Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/551 E. 2025/594 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/551
Karar No
2025/594
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2025/551 KARAR NO : 2025/594

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/300 DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04.04.2024 TALEP : İhtiyati Haciz

BİRLEŞEN DOSYA : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2024/320 DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17.04.2024 TALEP : İhtiyati Haciz ARA KARAR TARİHİ : 23.01.2025 KARAR TARİHİ : 24.04.2025 KARARIN YAZ. TARİHİ : 24.04.2025

İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/300 Esas sayılı dosyasından verilen 23.01.2025 tarihli ara kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü. İSTEM: Asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından verilen 14.01.2025 tarihli ihtiyati haciz talepli dilekçesi ile özetle; Müvekkilinin ...'de çatı işleri ile iştigal eden bir tacir olduğunu, davalı ile müvekkili arasında 16/02/2023 tarihinde "....Tasarım ve Üretim Sözleşmesi" konulu eser sözleşmesinin düzenlendiğini, davalı yüklenicinin sözleşmeden kaynaklı yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bu sözleşmenin özet olarak yüklenici tarafından "Muhtelif malzeme, kalınlık ve ölçüdeki rulo sac malzemeyi, makine girişinden alıp şekillendirici toplar yardımı ile istenilen ölçülerde eksiksiz ve tek parça yağmur oluğuna çeviren ve boydan kesebilen bir makinenin sözleşmede belirtilen şartlarda tasarımı ve 2 adet çalışır durumda makinenin imalat ve iş sahibine teslimi" borcunu içerdiğini, sözleşmenin "İşin Başlangıç ve Bitiş Tarihleri" konulu D/6. maddesindeki "İş sahibi ve yetkililerinden her bir etap gecikmeli olarak onaylanmış olsa dahi iş bu sözleşmenin tanzim tarihinden itibaren (16/02/2023) makinelerin Türkiye'de teslim tarihine kadar geçen süre 5 ayı geçemez, 5 ayı geçtiği takdirde bu süreyi aşan her bir gün için yüklenici, iş sahibine ayrıca, hiçbir ihtar ve ihbara gerek kalmaksızın, günlük 500,00 $ Tazminat ödemeyi kabul ve taahhüt eder". İş sahibinin bu durumda dahi sözleşmeye uygun teslim gerçekleşmediği takdirde, zararlarını tazmin ve teslim almadığı tüm ürünler için yaptığı tüm bedel ödemelerini geri alma hakkı doğar. İş sahibi de, iş bu sözleşmeye uygun olarak 5. etaptaki yüklenici yükümlülükleri tamamlanıp 5. etaptaki süreler dolduktan sonra iş bedelinin tamamını ödemediği takdirde, yükleniciye taahhüt edilen toplam 167.000,00-$ tamamen ödeninceye kadar geçecek her bir gün için 500,00 $ ödemeyi kabul ve taahhüt eder. Şu kadar ki, Bu günlük tazminat karşılığı gecikmeler sözleşmenin tanzim tarihinden itibaren en çok 1 yıl uzayabilir. (Söz.T.:16/02/2023+1 YIL=16/02/2024) Bu süreler içinde tarafların haklı fesih hakları bakidir." şeklinde olduğunu, davalının sözleşme gereği 16/07/2023 tarihinde sözleşme konusu eseri müvekkiline teslim edilmesi gerektiğini; davalının 05/09/2023 tarihinde ...ile (....PATENT) "muhtelif malzeme, kalınlık ve ölçüdeki rulo sac malzemeyi, makine girişinden alıp şekillendirici toplar yardımı ile istenilen ölçülerde eksiksiz ve tek parça yağmur oluğuna çeviren ve boydan kesebilen bir makinenin sözleşmede belirtilen şartlarda tasarımı ve 1 adet çalışır durumda makinenin imalat ve iş sahibine teslimini" içeren ...Tasarım ve Üretim Sözleşmeyi düzenlediğini, bu sözleşmenin "İŞİN BİTİŞİ" başlığı altındaki 1. maddesinde "İşin bitiş tarihi olarak 01/07/2024 tarihi kararlaştırılmıştır." denildiğini, davalının müvekkil ile yapmış olduğu sözleşmenin birebir aynısını bir alt yüklenici ile yaptığını, davalı cevap dilekçesinde "sözleşme konusu eserin imalinin imkansız olduğunu" beyan etmiş olsa da 3. kişi ile yapmış olduğu alt yüklenici sözleşmesi ile bu iddiasının çeliştiğini, davalı şirketin sözleşme yaptığı alt yüklenicisinin yükümlülüklerini yerine getirmemiş