Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/866 E. 2025/1091 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/866
Karar No
2025/1091
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

16. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

DOSYA NO: 2025/866 Esas

KARAR NO : 2025/1091

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ: 22/04/2025 (Ara Karar)

NUMARASI : 2024/193 Esas

DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 24/09/2025

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

TALEP:

Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davacıya ait olan tanınmış "..." ibareli markanın 2012/... tescil numarası ile korunma statüsüne alındığını, Marka ile nihai tüketicilere ağırlıklı olarak yiyecek ve içecek hizmetleri sağlanması bakımından hizmet sunulduğunu, markanın koruma statüsünün 30.04.2022 tarihi itibari ile devam ettirildiğini, Müvekkilinin uzun senelerdir markasının tescilli olduğu emtialar bakımından ticari faaliyetlerini sürdürmekte olduğunu ve anılan hizmetlere ilişkin "..." ibareli markasını tüketiciler nezdinde meşhur ve maruf hale getirdiğini, anılan markanın tüketiciler nezdinde tanınmış marka olduğunu, davalı yanın müvekkili ile aynı ticari çevrede, aynı sektörde ve müvekkilinin hak sahibi olduğu sınıflarda tescil müracaatına konu edilmiş olan ... tescil kod numaralı "..." ibareli marka tescil müracaatını kötü niyetli olarak gerçekleştirdiğini, Davalı yanın markasında kullanmış olduğu "..." ibaresinde yer alan "...", "..." ve "..." ibarelerinin tali nitelikte olduğunu, markanın tescil edildiği sınıflar ve kullanıldığı sektör bakımından ürünlere verilen isimler olduğunu, Tescil edildiği sınıflar bakımından hiçbir ayırt ediciliği olmayan tali nitelikteki "...", "..." ve "..." ibarelerinin yanı sıra söz konusu markanın esaslı unsuru "..." ibaresi olduğunu, Esas unsuru olan "..." ibaresi ise müvekkili markasında yer alan ibareleri değiştirmeden ve aynı şekilde başvuru konusu edildiğini, gerek kavramsal gerekse işitsel bakımdan müvekkili markası ile birebir aynı mahiyette olduğunu, davalı yana ait ... tescil kod numaralı markanın tescil edilmiş olmasının hukuka aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek öncelikle davalının ... kod numaralı "..." ibareli markasının 3. kişilere devrinin önlenebilmesi için yargılama sonuçlanıncaya kadar geçerli olmak üzere İHTİYATİ TEDBİR KARARI verilmesine ve Türk Patent ve Marka Kurumu siciline şerh düşülmesine, Davalı yanın kötü niyetli olarak tescil müraacatında bulunulmuş olan ... kod numaralı "..." ibareli markasının HÜKÜMSÜZLÜĞÜ ve TPMK SİCİLİNDEN TERKİNİNE, Müvekkilinin hak sahibi olduğu "..." ibareli marka bakımından davalının söz konusu markaya vaki tecavüzünün tespiti, meni, durdurulması ve önlenmesine, Davalı yanın haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin tespiti, meni, durdurulması ve önlenmesine, haksız ve hukuka aykırı kullanımları neticesinde müvekkilinin fazlaya ilişkin hak ve alacak talepleri saklı kalmak kaydı ile; uğramış olduğu zararlara karşılık olarak 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında davalı yandan işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte şimdilik 300.000,00-TL maddi ve 300.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ İHTİYATİ TEDBİR KARARI:

Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2024/193 Esas 02/09/2024 tarihli ara karar; "...Davacı vekili dava dilekçesi ile, davalı adına kayıtlı ... tescil numaralı markanın üçüncü kişilere devrinin önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiş olmakla, davada davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğünün de talep edildiği hususu da nazara alınarak, dosya kapsamı deliller ve davanın niteliğine göre davacının ihtiyati tedbir talebinin takdiren teminatsız olarak kabulüne, davalı adına tescilli ise ... tescil numaralı markanın 3.kişilere devrinin önlenmesi bakımından kaydına ihtiyati tedbir konulmasına karar vermek gerekmiştir. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: 1- Dosya kapsamı deliller ve davanın niteliğine göre davacının ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile, davalı adına tescilli ise ... tescil numaralı markanın 3.kişilere devrinin önlenmesi açısından takdiren teminatsız olarak TPMK sicil kaydına tedbir konulmasına,...." karar verilmiştir.

