Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi 2025/529 E. 2025/3466 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/529
Karar No
2025/3466
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

4. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2025/529

KARAR NO: 2025/3466

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 13/02/2024

NUMARASI: 2019/521 Esas - 2024/110 Karar

DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/10/2025

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilin dava dilekçesinde; Müvekkili şirketin ... ... Bulvarı No:... Eyüpsultan/İstanbul adresinde bulunan dükkan niteliğindeki taşınmazda kiracı olduğunu, müvekkili şirketin evcil hayvanların mama vs. İhtiyaçları konusunda faaliyet göstermekte olduğunu, davalılardan ... Cafe A.Ş'nin ise müvekkiline komşu olan 161/A numaralı dükkandaki kiracı olduğunu, diğer davalılar ... ve ...'ın ise yangın tarihinde davalı şirketin kurucu ortakları ve temsile yetkili müdürleri olduğunu, aynı zamanda dükkandaki ... Cafe isimli işyerinin işletenleri olduklarını, 11/06/2018 tarihinde sabaha karşı saat 03.30 sıralarında davalıların işlettiği kafede başlayan yangın sonucu müvekkilinin kiracı olduğu dükkanda ağır hasar meydana geldiğini, dükkan içindeki demirbaş eşya ve ürünlerle birlikte tamamen kullanılamaz hale geldiğini, müvekkiline ait işyerlerinde yangın sebebiyle oluşan hasar ve zarar miktarının tespiti için İstanbul 9.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2018/77 D.İş sayılı dosyası ile delil tespiti davası açılmış olduğunu, dosyanın rapor tanzimi için bilirkişide olduğunu, meydana gelen yangın dolayısıyla davalıların %100 kusurlu olduklarını, müvekkilinin zararlarını teminen mahkemece belirlenecek teminat ile davalıların mal varlıklarına ihtiyati tedbir konulmasını, müvekkiline ait işyerinin davalıların kusuru sonucu meydana geldiğini, yangın sonucu kullanılamaz hale gelmesi sebebiyle ticari zararı ve mahrum kalınan karı da dahil olmak üzere müvekkili şirketin uğradığı tüm maddi zararların tespiti ile fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000,00.TL'nin olay tarihinden itibaren uygulanacak faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsil ve tazminine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ...Ş cevap dilekçesinde; Davacılar, iş bu davada husumeti müvekkil şirketin kiracısı olduğu mecurun malikleri ... ve ... 'e de yöneltmesi gerektiğini, yangının çıkmasında sorumlu olan tarafın henüz belirlenmediğini, Mal sahibi olarak, taşınmaz için yangına karşı alınması gereken tedbirleri alıp almadıklarının, itfaiye raporuna göre yangının elektrik tesisatından kaynaklanabileceğini ve bu tesisat için mal sahibi tarafından gerekli bakım ve onarım işlemlerinin yapılıp yapılmadığının belirsiz olduğunu, Müvekkil şirketin, adresteki mecuru 20.02.2018 tarihinde ...'ten 2 yıl süre ile kiraladığını, mecurda bir cafe işletimi yaptığını, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı, İtfaiye Daire Başkanlığı, Avrupa Yakası İtfaiye Müdürlüğü, Şişli Bölge Grup Amirliği tarafından düzenlenen 19.06.2018 tarihli ve ...Sayılı raporda Yangının ... Cafe'nin mutfak bölümünün çatısında başladığını, bu kısmın güvenlik kamera görüntülerinde dökülen korlu ve alevli parçaların göründüğünü, bitişik nizamda bulunan işyerlerinin birbirlerine çatı ile teması bulunduğunu, ahşap çatı aralarından ve bina dış yüzeylerinden yoğun bir şekilde elektrik tesisat kablolarının çekildiğini, çeşitli noktalarda kablo eklerinin olduğunu, çatıların tamamen eşit bir şekilde yandığını, olaya ilişkin başlatılan yasal prosedürler beklenmeksizin dava açılmasının davacılar tarafında bir peşin hüküm olduğunu gösterdiğini, Ortada kesinleşmiş bir kusurun bulunmadığını, Bu nedenle haksız fiilin failinin kim olduğu belli olmadığından iş bu davadaki husumeti kabul etmediğini, raporda mecurun maliklerinin sorumluluğunun çok açık ve net bir şekilde ortaya konulduğunu, Buna rağmen davacıların sunmuş olduğu özel raporun ise bilimsel gerçeklikten uzak kesin delillerle somut durumu açıklayamayan alelade, varsayımsal ve ancak mal sahipleri ile davacının kanaatlerini yansıtan bir rapor olduğunu, bu nedenle söz konusunun davanın reddini talep etmiştir.Davalı ... cevap dilekçesinde; Tüzel kişiliği kanunla tanımlanmış bir şirketin taraf olduğu kira sözleşmesi dolayısıyla tarafına husumet yönlendirilmesinin yasaya aykırı ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, bu nedenle davanın husumet yokluğu sebebiyle reddini, ayrıca, Dava konusu yangında kusurunun bulunmadığını, taraf dahi gösterilmeyen maliklerin sahip olduğu yerin prefabrik ve ruhsatsız olduğunu, yangının olduğu yapının mimari projesinin olmadığını, inşaat yapı ruhsatı ve kullanım izninin bulunmadığını, bölümler arasında yangın duvarının ve yalıtımın olmadığını, yangının yayılmasını kolaylaştırması ve zararın artmasındaki tüm sorumluluğun malikte olduğunu, dava konusu tazmin için kusurunun ve illiyet bağının olmaması ve dava dışı bina sahibinin kusurunun açık olduğunu belirterek hukuki dayanaktan yoksun ve yasaya aykırı davanın reddini talep etmiştir.Davalı ... cevap dilekçesinde; Tüzel kişiliği kanunla tanımlanmış bir şirketin taraf olduğu kira sözleşmesi dolayısıyla tarafına Davalı ... cevap dilekçesinde; Tüzel kişiliği kanunla tanımlanmış bir şirketin taraf olduğu kira sözleşmesi dolayısıyla tarafına husumet yönlendirilmesinin yasaya aykırı ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, bu nedenle davanın husumet yokluğu sebebiyle reddini, ayrıca Kira sözleşmesinin tarafı olmadığını, şirket ile her hangi bir hukuki ilişkisinin bulunmadığını, yer sahibinin kusurunun itfaiye yangın raporunda sabit olduğunu, davada taraf gösterilmemesinin ve davacının yer sahibinin avukatı tarafından temsili kötü niyetinin ispatı olduğunu, davanın tarafı olmadığını, kafede hiçbir çalışmasının olmadığını, yangının olduğu yapının mimari projesinin olmadığını, inşaat yapı ruhsatı ve kullanım izninin bulunmadığını, bölümler arasında yangın duvarının ve yalıtımın olmadığını, yangının yayılmasını kolaylaştırması ve zararın artmasındaki tüm sorumluluğun malikte olduğunu, dava konusu tazmin için kusurunun ve illiyet bağının olmaması ve dava dışı bina sahibinin kusurunun açık olduğunu belirterek hukuki dayanaktan yoksun ve yasaya aykırı davanın reddini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesince; "... Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde;Dava konusu olayın meydana gelen yangın sonucunda davacının yaptığı maddi zararlara yönelik olduğu, yangının gerçeklemesinde davalıların kusuru bulunduğu iddiasıyla telep ettiği maddi zarara ilişkin olduğu dikkate alındığında, yangının nasıl gerçekleştiği konusunda, yangının gerçekleşmesi kusur ve kast durumları ve varsa maddi zararın hesaplanması noktasında mahkememizce denetime elverişli dosya arasına alınan bilirkişi raporu incelendiğinde,Yangın çıkış sebebi yönünden yapılan incelemede, yangının tam olarak ne zaman başladığı ve nasıl başladığı güvenlik kameralarından net olarak belirlenemediği, bu sebepler bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, ilk müdahale eden itfaiyenin oluşturduğu rapor sonucunda yangının elektrik kablolarından nedeni belirlenemeyen bir ısınma sonucunda, kablo izolasyonlarının tutuşarak yangının başladığı kabul edildiği, davalı tarafların kusurları incelendiğinde, gerekli yangın söndürme ekipmanlarının bulunmadığı