Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/455 E. 2025/941 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/455
- Karar No
- 2025/941
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2025/455 - Karar No:2025/941 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/455 KARAR NO : 2025/941
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 05/02/2025 NUMARASI : 2024/768 E-2025/74 K
DAVANIN KONUSU : Alacak-Tazminat (... Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 17.09.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 06.10.2025
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan ... sözleşmesinden kaynaklanan alacak ve tazminat istemine ilişkin davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davalılar vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; davalı şirketlerden ... Enerji Üretim A.Ş’nin Mersin İli, Mut İlçesi Sarıkavak Regülatörü ve HES işi, Sivas İli, İmranlı İlçesi Ayranlı ve Sütlüce Regülatörü ve HES yapım işini üstlenen üst firma, davalı ... Taah.ve San. A.Ş’nin ise aynı işi diğer davalıdan alarak yapımını üstlenen alt firma olduğu, davalı ... Taah. ve San. A.Ş’nin üstlendiği işin, tünel ve beton işlerini müvekkiline verdiği, sözleşme uyarınca 2010, 2011 ve 2012 yıllarında, gösterilen iş sahasında iş makineleri, ekip, edavat ve malzemeleri ile çalıştığı, bu süre zarfında sözleşme gereğince düzenlenen hak ediş bedelleri kısmen aldığı, ancak, 08.10.2012 tarihinde, davalı şirketlerin, inşaat alanından iş makinelerini çekerek imalatı durdurmalarına rağmen, şirketlerinin şantiyesinin, iş makinelerinin, ekip, edavat ve malzemelerinin iş sahasında bırakılmasını istedikleri, taraflarından yapılan tüm sözlü ve yazılı uyarılara rağmen, davalı şirketler, hak ediş bedellerinin önemli bir miktarını ödemedikleri gibi, iş sahasındaki malzeme, şantiye, iş makineleri vs. tüm ekip ve edavatları almalarını engellediklerinden, İmranlı Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/4 D. İş sayılı dosyası ile delil tespiti talebinde bulunarak, iş sahasında bulunan malzeme, iş makinesi, ekip ve ekipmanlarının tespitini sağladıkları, yapılan tespite göre; davalıların iş sahasında şirketlerine ait yaklaşık 1.000.000,00 TL' değerindeki iş makineleri ile ekip ve malzemelerinin heba olduğunun belirlendiği, keza; belirlenen malzeme, iş makinesi, ekip ve ekipmanlarının taraflarına teslim edilememesi nedeniyle 08.10.2012 tarihinden dava tarihine kadar geçen süre de iş makinelerinin çalışmaması nedeniyle meydana gelen kazanç kaybı meydana geldiğini, diğer yandan; davalı şirketlerce taraflarına yaptırılan işler ve hakkediş bedellerinden 2.021.215,20 TL alacaklarının ödenmediği, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere; şimdilik 100.000,00 TL malzeme, alet, edavat, ekipman ve iş makinesi bedeli ile malzeme, iş makinesi, ekip ve ekipmanların taraflarına teslim edilememesi nedeniyle 08/10/2012 tarihinden dava tarihine kadar geçen süre de iş makinelerinin çalışmaması nedeniyle meydana gelen kazanç kaybından 10.000,00 TL’nin 05/04/2014 tarihinden itibaren ticari reesekont avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen ve müştereken tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili; görev itirazında bulunduklarını, müvekkili şirketin Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’ nin 2017/496 Esas sayılı dosyası ile 22.11.2017 tarih ve 12:32 itibarı ile iflasın açılmasına karar verildiğini, mezkur dava müvekkili şirketin iflasının açılmasından sonra açıldığı için müvekkili aleyhine açılacak davalarda görevli ve yetkili mahkeme Ankara Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, bu nedenle mahkeme görev ve yetkisine itiraz ettiklerini, dosyada sabit olmakla müvekkili şirketlerin adresi ... olup, HMK’nın 6. maddesi gereği dahi müvekkil aleyhine açılacak davalarda yetkili mahkemenin Ankara Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğundan mahkemenin yetkisine itiraz ettiklerini, yine davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile zamanaşımı itirazında bulunduklarını, görev ve zamanaşımı itirazlarını yineleyerek mahkeme dosyası hak düşürücü sürede açılmadığından davanın usulden reddine karar verilmesini, davacı tarafın iddiası alacak hususuna ilişkin olup, bilgi ve takdirleri veçhile arabuluculuk müessesine başvuru dava şartı olduğunu, davacı tarafça bu şarta da uyulmadığından mezkur davanın usulden reddine karar verilmesini, davalı olarak müvekkili şirket ... Enerji Üretim A.Ş.'nin davacı şirket ile hiçbir ilgi ve alakası olmaması sebebi ile ... Enerji ve Üretim A.