Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/900 E. 2026/217 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/900
Karar No
2026/217
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:24/02/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:16/09/2025 DAVANIN KONUSU:İflas GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:24/02/2026

İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, ... Ltd. Şti. Tarafından davalı ... ... Koop. Ve ... aleyhine Antalya 5. İcra Müdürlüğünün ... Esas, ... Esas ve ... Esas sayılı dosyaları ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip yapılmış olduğunu, ... tarafından davalı kooperatif ve ... aleyhine Antalya 5. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapılmış olduğunu, ... İnş. Turz. Gıda San. Tic. Ltd. Şti. tarafından davalı kooperatif, ... ... aleyhine Antalya 4. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapıldığını, ... İnş. Turz. Gıda San. Tic. Ltd. Şti.' tarafından davalı kooperatif, ... ve ... aleyhine Antalya 2. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapılmış olduğunu, ... tarafından davalı kooperatif, ..., ... aleyhine Antalya 4. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip yapılmış olduğunu, borçlu/davalı kooperatife hacze gidilmiş olduğunu, ancak mal bulunamamış olduğunu, dosya borçlarının ödenmemiş olduğunu, yaklaşık olarak 4 yıl dosya borçlarının tahsilinin mümkün olamadığını, borçlu kooperatifin iflasa tabi olması nedeniyle icra dosyasında hem haciz yolu ile hem de iflas yolu ile takip yapılamayacağı için icra dosyasının tefrik edilerek borçlu kooperatif yönünden takip yolu ile İİK 43.maddesi gereğince iflas yolu ile takibe geçilmesinin talep edilmesi üzerine icra müdürlükleri tarafından borçlu kooperatif yönünden iflasa tabi şahıslardan olması sebebi ile icra dosyasının tefrikine, kambiyo senetlerine mahsus iflas yolu ile ödeme emri gönderilmesi için icra tevzi bürosuna yeni esasla kaydedilmesine ve iflasa tabi olmayan diğer borçlular hakkındaki icra takip işlemlerinin aynı icra dosyalarından yürütülmesine karar verilmiş olduğunu, Antalya 11. İcra Müdürlüğünün ... Esas, ... Esas, ... Esas, ... Esas, ... Esas sayılı dosyalarından kambiyo senetlerine mahsus iflas yolu ile takibe geçilmiş olduğunu, ödeme emirlerinin davalıya tebliğe çıkarılmış ise de mazbataların iade gelmesi nedeniyle TK. 35.maddesi gereğince tebligatların yapılmış olduğunu, kanuni sürenin dolması akabinde takiplerin kesinleşmiş olduğunu, kesinleşen icra takiplerin neticesinde Antalya Ticaret Odası ... nolu davalı ...'nin iflasını talep ettikleri anlaşılmıştır. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı ... vekili, iflas dosyasına konu icra takiplerinde yapılan tebligatların usul ve yasaya aykırı olduğunu, dolayısıyla kesinleşen bir takibin söz konusu olmadığını, iflas davalarının toplu olarak açılamayacağını, icra dosyaları yönünden ayrılma kararı verilmesi gerektiğini, Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile işbu iflas davasından önce menfi tespit davası açılmış olduğunu, sonucunun beklenmesi gerektiğini, müvekkilinin ne kadar borcunun tespit edilmeden eldeki davanın görülmesinin mümkün olamayacağını, Antalya 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas ve Antalya 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas ile Antalya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyalarının da bekletici mesele yapılması gerektiğini, bahse konu dosyalarda müvekkilinin aleyhine açılmış tapu iptal ve tescil davalarının bulunduğunu, işbu davaların bir kısmının müvekkili kooperatif adına tapu tesciline karar verilmiş olduğunu, davalar