Bölge Adliye Mahkemesi · Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi 2025/409 E. 2025/1076 K.

Konu: Ayıplı Araç Satışından Kaynaklı Değer Kaybı

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/409
Karar No
2025/1076
Karar Tarihi
Konu
Ayıplı Araç Satışından Kaynaklı Değer Kaybı

T.C. SAKARYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/409 - 2025/1076 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2025/409 KARAR NO : 2025/1076 KARAR TARİHİ : 04/07/2025 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/07/2025

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...)

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DAVA TARİHİ : 18/11/2022 KARAR TARİHİ : 12/11/2024 NUMARASI : 2022/956 Esas - 2024/645 Karar

DAVACI :...... VEKİLİ :...... DAVALI :...... :...... VEKİLLERİ :Av... :Av... DAVALI :2-ERNAZ SERVİS OTOMOTİV PAZARLAMA SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - 0364015822500017 - [25989-53647-71482] UETS VEKİLLERİ : Av.... Av... Av...

DAVA : Ayıplı araç satışından kaynaklı değer kaybı HÜKÜM : Kararın kaldırılması yeniden hüküm kurulması İSTİNAF EDEN : Davacı vekili

Taraflar arasındaki ayıplı araç satışından kaynaklı değer kaybı davası nedeniyle yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

İlk derece mahkemesinin kararı davacı vekili tarafından istinaf edilmekle; kesinlik, süre, istinaf şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Üye Hakim tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili tam ıslah dilekçesinde özetle; Davacının davalı Ernaz Servis Otomotiv Pazarlama Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nden ... plakalı Renault marka aracı 34.250,00 TL bedel karşılığında 31/07/2017 tarihinde satın aldığını, araç davacı adına 31/07/2017 tarihli ... Yevmiye numaralı Sakarya 3. Noterliğince düzenlenen araç satış sözleşmesi vesilesiyle tescil edildiğini, tescil tarihinden yaklaşık 4 ay sonra elektrikli aracın pil aksamında arıza meydana geldiğini ve araç davacı tarafından Renault yetkili servisine götürülerek onarımı için bırakıldığını, Satıcı Ernaz Servis Otomotiv Pazarlama Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi sorumlu olduğu gibi, üretici Mais Motorlu Araçlar İmal ve Satış A.Ş'nin de sorumlu olduğunu, satılan elektrikli aracın pil aksamının gizli ayıp niteliğinde olduğunu, onarımı yapılmaksızın ve ayıplı bir şekilde kendisine davalılar tarafından iade edilen dava konusu ... Plakalı aracı 04/01/2023 tarihinde 167.500,00 TL bedelle üçüncü bir kişiye sattığını, bu bedelin 04/01/2023 tarihinde aynı-model/marka/ayıpsız/sağlam- bir aracın piyasa değerinin oldukça aşağısında olduğunu, davalıların ayıplı olarak satılan ve onarımı yapılmayan aracın piyasa değerinin oldukça aşağısında bir fiyattan satılmasından doğan zarardan sorumlu olduklarını belirterek fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, HMK 107. Madde kapsamında yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucunda tespit edilecek şimdilik 1.000,00 TL (Bedel Artırımla 80.159,81 TL) zararın, aracın satıldığı 04/01/2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Mais Motorlu Araçlar İmal ve Satış Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Kendilerinin üretici olmadığı, distribütor oldukları, aracın satışının pilsiz bir şekilde yapıldığı, pildeki arızadan sorumlulukların olmadığını, ayrıca servis süresince davacıya ikame araç sağlandığı, mağduriyet yaşatmadıkları ayrıca zaman aşımı itirazında bulundukları ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı Ernaz Servis Otomotiv Pazarlama Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Pillerin mülkiyetinin davalıya ait olmadığını, kendilerinin sorumluluğunun bulunmadığı, aracın serviste uzun süre kalmasının sebebinin davacının aracın geç almasından kaynaklı olduğu , ayrıca davacının ayıp ihbarının süresinde olmadığını, garanti süresinin bitmiş olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına göre; "açılan davanın reddine" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Islah dilekçelerini tekrar ettiklerini, maddi ve olağan bir muayene ile meydana çıkmayan ayıpların gizli ayıp olarak tanımlandığını, dava konusu aracın serviste onarımının yapılmaya çalışıldığı sürenin uzunluğu dikkate alındığında ortaya çıkan ayıp nedeniyle beklenen fayda sağlanamaz hale geldiğini, ayıplı mal nedeniyle zarara uğratılan müvekkilline garanti belgesi uygulama esasları dair yönetmeliğin garanti ve tamir süresinin alt başlıklı 6. Maddesinin son bendinde yer alan ''Malın arızasının 15 iş günü içerisinde giderilememesi halinde, imalatçı–üretici veya ithalatçı malın tamiri tamamlanıncaya kadar, benzer özelliklere sahip başka bir malı tüketicinin kullanımına tahsis etmek zorundadır.” maddesi gereğince ihtarname çektiklerini, ancak dava konusu aracın onarılmadığını ve müvekkiline ikame araç temin edilmediğini, bu nedenle yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı Ernaz Servis Otomotiv Pazarlama Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın 29/12/2024 tarihli istinaf dilekçesindeki iddia ve taleplerinin gerçeği yansıtmadığını, elektrikli araçlarda pil garantisinin 3. şahıslar tarafından sağlandığını, dava konusu aracın pilinde herhangi bir arızanın mevcut olmadığını sadece pilin ömrünün bittiğini, bu nedenle yerel mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, davacı tarafın istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının, ithalatçı ve satıcı olan davalılara karşı dava konusu aracın üretimden kaynaklanan ayıp barındırması nedeniyle değer kaybı istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 HMK, 6098 Sayılı TBK, 6102 sayılı TTK

