Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/902 E. 2026/197 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/902
- Karar No
- 2026/197
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2025/902 - Karar No:2026/197
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/902 KARAR NO : 2026/197
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21/02/2025 NUMARASI : 2025/107 E-2025/128 K
DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 19/02/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 19/02/2026 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilince davalıları ... Özel Okulu ile ... Grup İnşaat Taahhüt Tic.Ltd.Şti. olarak gösterilen dava dilekçesinde; Asıl işveren davalı ... ... Okulu Derneği-... ... Özel Okulu ve yüklenici ... Grup İnşaat Taahhüt Tic.Ltd.Şti. olup müvekkili şirketin taşeron firma olarak davalılara iş yaptığını, davalı ... okulun bir kısım ahşap imalat ve tadilat işlerini diğer davalı yüklenici şirkete verdiğini, işi üstlenen davalı ... Grup İnşaat…Ltd.Şti’nin ise davacı şirketle daha çok ahşap işleri olmak üzere okulun belirli işlerinin imalat ve yapımı konularında anlaştıklarını, davalı okul yönetimi ve yüklenici şirket tarafından talep edilen alanlara; ahşap çit uygulaması, ahşap yer döşemesi, iki katlı ahşap ev, kreş için ahşap öğretmen evi, tek katlı ayrı bir ahşap ev, çocuk oyun alanları için ahşap ürün ve oyuncak yapımı, ağaç etrafı ahşap oturma bankı başta olmak üzere müvekkile toplamda altı ayrı iş yaptırıldığını, işler devam ederken de davalıların talebi üzerine müvekkilince yedinci iş olarak ekstra işler de yaptırıldığını, müvekkilinin ekstradan yapılan işlerle birlikte 12.01.2024 tarihinde iş sonlandırılmış olup müvekkilince, talep edilen edimler eksiksiz olarak yerine getirilmiş ise de bedelinin davalılarca ödenmediğini, başlangıçta sadece 87 m² çit için 650.000,00TL + KDV ve 158 m² ahşap "dek" yer döşeme için 2.350.000,00TL + KDV üzerinden anlaşıldığı, bu ilk iki işin bedeli olan 3.600.000,00TL'nin diğer işler bittikten sonra parçalar halinde ödendiğini, ancak sonraki dört iş ve ekstralar için ödeme yapılmadığı gibi fatura da kestirilmediği, müvekkilinin ödenmeyen alacakları sebebiyle diğer işleri de tamamlama vaadiyle ve zor şartlar altında (çalışma saatlerinin değiştirilmesi, SGK kayıtlarının yapılmaması, ... şirketinden işçi desteği alınmaması vb.) yapmak zorunda bırakıldığını, yapılan işlerin davalı okulun mimarlarının onayından geçerek teslim edildiğini, davalıların, ilk iki iş dışındaki işlerin ölçümlerini yapmaya ve bedelini ödemeye yanaşmadıkları, bu durumun Ankara 16. Noterliğinin 08/02/2024 tarihli ihtarnameleri ile de bildirildiğini ve davalıların temerrüde düştüğünü belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, bedeli ödenmeyen tüm işlerin bedellerinin tespiti ile, 3.İş olan kreş önü ve ahşaptan yapılmış öğretmen evine karşılık 1.000,00TL, 4.İş olarak çocuklar için yapılmış tek katlı ahşap ev ile oyun yerine karşılık 1.000,00TL, 5.İş olarak çocuklar için yapılmış 2 katlı ahşap oyun evine karşılık 1.000,00TL,6.İş olarak okul bahçesindeki çınar ağacının etrafındaki kütüklü oval "dek" döşemeli oturakların yapımı bedeline karşılık 1.000,00TL, 7.