Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi 2025/809 E. 2025/1007 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/809
Karar No
2025/1007
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2025/809 - Karar No:2025/1007 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2025/809 KARAR NO : 2025/1007

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)

İNCELENEN ARA KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 23.06.2025 NUMARASI : 2025/533 E

DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ : 02/10/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 02/10/2025

Eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin davada mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili: Müvekkili şirketin davalı şirkete ait ... Cafe isimli işletmenin elektrik tesisat ve sair işlerinin yapımı için proje çalışması ve teklif istendiğini, piyasa araştırması yapan davalının en uygun fiyatı veren müvekkil şirketin 27.08.2024 tarihli teklifini kabul ettiğini, müvekkilince işe başlandığını, sözleşme gereği sözleşme bedelinin %30’unun peşin ödeneceği, kalan bedelin ise hakediş olarak taraflar arasındaki anlaşmaya göre ödeneceğinin kararlaştırıldığını, ancak davalının peşin ödeme dahil hiçbir bedel ödemediğini, bu nedenle işlerin durdurulduğunu, iş bedelini 850.430,00TL + KDV olduğunu, davalının müvekkili şirkete sözleşmenin feshedildiği bildirmeden başka bir şirketle anlaştığının öğrenildiğini, ve sözleşmeye aykırı davrandığını belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla, davalı tarafça sözleşme haksız feshedildiğinden, mahkemece yapılan işlerin ve müvekkilinin zararının tespiti ile davalıdan tahsiline, müvekkili şirketin, davalıdan olan alacaklarının tahsilini güvence altına almak amacıyla, davalı şirket adına kayıtlı taşınır ve taşınmaz mallar ile banka hesapları ve üçüncü kişiler nezdindeki hak ve alacakları üzerine, dava değeri ile sınırlı olmak üzere ihtiyati tedbir konulmasına, bedellerin tespiti akabinde tedbir miktarının artırılmasına, HMK m. 392 gereğince, müvekkili şirketin ekonomik durumu ve davalı tarafın açık kusurlu davranışları dikkate alınarak teminat alınmamasına veya teminat miktarının asgari düzeyde belirlenmesine, müvekkili tarafından ihtarname gönderildiğinden alacak bedeli hali hazırda tespite muhtaç olduğundan, tespit edilecek tutara ihtarname tarihinden itibaren 3095 Sayılı Kanunun 2/2 gereğince temerrüt faizi uygulanmasına, uyuşmazlık tespite muhtaç olduğundan dava konusunun belirsiz olduğundan davada HMK md. 107’ye göre, belirsiz alacağın 50.000,00 TL' sinin talep edildiğini belirterek bedellerin tespiti ile talep artırımı ve ıslaha ilişkin talep hakkı saklı tutularak, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince: Hukuk Muhakemeleri Kanununun 390. maddesinin 3. fıkrasına göre tedbir talep eden tarafın, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğunu, dava dilekçesinde anlatılan dava konusu vakıa ile sunulan delillerin Hukuk Muhakemeleri Kanununun 390. maddesinin 3. fıkrasındaki davacının davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmesi koşulunun oluşmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Sözleşmede kararlaştırılan peşinatın tam olarak ödenmediğini ve hakedişler de süresinde ödenmediği için işlerin durdurulduğunu, davalı şirketin müvekkiline sözleşmenin feshedildiği bildirmeden başka bir şirketle anlaştığını, sözleşmeye aykırı davrandığını, mahkemenin yaklaşık ispat koşulunun sağlanmadığı gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddedildiğini, ancak bu değerlendirmenin dosya kapsamındaki delil ve beyanlarla bağdaşmadığını, yaklaşık ispata dayanak teşkil edecek nitelikte birçok belge, ödeme dekontu, ihtarname ve sözleşmenin dosyaya sunulduğunu, davalının cevabi ihtarnamesinde, aradaki sözleşme ilişkisini, sözleşme bedelini ve müvekkiline yapılan ödemeleri kabul ettiğini, ayrıca sözleşmeyi tek taraflı feshettiğini beyan ettiğini, bu kabulün, ihtiyati tedbir bakımından yaklaşık ispat koşulunu sağladığını, davalı şirketin ekonomik durumu, başka alacaklılara da ödeme yapmaması ve mal varlığını kaçırma riski nedeniyle ileride verilecek mahkeme kararının etkisiz kalmasına yol açabileceğinden mahkemece teminatsız, aksi kanaat halinde teminatlı olarak davalının mal varlığına ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep ederek mahkeme ara kararının kaldırılmasına, ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Talep, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında ihtiyati tedbir istemine ilişkin olup, mahkemece talebin reddine dair verilen ara kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemesince, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle HMK'nın 389.maddesi gereğince uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, davada dava konusunun para alacağının tahsili istemine ilişkin olmasına göre sonucu itibariyle doğru olan karara yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı davacı tarafça peşin ödendiğinden başka harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve ödediği başvuru harcının kendisi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince KESİN olarak 02.10.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan ...

Üye ...

Üye ...

Katip ...

e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

Atıf: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi, E. 2025/809, K. 2025/1007, T. 02.10.2025, www.arakarar.com/karar/ankara-bolge-adliye-mahkemesi-27-hukuk-dairesi-2025-809-e-2025-1007-k-f12e9b9301b6