3. Değerlendirme ve karar Dava; davacının, ithalatçı ve satıcı olan davalılara karşı dava konusu aracın üretimden kaynaklanan ayıp barındırması nedeniyle değer kaybı istemine ilişkindir. İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince, davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Satım sözleşmesi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 207. maddesinde “satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşmedir.” şeklinde tanımlanmıştır. Satım sözleşmesi synallagmatik, başka deyişle tam iki tarafa karşılıklı borçlar yükleyen bir sözleşmedir. Tam iki yanlı sözleşmelerde, her iki yan birbirine karşı birer asli edim ile çeşitli yan ve tali edimler yüklenirler. Eş deyişle bu sözleşmeler nitelikleri gereği yanlardan her birini zorunlu olarak alacaklı ve borçlu kılar. Yanlardan her biri karşı edimi elde etmek için borç altına girer. Satıcının malın teslimi ve mülkiyetinin alıcıya geçirilmesi yükümlülüğü yanında satılanın ayıplardan ari olmasını sağlama yükümlülüğü de bulunmaktadır. Bilindiği üzere Türk Ticaret Kanunu 23’üncü maddesinde; “Ticari satış ve mal değişimi” düzenlenmiş, tacirler arasında yapılan ticari satışlarda esas itibariyle Türk Borçlar Kanunun ilgili hükümlerinin uygulanacağı belirtildikten sonra bu tür satışlar hakkında özel bazı hükümlere yer verilmiştir. Bu hükümlerin uygulanabilmesi için somut olayda ticari satışın mevcut olması gerekir. Ticari satış, sözleşmenin her iki tarafının da tacir olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili olan satıştır. Tacirler arası ticari satımlarda satıcının ayıplı ifadan sorumluluğu esas itibariyle Türk Borçlar Kanunu 219 ve devamı madde hükümlerine tâbidir ancak tacirler arasındaki ticari satımlardan kaynaklanan ayıplı ifa hallerinde alıcının muayene ve ihbar külfetlerinin süresi hakkında Türk Ticaret Kanunu 23/1-c madde hükmünde düzenlenmiş olan özel hüküm uygulanacaktır. Satıcının ayıplı ifasına ilişkin diğer konularda ise Türk Borçlar Kanunu 219 ve devamı hükümlerinde düzenlenen genel hükümler uygulama alanı bulacaktır. (Prof. Dr. Ömer Adil ATASOY, Av. Hanife ÖZDİL Hukuk Fakültesi Dergisi Yıl 3 Sayı 1 - Haziran 2017 (1-19) 3) 6098 sayılı TBK’nın ayıba karşı tekeffül hukuki kurumunu düzenleyen 219 ve devamı maddelerine bakmak gerekir. Buna göre “Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur.” düzenlemesi mevcuttur. 6098 sayılı TBK 222. maddesinde; Satıcının, satış sözleşmesinin kurulduğu sırada alıcı tarafından bilinen ayıplardan sorumlu olmayacağı, satıcının, alıcının satılanı yeterince gözden geçirmekle görebileceği ayıplardan da, ancak böyle bir ayıbın bulunmadığını ayrıca üstlenmişse sorumlu olacağı düzenlenmiştir. Ticari satış ve mal değişimi başlıklı 6102 sayılı TTK 23/1 maddesinde; Maddedeki özel hükümler saklı kalmak şartıyla, tacirler arasındaki satış ve mal değişimlerinde de Türk Borçlar Kanununun satış sözleşmesi ile mal değişim sözleşmesine ilişkin hükümlerin uygulanacağı buna göre malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmesi gerektiği, Açıkça belli değilse alıcının malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde inceleyip veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlü olacağı, diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının uygulanacağı düzenlenmiştir. 6098 sayılı TBK 223/2 madde hükmü incelendiğinde; alıcının gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal etmesi halinde, satılanı kabul etmiş sayılacağı. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hükmün uygulanmayacağı, bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmesi gerektiği; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılacağı düzenlenmiştir. Ayıp durumunda alıcının seçimlik haklarını düzenleyen 227. Maddesi incelendiğinde; Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir: 1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme. 2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme. 3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme. 4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme. Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir. Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir. Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir. "Düzenlemesi mevcuttur. 6098 Sayılı TBK'nun 231. maddesinde "satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zaman aşımına uğrar. Alıcının satılanın kendisine devrinden başlayarak iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan def'i hakkı, bu sürenin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmaz. Satıcı, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, iki yıllık zaman aşımı süresinden yararlanamaz." Satıcının alıcıya garanti vermiş olması hali hiçbir surette 6098 sayılı TBK 223. maddesinde yer alan ayıp ihbar sürelerini asla ortadan kaldırmaz. TBK.223. maddede belirtilen ihbar süreleri hak düşürücü süre niteliğindedir. İğfal (ağır kusur) halinde ise zaman aşımından söz edilemeyeceği 6098 sayılı TBK.231/son maddesinde hükme bağlanmıştır. TBK 231/son madde hükmüne dayanılabilmesi için alıcının, satıcının hilesi veya kandırması sebebiyle zamanında dava açmasının önlenmesi gerekir. Başka bir anlatımla malın sonradan ayıplı olduğunun saptanması ve bunun gizli ayıp niteliğinde olduğunun belirlenmesi tek başına iğfal olarak değerlendirilemez. Öncelikle ayıp ihbarı bakımından Yargıtay yerleşik içtihatlarından da anlaşılacağı üzere aracın ayıp niteliğinde olduğu iddia edilen arızaya ilişkin olarak yetkili servise götürülmesi, hukuki olarak ayıp ihbarı olarak değerlendirilmektedir (Yargıtay 19 Hukuk Dairesi, 11.05.2015 tarih, 2015/5501 Esas, 2015/6929 Karar). Somut olay yukarıdaki açıklamalar ile birlikte değerlendirilecek olursa; Davacının 31/07/2017 tarihinde davalılardan Ernaz Servis Otomotiv Pazarlama Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nden dava konusu ... plakalı aracı 34.250,00 TL bedelle satın aldığı, aracın pil arızası sebebiyle 08/11/2017 tarihinde davacı tarafından davalı Ernaz Servis Otomotiv Pazarlama Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ne teslim edildiği, davalılardan Mais Motorlu Araçlar İmal ve Satış A.Ş. tarafından gönderilen Beyoğlu 18. Noterliğinin 26/11/2020 tarih ... yevmiye numaralı ihtarname ile servise bırakılan aracın teslim alınması ve geçici süreliğine tahsis edilen aracın iade edilmesi davacıya ihtar edildiği, ihtarnamenin bila tebliğ iade olunduğu, dava konusu aracın 09/11/2022 tarihinde davacı tarafından onarılmamış olarak teslim alındığı, dava konusu aracın Kocaeli 4.Noterliği'nin 04/01/2023 tarihli satış işlemi ile 167.500,00 TL bedelle üçüncü bir kişiye satıldığı, davacının ayıp sebebiyle aracının daha az bedelle satmak zorunda kaldığını belirterek değer kaybı talebiyle eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır. Mahkemece dosya kapsamında alınan 06/06/2024 tarihli teknik bilirkişi raporuna göre; davaya konu ... plakalı aracın satış kaynaklı gizli ayıp olduğu, araçta pil arızasının üretimden kaynaklı olmadığı, kullanım ömründe kaynaklı olduğu, araçtaki değer kaybının 80.159,81 TL olduğu, davalılardan Ernaz Servis Oto. Paz. San. ve Tic. A.Ş. firması aracın 2. el satışını yapan firma olduğundan dolayı pilin durumu ile ilgili bilgi vermesi gerektiğinden ve bu bilgiyi vermediğinden dolayı sorumlu olduğu, Mais Motorlu Araçlar İmal ve Satış A.Ş firmasının sorumluluğu olmadığını, araçtaki pil aksamından pilin sahibi Orf Kiralama Pazarlama ve Pazarlama Danışmanlığı A.Ş. sorumlu olduğu bildirilmiştir. Az yukarıda açıklandığı üzere; ayıbın gizli ayıp olması ve aracın kullanılmasından sonra ortaya çıkması nedeniyle 6102 sayılı yasanın 23/1-c maddesi atfıyla eldeki olaya uygulanması gereken 6098 sayılı yasanın 223/2.maddesi gereği davacının davalı servise başvurarak ayıp ihbarını yerine getirdiği görülmektedir. (Benzer yönde Yargıtay 19 Hukuk Dairesi, 11.05.2015 tarih, 2015/5501 Esas, 2015/6929 Karar). Ayrıca, dava konusu aracın ayıbın ortaya çıkmasında sonra 08/11/2017 tarihinde davalı Ernaz firması tarafından onarım için teslim alınarak kabul edilmesi sebebiyle zaman aşımının kesileceği, aracın teslim alınması için diğer davalı Mais firması tarafından ihtar çekilmiş ise de ihtarname tebligatının bila tebliğ iade olunduğu ve sonrasında davacıya ihtarın tebliğ edildiği ispat olunamadığı, davacının 24.06.2021 tarihinde arabulucuya başvurarak misli ile değişim talebinde bulunduğu, 09/11/2022 tarihinde aracın teslim alındığı gözetildiğinde zaman aşımı süresinin dolmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, aracın gizli ayıplı olduğu, davacının ayıbı süresinde davalıya satıcıya ihbar ettiği, davalılardan Ernaz firmasının pilin durumu ile ilgili davacıyı bilgilendirmediği ve bu bilgiyi vermediğinden dolayı ayıplı araç satışından sorumlu olduğu anlaşılması nedeniyle 6098 sayılı yasanın 227/2 maddesi bedelden indirimi davalı satıcıdan talep edebilecektir. Davacı basiretli tacir ise de dava konusu aracın pilinin dava dışı üçüncü bir firmaya ait olması hakkında ve pilin durumu ile ilgili bilgi vermemesi sebepleriyle davalı satıcının sorumluluğunu bulunmaktadır. Mahkemece aldırılan 06.02.2025 tarihli raporda; aracın satış tarihi itibari ile ayıpsız değerinin 239.319,62 TL, ayıplı değerinin 167.000,00 TL, 04/01/2023 tarihli satışa göre araçta oluşan değer kaybı 80.159,81 TL olduğu belirlenmiştir. Bilirkişi raporunda aracın 31/07/2017 tarihindeki satış değerine göre değerlendirme yapılması gerekirken 04/01/2023 tarihli satış değerleri dikkate alınarak hesaplama yapılması doğru değil ise satış bedelinden indirilecek oranın 167.000,00/239.319,62= 0,6978 olduğu, araçtaki değer kaybı oranı değişmeyeceğinden dava tarihindeki araç değerine göre % 30 oranında satış bedelinden indirim yapılması gerekmektedir. Dairemizce yapılan hesaplamada, satın alma tarihindeki malın ayıpsız bedeli ve değer kaybı oranına göre yapılan hesaplamada dava konusu araçtaki değer kaybı (34.250,00- 30 x 100=) 10.275,00 TL olduğu belirlenmiştir. Mahkemece 10.275,00 TL bedelden indirim talebinin taleple bağlı kalınarak aracın satıldığı 04/01/2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi birlikte davalı Ernaz Servis Otomobil A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru bulunmamıştır. Ancak; dava, satıma konu araçta ortaya çıkan ayıplardan kaynaklı zararın tazminine yönelik olup, davacı söz konusu satış işleminde tüketici konumunda olmaması, davanın ticari nitelikteki satış sözleşmesinden kaynaklanması nedeniyle eldeki davada 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun ''ayıptan sorumluluğa'' ilişkin hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Davalı Mais Motorlu Araçlar İmal ve Satış Anonim Şirketi 'nin dava konusu aracın ithalatçısı olduğu, aracın diğer davalı Ernaz Servis Otomotiv Pazarlama Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından davacıya ikinci el olarak satıldığı anlaşılmaktadır. Dava konusu aracın satıcısı olmayan ithalatçı konumundaki davalı Mais Motorlu Araçlar İmal ve Satış Anonim Şirketi ancak garanti vermesi halinde ayıp nedeni ile sorumlu tutulabilecektir. Davacı, bu yönde bir garanti verildiğine dair garanti belgelerini sunmadığından bu davalıya husumet yöneltilemeyeceği gözetilerek(Yargıtay 19. HD., 28/09/2006 tarih, 2006/3358 E., 2006/8948 K.;), davanın bu davalı yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur (Yargıtay 3. HD., 23/12/2020 tarih, 2020/4268 E., 2020/8225 K.). Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle yönünden kabulüne, yerel mahkemenin kararının anılan nedenlerle kaldırılmasına, dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus da bulunmadığından; dairemizce davanın esası hakkında HMK'nın 353-(1)-b)-2) madde gereğince hüküm kurulmasına karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/11/2024 tarih, 2022/956 Esas, 2024/645 Karar sayılı kararın HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, aşağıdaki şekilde yeniden hüküm kurulmasına, 2-Davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile, 3-a-Davalı Mais Motorlu Araçlar İmal ve Satış