İş olarak, ilk altı işin dışında okulda ekstra yapılan tüm işlerin bedeline karşılık ise 1.000,00TL. olmak üzere toplam 5.000,00TL. alacağın davalıların temerrüt tarihinden itibaren değişen oranda işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili: Davacının müvekkili nezdinde hiçbir hak ve alacağı bulunmadığından davanın müvekkili yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini müvekkilinin iş sahibi olduğunu, diğer davalı ... Grup İnşaat Şirketinin ise asıl yüklenicilerden biri olduğunu, davacı şirketin ise ... Grup'un alt yüklenicisi (taşeronu) olduğunu ve müvekkili ile davacı arasında hiçbir akdi ilişki bulunmadığını, nitekim davacı tarafından da müvekkili ile sözleşme ilişkisi olduğunun iddia dahi edilmediğini belirterek müvekkili hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, aksi kanaat halinde ise davanın esastan reddine karar verilmesinin talep etmiştir. Dava, dava dilekçesinde davalı olarak yüklenici ...…Ltd.Şti' de davalı olarak gösterilmek suretiyle ilk olarak Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/509 Esasında açılmış olup mahkemenin 11.02.2025 tarihli duruşmasında davalı ... okul hakkındaki davanın tefrikine karar verilerek, tefrik edilen davalı ... okul hakkındaki dava mahkemenin işbu 2025/107 esasına kayıtla yargılamaya devam olunmuştur. İlk derece mahkemesince: Davanın, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davası olduğu, 29/10/2024 tarihli bilirkişi raporu kapsamında; taraflar arasında dosyaya sunulmuş yazılı bir sözleşme bulunmadığı, ... Grup... Ltd. Şti.'nin KDV dahil 3.600.000,00 TL'lik bir anlaşma olduğunu kabul ettiği; ancak bu bedelin kapsamı konusunda taraflar arasında mutabakat olmadığı; davacı tarafından düzenlenen faturalardaki imalat fiyatlarının, davacının iddia ettiği anlaşma bedelleriyle uyumlu olmadığı, davacı ile davalı ... ... Özel Okulu arasında doğrudan bir sözleşme ilişkisi bulunmadığından, sözleşmenin nispiliği ilkesi gereğince asıl iş sahibinin alt müteahhide karşı doğrudan bir borcunun doğmayacağının değerlendirildiği; keşif esnasında incelenen malzemelerin (çam, İsveç çamı, ireko vb.) niteliklerinin heyetin uzmanlık alanında olmaması ve bu tür özel imalatların birim fiyatlarının bulunmaması nedeniyle bir fiyat belirlenmesinin mümkün olamadığı, ancak keşif esnasında davacı tarafından yapıldığı belirtilen imalatların ölçüm ve metrajlarının hesaplanarak bilirkişi raporunda belirtilmiş olduğu; Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/73 D.İş sayılı dosyasında alınan tespit raporunda ise imalatlarda hatalar ve eksiklikler bulunduğu hususlarının rapor edildiği, davacı vekili tarafından bilirkişi raporuna itirazla yeni bir bilirkişi heyetinden rapor aldırılmasının talep edildiği, davalı ... ... Özel Okulu vekilinin ise, bilirkişi raporunda, müvekkilinin davacıya karşı bir sorumluluğu olmadığı yönündeki tespitlerinin yerinde olduğu ve davanın müvekkili yönünden husumetten reddi gerektiğinin beyan edildiği, mahkemenin 2024/509 Esas sayılı dosyasının 11/02/2025 tarihli duruşmasında, davalı ... ... Okulunun talebinin münferiden değerlendirilebilmesi amacıyla, davanın davalı ... ... Okulu yönünden tefrikine karar verilmiş olup; davacı taraf ile davalı ... arasındaki ihtilaf ile ilgili olarak, münferiden ek rapor tanzimine gerek görülmediği, mahkemece davacı taraf ile davalı ... arasındaki uyuşmazlık hususunda yapılan incelemede; davacı ve davalı taraf arasında akdedilmiş herhangi bir eser sözleşmesinin bulunmadığı hususunun ihtilaf dışı olduğu ve bunun yanı sıra davacı tarafından ileri sürülen asıl işveren davalı ... lehine yapılmış ek/ilave gerçekleştirildiğine dair bir iddia ve talep de bulunmadığı anlaşılmakla, taraflar arasındaki uyuşmazlığın konusunun; davalı ... Okulunun, davacı taraf ile ... Grup İnşaat Taahhüt Ticaret Ltd. Şti. arasında akdedildiği belirtilen eser sözleşmesine konu işin yürütülmesini bizzat denetleyip talimatlar vererek, iş sahibi sıfatını aştığı ve adam çalıştıran sıfatı kazandığı iddiası doğrultusunda davacının alacağından müteselsilen sorumlu olup olmadığı (husumetin tetkiki) hususu olduğu, bu kapsamda; davacı tarafın işbu ... Okulu'nun, işin yürütülmesini bizzat denetleyip, talimatlar vermesi nedeniyle 'iş sahibi sıfatını aşarak, adam çalıştıran sıfatı kazandığı' ve bu doğrultuda davacı şirketin alacağından müteselsilen sorumluluğu bulunduğu yönündeki iddiasını ispatlamak amacıyla, ... Grup ... Ltd. Şti. ve ... Okulu adına yapılan işleri denetleyen asıl sorumlu Mimar ... ile iş yapıldığını ve bunun yanı sıra okul yetkilileri ... ve ... tarafından köknar ağacı kullanılması yönünde talimatlar verildiğini gösterir whatsapp yazışmalarının sunulduğunun belirtildiği, mahkemeye sunulan whatsapp yazışmalarının davalı tarafından, söz konusu yazışmaların ikrar edildiğine dair, dosya kapsamında herhangi bir beyan bulunmadığı hususu dikkate alındığında) gerçek whatapp yazışmaları olduğuna dair mahkemeye somut bir delil sunulmamış olmakla birlikte mahkemeye sunulmuş whatsapp ekran görüntülerinin gerçeği yansıtan ekran görüntüleri olduğunun kabulü halinde de yapılan incelemede, davacı tarafın iddiasının aksine, davalı ... yetkililerinden ... tarafından yapılan bir yazışma veya dolaylı olarak gönderilen bir haber, talimat vs. herhangi bildirimin tespit edilemediği, yine davalı okul görevlisi ... tarafından gönderilmiş bir mesaj tespit edilememiş olmakla birlikte, mimar ... tarafından gönderilen bir mesajda "... hoca rica etmişti oturakları da bir boyayın diye" denilmek suretiyle ...'ın oturakların boyanması hususunda kendisine ilettiği bir ricasını alt taşerona ilettiği tespit edilmiş olup; salt bu mesaj içeriğinin, davalı okul görevlileri tarafından iş sahibi sıfatını aşarak, adam çalıştıran sıfatı kazandıkları iddiasını ispatlar nitelikte delil olarak kabulünün mümkün bulunmadığı kanaatine varıldığı, bununla birlikte; davacı tarafından davalı ... adına işleri denetlediği belirtilen Mimar ... ve Mimar ... tarafından, alt yükleniciye gönderilmiş birçok mesaj tespit edilmiş olup; dosyada mevcut bulunan (Davalı ... ... Özel Okulu ile dava dışı ... Mimarlık Mühendislik Danışmanlık İnşaat ve Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan) 16/06/2022 tarihli sözleşme ve ek protokol dikkate alındığında; adı geçen mimarların, ... Mimarlık Mühendislik Danışmanlık İnşaat ve Tic. Ltd. Şti. adıyla davalı ile aralarında yüklenici sıfatıyla münferiden akdedilmiş sözleşme bulunduğu ve bu doğrultuda davalı okulun görevlileri olmadıkları; işin yürütülmesi sürecinde alt taşeron ile doğrudan temaslarının (ve hatta talimatlarının); davalı okulun iş sahibi sıfatını aşarak, adam çalıştıran sıfatını kazandığı ve bu doğrultuda müteselsil sorumluluğu bulunduğu şeklinde yorumlanmasına yeterli nitelikte bulunmadığı kanaatine varıldığı, dosya kapsamında sunulan delillerin incelenmesinde; davalı okul tarafından, davacı şirkete ödeme yapılmış olduğuna dair bir evrak bulunmadığı; bununla birlikte davalı okul tarafından davacı tarafa gönderilmiş bulunan 19/02/2024 tarihli "İhtarnamenize Cevap Yazısı" başlıklı belgenin mahkemeye sunulmuş olduğu tespit edilmiş olup; söz konusu belgenin, davalı okulun İdari İşler Müdürü ... tarafından imzalanmış olduğu; davacı vekilinin gönderdiği ihtarnameye cevaben yazıldığı ve okulun sözleşmesel muhatabının ... Grup...Ltd. Şti. olduğunun ve davacı şirketin muhatabının ... Grup...Ltd. Şti. olduğunun bildirildiğinin anlaşıldığı, neticeten dava konusu uyuşmazlık ile ilgili olarak yapılan nihai değerlendirmede; taraflar arasında akdi bir ilişki bulunmaması; davacı tarafın, davalı lehine ek/ilave iş yapıldığına dair iddiasının ve talebinin bulunmaması ve davacı tarafından sunulan delillerin tetkikinde, davalı okul görevlilerinin iş sahibi sıfatını aşarak, adam çalıştıran sıfatını kazandığı hususunun ispatlanamamış olması gerekçesiyle, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Davalı ile diğer davalı arasında alt-üst işveren ilişkisi mevcut olduğundan davanın diğer davadan tefrik edilerek bu davalı yönünden pasif husumetten red kararının hatalı olduğunu, 1475 sayılı İş Kanunu'nda alt işveren kavramına yer verilerek 1/5maddesinde alt işveren ile asıl işverenin birlikte sorumlu oldukları hususunun düzenlendiğini, asıl işveren alt işveren ilişkisinde, alt işveren işçilerinin sadece asıl işverenin işyerinde çalıştırılması gerektiğini, alt işveren işçilerinin başka başka işverenin işyerlerinde de çalıştırılıyorsa asıl işveren -alt işveren ilişkisinden söz edilemeyeceğini, iş bu davaya konu işte alt işveren müvekkili ve çalışanlarının sadece asıl işverenin işinde çalıştırdığından davalılar arasındaki asıl işveren alt işveren ilişkisinin kurulduğunun kabulünün zorunlu olduğunu, dolayasıyla mahkemenin bu ilişkiyi kuramamış olması sebebiyle iş bu davalı yönünden dosyayı tefrik ederek davayı pasif husumetten reddinin usule aykırı olduğunu, davalının asıl işveren, diğer davalının ise alt işveren sıfatı ile müvekkilinin ve işçilerin alacağından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, eser sözleşmesinde, iş sahibine emir ve talimat verme, yapılan işi denetleme yetkisi tanınmışsa, üçüncü kişilere verilen zarardan yüklenici ile birlikte iş sahibinin de sorumlu olduğunu, davalı ile diğer davalı arasında sözleşme var ise de müvekkili ile çalışanları denetleyen ve onlara komut ve talimat verenin bizzat davalı okul olduğunu, bu durumda iş sahibi ile yüklenici arasında bağımlılık ilişkisi kurulmuş olacağından iş sahibi davalının adam çalıştıran sıfatıyla yüklenicinin müvekkiline verdiği zararlardan zincirleme sorumlu olacağını, mahkemece bu ayrıntının gözden kaçırıldığını, davalının Türk Kanunlarına uygun ihale makamı olmadığından sorumluluğunun devam ettiğini, davalının ihale makamı olabilmesi için Türk Kanunlarına uygun şekilde bir kurum olması ve ona göre ihale ile iş alması gerektiğini, müvekkilinin bu davalı ile direk sözleşme imzalamamış olmasını onun sorumluluğunu kaldırmadığını, kaldı ki ihale makamının bile İş Kanununun 36.maddesi uyarınca alt işvereni denetlemesi ve işçilerin son üç aylık ücretinden sorumluluğu olduğunu, bu sebeple de mahkemenin yetersiz gerekçe ile davanın diğer davadan tefriki ile iş bu davalı yönünden davanın pasif husumetten reddi kararının hukuka, kanuna, usule ve yerleşik içtihatlara aykırı olduğunu, husumet itirazının resen dikkate alınması gerektiğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın tefrik edilen dava ile birlikte görülmesi için dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemesince, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve ödediği istinaf başvuru harcının kendisi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK.'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 19.02.2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır