Bölge Adliye Mahkemesi · Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi 2025/532 E. 2025/740 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/532
- Karar No
- 2025/740
- Karar Tarihi
T.C. G A Z İ A N T E P B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 3. H U K U K D A İ R E S İ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
Esas No : .. Karar No : ... Başkan : ... Üye :.... Üye : ... Katip :...
DAVACI ... VEKİLİ :.... DAVLI .... VEKİLİ :.... DAVANIN KONUSU : İtirazın iptali(Ticari nitelikteki hizmet sözleşmesinden kaynaklanan) İSTİNAF KARARININ TARİHİ : ... YAZIM TARİHİ :....
Taraflar arasında görülen davada .... karar sayılı kararın istinaf incelemesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor ile istinaf sebepleri dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
- K A R A R -
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı borçlu hakkında ...sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış olup borçlunun borca ve ferilerine itirazı nedeniyle icra takibi durdurulduğunu, dava açılmadan önce TTK uyarınca dava şartı arabuluculuk başvurusu yapılmış olup,...numaralı arabuluculuk dosyasında yapılan görüşmeler anlaşamama şeklinde sonuçlandığını, davacı şirket, dava dışı ... ve davalı arasında "Şirket Hizmet Satın Alma Sözleşmesi" imzalandığını, sözleşme gereğince davacı şirket davalıyı hekim olarak çalıştırma taahhüdünde bulunduğunu, sözleşmeden davalınında bilgi sahibi olduğunu, sözleşmede hekim olarak kendisinin de imzası bulunduğunu, davalı taraf dava dışı sağlık kuruluşuna.......yevmiye no ile gönderdiği fesih bildirimi ile görevinden ayrıldığını beyan ettiğini, davalı taraf bu şekilde sözleşmeye aykırı olarak taahhüt edilen çalışmasına haksız şeklide son vermesinden dolayı, davacı şirketi zarara uğrattığını, sözleşmeye açıkça aykırı davranarak tam kusurlu davranışı nedeniyle davacı şirket hizmet satın alma sözleşmesi gereğince yükümlülüklerini yerine getirememesine neden olduğundan davalı yanın takibe karşı haksız itirazının iptalini, davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevabında özetle; davalı çalışma hayatındaki baskın statüsünün işçi olduğunun kabulüyle .. İş Mahkemeleri görevli ve yetkili olduğunu, davalı işten ayrılışı sırasında haklı nedenlerini bildirmiş olmasına karşın davacı şirket, dava dışı ..... Tarafından cezai şart talebinde bulunduğunda davalı bildirim yapmaksızın, savunma ve gerekçeleri sorulmaksızın dava dışı şirkete muvazaalı olarak ödeme yaptığını, davalı işe başladığı tarihten bu yana dava dışı şirketle akdetmiş olduğu iş sözleşmesine aykırı davranışlarda bulunmadan dürüstlük kuralı ve ahde vefa ilkeleri çerçevesinde çalıştığını, dava dışı şirket mobbing ve baskı aracılığıyla davalıya görev alanında olmayan işleri yapmaya zorladığını, davalının çocuk nörolojisi alanında uzman olduğu halde dava dışı şirket davalıyı genel yoğun bakım hastalarına bakmaya zorladığını, davalının iş kanunundan doğan haklarından mahrum kaldığından davanın reddini talep etmiştir. KARAR: Mahkemece "...Her ne kadar davacı tarafından, davalının davacı şirkette ortak olduğu ve TTK md. 613 hükmü doğrultusunda talepte bulunulduğu ifade edilmiş ise de uyuşmazlığın temelinin davalı ile davacı arasındaki ortaklık ilişkisinden kaynaklanmadığı, dava konusunun TTK'nın 613 maddesi gereği ortağın şirkete karşı bağlılık yükümlülüğü kapsamında değerlendirilemeyeceği, taraflar arasındaki uyuşmazlığın esasının işçi statüsündeki davalının sözleşmeyi haklı olarak feshedip etmediğine dayalı olduğu, davacının rücu talebinin yerinde olup olmadığının açıklığa kavuşturulabilmesi için öncelikle davalının dava dışı... ile olan iş akdini haklı olarak feshedip etmediğinin tespit edilmesi gerektiği, bu hususun da iş hukuku kuralları çerçevesinde iş mahkemesince çözümlenmesi gerektiği, ayrıca davalının tacir sıfatının da bulunmadığı, şirket ortaklığının da başlı başına kişiye tacir sıfatını kazandırmayacağı.. göz önünde bulundurularak davanın iş mahkemesinde görülmesi gerektiği kanaatine varılarak mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..." şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğunu,.......karar sayılı ilamında davanın ticari dava olarak Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülmesi gerektiği kararı verildiğinden ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması talebiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinafa gelen tarafın sıfatı ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı resen gözetilmiş, ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz." kuralı nazara alınmıştır. Dava, davacı ile dava dış... arasında imzalanan hekimlik hizmeti satın alma sözleşmesi kapsamında dava dışı şirkette hekim olarak çalışmaya başlayan davalının istifası nedeniyle ödenen cezai şart bedelinin davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir. .. Karar sayılı ilamıyla, mahkemenin görevsizliğine, dosyanın görevli .. İş Mahkemelerine gönderilmesine karar verilmiştir. Karara karşı davacı istinaf kanun yolu başvurusunda bulunmuştur. Dairemizin.. Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere davalı, davacı şirketin ortağı ise de, davacı şirkette yönetim ve temsil yetkisi bulunmamaktadır. Bu nedenle eldeki dava TTK'nın 553. maddesi anlamında sorumluluk davası mahiyetinde değildir. Eldeki davada 4857 sayılı İş kanunu kapsamında inceleme ve değerlendirme yapılması bunun da İş mahkemesi tarafından yapılması gerekmektedir. Hal böyle olunca, dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine aykırılığın da tespit edilmemesine göre, İlk derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, HMK.'nın 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın HMK'da belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacı vekilinin vaki istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.(1) maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Kafi miktarda harç alınmakla yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-HMK'nın 333. maddesi uyarınca artan gider avansının talep halinde iadesine, 5-İstinaf yargılaması duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6-HMK'nın 359/4. maddesi uyarınca kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 362/1,a gereğince miktar veya değeri beş yüz kırk dört bin (544.000,00) Türk Lirası'nı geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi..
.... Başkan... ¸e-imzalıdır ... Üye... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."