olması nedeniyle alt yüklenici hakkında Bursa 1. Genel İcra Dairesi'nde 2024/24156 sayılı dosyada icra takibi yaptığını ve bu takibin kesinleştiğini, dolayısı ile borçlu davalıların dava konusu sözleşmeden kaynaklı olarak alacağını teminat altına almışken asıl mağdur olan müvekkilinin alacağının teminat altına alınmadığını belirterek, karşı tarafa tebliğ yapılmaksızın, faize ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 309.495,00 USD karşılığı 10.987.072,50 TL asıl alacak ve ihtiyati haciz giderleri, icra masrafları ve vekalet ücretinin tahsilini teminen, davalının borcunu karşılayabilecek derecede taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları, maaşları ve banka hesapları üzerine İİK'nın 257 ve devam eden maddeleri uyarınca teminatsız olarak, mahkeme aksi kanaate ise takdir edilecek teminat karşılığında ihtiyati hacze ve yargılama gideri ile ihtiyati haciz vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesi 23.01.2025 tarihli ara kararı ile özetle; ''...Asıl ve birleşen davada davacı vekili ihtiyati haciz isteğinin dayanağı olarak dosyaya 14/01/2025 tarihli dilekçesi ekinde davalı şirket ile dava dışı ... arasında düzenlendiğini ileri sürdüğü 05/09/2023 tarihli "...Tasarım ve Üretim Sözleşmesidir" başlıklı sözleşmeyi ve ayrıca Bursa 1. Genel İcra Dairesi'nin 2024/24156 sayılı dosyasında ödem emri örneğini sunmuştur, Sunulan sözleşmenin konusu ve işin kararlaştırılan teslim tarihi eldeki bu davanın konusu olan sözleşme ile aynı ise de; sözleşmenin tamamının birebir aynı hükümleri içermemekte olup, davaya konu sözleşmede 2 adet makinenin imalatı, diğer sözleşmede ise 1 adet makinenin imalatı kararlaştırılmıştır. Asıl ve birleşen davaya konu sözleşmenin "teknik şartlar" bölümünde yer alan ve makine imalatında kullanılacak olan motorlar, rulmanlar ve rulman yatakları ile yedek parçalar ile ilgili düzenlemeye sunulan dava dışı sözleşmede yer verilmediği belirlenmiştir. Dolayısıyla her iki sözleşmede teknik bir kısım farklar söz konusudur. Asıl ve birleşen davada davacı vekilinin dilekçesindeki "Davalı şirket sözleşme yaptığı alt yüklenicisinin yükümlülüklerini yerine getirmemiş olması nedeniyle alt yüklenici hakkında Bursa 1. Genel İcra Dairesi'nde 2024/24156 sayılı dosyada icra takibi yapmış ve bu takip davalı lehine kesinleşmiştir. Dolayısı ile borçlu davalılar dava konusu sözleşmeden kaynaklı olarak alacağını teminat altına almışken asıl mağdur olan müvekkilin alacağı teminat altına alınmamıştır." şeklindeki ifadeden sunulan dava dışı sözleşmenin konusu makine ile davaya konu sözleşmenin konusu makinelerin aynı makine olduğu hususunun kastedildiği kanaatine ulaşılmıştır. Durum böyle olmakla birlikte; sözleşmelerde birbirine atıfta bulunulmamış olmasının yanı sıra her iki sözleşmede var olduğuna işaret edilen ve yukarıda belirtilen farklılar ile işin teknik boyutu değerlendirildiğinde; her iki sözleşmenin aynı makinelere ilişkin olduğu hususu da yine teknik bir değerlendirme yani bilirkişi incelemesi ile belirlenebilecektir. Diğer yandan dava dışı sözleşmeye dayalı olarak başlatılmış ve kesinleşmiş icra takibinin varlığı borcun davalı tarafça tahsil edildiği anlamını da taşımayacaktır. Bir diğer husus ise; mahkememizin önceki ara kararında da belirtildiği şekilde taraflar arasındaki sözleşme niteliği gereği bir eser sözleşmesidir. Asıl ve birleşen davada davalı tarafın cevap dilekçesi ile "geç teslimin davacının sözleşme dışı isteklerinden kaynaklandığını, davacının isteğiyle ve iyileştirme amacıyla başkaca sac kullanıldığını, prototip olan makine ile ilgili gecikmelerin yaşanmasının olağan olduğunu" savunmuş olması karşısında TBK'nın 182/2 madde hükmünün uygulanmasının gerekip gerekip gerekmediği ve davanın ve birleşen davanın konusu alacakların miktarları ile istenebilme koşullarının var olup olmadığı hususları yargılamaya muhtaç olup, sunulan sözleşme ve ödeme emrinden hareketle İİK'nın 257. maddesi gereğince ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yeterli yaklaşık ispat koşulunun yerine getirildiğinden söz edilemeyeceğinden, ihtiyati haciz isteğinin reddine'' dair ara karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından verilen 18.02.2025 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle; -Müvekkilinin davalı tarafla 16/02/2023 tarihinde imzalanan "...Tasarım ve Üretim Sözleşmesi" konulu eser sözleşmesi kapsamında, sözleşmeden doğan haklarının korunması amacıyla 14/01/2025 tarihli dilekçe ile ihtiyati haciz talebinde bulunulduğunu, ilgili mahkemece, 23/01/2025 tarihinde verilen ara karar ile ihtiyati haciz taleplerinin hukuka aykırı şekilde isteğinin reddine karar verildiğini, -Öncelikle, sözleşme konusu sözleşmeye konu teşkil eden "...." patentinin müvekkiline ait olduğunu, buna ilişkin patent kurumundan da gerekli izinlerin alındığını, buna ilişkin hususların sözleşme metninden de anlaşılacağını, ihtiyati haciz için dayanak oluşturan ve davalıların 3. kişi ile yapmış olduğu sözleşmede de görüleceği üzere patenti müvekkiline ait olan bir ürünün 3. kişilerle imalat sözleşmesi yapıldığını, mahkeme değerlendirmesinde de "Sunulan sözlesmenin konusu ve isin kararlastırılan teslim tarihi eldeki bu davanın konusu olan sözlesme ile aynı ise de" dendiğini, davalı tarafın patenti müvekkiline ait olan ve tesliminin en geç 15/07/2023 olarak belirlendiği bir sözleşmeyi bu tarihten yaklaşık 2 ay sonra olan 05/09/2023 tarihinde imalat için 3. kişi ile yaptığı sözleşmenin, sözleşme karşılığı ödemeler yapıldığı halde müvekkiline yönelik taahhüdünün süresi içinde yerine getirmediğinin de kanıtı niteliğinde olduğunu, -Yine mahkeme gerekçesinde ana sözleşmede taahhüt edilen 2 adet makine olduğu davalının 3. kişi ile yapmış olduğu sözleşmede ise 1 makineye ilişkin sözleşme yapıldığına yönelik değerlendirmesinin de hukuken kabul edilebilemeyeceğini, netice itibariyle sözleşmenin haklı nedenle feshinine ilişkin olarak açtıkları birleşen davada, davalıların 2 makineyi de süresi içinde teslim etmemesi nedeniyle sözleşmenin haklı nedenle feshi ile sözleşme nedeniyle ödenen ücretler ile birlikte sözleşmeden kaynaklanan zararların da tazminin istendiğini, birleşen davaya yönelik olarak da davalı tarafın dava dilekçelerine yönelik savunma da yapmadığını, dolayısı ile kerhen sözleşmeye riayet etmediklerini kabul ettiklerini, dolayısı ile 3. kişi ile yapılmış sözleşmenin konusunun 1 veya 2 makine olmasının hukuken aleyhte bir sonuç doğurmayacağını, -Davalı tarafla yaptıkları sözleşme ile davalının 3. kişi ile yapmış olduğu sözleşmenin incelenmesinden de görüleceği üzere: her iki sözleşmenin taraflar başlıklığı altındaki 3. Maddesinde "Ayrıca iş bu sözleşme konusu işleyiş ile ilgili gerek hukuki gerekse teknik inceleme, kontrol ve onaylar için iş sahibi vekil ve temsilciler atayabilir. Bu durumu ve kimlik bilgilerini yazılı olarak yükleniciye önceden bildirmesi yeterlidir. Şu kadarki, iş sahibi tarafından aksi yazılı olarak yükleniciye bildirilmediği sürece iş bu sözleşme konusu tasarım ve üretimin teknik olarak kontrolörü ... (TC.Kimlik No: ....)'dır. Bu paragrafta tanımlanan veya sonradan atanabilecek olan temsilci, yetkili, kontrolörlerin tebligat alma yetkileri olmayıp yazışma, bildirim ve tebligatlar bizzat yukarıda adres ve e-postaları yazılı taraflar arasında bizzat ve şahsen yapıldığında geçerli olacaktır." şeklinde ibaresinin birebir aynı olduğunu, bu maddede bahsi geçen ve 3. kişi ile yapılan sözleşmede tasarım ve üretimin teknik olarak kontrolörü görevi verilen ... (TC.Kimlik No: .......) isimli kişi esasen müvekkilinin kendisine bu kontrol görevi için ana sözleşme süresince ücret ödediği kişi olduğunu, ana sözleşmede yazılı hususlara uyma yükümlülüğü olan davalının bu şartların bir kısmını değiştirerek alt yüklenici ile sözleşme yapmasının kendi sorumluluğu olduğunu, üstelik müvekkilinden ana sözleşme gereği alması gerekli olan ücreti aldığını, ancak kendi yükümlülüğü olan teslim görevini yerine getirmemiş davalının hukuk dışı eylemlerine devam etmesinin kendisine yarar sağlamasının da hukuk sistemince kabul edilebilemeyeceğini, davalının ana sözleşmedeki bazı hususları maddelerdeki farklılık hali hazırda sözleşmedeki teknik şartlara uyma yükümlülüğünde olan davalının bu şartların bir kısmını değiştirerek alt yüklenici ile sözleşme yapmasının kendi sorumluluğu olduğunu, -Dosya kapsamında da görüleceği üzere müvekkile ait ...., .(Limitet Şirket) şirketince davalıya ve sözleşme gereği imal edilecek 2 makinenin tasarım ve üretimin teknik olarak kontrolörü görevi verilmiş ...'a dava konusu sözleşme gereği gönderilen havalelerin banka kayıtları ve muhasebe kayıtları incelenmek suretiyle bankalarca yapılan havalelere ilişkin.... Noterince düzenlenmiş ve Yeminli noterce Türkçe çevirisi bulunan kayıtların da dosya kapsamında mevcut olduğunu, yine müvekkilinin yapmış olduğu havalelere ait banka dekontların da dosya kapsamında bulunduğunu, müvekkilinin hali hazırda 135.495,00 $ (Makinelerin yapımı için yükleniciye ödenen) + 105.000,00-$ (Sözleşmeden Kaynaklı Cezai şart alacağı) + 69.000,00- $ (Sözleşme Kaynaklı Harcamalar) = 309.495,00 $ lık toplam alacağı bulunduğunu, bu alacağın bugün itibariyle .... verilerine göre Türk Lirası karşılığının 11.222.288,70 TL olduğunu, -Mahkemenin "sözleşmelerde birbirine atıfta bulunulmamıs olmasının yanı sıra her iki sözlesmede var olduguna işaret edilen ve yukarıda belirtilen farklılar ile isin teknik boyutu degerlendirildiginde; her iki sözlesmenin aynı makinelere iliskin oldugu hususu da yine teknik bir degerlendirme yani bilirkisi incelemesi ile belirlenebilecektir." şeklindeki değerlendirmesinin kabul edilemeyeceğini, yukarıda belirttikleri üzere ana sözleşme ile davalının 3 kişi ile yapmış olduğu sözleşmenin maddeleri birebir aynı olduğu gibi kontrol görevi verilen kişi de müvekkilinin personeli olduğunu, yine yukarıda belirttikleri gibi bahsi geçen makinelerin patentinin de yine müvekkiline ait olduğunu, -Müvekkilinin alacağının rehin yada başka bir şekilde teminat altında olmadığından riskli hale geldiğini, müvekkilinin, borçlular ile iletişime geçmeye çalışmış ancak sonuç alamadığını, haricen aldıkları bilgilere göre borçlu mallarını kaçırma eğilimine girdiğini, müvekkilinin sözleşmeden kaynaklanan ödeme yükümlülüklerini yerine getirmiş olmasına rağmen davalıların kendi yükümlülüklerini yerine getirmediğini, ihtiyati haciz taleplerinin mahkemece verilmiş olan ara kararda reddedilmiş olmasının müvekkili açısından telafisi imkansız zararlara neden olacağını, yerel mahkemenin yaptığı değerlendirme doğrultusunda bir yargılama ve bilirkişi değerlendirmesi yapılması, lehlerinde çıkacak bir kararda dahi mal kaçırma eğiliminde olan davalıdan alacağın tahsili imkansız hale geleceğini, yukarıda da belirttikleri üzere davalılara yapılmış ödemelerin kayıtlarının da dosya kapsamında mevcut olduğunu, -Tüm bu nedenlerle İzmir 4. Ticaret Mahkemesinin "ihtiyati haciz talebimizin reddi" yönündeki kararının kaldırılması, alacaklarının tahsili amacıyla, İ.İ.K. 257 ve devam eden maddeleri uyarınca mahkemede alacağın sabit olması sebebi ile alacağın şimdiki kur karşılığı olan 11.222.288,70 TL karşılığı müracaatla borçluların banka hesaplarına, menkul, gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczi ile muhafaza altına alınmasını, kabul anlamına gelmemekle beraber mahkeme aksi kanaate ise cezai şartlar ve sözleşme nedeniyle uğranan zararlar hariç olmak üzere doğrudan davalı şirkete ödenen 135.495,00 $ karşılığı 4.904.919 TL oranında teminatın teminatsız olarak garanti altına alınması, mahkemeniz aksi kanaate ise takdir edilecek teminat karşılığında ihtiyati haciz talep etmek zorunluluğu doğduğunu, söz konusu kararın, müvekkilinin menfaatlerinin korunması açısından büyük önem arz eden ihtiyati haciz talebinin reddine yol açarak ciddi maddi zararlara sebebiyet verdiğini, Belirterek İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/300 Esas ve 23/01/2025 tarihli ihtiyati haciz talebimizin reddini içeren kararının usul ve yasaya aykırı olduğunun tespit edilerek iptaline, karşı tarafa tebliğ yapılmaksızın, faize ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 309.495,00 $ karşılığı 11.222.288,70 TL asıl alacak ve ihtiyati haciz giderleri, icra masrafları ve vekalet ücreti ile birlikte tahsili teminen, borçluların borcunu karşılayabilecek derecede taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları, maaşları ve banka hesapları üzerine alacağın sabit olması sebebi ile İ.İ.K. 257 ve devam eden maddeleri uyarınca teminatsız mahkemeniz aksi kanaate ise takdir edilecek teminat karşılığında ihtiyati haciz kararı verilmesini, kabul anlamına gelmemekle beraber mahkeme aksi kanaate ise en azından cezai şartlar ve sözleşme nedeniyle uğranan zararlar hariç olmak üzere doğrudan davalı şirkete ödenen 135.495,00 $ karşılığı 4.904.919 TL oranında teminatın 2. maddede belirtildiği şekilde teminatsız olarak garanti altına alınması, mahkemeniz aksi kanaate ise takdir edilecek teminat karşılığında ihtiyati haciz kararı verilmesi, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK.nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda, Asıl dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan cezai şartın tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Birleşen dava ise, eser sözleşmesinin haklı nedenle feshi iddiasına dayalı sözleşme kapsamında yapılan ödemenin ve uğranılan zararın tahsili istemine ilişkindir. Davacı vekilinin asıl ve birleşen dava kapsamındaki ihtiyati haciz isteminin ilk derece mahkemesi tarafından ara kararla reddine karar verildiği, verilen ara kararın davacı vekili tarafından istinaf edildiği görülmüştür. İhtiyati haciz; 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesinde, “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1–Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2–Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.”; 258. maddesinde, “İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. İhtiyatî haciz talebinin reddi halinde alacaklı istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir.” düzenlemeleri mevcuttur. İhtiyati haciz kararı verilmesinin yasal koşulları İİK'nun 257. maddesinde düzenlenmiş olup, talepte bulunan alacaklı tarafından, alacağın varlığı ve miktarı hususunda, yaklaşık ispat olgusunun yerine getirilmesi gerekmektedir. İİK'nun 258. maddesi uyarınca, alacaklının alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermesi mecburdur. Tarafların iddia ve savunmalarının gerçekliği ve haklılığı yapılacak olan yargılama sonunda ortaya çıkacak ise de, ihtiyati haciz kararı verilmesinin talep edildiği tarih itibariyle ihtiyati haczin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilerek sonuca gidilmesi gerekmektedir. Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde; asıl davada ve birleşen davada davacı vekili taraflar arasında 16/02/2023 tarihinde "...Tasarım ve Üretim Sözleşmesi" konulu eser sözleşmesinin düzenlendiğini, davalı yüklenicinin sözleşmeden kaynaklı yükümlülüklerini yerine getirmediğini ve 16/07/2023 tarihinde sözleşme konusu eseri müvekkiline teslim etmesi gerektiği halde teslim etmediğini, davalının 05/09/2023 tarihinde dava dışı ... ile (.... PATENT) "muhtelif malzeme, kalınlık ve ölçüdeki rulo sac malzemeyi, makine girişinden alıp şekillendirici toplar yardımı ile istenilen ölçülerde eksiksiz ve tek parça yağmur oluğuna çeviren ve boydan kesebilen bir makinenin sözleşmede belirtilen şartlarda tasarımı ve 1 adet çalışır durumda makinenin imalat ve iş sahibine teslimini" içeren ...Tasarım ve Üretim Sözleşmeyi