Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/54 E. 2025/45 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/54
Karar No
2025/45
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ

T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ

ESAS NO : 2025/54 ( KABUL KALDIRMA) KARAR NO : 2025/45

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09/03/2022 ESAS-KARAR NO : 2020/97 E. 2022/182 K. DAVACI VEKİLİ DAVALI :

DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 31/01/2025 YAZILDIĞI TARİH : 27/02/2025

Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki sözlü anlaşma gereğince müvekkilinin 30/07/2019 tarihli faturada yer alan mal ve hizmeti davalıya teslim ettiğini, gerekli montaj ve imalatları da gerçekleştirdiğini, fatura bedelinin ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine davalının haksız yere itiraz ettiğini, ticari defterler incelendiğinde tarafların faturayı kayıtlarına işlediğinin ve BA-BS formu ile vergi dairesine bildirdiğinin tespit edileceğini, davalının takibe itiraz ettikten sonra 16/01/2020 tarihinde banka yoluyla 4.000,00 TL ödeme yaptığını, ödemenin borcun kabulü anlamına geldiğini, her nekadar dekontta senet ödemesi yazsa da taraflar arasında senet alacağı olmadığını, faturadan dolayı müvekkilinin alacaklı olduğunu belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı cevap dilekçesi sunmamış, bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde, taraflar arasında süreklilik arz eden ticari ilişki bulunduğunu, borcun tamamının ödendiğini, faturaya istinaden ödeme yapıldığını, ödeme açıklamasında sehven senet bedeli yazıldığını, müvekkilinin davacıya borcunun bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davalının icra takibinden önce ve sonra yapmış olduğu ödemeler nedeniyle taraflar arasında hukuki ilişki bulunduğu, icra takibinden önce temerrüte düşürülmediğinden icra takibine konu 2.158,36 TL faiz alacağından davalının sorumlu olmadığı, icra takibinden önce yapılan 4.000,00 TL ödemenin asıl alacaktan düşüldüğü, icra takibiyle beraber kalan 36.000,00 TL'ye faiz işletildiği, davalının yapmış olduğu ödemelerin önce faizden düşülüp, kalan miktara devam eden ödemeye kadar faiz işletildiği, davalı ödemelerinden dava tarihi ile aynı gün olan 18/02/2020 tarihinde yapılan ödeme de davadan önce yapılmış kabul edilerek dava tarihi itibariyle davacı alacağının 29.233,44 TL olduğunun kabul edildiği, davalının dava tarihinden sonra yapılan yedi adet 4.000,00 TL'lik ödemelerin infazda dikkate alınması gerektiği gerekçesiyle davanın 29.233,44 TL alacak yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ilk ödemeye ilişkin 31/09/2019 tarihli dekonta göre ödemenin ... hesabına yapıldığını, müvekkilinin tek ortağı ve yetkilisinin ... olduğunu, ...'un müvekkilinin ortağı ya da yetkilisi olmadığını, bu ödemenin dikkate alınamayacağını, yine ödemelere ilişkin diğer 9 dekontta ise senet ödemesi açıklamasının bulunduğunu, dava konusu borcun faturadan kaynaklı olduğunu, rapora itiraz dilekçesinde bu ödemelere itiraz edildiğini, davalının faturadan doğan borcu ödediğini ispatlayamadığını, mahkemenin icra inkar tazminatı talebi hakkında olumlu ya da olumsuz karar vermediğini, takipte talep edilen işlemiş faiz talebinin reddi kararının yerinde olmadığını, TTK 1530/4 maddesi uyarınca faiz istenebileceğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık, davacının takibe konu fatura nedeniyle nekadar alacaklı olduğu konusunda toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Ankara 14. İcra Müdürlüğünün 2019/16813 Esas sayılı takip dosyasının yapılan incelemesine göre, 11/12/2019 tarihinde davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine faturaya dayalı 40.000,00 TL asıl alacak, 2.158,36 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 42.158,36 TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı davalı borçlunun süresinde takibe ve borca