davalı Yabanın kusurlu olacağı yönünde sunulan rapor görüşüne katılmakla beraberMaddi zarar yönünden, dosya arasına alınan bilirkişi raporlarında zarar hesabının yapılmadığı zira zarar gören yerin davacının şubesinde olması sebebiyle yapılamadığı fakat yangın sebebiyle meydana gelen zararın İstanbul 9. Sulh Hukuk Mahkemesi marifeti ile alınan bilirkişi raporuyla delil tespiti yapıldığı bu rapora göre olayın hemen sonrasında davacının uğradığı maddi zararın hesaplandığı, mahkememizce olayın hemen sonrasında yapılan delil tespitinin, dosya içerisine alınan bilgi ve belgeler ve denetime elverişli alınan bilirkişi raporları ile çelişki içermediği, Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından alınan bilirkişi raporunun olayın doğal akışı yönünden aykırı olmadığı kanaatine varılarak, maddi zarar için esas alınarak bu tutar üzerinden aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Davanın KABULÜ İLE, -310.329,90.-TL tazminat ücretinin olay tarihi 11/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile davalılardan alınarak müteselsil olarak tahsili ile davacılara verilmesine, ..." karar verilmiştir.Verilen karara karşı davalılar vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davalı ...Ş'vekili istinaf dilekçesinde; Bilirkişi raporunun 9. sayfasında " yaşanan olayda bina maliki ve kiralayan sıfatıyla ... ve ...'in asli kusurlu olduğu" belirtildiğini, itfaiye raporuna uyulması gerektiği açıkça ortaya konularak yangının nargile közünden değil elektrik tesisatından kaynaklandığının belirtildiği, sorumluluklarının bulunmadığı sebebiyle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Davalılar ...- ... vekili istinaf dilekçesinde; Husumet itirazı olduğunu, davacı tarafın 21.11.2022 tarihli talep artırım (Islah) dilekçesini dosyaya sunulduğunu, tarafınca yapılan talep artırım dilekçesine karşı zamanaşımı itirazında bulunulmasına rağmen değerlendirilmediğini, tazminat koşullarının oluşmaması sebebiyle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; Haksız eylemden kaynaklanan maddi tazminat davasıdır. İlk Derece Mahkemesince yaptırılan inceleme sonucunda düzenlenen ve hükme esas alınan değişik iş dosyasındaki bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu ve dosya kapsamındaki diğer delillerle örtüştüğü, alanında uzman bilirkişi raporunda belirtilen tespitlerin hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmadığı anlaşıldığından davalılar vekilinin istinaf isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davalılar vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/521 Esas 2024/110 Karar sayılı 13/02/2024 günlü kararına yönelik davalılar ... ve ... ile davalı ... vekilleri tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 21.198,63 TL nispi istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 5.299,66 TL'nin mahsubuyla bakiye 15.898,97 TL harcın davalılar ... ve ...' dan müteselsilen tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 21.198,63 TL nispi istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 5.299,66 TL'nin mahsubuyla bakiye 15.898,97 TL harcın davalı ...Ş'den tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4-İstinafa başvuran tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,5-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına,6-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,7-Karar tebliği ve harç tahsil müzekkeri düzenlenmesi Dairemizce yapılmasına, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 01/10/2025

Atıf: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/529, K. 2025/3466, T. 01.10.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-bolge-adliye-mahkemesi-4-hukuk-dairesi-2025-529-e-2025-3466-k-b41665da61f6