düzenlediğini, bu sözleşmenin "İŞİN BİTİŞİ" başlığı altındaki 1. maddesinde "İşin bitiş tarihi olarak 01/07/2024 tarihi kararlaştırılmıştır." denildiğini, davalının müvekkil ile yapmış olduğu sözleşmenin birebir aynısını bir alt yüklenici ile yaptığını, davalı cevap dilekçesinde "sözleşme konusu eserin imalinin imkansız olduğunu" beyan etmiş olsa da 3. kişi ile yapmış olduğu alt yüklenici sözleşmesi ile bu iddiasının çeliştiğini, davalı şirketin sözleşme yaptığı alt yüklenicisinin yükümlülüklerini yerine getirmemiş olması nedeniyle alt yüklenici hakkında Bursa 1. Genel İcra Dairesi'nde 2024/24156 sayılı dosyada icra takibi yaptığını ve bu takibin kesinleştiğini, dolayısı ile borçlu davalıların dava konusu sözleşmeden kaynaklı olarak alacağını teminat altına almışken asıl mağdur olan müvekkilinin alacağının teminat altına alınmadığını, müvekkilinin hali hazırda makinaların yapımı için yükleniciye ödenen 135.495,00USD +sözleşmeden kaynaklanan cezai şart alacağı 105.000,00 USD +sözleşmeden kaynaklanan harcamalar 69.000,00 USD olmak üzere toplam 309.495,00 USD karşılığı 10.987.072,50 TL alacağı bulunduğunu, müvekkilinin alacağının rehin ya da başka bir şekilde teminat altında olmadığını, haricen aldıkları bilgilere göre borçlunun mallarını kaçırma eğilimine girdiğini belirterek faize ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 309.495,00 USD karşılığı 10.987.072,50 TL asıl alacak ve ihtiyati haciz giderleri, icra masrafları ve vekalet ücretinin tahsilini teminen, davalının borcunu karşılayabilecek derecede taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları, maaşları ve banka hesapları üzerine İİK'nın 257 ve devam eden maddeleri uyarınca teminatsız olarak, mahkeme aksi kanaate ise takdir edilecek teminat karşılığında ihtiyati hacze ve yargılama gideri ile ihtiyati haciz vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiş ise de; taraflar arasında yapılan eser sözleşmesi kapsamında tarafların karşılıklı olarak edimlerini yerine getirilip getirmedikleri, cezai şartın ödenmesi koşulunun oluşup oluşmadığı, davacı iş sahibi tarafından sözleşmenin haklı sebeple feshedilip feshedilmediği, bu kapsamda davacının sözleşme kapsamında ödenen bedelin iadesi ve uğradığı zarar bulunup bulunmadığı hususlarının yapılacak yargılama sonucunda belirlenebileceği, davacı tarafça İİK.'nın 257 ve devamı maddeleri gereğince dosya kapsamında sunulan delillerin muaccel bir alacağın varlığına ilişkin "yaklaşık ispat" ölçüsünü sağlayacak nitelikte olmadığı, ayrıca İİK 257/2 maddesine göre davalının mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisinin kaçmağa hazırlandığı yahut kaçtığına ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunduğu iddiasıyla ilgili olarak da yaklaşık ispata yarar dosya kapsamında delil bulunmadığı anlaşıldığından ilk derece mahkemesinin davacı vekilinin ihtiyati haciz isteminin reddine ilişkin kararında usule ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından davacı vekilinin istinaf istemi yerinde görülmemiştir. Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; mahkemece verilen ara karar usul ve yasaya uygun olup, davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/300 Esas sayılı dosyasından verilen 23.01.2025 tarihli ara kararı, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davacı vekilinin bu ara karara karşı yapmış olduğu istinaf kanun yoluna başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olması nedeniyle, alınması gereken 1.013,90 TL ihtiyati haciz harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile kalan 398,50 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 2004 sayılı İİK'nın 258/(3) ve 6100 sayılı HMK'nın 362/(1)-f maddeleri uyarınca kesin olmak üzere 24.04.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2025/551, K. 2025/594, T. 24.04.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-551-e-2025-594-k-8019a7b5e218