itiraz ettiği, itirazın iptali davasının İİK 67.maddesi uyarınca süresinde açıldığı anlaşılmıştır. Davalı tarafından dosyaya sunulan ödemelere ilişkin banka dekontlarının yapılan incelemesine göre, takipten önce 31/10/2019 tarihinde davalı şirket tarafından dava dışı ... adına 4.000,00 TL ödeme yapıldığı, diğer ödemelerin davalı şirket tarafından davacı şirket hesabına senet ödemesi açıklaması ile ve her biri 4.000,00 TL olmak üzere takipten sonra 16/01/2020, 18/02/2020, 04/05/2020, 03/06/2020, 29/06/2020, 18/12/2020, 18/12/2020, 21/12/2020, 22/12/2020 tarihlerinde yapıldığı görülmüştür. Tarafların ticari defterlerinin incelenmesine ilişkin bilirkişi raporlarında özetle; takibe konu faturanın tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve BA-BS formları ile vergi dairesine bildirildiği görülmüştür. Somut olayda; takibe konu faturanın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olması ve BA formu ile vergi dairesine bildirilmesi nedeniyle davacının alacağının ispatlandığı, davalının cevap dilekçesi sunmadığı, yargılama sırasında ödeme savunmasında bulunarak ödemeye ilişkin banka dekontlarını sunduğu, borcu sona erdiren sebep olarak ödemenin yargılamanın her aşamasında ileri sürülebileceği dikkate alındığında ödeme dekontlarının değerlendirilmesinin gerektiği, bu kapsamda ödemeye ilişkin takipten önce 31/10/2019 tarihli 4.000,00 TL bedelli ilk dekonta göre, davalı şirket tarafından yapılan ödemenin dava dışı ... adına yapılmış olması nedeniyle ödemenin davacı şirkete yapıldığı ispat edilemediğinden işbu ödemenin dikkate alınamayacağı, her nekadar diğer ödemelerde senet açıklaması yazıyor olsa da; gerek davacının dava dilekçesinde davalının takipten sonra yaptığı 16/01/2020 tarihli ödeme ile ilgili olarak dekontta senet ödemesi açıklaması bulunsa dahi senetli alacak bulunmadığını beyan ederek ödemenin davaya konu faturaya ilişkin yapıldığı yönündeki kabul beyanı, gerekse davalı tarafın ödeme açıklamalarına sehven senet ödemesi açıklamasının yapıldığı yönündeki beyanı dikkate alındığında senet açıklaması adı altında yapılan tüm ödemelerin takibe konu faturaya ilişkin olduğunun kabulü gerektiği, takipten önce davalının temerrüde düşürülmemiş olması nedeniyle davacının işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı, TTK 1530/4 maddesindeki şartların da oluşmadığı dikkate alındığında davacının takip tarihi itibariyle alacaklı olduğu miktarın 40.000,00 TL olduğu, takipten sonra davadan önce yapılan ödemeler yönünden dava tarihindeki borç miktarının tespiti ile dava tarihindeki borç miktarı üzerinden dava tarihinden itibaren faiz işletilmek suretiyle takibin devamına ve davadan sonraki ödemeler yönünden ödeme miktar ve tarihleri belirtilmek suretiyle ödemenin infazda dikkate alınması yönünde karar verilmesi gerekirken mahkemece davacı şirkete yapılmayan takipten önceki 31/10/2019 tarihli 4.000,00 TL bedelli ödeme dikkate alınmak suretiyle ve nasıl hesaplandığı konusunda açıklık bulunmayan bu nedenle denetlenemeyen hesaplamaya göre davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmadığı gibi davacının icra inkar tazminatı talebi konusunda olumlu veya olumsuz karar verilmemesi de yerinde görülmemiş, davacının istinaf itirazlarının kabulü ile HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Ankara 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/97 Esas, 2022/182 Karar ve 09/03/2022 tarihli kararının KALDIRILMASINA, 2-HMK.'nin 353/1-a-6.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf karar ilam harcının istek halinde davacıya İADESİNE, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 31/01/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan... e-imzalıdır Üye... e-imzalıdır Üye... e-imzalıdır Katip...e-imzalıdır

NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2025/54, K. 2025/45, T. 31.01.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-54-e-2025-45-k-e96f72eb350c