Bölge Adliye Mahkemesi · İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi 2025/777 E. 2025/830 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/777
Karar No
2025/830
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2025/777 KARAR NO : 2025/830

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/518 KARAR NO : 2024/926 KARAR TARİHİ : 03/12/2024 DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) DAİRE KARAR TARİHİ : 21/04/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 21/04/2025

İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/12/2024 Tarih ve 2023/518 Esas 2024/926 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.

İSTEM: Davacı avukatı tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; davalı ile dava dışı ... A.Ş. aralarında ticari ilişki olduğunu, bu ticari ilişki nedeniyle davalının dava dışı şirkete borcunun bulunduğunu, dava dışı ... A.Ş.'nin ... Şti. ile aralarında bulunan ticari ilişki nedeniyle ... Elektrik tarafından ... Mühendisliğe kesinlen 2 adet fatura bulunduğunu, davacı şirketin de ... Elektrik ile aralarında ticari ilişki olması nedeniyle cari hesap ilişkisinden kaynaklı olarak alacaklı durumda olduğunu, yani davalının ... Mühendisliğe, ... Mühendisliğin ... Elektriğe, ... Şirketinin de davacı şirkete borcunun bulunduğunu, davalının borcunu ödemek için ihbar olunan ... Şirketine kart bilgilerini ilettiğini, ... Mühendisliğin ... Şirketine olan borcunu ödemek için davalı İbrahim ile görüşerek kart bilgilerini ... Şirketine ilettiğini, ... ise davacı şirketin https://....com.tr adresinden borç ödeme yapmasıyla borcun nakli işleminin gerçekleştiğini, ... Şirketinin davacı şirkete cari borçlarına mahsuben davacının elektronik posta adresinin ödeme sisteminden 3D şifreleme işlemi kullanılarak davalı adına olan kredi kartından 26/10/2022 tarihinde ... Bankası A.Ş. ... no'lu kredi kartından 24.000,00 TL bedelli 6 taksit şeklinde, yine ... Bankası A.Ş. ... no'lu kredi kartından 50.000,00 TL bedelli 6 taksit olmak üzere toplamda 74.000,00 TL kart çekimi yaptığını ve cari hesap borcuna mahsuben ödeme yaptığını, davacı şirketin elektronik posta adresinden çekilen kredi kartı çekimlerinin 3D sistemi ile çekildiğini, bu çekimin yapılabilmesi için de kart sahibine ilgili banka tarafından şifre gittiğini, yani davalının 06/10/2022 tarih 50.000,00 TL ve 26/10/2022 tarih 24.000,00 TL bedelli kredi kartı ödemelerine kendisine ait telefona gelen şifre ile yaptığını, böylelikle davacı şirkete yapılan borç ödemesine açıkça rıza gösterdiğini, ... şirketinin davacı şirkete olan borcunu elektronik posta sistemi üzerinden 3D şifreleme işlemi gerçekleştirerek ödediğini, bu hususta davacının herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davalı tarafından davacı aleyhine toplam ödenen 74.000,00 TL'nin iadesi istemi ile İzmir 16. İcra Müdürlüğü'nün 2023/12838 Esas sayılı takip dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davacı tarafından geç bilgi sahibi olunması nedeniyle itiraz edilemediğini, davacının davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davanın kabulü ile davacı şirketin davalıya takip dosyasından borcunun olmadığının tespitine, dava değerinin %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, İzmir 16. İcra Müdürlüğü'nün 2023/12838 Esas sayılı takip dosyasının Mahkememiz tarafından belirlenecek teminat veya bila teminat ile tedbiren durdurulmasına karar verilmesi talep ve dava edilmiştir. YANIT : Davalı avukatı tarafından verilen yanıt dilekçesinde özetle;davalının tacir olmadığını, yapılan iş ve işlemlerin ticari iş olmadığını belirterek görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu ve verilen tüm tedbir kararlarının kaldırılmasını talep ettiklerini, davacının sunmuş olduğu tahsile ilişkin evrakların hiçbirinde davacının imzasının, onayının ve adının geçmediğini, davalının kredi kartı hesabı ve bilgilerinin kullanılarak izni ve onayı alınmadan yapılan işlemler nedeni ile mağdur olduğunu ve İzmir 16. İcra müdürlüğü 2023/12861, 2023/12864, 2023/12887, 2023/12911, 2023/12914, 2023/12918 dosyaları ile tüm firmalara icra takibi yapıldığını, bazı dosyaların borcunun ödendiğini bazı dosyalarda ise icra müdürlüğüne itirazda bulunulduğunu, davalının ... A. Ş. veya ... Şti. 'ye borcunu ödemek yükümlülüğü veya sorumluluğunun bulunmadığı gibi hiçbir borcunun da olmadığını ayrıca bu firmalar ile hiçbir ticari ilişkisinin de olmadığını belirterek davanın reddi ile davacının %15 'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; "...uyuşmazlığın her iki taraf tacir olmadığından dolayı ticari işletmesiyle ilgili olmadığı, bu haliyle davanın nispi ticari dava olarak da kabul edilemeyeceği, ayrıca davanın TTK' nun 4. maddesinde düzenlenen mutlak ticari dava niteliğinde de olmadığı, TTK'nın 4. maddesindeki yasal düzenlenme karşısında uyuşmazlığın 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesi uyarınca genel hükümlere göre Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği anlaşılmakla mahkememizin görevsiz olduğu, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla..." ifadelerin içeren gerekçelerle HMK.nun 115/2.maddesi uyarınca davanın usulden reddine dair karar verilmiştir. İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN: Davacı vekili istinaf talebinde bulunmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı avukatı tarafından verilen istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde özetle; -davalarının ticari dava olduğunu, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE Dava menfi tespit davasıdır. İstinafa konu karar izmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 03/12/2024 tarihli Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli mahkeme olduğuna ilişkin görev yönünden usulden red kararını istinafen incelenmesi talebine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden sonra, açılmıştır. Her ne kadar mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın esası yönünden değerlendirme yapılarak karar verilmiş ise de, öncelikli olarak asliye ticaret mahkemesinin davaya bakmakla görevli olup olmadığının belirlenmesi, davanın ticarî niteliğinin ve görevli mahkemenin belirlenmesinde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile getirilen düzenlemelerin değerlendirilmesi gerekir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu iş, tarafların her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olmalı ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır. Örneğin, ödünç para verme işlemlerine ilişkin uyuşmazlıklar Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca, iflas davaları ise 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 154 ve devamı maddeleri hükmünce ticari dava sayılır. Buna karşılık Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca, tarafların tacir olup olmamasına bakılmaksızın ticari dava sayılan havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin uyuşmazlıklardan doğan davalar herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa, ticari dava vasfını kaybedecektir. Yine, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce ve temyiz incelemesi aşamasında Yargıtay’ca re'sen incelenir. Bu kuralın tek istisnası, 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/4. maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre, yargı çevresinde ayrı bir asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemelerine açılan davalarda görev kuralına dayanılmamış olması görevsizlik kararı verilmesini gerektirmeyecektir. İlk derece mahkemesi istinafa konu kararı ile davalının Ticaret Sicil Müdürlü'ğünde Vergi Dairesinde kaydının olmadığını tacir olmasını gerektirecek herhangi bir durumun mevcut olmadığı taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalıya ait kredi kartından yapılan ödemenin satış işleminden kaynaklandığı gerekçesiyle görev yönünden usulden red kararı vermiş ve karar kesinleştiğinde yasal süresi içinde başvuru halinde dosyanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine dair karar vermiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olduğu davacının ticari şirket olduğu gerekçeleriyle istinaf konun yoluna başvurulmuştur. Dosya kapsamından davacı tarafın ticari şirket olduğu ancak davalının tacir olmadığı bu haliyle davanın ticari dava niteliğinde olmadığı görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf isteminin HMK 353(1)-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/12/2024 Tarih ve 2023/518 Esas 2024/926 Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun olduğundan davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK 353/(1)-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, İstinaf talebinde bulunan davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcı yeterli olduğundan yeniden harç tahsiline yer olmadığına, İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 21/04/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2025/777, K. 2025/830, T. 21.04.2025, www.arakarar.com/karar/izmir-bolge-adliye-mahkemesi-13-hukuk-dairesi-2025-777-e-2025-830-k-4a3b9b1b3881