Bölge Adliye Mahkemesi · Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi 2025/783 E. 2025/755 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/783
- Karar No
- 2025/755
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:17/09/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Alanya Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:22/07/2025 DAVANIN KONUSU:Alacak GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:17/09/2025
İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Başkanın görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; müvekkili ile davalılardan merhum ... ve ayrıca ...' un aralarında iş ve ticaret yapmaları nedeniyle tanıştıklarını, bu sebeple davacının kardeşi ... ile davalılardan merhum ... arasında taşınmaz kaydı davacıya ait olan Antalya ili Alanya ilçesi ... mahallesi ... ada ... parsel ... .kat ... nolu bağımsız bölümün kendi aralarında satışı konusunda "Satış - Protokol" başlıklı bir sözleşme imzaladıklarını, bu sözleşmeye göre 9.250,00 USD' nin davalılardan ... ile oğlu diğer davalı ...' un imzalayacağı bir senedin verileceğinin de hüküm altına alındığını, bu kapsamda 09/11/2018 tanzim tarihli, 31/12/2018 vade tarihli bono niteliğindeki kambiyo senedinin düzenlenip verildiğini, söz konusu senedi müvekkilinin üçüncü bir kişiye ciro ettiğini ve bu kişi tarafından Alanya İcra Dairesi' nin ... E sayılı dosyası ile takibe koyduğunu, söz konusu senetteki imzalara, borçlu tarafça itiraz edildiğini ve kriminal raporu geldiğini, davaya konu bu senedin vade tarihinin 31/12/2018 olduğunu, bugün itibari ile bonolara uygulanması gereken üç yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacı müvekkilinin söz konusu senedin elinde kaldığını yasa gereğince söz konusu bu senedin zamanaşımına uğramış bir kambiyo senedi hükmünde bulunduğunu, davaya konu 31/12/2018 tarihli 9.250,00 USD miktarlı senedin altındaki imzanın davalı tarafa ait olduğunun kriminal raporu ile sabit olduğunu, bu yönden bile tek başına davanın ispatlanmasının mümkün olduğunu, bundan ayrıca tartışmasız olarak bir yazılı delil başlangıcı olduğunu beyanla fazlaya ilişkin harç ve bedel artırımı ek dava açma, alacak vs yönelik haklarını saklı tutarak taraflar arasındaki imzası inkar edilmemiş olan kambiyo senedi, ayrıca temel ilişkiyi gösteren yazılı sözleşmenin bulunması ile birlikte yaklaşık ispatın ve maddi kanıtların yoğun biçimde bulunması, alacaklarının muaccel ve para alacağına ilişkin olmasına rağmen herhangi bir rehinle teminat altına alınmamış bulunması ve tahsil kabiliyetinin kalmaması için davalılar adına kayıtlı bulunan menkul ve gayrimenkuller üzerinde alacaklarına yetecek oranda yargı teamüllerine uygun olarak İİK 277 vd.maddeleri gereğince mümkünse teminatsız olmadığı takdirde makul ve uygun bir teminat karşılığında ihtiyati haciz kararı verilmesine, davanın kabulü ile 9.250,00 USD alacaklarının temerrüde düşürülen tarih olan icra takip tarihi 07/07/2021 tarihinden işleyecek en yüksek ticari faiziyle beraber davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Tensip ile birlikte karar verildiğinden davalı tarafça cevap dilekçesi verilmemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, "... davalıların murisinin keşidecisi olduğu zamanaşımına uğramış bono nedeniyle alacak istemiyle dava açmıştır. Uyuşmazlığın kaynağı zamanaşımına uğramış bono olup, zamanaşımına uğrayan bono kambiyo senedi niteliğinde olmayıp, yazılı delil başlangıcıdır. Dava konusu bononun zamanaşımına uğradığının çekişmesiz olması, zamanaşımına uğramış bono keşidecisi ve lehtarının gerçek kişi olması, borcun ticari ilişki kapsamında verildiğinin iddia edilip savunulmaması, davacı vekilinin bonoya açıkça yalnız "yazılı delil başlangıcı" olarak dayandığını dava dilekçesinde belirtmesi, bononun temel ilişkinin ispat aracı olarak kullanması, bunun sonucu olarak davanın mutlak ve nispi ticari dava niteliği bulunmaması, dosya üzerinden görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmenin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 115/1. ve 138. maddeleri ve usul ekonomisi uyarınca mümkün olması, davanın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda yer alan mutlak ve nispi ticari davalardan ayrıca özel kanunlarda düzenlenen ticari davalardan olmaması karşısında mahkememizin görevsiz olduğu, görevli mahkemenin genel görevli Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bir davada vakıaları anlatmak taraflara, hukuki tavsif ve değerlendirmeyi yapmanın mahkemeye ait görev olduğunu, mahkemenin görevinin dava şartı olduğunu, mahkemenin resen bu hususa girmek zorunda olduğunu, bu açıklamalar ışığında davanın kökünün ve dayanağının bir kambiyo senedine dayandığının açıkça ortada olduğunu, kambiyo senedinin zamanaşımına uğramış olması ya da olmaması ya da kambiyo senedi vasfından olması ya da olmaması ya da buna benzer başka bir çekişme yargılamanın ve esasın konusu olduğunu, uyuşmazlığın dayanağının kambiyo senedine dayanması ve kambiyo senedine dayalı davalarının da doğrudan doğruya ticari dava sayılıp asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğunu düşündüklerini, bu sebeple eldeki uyuşmazlığın bu niteliği ve takdir değerlendirmesinin asıl mahkeme olan Alanya Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, alacak isteminde ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115. Maddeleri gereğince usulden reddine karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davanın mutlak ticari dava olmamasına, davacının tacir sıfatının bulunmamasına, görevin kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında dikkate alınmasının gerekmesine, HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli harç peşin olarak alındığından yeniden alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair; 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-c maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. 17/09/2025 ...