İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/551 E. 2025/505 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/551
- Karar No
- 2025/505
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO :
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ : DAVALILAR :
DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 25/04/2025 KARAR TARİHİ : 25/04/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Batman - Diyarbakır kara yolu yuvacık mahallesi mevkisinde .....günü saat .....sıralarında Diyarbakır istikameti yönünden seyir halinde bulunan ve araların davacının da biletli yolcu olarak bulunduğu .....plakalı .....firmasına ait yolcu otobüsü ilk etapta belirlenemeyen sebepten dolayı yolun sağ tarafında bulunan yuvacık anaokulu mevkinde devrildiği, Yaralılar ambulanslar ile Diyarbakır'da çeşitli hastanelere kaldırılarak kaza mahallinde tahliye edildiği, yapılan ilk tespitler doğrultusunda Diyarbakır - Batman kara yolunun Batman istikametinden ters yönden gelerek orta refüje çıkan ve yolun Diyarbakır istikametine geçiş yapan .....plakalı .....Marka kamyonetin kazaya sebebiyet verdiğini, yukarıda arz ve izah edilen sebeplerden ötürü bedel artırım haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00TL maluliyet (daimi iş göremezlik) tazminatı ile 100.00TL Geçici iş görmezlik tazminatı, 100,00TL bakıcı tazminatı, 100,00TL ferdi koltuk kaza sigorta tazminatı ile 700,000TL Manevi tazminat olmak üzere toplamda şimdilik 700,400TL nin; 400TL si sonradan artırılmak üzere her iki davalı yönünden müşterek ve müteslesilen olay tarihinden itibaren uygulanacak avans faizi ile 700,000TL Manevi tazminatın ise davalı .....firması yönünden olay tarihinden itibaren uygulanacak yasal faizle tahsiline, davanın kabulünü, vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bıraklmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DEĞERLENDİRME : Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminatı ile manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacının dayanağı olan kazanın meydana geldiği .....plakalı otobüsün davalı .....Otobüsleri AŞ'ye ait otobüste yolcu olarak taşındığı anlaşılmaktadır. Davacı ile davalı .....A.Ş. arasında taşıma sözleşmesi vardır. Her ne kadar taşıma sözleşmesi TTK'da düzenlenmişse de, .....tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6502 sayılı Yasa'nın 3/k bendinde "Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi" tüketici, 3/ı bendinde ise "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" tüketici işlemi olarak tanımlanmıştır. Aynı Yasa'nın 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve 6502 sayılı Yasa'nın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceğine değinilmiştir. HMK'nın 1. maddesinde ise görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği düzenlenmiştir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Mahkemece duruşma yapılmadan, yani taraflara tebligat yapılıp onları dinlemeden dosya üzerinden de görevsizlik kararı verebilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmış ise veya yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip, karara bağlamalıdır. Somut olayda da mahkemece, davanın açıldığı tarih itibariyle 6502 sayılı Yasa'nın yürürlükte olduğu, davacının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu taşıma işleminin de tüketici işlemi sayıldığı anlaşılmaktadır. Davanın açıldığı tarih itibariyle 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un yürürlükte olduğu, davacının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu taşıma işleminin de tüketici işlemi sayıldığı, buna göre yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca işbu davaya bakma görevinin tüketici mahkemesine ait bulunduğu açıktır. Dava konusu olayda davalı sigorta şirketi ile davacı arasındaki uyuşmazlığı inceleme görevi Ticaret Mahkemesine ait ise de işbu dava, taşıyan olan diğer davalı sigorta şirketine ve otobüs firmasına karşı birlikte açılmıştır. Bu durumda davalılar arasında bağlantı olduğu, biri hakkında verilecek kararın diğerini etkileyeceği de muhtemeldir. Hal böyle olunca usul ekonomisi, daha isabetli bir karar verilmesi ve davaların makul bir süre içinde bitirilmesi yükümlüğü açısından, davaların birlikte görülmesi gereklidir. Ayrıca davalı sigorta şirketi hakkındaki davanın da Ticaret Mahkemesine göre daha özel nitelikteki Tüketici Mahkemesinde görülmesi, göreve ilişkin usul kurallarına da uygun düşecektir. Nitekim benzer hususlarda açılan davalar sonucu verilen Antalya Bölge Adliye Mahkemesi .....Hukuk Dairesi'nin .....tarih .....Esas .....Karar , Ankara Bölge Adliye Mahkemesi .....Hukuk Dairesi'nin .....tarih .....Esas .....Karar, , Ankara Bölge Adliye Mahkemesi .....Hukuk Dairesi'nin .....tarih .....Esas .....Karar ve İzmir Bölge Adliye Mahkemesi .....Hukuk Dairesi'nin .....tarih .....Esas .....Karar sayılı ilamlarında da aynı hususlar vurgulanmıştır. Yukarıda açıklanan yasa maddeleri ve düzenlemeler ışığında, somut uyuşmazlıkta, davacının tüketici konumunda olup, davalı otobüs işleteni ile aralarında akdedilen yolcu taşıma sözleşmesi bir tüketici işlemidir. O halde, tüketici işleminden kaynaklanan bu uyuşmazlığın, Tüketici Mahkemesi tarafından görülmesi gerekir. HMK 114/1-c maddesi gereğince, mahkemenin görevli olup olmadığına ilişkin dava şartının , HMK nun 115 maddesi gereğince mahkemece davanın her aşamasında re' sen dikkate alınması gerektiği gözetilerek, mahkememizin görevsizliği nedeni ile HMK nun 114/1-c ve 115/2 maddesi uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki hüküm fıkrası tesis kılınmıştır. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin görevsizliği nedeni ile HMK'nın 114. ve 115. mad. gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden REDDİNE, 2-Tarafların görevsizlik kararının kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulması halinde ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize müracaatı halinde dava dosyasının görevli DİYARBAKIR NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİNE gönderilmesine, 3-Yargılama giderlerinin HMK'nın 331/2 maddesi gereğince görevli mahkemece nazara alınmasına, Dair, tarafların yokluğunda verilen karara karşı , 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinden karar verildi.
Katip Hakim