kesinleştiğinde icra takibine konu senetlerin ödenmiş olacağını, müvekkilinin kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca inşaat yaptığını, kooperatifin aktiflerinin pasiflerinden fazla olduğunu, ancak imar problemi nedeniyle inşaattan daire satamadığını, bu durumun ise kısa sürede çözüleceğini ve kooperatifin aktifinin 5.000.000,00TL gibi bir bedele ulaşabileceğini, görüleceği üzere bu durumda iflasın gerektirecek bir hususun bulunmadığını, açıklanan tüm nedenlerle davanın tümden reddinin gerektiğini savunduğu anlaşılmıştır. İLK DERECE MAHKEMESİNİN 29/06/2021 TARİH ... ESAS- ... KARAR SAYILI KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"... Dosya, mahkememizin ... Esas sayılı dosyasından tefrik edilmiştir. Mahkememizce İİK 166.maddesi gereğince yasal ilanlar yapılmıştır. Herhangi bir itiraz da olmamıştır. Davacı tarafça davalı kooperatif aleyhine iki ayrı bonoya dayalı olarak Antalya 11. İcra Müdürlüğünün ... Esas ve ... Esas sayılı icra dosyalarında iflas takibi başlatılmış, takipler kesinleşmiştir. Davacı tarafça başlatılan icra takiplerinde icra dosya numaraları genel icraya geçilmekle değişmiş, Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas ve ... Esas numaralarını almıştır. Davalı borçlu tarafça mahkememizin ... Esas sayılı dosyasında davacı aleyhine açmış olduğu menfi tespit davasında, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar kesinleşmiştir. Taraf vekillerinin itirazları üzerine mahkememizce dosya hesap bilirkişisine tevdi edilmiş, yeminli bilirkişi tarafından düzenlenen ve mahkememizce de hüküm vermeye yeterli ve elverişli görülen, mahkememizin ... Esas sayılı dosyasındaki Yargıtay bozma ilamına uygun bir hesaplama yöntemi ile ibraz edilen bilirkişi ek raporunun incelenmesinden Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına konu borcun ödenmiş olduğu ve ... Esas sayılı dosyasına konu borcun ise tamamen ödenmediği, halen bakiye 435.580,80TL bakiye borcu bulunduğu anlaşılmıştır. Mahkememizin 17/09/2024 tarihli celsesinde; "Davalı vekiline Antalya Genel İcra Müdürlüğü (Kapatılan 11. İcra Müdürlüğü ... ve ... Esas) esas sayılı dosyasının güncel borç tutarları toplamı olan 435.585,80TL borcu 7 gün içerisinde ödemesi veya mahkeme veznesine depo etmesi için İİK 158. Maddesi gereğince 7 günlük süre verilmesine, aksi takdirde iflas kararı verileceğinin ihtarı ile davalı vekiline depo emri ihtar edilmiş, fakat davalı tarafça meşruhatlı ihtara rağmen dosya borcu süresinde ödenmediğinden davalı kooperatifin iflasına karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. ..." şeklinde karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. DAİREMİZİN 04/06/2025 TARİH ... ESAS- ... KARAR SAYILI İLAMI İLE:"... dosyada iflas talebinin tirajı 50.000’in üzerinde olan ve yurt düzeyinde dağıtımı yapılan gazetelerden birinde, Ticaret Sicil Gazetesinde ve yerel gazetede ilanına ilişkin ilan örnekleri bulunmadığı anlaşılmış olup ilanlar yapılıp yukarıda açıklanan usul izlenmeden karar verilmesi hatalı olmuş olup taraf vekillerinin istinaf taleplerinin re'sen sebeplerle kabulü gerekmiştir. Sonuç olarak, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun re'sen sebeplerle kabulü ile diğer istinaf sebepleri incelenmeksizin ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. ...." karar verilmiştir. DAİREMİZİN KALDIRMA KARARI SONRASINDA YAPILAN YARGILAMA NETİCESİNDE İLK DERECE MAHKEMESİNİN DAİREMİZİN 04/06/2025 TARİH VE ... ESAS ... KARAR SAYILI KARARININ ÖZETİ: "...Mahkememizin 20/12/2024 tarihli ... Esas - ... Karar sayılı kararı ile; "davalı ... Yapı Kooperatifinin 20/12/2024 tarihi saat ... itibari ile İflasına" dair verilen karar taraf vekillerince istinaf edilmiştir. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 04/06/2025 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile;"... dosyada iflas talebinin tirajı 50.000’in üzerinde olan ve yurt düzeyinde dağıtımı yapılan gazetelerden birinde, Ticaret Sicil Gazetesinde ve yerel gazetede ilanına ilişkin ilan örnekleri bulunmadığı anlaşılmış olup ilanlar yapılıp yukarıda açıklanan usul izlenmeden karar verilmesi hatalı olmuş" gerekçesi ile kararın kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 04/06/2025 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararı gereği dosyanın mahkememizin işbu esasına kaydı yapılarak yargılamaya devam olunmuştur. Mahkememizin 16/09/2025 tarihli celsesinde; mahkemece yapılan iflas ilanına ilişkin gazete nüshalarının dosyada mevcut olduğunun tespit edildiği anlaşılmış olup ilanlarla ilgili herhangi bir eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından davanın kabulüne karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. ..." şeklinde karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davaya konu iflas dosyasının, başka bir icra dosyasından tefrik yoluyla ayrıldığını, ancak mahkemece hatalı olarak borcun ödendiği gerekçesiyle bu dosya yönünden iflas kararı verilmediğini ve dosyanın hesaba katılmadığını, bu kararın hukuka ve yasaya aykırı olduğunu, ayrılan dosyanın borçlusu davalı tarafın aslında borçlu olmadığını, dosyanın davalı borçlu yönünden ayrılmasına karar verildiğini, davalı borçlu tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, diğer borçlular tarafından yapılan ödemelerin davalı tarafın borcuna mahsup edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin menfi tespit davasında verilen, borcun faizine yönelik kısmen kabul kararının kesinleştiğini ve Yargıtay denetiminden geçtiğini, icra müdürlüğünün söz konusu ilamın infazında tereddüt oluşmadığını bildirdiğini, kesinleşmiş mahkeme kararına rağmen mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmasının ve rapor aldırılmasının hukuka ve yasaya aykırı olduğunu, mahfuz tutardaki borcun ödenmesi veya depo edilmesi için muhtıra gönderilmesine rağmen ödeme yapılmadığını, bilirkişi raporu aldırılırken karşı tarafın beyan ve talebi ile ara kararın kendilerine tebliğ edilmediğini, 11.03.2024 tarihli bilirkişi raporunda akdi faiz hesabı yapılmasına rağmen mahkemece kabul görmeyerek dosyanın tekrar bilirkişiye gönderildiğini ve kesinleşen mahkeme kararına rağmen avans faizine göre hesap yaptırıldığını, mahkemenin bu doğrultuda icra dairesine müzekkere yazarak karar olmadan avans faizine göre hesap yapılmasını talep ettiğini, bu durumun mahkemenin tarafsızlığını ihlal ettiğini, Antalya 4. İcra Hukuk Mahkemesi’nin kararıyla karşı tarafın icra müdürlüğü tarafından yapılan hesapla ilgili şikayetinin reddedildiğini ve bakiye 2.033.747,29 TL borcun tespit edildiğini, iflas dosyasına yönelik herhangi bir mahkeme kararı bulunmadığını, mahkemece resen bilirkişiye gönderilmesi ve hesap yaptırılarak karar verilmesinin hukuka ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenlerle iflas dosya alacaklarının hesabında faiz konusunda bilirkişi tarafından yeniden hesap çıkarılmasının hukuka ve yasaya aykırı olduğunu ve kesinleşmiş mahkeme kararına aykırı düştüğünü, bilirkişi tarafından "Antalya 2.Asliye Ticaret Mahkemesi ... esas ... karar sayılı ilamı doğrultusunda Antalya 4.İcra Dairesi ... ve Antalya Genel İcra Dairesi ... sayılı dosyalarında alacak kalemlerinin 25.000 TL asıl alacak + 58.273,97 TL faiz toplam 83.273,97 TL olarak güncellenmesi, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %10 akdi faiz uygulanması" şeklinde yapılan tespitin yerinde olduğunu ve bu doğrultuda verilen kararın hukuka ve yasaya uygun olduğunu, sonuç olarak mahkeme tarafından tarafsız ve yetkisiz olarak yapılan dosya borcunun kapandığı yönündeki karar ile bu doğrultuda verilmeyen iflas kararının hukuka ve yasaya aykırı olduğunu, her iki dosya yönünden iflas kararı verilmesi gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas açısından hukuka aykırı olduğunu, mahkemece dava süreci boyunca hesaplamalar yapıldığını, kendileri tarafından haklı gerekçeler öne sürüldüğünü, mahkemece yeniden rapor alındığında gerekçeleri doğrultusunda kısmen doğru olan raporlar düzenlendiğini, hükme esas alınan rapor hakkında da haklı gerekçeler, hatta davacı yanın da kabulünde olan gerekçeler öne sürüldüğü halde mahkemece hukuka aykırı olarak eksik ve hatalı rapor dayanak gösterilerek hüküm kurulduğunu, sunulu raporda dava konusu iflas dosyası ile ilgili hesaplama yapıldığını, aynı nedene dayalı olarak yürüyen iki icra dosyasına yapılan ödemeler toplandığında dava konusu iflas dosyasının ödenmiş olduğu gibi fazla ödemenin de söz konusu olduğunun açıkça ortaya çıktığını, mahkemece hükme esas alınan raporun açıkça dosya kapsamına aykırı olduğunu, esasen taraflar arasında tartışmasız olan ve infaz edilen dosyanın iflas gerekçesi yapıldığını, mahkeme ara kararında depo edilmesi gerekli denilen 435.585,80 TL bedelin hükme esas alınan bilirkişi raporunun 17. sayfasında bildirildiğini ve hesaplandığını, raporda bahsi geçen dava konusu iflas dosyasının Antalya Genel İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası olduğunu, bu davada avans faizi talep edildiğinden dosyanın hesaplanmış, ödenmiş ve infaz edilmiş olduğunu, dolayısıyla dava konusu dosyanın bedelsiz olduğunu, bilirkişi raporunda ise bu sefer Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına atıf yapıldığını ve bu dosyadan yapılan hesaplama ile tarafına depo edilmesi istenen 435.585,80 TL'nin bulunduğunu, bu bedele itiraz ettiklerini, zira davaya konu ... Esas sayılı iflas dosyasının ... Esas sayılı dosyadan tefrik edildiğini, tefrik edilen ... Esas sayılı iflas dosyasından davacı yanca avans faizi talep edildiğini ve bu dosyada %10 akdi faiz talep edilmediğini, önceki icra dosyası olan ... Esas sayılı dosyanın kefiller yönünden devam ettiğini ve bu dosyada aylık %10 akdi faiz talebinin kooperatif için değil kefiller için devam ettiğini, bilirkişi tarafından yanlışlıkla dava konusu olmayan ve kefillerle ilgili olan ... Esas sayılı dosya hesabına göre bir belirleme yapıldığını, oysa dosyadaki belgelerden de anlaşılacağı üzere dava konusu olan ... Esas sayılı iflas dosyasının hesaplanmış, ödenmiş, infazına ve kapatılmasına karar verilmiş olduğunu, bilirkişi tarafından dava konusu iflas dosyasının bulunamadığı ve gönderilmediği gerekçesiyle dava konusu olmayan ve kooperatifin taraf olmadığı dosyadaki faiz oranını uygulamasının hukuka aykırı olduğunu, ayrıca iflasa konu borçla ilgili olarak Antalya 2. Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasından menfi tespit davası açıldığını, mahkemeden işbu dosyanın bekletici mesele yapmasının talep edildiğini ancak mahkemece bu talebin hukuka aykırı olarak kabul edilmediğini, esasen işbu iflas dosyasının hesaplanmış, kapatılmış ve infaz edildiğini, infaz edilen iflas dosyası nedeniyle borç olduğunun kabulünün açıkça hukuka aykırı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, İİK'nun 171.maddesi uyarınca borçlu hakkında başlatılan kambiyo senedine mahsus iflas takibinin itiraz edilmeksizin kesinleşmesine dayalı iflas istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulü ile davalının iflasına karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk Derece Mahkemesince, Dairemizin kaldırma kararından önceki depo kararına (emrine) göre yeniden depo kararı vermeden iflasa karar verilemeyeceği hususu gözetilmeksizin davalının iflasına karar verilmesi hatalı olmuştur (Talih Uyar, Alper Uyar, Cüneyt Uyar, İcra ve İflâs Kanunu Şerhi, C.I., Ankara, Genişletilmiş Üçüncü Baskı, 2014, s.2932 dp. 47'den naklen,Yargıtay 11. H.D 29.02.1988 T. 601/922 sayılı kararı). İİK'nun 158.maddesine göre, mahkeme faiz ve icra masrafları ile birlikte borcunu ifa veya o miktar meblağın mahkeme veznesine depo edilmesini borçluya veya iflas davasında kendisini temsil etmiş olan vekiline, dava vicahda devam ediyorsa duruşmada, aksi takdirde Tebligat Kanunu hükümleri dairesinde yapılacak tebliğ ile emreder. Borçlu imtina ederse ilk oturumda iflasına karar verilir. Fakat iflasa karar verebilmek için depo emrinde gerçek borcun gösterilmesi zorunludur(Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 2012/3521E. 2012/5785 K. sayılı ilamı). Mahkemece kaldırma kararından önceki depo emrinde, ... tarihli bilirkişi raporundaki hesaplamalar esas alınmıştır. Bilirkişi raporunda fer'ileriyle birlikte toplam borç miktarı 435.585,80 TL olarak hesaplanmıştır. Bilirkişi raporundaki hesaplamaya her iki taraf vekili itiraz etmiş ve bilirkişi raporunun son kısmında icra dairesine tekrar yazı yazılması konusunda takdir mahkemeye bırakılmıştır. Mahkemece, taraf vekillerinin bilirkişi raporuna itirazları karşılanmadan ve bilirkişinin icra dairesine yazı yazılması husundaki görüşü değerlendirilmeden depo kararı verilmesi de hatalı olmuştur. Ayrıca depo emrinde, asıl alacak, faiz vekalet ücreti ve diğer giderlerin ayrı ayrı gösterilmesi ve depo edilecek vezne veya hesabın gösterilmesi gerekirken mahkemece borç kalemleri ayrı ayrı belirtilmeden çıkarılan depo emri İİK'nın 158. maddesi hükmüne uygun değildir (Aynı yönde içtihat için bakınız: Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 2014/2915 E.-2015/705 K. sayılı ilamı ). Mahkemece yapılacak iş; dosyanın, daha önce rapor düzenleyen bilirkişinin de bulunduğu icra mevzuatında uzman nitelikli hesap bilirkişilerden oluşacak 3 kişilik bilirkişi heyetine tevdi ile bilirkişi heyetinden kesinleşen menfi tespit davası, davalının takip dosyasına yaptığı ödemeler gözetilerek alacağın esas ve eklentileri hesaplattırılıp buna göre bulunacak miktar üzerinden mümkün olduğunca, karar tarihine en yakın tarih esas alınarak depo emri düzenlenmesi, depo emrinde, asıl alacak, faiz vekalet ücreti ve diğer giderlerin ayrı ayrı gösterilmesi ve depo edilecek vezne veya hesabın gösterilmesi, bu miktarın 7 gün içinde depo edilmemesi halinde iflasa karar verileceği ihtarının yapılması, davalının ödemeden imtina etmesi halinde davalının iflasına karar verilmesinden ibarettir( Aynı yönde içtihat için bakınız: Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2023/3043 E.-2023/3126 K. sayılı ilamı ). Sonuç olarak, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Taraf vekillerinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE, 2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 16/09/2025 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde taraflara İADESİNE, 5-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA, 6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE, 9-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a maddesince kesin olarak karar verildi. ...

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2025/900, K. 2026/217, T. 24.02.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-900-e-2026-217-k-0a6e5ea53621