Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/522 E. 2025/564 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/522
Karar No
2025/564
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

MAHKEMESİ:Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:03/04/2025 DAVANIN KONUSU:Alacak GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:24/06/2025

İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; davalının keşidecisi olduğu, 5.000,00.-Euro bedelli iki adet bonodan kaynaklı 10.000,00.-Euro asıl alacağın tahsili amacıyla, Serik İcra Müdürlüğünün ... E.(... Eski Esas) sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını ve takibin kesinleştiğini, bunun üzerine davalı tarafça Serik İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyası ile "bononun zaman aşımına uğraması nedeniyle icranın geri bırakılması" talebi ile dava açıldığını, icra hukuk mahkemesi kararında; "icra dosyasında yapılan son işlem tarihinin 05.10.2020 olduğunu, dosyanın işlemsiz bırakıldığını ve bonoların zaman aşımına uğramasından sonra 25.03.2024 tarihinde icra dosyasının yenilendiğini ve 3 yıllık zaman aşımının gerçekleştiği" gerekçesiyle icranın geri bırakılması talebiyle açmış olduğu dava, Serik İcra Hukuk Mahkemesinin ... E., ... K. Sayılı kararı ile kabul edilmiş ve Serik İcra Müdürlüğünün dosyasındaki zaman aşımına uğramış iki adet bonoya dayalı alacakla ilgili, Serik İcra Hukuk Mahkemesinin ... E. Sayılı kararı ile icranın geri bırakılması kararı verildiğini ve kararın kesinleştiğini, davalının Serik İcra Hukuk Mahkemesinde açtığı davada, bonolar üzerindeki imzaya itirazının bulunmadığı ve icra dosyasına konu borcu ödediğine dair de iddiasının bulunmadığını, Serik İcra Hukuk Mahkemesi kararına göre, zaman aşımına uğramış bonolar nedeniyle TTK 732. Maddesi gereğince, bono bedelleri olan toplam 10.000,00.-Euro'nun bono vade tarihlerinden itibaren T.C.Merkez Bankası'nın kısa vadeli Euro cinsi mevduata uyguladığı faiz oranında işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasını saygı ile arz ve talep ederim. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili; müvekkili aleyhine 03.10.2015 tanzim, 03.11.2015 vade tarihli 5.000 Euro bedelli ve 03.10.2015 tanzim, 25.11.2015 vade tarihli 5.000 Euro bedelli kambiyo senetlerini dayanak gösterilerek, müvekkili aleyhine Serik İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığını, icra takibi kesinleştikten sonra icra takip işlemi yapılmadığından işlemden kaldırıldığını, sonrasında 25/03/2024 tarihinde icra takibi yenilenerek, ... numaralı esasa kaydedildiğini, davacı tarafından, müvekkili hakkında başlatılan icra takibinin kesinleştikten sonra kambiyo senetlerine mahsus icra takibinin zaman aşımına uğraması nedeniyle Serik İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, yargılama sonucunda Serik İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas - ... Karar sayılı ilamında davanın kabulüne karar verildiğini, kararın 23/07/2024 tarihinde kesinleştiğini, davacı tarafın davaya konu senet ve taleplerinin zaman aşımına uğradığını, bu nedenle davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davaya konu senetlerin zaman aşımına uğradığını ve kambiyo vasfını kaybettiğini, davacı tarafla müvekkili arasında herhangi bir borç ve ticari ilişki bulunmadığını, davacı taraf dava dilekçesinde sebepsiz zenginleşmeye sebep olacak hiçbir sözleşme veya borç ilişkisini ispatlayacak herhangi bir delil sunmadığını, müvekkilinin, senetlerin düzenlendiği tarihlerde herhangi bir ticari faaliyette bulunmadığını, ispat yükünün davacıya ait olduğunu, davanın zaman aşımı nedeniyle reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, "... Davacı tarafından dava konusu zaman aşımına uğramış 2 adet bono nedeni ile TTK 732.maddesi uyarınca davalı keşideciden sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak talepli iş bu davanın açıldığı, dava konusu bono incelendiğinde, davacının bono lehtarı, davalının ise bono keşidecisi olduğu, yerleşik Yargıtay uygulaması gereğince 6102 sayılı TTK'nın 732. maddesinde düzenlenen sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanılamayacağı, bu doğrultuda davacı tarafça ileri sürülebilecek olan hukuki ilişkinin, taraflar arasındaki temel ilişkiden ibaret olduğu, dava konusu bononun zamanaşımına uğradığının çekişmesiz olduğu, zamanaşımına uğramış bono keşidecisi ve lehtarının gerçek kişi olup, borcun ticari ilişki kapsamında verildiğinin iddia edilip savunulmadığı, bunun sonucu olarak davanın mutlak ve nispi ticari dava niteliği bulunmadığı, (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nin 25/11/2019 tarih, 2019/2209 esas ve 2019/2240 karar sayılı ilamı benzer niteliktedir.) görev ile ilgili düzenleme kamu düzenine ilişkin olup taraflarca ileri sürülmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği, HMK'nın 114. maddesi uyarınca görev hususunun dava şartı niteliğinde olduğu nazara alınarak Mahkememizin davaya bakmakla görevli olmadığı, dava konusu uyuşmazlığın çözüm yerinin genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşıldığından davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının keşidecisi olduğu, her biri 5.000,00 Euro'luk iki adet bonodan kaynaklı 10.000,00 Euro asıl alacakla ilgili, davalıya karşı Serik İcra Müdürlüğü'nün ... Esas ( ... Eski esas) sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını ve takibin kesinleştiğini, ... Esas ile icra dosyasının yenilendiğini, bunun üzerine davalı tarafça Serik İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile "bononun zaman aşımına uğraması nedeniyle icranın geri bırakılması" talebi ile dava açıldığını, İcra Hukuk dosyası davacısının (dosyamız davalısı) "icra dosyasında yapılan son işlem tarihinin 05.10.2020 olduğu ve dosyanın işlemsiz bırakıldığı ve bonoların zaman aşımına uğramasından sonra 25.03.2024 tarihinde icra dosyasının yenilendiği ve 3 yıllık zaman aşımının gerçekleştiği" gerekçesiyle icranın geri bırakılması talebiyle açmış olduğu davanın, Serik İcra Hukuk Mahkemesinin ... E., ... K. Sayılı kararı ile kabul edildiğini ve Serik İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasındaki zaman aşımına uğramış iki adet bonoya dayalı alacakla ilgili, Serik İcra Hukuk Mahkemesinin ... E. Sayılı kararı ile icranın geri bırakılması kararı verildiğini ve kararın kesinleştiğini, bunun üzerine Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde T.T.K.732. maddesi uyarınca açılan davada; davalının söz konusu borcu ödediğine veya söz konusu bonolar üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığına dair herhangi bir iddiasının olmadığını, davalının sebepsiz zenginleşmediğini ispat etmesi gerektiğini, davanın mutlak bir ticari dava olduğunu, ilk derece mahkemesince verilen yanlış ve dayanaksız kararla, görevsizlik kararı verildiğini, davada görevli mahkemenin ticaret mahkemeleri olduğunu, görevsizlik kararı verilmesinin hatalı olduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, TTK'nın 732.maddesi uyarınca sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak bono bedelinin davalıdan tahsili istemine dayanan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçeyle, mahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. " Davaya konu çekte davacı lehtar, davalı ise keşideci konumundadır. Davacı bu durumda ancak temel ilişkiye dayanarak alacak isteminde bulunabilir. Somut olayda TTK'nın (644) 732. maddesinde öngörülen sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanılamaz. Davacı dava dilekçesinde de, açıkca sebepsiz zenginleşmeye dayanıp, temel ilişkiye dayanmadığından mahkemece davanın reddi gerekirken kabulü doğru görülmemiştir. " (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 05/10/2017 tarih 2016/12374 Esas ve 2017/6660 Karar sayılı ilamı ) Sebepsiz zenginleşmeye ilişkin TTK'nın 732. maddesi ; "(1) Zamanaşımı sebebiyle veya poliçeden doğan hakların korunması için gerekli olan işlemlerin yapılmasının ihmal edilmiş olması dolayısıyla, düzenleyenin veya kabul edenin poliçeden doğan yükümlülükleri düşmüş bile olsa, bunlar poliçenin hamiline karşı, onun zararına zenginleşmiş olabilecekleri kadar borçlu kalırlar. (2) Sebepsiz zenginleşmeden doğan istem, muhataba, yerleşim yerli bir poliçeyi ödeyecek olan kimseye ve düzenleyen, poliçeyi başka bir kişi veya ticari işletme hesabına düzenlemiş olduğu takdirde o kişiye veya ticari işletmeye karşı da ileri sürülebilir. (3) Poliçeden doğan borcu düşmüş olan cirantaya karşı böyle bir istem ileri sürülemez. (4) Zamanaşımı süresi, poliçenin zamanaşımına uğradığı tarihi takip eden tarihten itibaren bir yıldır; ispat yükü, sebepsiz zenginleşmediğini iddia edene aittir." şeklindedir. Somut uyuşmazlıkta; davacı yanın dava dilekçesinde TTK'nın 732. maddesi gereğince sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanarak itirazın iptalini talep ettiği, taraflar arasındaki temel ilişkiye dayanmadığı anlaşılmıştır. Taraflar arasında düzenlenmiş senet incelendiğinde, davalının keşideci, davacının ise lehtar olduğu, yerleşik Yargıtay uygulaması gereğince aralarında temel ilişki bulunup, değinilen yasa maddesinde düzenlenen sebepsiz zenginleşme hükümlerinin taraflar arasında uygulanma kabiliyeti bulunmadığından ve davacı yanca temel ilişkiye de dayanılmadığından davanın bu gerekçe ile reddi yerine, sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanılamayacağı, davacı tarafça ileri sürülebilecek olan hukuki ilişkinin taraflar arasındaki temel ilişkiden ibaret olduğu, bunun sonucu olarak davanın mutlak ticari dava niteliği bulunmadığı, dava konusu uyuşmazlığın çözüm yerinin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu belirtilerek görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiştir. (Aynı yönde Dairemizin 27/12/2024 tarih 2021/2422 Esas 2024/1728 Karar sayılı ilamı ) Ne var ki bu yanlışlık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HMK'nun 353/1.b-2 maddesi gereğince yukarıda belirtilen gerekçe doğrultusunda yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Sonuç olarak; davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince esastan kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE, 2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 03/04/2025 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA, a-Davanın REDDİNE, b-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL harcın peşin olarak yatırılan 6.499,50 TL harçtan mahsubuyla fazla alınan 5.884,10 TL harcın talebi halinde karar kesinleştiğinde ilk derece mahkemesince davacıya İADESİNE, c-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, d-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine YER OLMADIĞINA, e-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 60.889,28 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, f-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde İlk Derece Mahkemesince davacıya İADESİNE, 3-İstinaf incelemesi yönünden; a-Davacının istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 615,40 TL maktu istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde talebi halinde ilk derece mahkemesince davacıya İADESİNE, b-Davacı tarafından istinaf incelemesi için yapılan 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 30,00 TL tebligat gideri, 280,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 1.993,10 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, d-İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 4-Kararın Dairemizce taraflara TEBLİĞİNE, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 04/06/2025 tarih 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi uyarınca dava tarihindeki miktarı itibariyle 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 24/06/2025 ...

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2025/522, K. 2025/564, T. 24.06.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-522-e-2025-564-k-4c7ca0f8170d