Ş. yönünden husumet itirazında bulunduklarını, müvekkili şirketin şantiyeyi terk ettiği ancak davacı şirkete şantiyeye kalmaya devam etmesi istenildiğinin talep edildiği ve şantiyeden malzemelerinin ve iş makinelerinin alınmasına izin verilmediğini, müvekkili şirket ile aralarında hesap mutabakatı olduğu iddia edilmiş ise de; bu iddialar tamamen gerçeğe aykırı ve asılsız olduğunu, davacı tarafa asla şantiyede kalınması yönünde bir istek olmadığı gibi, şantiyeden izinsiz tüm iş makine ve malzemelerin çıkarıldığı belirtilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; taraflar arasındaki uyuşmazlığın, ... sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için açılan alacak davası olduğu, Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2017/496 Esas sayılı dosyası ile 22/11/2017 tarihi itibariyle davalı şirketler hakkında iflas kararı verildiği, Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasında verilen iflas kararının Yargıtayca bozulması ve direnme kararının da Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından bozulması üzerine kaldırıldığı, iflas erteleme yargılamasına devam edildiği, Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 02/05/2024 tarihli, 2023/272 Esas, 2024/293 Karar sayılı ilamı ile davalı şirketlerin iflasın ertelenmesi talebinin kabulü ile iflasın ertelenmesine karar verildiği karar verildiği, dosyanın istinaf incelenmesinde olduğu böylece davalıların iflası söz konusu olmadığı, eldeki dava İmranlı Asliye Hukuk mahkemesince kayıt-kabul davasına dönüştüğü gerekçesiyle mahkeme gönderilmiş ise de; davalı şirketler yönünden iflas kararının kaldırıldığı, davalılar hakkında Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'ce iflas erteleme kararı verildiği, Asliye Hukuk Mahkemesince davanın açıldığı tarihteki koşullara göre değerlendirilerek ... sözleşmesinden kaynaklı alacak şartlarının oluşup oluşmadığı ve alacak miktarı saptanarak karar verilmesi gerekirken, davanın kayıt kabul davasına dönüştüğünden bahisle yetkisizlik kararı verilip mahkemeye gönderildiği, davalı şirketler yönünden iflas kararı verilmediğinden davada asliye hukuk mahkemesinin yetkili olduğu anlaşıldığından yetkiye yönelik dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine, görevli ve yetkili mahkemenin İmranlı Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna karar verilerek davanın yetki dava şartı yönünden usulden reddi ile mahkemenin yetkisiz olduğunun tespitine, kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İmranlı Asliye Hukuk Mahkemesi’ne (Ticaret Mahkemesi Sıfatı ile) gönderilmesine, karar verilmiştir. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle: davalı şirketlerin dava açıldığı tarihte Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2017/496 Esas sayılı dosyası ile 22.11.2017 tarih ve 12:32 itibarı ile iflasın açılmasına karar verildiği, müvekkil şirketler hakkında iflasın 1 yıl süre ile ertelenmesine kararı verildiği ve işbu davanın derdest olduğu, Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/272 Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılarak karar verilmesi gerekirken tüm bu durumlar yok sayılarak yetkisizlik kararı verilmesinin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğu, davacının iddiasının arabuluculuk dava şartına tabi olmasına rağmen bu şarta uyulmadığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği, davalı olarak müvekkil şirket ... Enerji Üretim A.Ş.'nin davacı şirket ile hiçbir ilgi ve alakası olmaması sebebi ile ... Enerji ve Üretim A.Ş. yönünden husumet itirazlarını tekrarla bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dava, ... sözleşmesinden kaynaklanan alacak ve tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davanın yetkisizlik nedeniyle usulden reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davalılar vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi hükmü gereğince dosya üzerinden ve 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava ilk olarak İmranlı Asliye Hukuk Mahkemesi'nin de açılmış olup mahkemenin 23.01.2024 tarih, 2023/10 Esas, 2024/17 Karar sayılı kararı ile İİK'nın 191. maddesi gereğince, iflas açıldıktan sonra müflisin masaya giren mal ve hakları üzerindeki tasarruf yetkisinin kısıntıya uğradığı; müflisin artık, masa mevcudunu azaltıcı nitelikteki tasarruflarda bulunamayacağı, bu mallar ve haklar topluluğununu, iflas açıldıktan sonra, aynı kanunun 226. maddesi gereğince, kanuni mümessil olan iflas idaresi temsil edeceğinden, açılacak davalarda husumetin iflas idaresine yöneltilmesi ve varlığı iddia olunan alacakların, İİK'nın 219 maddesi gereğince, masaya karşı ileri sürülmesi gerektiği, bu nedenle kural olarak iflastan sonra müflis aleyhine masaya giren mal ve haklara ilişkin olarak doğrudan dava açılamayacağı, iflas masasından hak iddia eden alacaklının alacağının masaya kaydını talep etmesi, bu talebin İflas idaresince kabul edilmemesi halinde, İİK'nın 235/2. maddesinde öngörüldüğü şekilde sıra cetveline itiraz davası açması gerektiği, buna rağmen, iflâstan sonra müflise karşı bir alacak davası açılırsa, bu davaya, iflâs idaresine karşı sıra cetveline itiraz davası (m.235,II) olarak devam edilmesi gerektiği, sıra cetveline itiraz davasında da, görevli mahkemenin İcra ve İflas Kanunun 235/1 maddesine göre iflas kararını veren Ticaret Mahkemesinin bulunduğu yerdeki herhangi bir Ticaret Mahkemesi olduğu, Ankara Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/01/2024 tarihli cevabi yazısı ile davalı şirketin dava tarihinden önce iflas ettiği gerekçesi ile HMK' nın 114/1-c, ç ve 115/2 maddesi uyarınca mahkemenin görevsizliği ve yetkisizliğine, HMK’nın 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli ve yetkili Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiş, karardan sonra dosyanın gönderildiği Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi ise Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2017/496 Esas sayılı dosyası ile 22.11.2017 tarihi itibariyle davalı şirketler hakkında iflas kararı verildiği, Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasında verilen iflas kararının Yargıtayca bozulması ve direnme kararının da Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından bozulması üzerine kaldırıldığı, iflas erteleme yargılamasına devam edildiği, Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 02.05.2024 tarihli, 2023/272 Esas, 2024/293 Karar sayılı ilamı ile davalı şirketlerin iflasın ertelenmesi talebinin kabulü ile iflasın ertelenmesine karar verildiği karar verildiği, dosyanın istinaf incelenmesinde olduğu böylece davalıların iflası söz konusu olmadığı, eldeki dava İmranlı Asliye Hukuk mahkemesince kayıt-kabul davasına dönüştüğü gerekçesiyle gönderilmiş ise de; davalı şirketler yönünden iflas kararının kaldırıldığı, davalılar hakkında Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'ce iflas erteleme kararı verildiği, Asliye Hukuk Mahkemesince davanın açıldığı tarihteki koşullara göre değerlendirilerek ... sözleşmesinden kaynaklı alacak şartlarının oluşup oluşmadığı ve alacak miktarı saptanarak karar verilmesi gerekirken, davanın kayıt kabul davasına dönüştüğünden bahisle yetkisizlik kararı verilip mahkemeye gönderildiği, davalı şirketler yönünden iflas kararı verilmediğinden davada asliye hukuk mahkemesinin yetkili olduğu anlaşıldığından yetkiye yönelik dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine, görevli ve yetkili mahkemenin İmranlı Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna karar verilerek davanın yetki dava şartı yönünden usulden reddine karar verilmiştir. Uyap sistemi üzerinden yapılan araştırmada; davalılar hakkında iflas erteleme kararı verilen Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/272 Esas, 2024/293 Karar sayılı ve 02.05.2024 tarihli kararının Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 06.03.2025 tarih, 2025/592 Esas, 2025/909 Karar sayılı ilamı ile davalı şirketler hakkında ayrı ayrı iflas kararı verilmesi gerektiği gerekçesi ile bozulmasına karar verildiği, ilama yönelik karar düzeltme yolunun açık olduğu ve kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK'nın 165/1 maddesinde “Bir davada hüküm verilebilmesi, başka bir davaya, idari makamın tespitine yahut dava konusuyla ilgili bir hukuki ilişkinin mevcut olup olmadığına kısmen veya tamamen bağlı ise mahkemece o davanın sonuçlanmasına veya idari makamın kararına kadar yargılama bekletilebilir.” hükmü bulunmaktadır. Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/272 Esas ve 2024/293 Karar sayılı dosyasında verilecek kararı iş bu davayı etkileyeceğinden mahkemece 6100 sayılı HMK'nın 165/1. maddesi hükmü gereğince Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/272 Esas ve 2024/293 Karar sayılı dosyası bekletici mesele yapılmadan ve sonuçları değerlendirilmeden yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur. Mahkemece yapılması gereken iş; Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/272 Esas ve 2024/293 Karar sayılı dosyasında verilen kararın kesinleşmesini beklemek ve kesinleştikten sonra karar vermekten ibarettir. Açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.3-6 maddeler gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, 2-Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/02/2025 gün ve 2024/768 E-2025/74 K sayılı kararının HMK'nın 353/1-a.3-6 maddeler gereğince kaldırılmasına, 3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 4-Davalı tarafından yatırılan 615,40 TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, 5-Davalı tarafından ödenen istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yaptığı istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olarak 17.09.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip