha edilmiş olması dikkate alındığında ispat yükü davalıya geçmiştir. Dosya kapsamında malların ayıplı olduğu hususunda her hangi bir rapor bulunmadığı gibi ayıp ihbarı da 6102 sayılı TTK'nın 23.maddesi atfıyla 6098 sayılı TBK'nın 223.madddesine uygun değildir. Bu sebeple dosyada bulunan davaya dayanak gösterilen faturalar dikkate alınarak takiple sıkı sıkıya bağlılık ilkesi de gözetilerek bilirkişiden ek rapor alınıp oluşacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. 6100 sayılı HMK.nun 353/1-a/6.maddesinde, tarafların davanın esasıyla ilgili olarak gösterdikleri delillerin hiçbiri toplanmadan veya gösterilen deliller hiç değerlendirilmeden karar verilmiş olması hususu davanın esası incelenmeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine duruşma yapmadan kesin olarak karar verilen hallerden sayılmıştır. Bu itibarla, mahkemece yukarıda anılan hususlara ilişkin delil toplanmadan, inceleme ve değerlendirme yapılmadan karar verilmesi nedeniyle, HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca kararın kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacı vekilinin vaki istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-a.6 maddesi uyarınca KABULÜNE, 2.. Asliye Ticaret Mahkemesi .. tarih,...sayılı istinafa konu kararının KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın yukarıda belirtilen hususların ikmali ile oluşacak sonuca göre karar verilmek üzere yeniden görülmesi için kararı veren mahal mahkemesine iadesine, sair istinaf sebeplerinin şu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 4-Davacı vekili tarafından yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesi tarafından talep halinde iadesine, 5-İstinaf sair masraflarının ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda nazara alınmasına, 6-İstinaf yargılaması duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 7-HMK'nın 359/4 maddesi gereğince işbu kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan tetkikat neticesinde HMK'nın 353. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verilmiştir.01/04/2026

Başkan .. ¸e-imzalıdır .. Üye . ¸e-imzalıdır .. Üye .. ¸e-imzalıdır .. Katip .. ¸e-imzalıdır

NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."

Atıf: Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/95, K. 2026/525, T. 01.04.2026, www.arakarar.com/karar/gaziantep-bolge-adliye-mahkemesi-11-hukuk-dairesi-2025-95-e-2026-525-k-3441870b3749