İHTİYATİ TEDBİRE İTİRAZ:

Davalı vekili ihtiyati tedbire itiraz dilekçesinde özetle; Mahkemenin 02/09/2024 tarihli ihtiyati tedbir kararına itiraz ettiklerini, verilen ihtiyati tedbir kararının müvekkilinin ticari hayatını önemli derecede etkilediğini, hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini, müvekkilinin tescilli markası üzerinde dilediği gibi tasarruf edemediğini, ihtiyati tedbir karının teminatsız olarak verilmesine de ayrıca itiraz ettiklerini, bu nedenlerle mahkemece verilen 02/09/2024 tarihli ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ İHTİYATİ TEDBİRE İTİRAZIN REDDİ KARARI:

Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2024/193 Esas 22/04/2025 tarihli ara karar;"...Dosyanın tetkikinden davacı tarafça açılan dava ile hükümsüzlük talep edilen marka tescilinin üçüncü kişilere devrinin önlenmesine yönelik ihtiyati tedbir istendiği ve mahkememizce 02/09/2024 tarihli tedbir kararı ile talebin kabulüne karar verildiği ve davalı vekilince bu tedbire itiraz edildiği anlaşılmıştır. İhtiyati tedbir kararı, hükümsüzlüğü istenen marka tescilinin üçüncü kişilere devrinin önlenmesine ilişkin olup, taraf teşkilinde güçlük yaşanmaması amaçlandığından, keza Bölge Adliye Mahkemesinin 16. ve 44. Dairelerinin emsal kararlarına göre de ihtiyati tedbir koşulları oluştuğundan itirazın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının tedbire itirazının reddine,..." karar verilmiştir.

İSTİNAF İSTEMİ:

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkilinin yalnızca anayasal hakkı kapsamında kendi adına tescilli markasını kullanmakta olduğunu, ihtiyati tedbir kararının ölçüsüz ve hakkaniyetsiz olduğunu, taraf markalarının gerek kendine özgü ismi gerek logosunda kullanılan renklerler ve şekilller ile esas ve tamamlayıcı unsurlarıyla somut anlamda ayıt edici olduğunu, "..." markasının ortalama tüketici nezdinde tanınmışlık düzeyinde olmadığı, verilen ihtiyati tedbir kararı müvekkilinin ticari hayatını önemli derecede etkilediğini ve hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini, kararın teminatsız olarak verilmesine itiraz ettiklerini, davalı şirketin ticari hayatını bu denli zedeleyen bir kararın herhangi bir teminat altına alınmamış olmasının hakkaniyete aykırılık yarattığını ileri sürerek müvekkili aleyhine verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE: Dava, marka hükümsüzlüğü davasıdır.

Mahkemece davalıya ait markanın üçüncü kişilere devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmiş, davalı tarafça karara yapılan itirazın reddedilmesi üzerine bu ara karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulmuştur.Davalıya ait hükümsüzlük talebine konu markanın yargılama sırasında üçüncü kişilere devredilmesi halinde davada taraf teşkilinin sağlanması için davanın yeni malike yöneltilmesi gerekeceği, bu durumun zaman alacağı ve davacının haklı olması halinde hakkını elde etmesinin gecikeceği, uyuşmazlık yargılamayı gerektirmekle birlikte dosyada yer alan marka tescil kayıtlarına ve değişik iş dosyasından alınan bilirkişi raporuna göre yaklaşık ispat şartının mevcut olduğu, HMK’nun 389/1. maddesindeki ihtiyati tedbir koşullarının bulunduğu, verilen kararın niteliği ve amacı dikkate alındığında ihtiyati tedbir kararının teminatsız olarak takdirinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.24/09/2025

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2025/866, K. 2025/1091, T. 24.09.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-866-e-2025-1091-k-26a181d22c83