Anonim Şirketi yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE, b-Davalı Ernaz Servis Otomotiv Pazarlama Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi yönünden davanın kısmen kabulü ile 10.275,00 TL değer kaybı bedelinin 04/01/2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile davalı Ernaz Servis Otomotiv Pazarlama Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’den alınarak davacıya verilmesine, 4-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 701,88-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 2.034,54-TL harcın mahsubu ile 1.332,66-TL harcın istek halinde davacıya iadesine, 5-Davacı tarafından yapılan; 80,70-TL Başvuru Harcı, 584,91-TL Peşin/nisbi Harcı, 269,75-TL Başvuru Harcı, 1.099,08-TL Tamamlama Harcı olmak üzere toplam 2.034,54 TL harcın davalı Ernaz Servis Otomotiv Pazarlama Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan; bilirkişi ücreti, tebligat, posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 10.014,17-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 1.201,70-TL'lik kısmının davalı Ernaz Servis Otomotiv Pazarlama Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Dava şartı zorunlu arabuluculuk sürecine yönelik, 1.360,00-TL arabuluculuk ücretinin 6183 sayılı Kanuna göre ve davalı Ernaz Servis Otomotiv Pazarlama Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi aleyhine açılan davanın kısmen kabul edilmesi nedeniyle kabul ret oranına göre hesaplanan 163,20-TL'nin davalı Ernaz Servis Otomotiv Pazarlama Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nden bakiye kalan 1.196,80 TL'nin davacıdan tahsiline, (harç tahsil müzekkeresinin temyize tabi dosyalarda Dairemizce, temyize tabi olmayan (kesin karar) dosyalarda ilk derece mahkemesince ilgili vergi dairesine yazı yazılmak sureti ile yerine getirilmesine,) 8-İlk Derece Mahkemesince düzenlenen 05/02/2025 tarih, 2025/40 nolu harç tahsil müzekkeresinin işlemsiz iadesinin istenmesine, 9-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre kabul edilen kısım üzerinden hesaplanan 10.275,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 10-Davalı Ernaz Servis Otomotiv Pazarlama Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiginden reddedilen kısım yönünden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine, 11-Davalı Mais Motorlu Araçlar İmal ve Satış Anonim Şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiginden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7/2. maddesine göre 12.825,56-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine,

12-Fazla yatan gider avansı ile delil avansı var ise 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Adalet Bakanlığı Hukuk Muhakemeleri Gider Avansı Tarifesinin 5.maddesine göre karar kesinleştikten sonra istek halinde ve taraflar hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarılmasına, hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak taraflara iadesine, İstinaf incelemesi bakımından; 13-Davalının istinaf başvurusu kabul edildiğinden 615,40 TL istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, 14-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yapmış olduğu, 270,00 TL dosya gönderme ücreti, 80,00 TL tebligat masrafı ve 1.683,10 TL istinaf başvuru harcı olmak üzere toplam 2.033,10 TL istinaf yargılama giderinin davalı Ernaz Servis Otomotiv Pazarlama Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine, 15-İstinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 16-H.M.K. 302/5 maddesi gereğince iş bu ilamın kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin, H.M.K. 359/4 maddesi gereğince iş bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, 17-Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oybirliği ile HMK.362/1-a maddesi uyarınca 04/07/2025 tarihinde KESİN olarak karar verildi.

... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/409, K. 2025/1076, T. 04.07.2025, www.arakarar.com/karar/sakarya-bolge-adliye-mahkemesi-5-hukuk-dairesi-2025-409-e-2025-1076-k-8528cc00214b