Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/4083 E. 2025/2386 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/4083
- Karar No
- 2025/2386
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
54. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
BAŞVURUNUN REDDİ
DOSYA : 2025/4083
KARAR NO : 2025/2386
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 30/04/2025
NUMARASI : 2025/77 - 2025/271
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (İhtiyati Tedbire İtirazın Reddi ve Görevsizlik)
İSTİNAF TARİHİ : 20/05/2025-16/06/2025
KARAR TARİHi: 15/10/2025
Dairemizde bulunan istinaf başvurusunun yapılan açık incelemesi sonunda,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ DÜŞÜNÜLDÜ;
İstinaf isteminde usul işlemleri tamam olduğundan, ilk derece mahkemesinin dosyasındaki bütün belgeler ve dosya hakkındaki düzenlenen rapor incelendi, istinaf başvuru dilekçesinin ve davanın esası istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda dosyada dairemizce karar verilmesi için eksiklik bulunmadığı anlaşıldı.
İstinaf sebepleri: Davalı taraf vekili süresinde sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde; Teminat mektubunun paraya çevrilmesinin durdurulabilmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için yaklaşık ispattan daha ağır bir ispat yükümlülüğü olduğunu, bu yönde İstinaf Mahkemesi kararları olduğunu belirterek Yerel Mahkeme tarafından verilen 06/02/2025 tarihli ihtiyati tedbir kararının ve 09.04.2025 tarihli ihtiyati tedbire itirazın reddine yönelik ara kararın kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir. Davacı vekili süresinde sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde; ikame edilmiş dava teminat mektuplarının iadesi talepli, banka teminat mektubundan kaynaklanan menfi tespit davası olduğundan, davayı görmede Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin görevli olduğunu, atmlerin alt kiralama yetkisinin devredildiği gerekçesi ile davalı tarafça taraflar arasında yapılan sözleşmelerin Bakırköy 23. Noterliği'nin 31.05.2021 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile feshedildiğini,sözleşmelerin 13.2. Maddesinde ''"13.2 Sözleşme süresi içerisinde İdare'nin, herhangi bir nedenle raylı sistemlerdeki işletme hakkını kaybetmesi halinde, İdare'nin işletmecilik hakkının sona erdiği tarih itibariyle sözleşme yürürlükten kalkar ve hesap tasfiye edilerek elde bulunan kesin teminat iade edilir. 13.3. İdare, kendi işletme şartlarına (İdare'nin çalışma şartları, elektrik sistemleri, teknik sebepler v.b.) göre gördüğü lüzum üzerine sözleşmeyi feshedebilir. Yüklenici bu durumda hiçbir nam altında zarar tazmin talebinde bulunamaz. Bu durumda sözleşme genel hükümlere göre tasfiye edilerek kesin teminat iade edilir." hükümleri olduğunu,teminat mektuplarının iadesi talepli açılmış işbu davada taraflar tacir sıfatına sahip olup aralarındaki sözleşme ticari niteliğe haiz olduğunu,bu nedenle taraflar arasında doğrudan bir ticari ilişki bulunmakta olup yetkili mahkeme Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin kira değil,atm alanlarının kullanım hakkının verilmesine ait sözleşme olduğunu,tarafların kiracı kiralayan değil, idare ve yüklenici olduğunu, sözleşme konusunun Atm alanlarının kullanım hakkının verilmesi olarak tanımlandığını,sözleşme ile davacının "para çekme büfesi Atm alanlarını ve Atm kabinetlerini her zaman sağlam ve düzgün vaziyette bulundurmayı, bozulmuş Atm'leri derhal değiştirmeyi/onarmayı, Atm'leri kullanıma hazır bulundurmayı, temizliğine, bakımına ve benzeri faaliyetlere ilişkin tüm masraf ve hizmetleri üstlenmeyi" kabul ve taahhüt ettiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin kira akdine ilişkin değil, davacı banka'nın bir işin yapılmasını üstlenmesine ilişkin olduğunu belirterek Mahkemece verilen görevsizlik kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir. Davalı vekili süresinde sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde; Mahkemece görevsizlik kararı verildiğini, bu hali ile davanın kendi görev alanında olmadığını ve davanın esası hakkında karar verme yetkisinin bulunmadığını açıkça beyan ettiğini,görevsizlik kararı veren bir mahkemenin, davanın esası ile doğrudan bağlantılı olan bir koruma tedbiri niteliğindeki ihtiyati tedbir kararının akıbeti hakkında karar verme yetkisi de kalmadığını, Mahkeme, tedbirin devamı veya kaldırılması hususunda "tevzi edilecek mahkemece karar verileceğini" belirtmekle, aslında bu konudaki yetkinin görevli mahkemede olduğunu kabul ettiğini belirterek İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/05/2025 tarihli, 2025/77 Esas sayılı dosyasında verilen, ihtiyati tedbir kararının kaldırılması talebinin reddine ilişkin ek ara kararının kaldırılmasına, Mahkemenin kendisinin görevsizlik kararı vermiş olması ve dosyadan el çekmiş olması nedeniyle, dosyadaki 06/02/2025 tarihli ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Yargılama konusu olayda: Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde; İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına ait olan alanların kiralanmasına ilişkin olarak 2019 yılında alt kiralama yetkisinde olan davalı ... firması ile Metro istasyonlarında yer alan ATM’lerin kira sözleşmesi yapıldığını, 30000017 nolu 31.03.2017 tarihli "İstanbul'daki M1A, M1B, M2, M3, M4 ve M6 Metro Hatlarında Yer Alan Para Çekme Büfesi (ATM) Alanlarının Kullanım Hakkının Verilmesi Sözleşmesi" (bundan sonra 30000017 nolu Sözleşme olarak anılacaktır.) kapsamında 01.12.2022 vade tarihli 611.400,00 TL bedelli teminat mektubu, 30000087 nolu 24.04.2019 "İstanbul'daki M5 Üsküdar-Çekmeköy Metro Hattında Para Çekme Büfesi (ATM) Alanlarının Kullanım Hakkının Verilmesi İşine Ait Sözleşme" (bundan sonra 30000087 nolu Sözleşme olarak anılacaktır.) kapsamında 31.12.2024 vade tarihli 414.000,00 TL bedelli teminat mektubu, 30000078 nolu 28.01.2019 tarihli "İstanbul'daki M4 Metro Hattında ve Gayrettepe Zorlu Yaya Tünelinde Yer Alan Para Çekme Büfesi (ATM) Alanlarının Kullanım Hakkının Verilmesi İşine Ait Sözleşme" (bundan sonra 30000078 nolu Sözleşme olarak anılacaktır.) kapsamında 31.12.2024 vade tarihli 554.000,00 TL bedelli teminat mektubunun müvekkili banka tarafından davalı tarafa verildiğini, akabinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından, 08.07.2021 tarihli yazı ile alt kiralama yetkilerinin ... Hizm. San. ve Tic. Ltd. Şti - ... ... Yatırım Turizm İnş. San. ve Tic. AŞ firmalarına devredildiğinin bildirildiğini, dava konusu Sözleşmelerin 13.2. ve 13.3. maddeleri gereğince verilen teminat mektuplarının iadesinin talep edildiğini ancak davalı tarafından iadesinin sağlanmadığını ve dahi 20.12.2024 tarihinde teminat mektuplarının süresinin uzatılması aksi halde mektubun nakde çevrilmesinin talep edildiğini, fakat davalının Bakırköy 23. Noterliğinin 31.05.2021 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile, İBB'den gelen yetki devri yazısına istinaden; 30000017, 30000078, 30000087 numaralı ATM Alan Kullanım Hakkı Sözleşmelerini feshettiğini, bu kapsamda müvekkil Bankaca sunulan teminatların iade edileceğini ihtar ettiğini, bu nedenlerle; dava konusu Sözleşmelerin ilgili maddeleri uyarınca, taraflarına iade edilmesi gerektiği halde haksız ve hukuka aykırı şekilde iadesi sağlanmayan teminat mektupları yönünden borçsuz olduklarının tespiti ile öncelikle, dava sonuçlanıncaya kadar teminat mektuplarının nakde çevrilmesinin ve ödenmesinin önlenmesi başta olmak üzere, davalı tarafından başlatılan/başlatılacak tüm işlemlerin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini, haklı davalarının kabulü ile dava konusu teminat mektupları sebebiyle borçlu olmadıklarının tespitine, toplam 1.579.400,00TL bedelli teminat mektuplarının müvekkiline iadesine, aksi taktirde teminat mektuplarının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece 06/02/2025 tarihli ara karar ile ''dosya kapsamına sunulan ATM alanlarının kullanımına dair sözleşmeler, ihtarnameler ve teminat mektubu fotokopileri ile tüm dosya kapsamı göz önünde bulundurularak açılan davanın icra takibi öncesi menfi tespit talebine ilişkin olması da değerlendirilmek suretiyle, bu aşamada ihtiyati tedbir kararı verilmesine yeterli yaklaşık ispat şartlarının oluştuğu gerekçesi ile 2004 sayılı İİK 72/2. maddesi gereğince davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin kabulüne, Teminat mektupları toplamı 1.579.400,00-TL'nin %15 'i olan 236.910,00-TL tutarında nakdi teminat veya muteber bir bankanın aynı miktarda kesin ve süresiz teminat mektubu ibraz edildiğinde; tarafların ileride zarar görmelerine meydan verilmemesi için 2004 sayılı İİK ' nın 72/2. Maddesi gereğince; 01.12.2022 vade tarihli 611.400,00 TL bedelli teminat mektubu, 31.12.2024 vade tarihli 414.000,00 TL bedelli teminat mektubu, 31.12.2024 vade tarihli 554.000,00 TL bedelli teminat mektubu üzerine paraya çevrilmesinin önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmiştir.Davalı tarafça ihtiyati tedbir kararına 18/02/2025 tarihinde süresinde teminat mektubunun paraya çevrilmesinin durdurulabilmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için yaklaşık ispattan daha ağır bir ispat yükümlülüğü olduğunu, bu yönde İstinaf Mahkemesi kararları olduğunu belirterek ihtiyati tedbir kararına itiraz edilmiştir. Davalı tarafça 11/03/2025 tarihinde cevap dilekçesinde; öncelikle yargı yolu itirazları olduğunu, idari yargının idarenin kamu gücünü kullanarak yaptığı idari işlem ve sözleşmelerden doğan uyuşmazlıkların karara bağlandığı yargı yolu olduğundan bu davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini, davanın görevsiz mahkemede açıldığını, Sulh hukuk mahkemelerinin görevli olduğunu, taraflar arasında İstanbul 4. Atm 2024/215 esas sayılı dosyası ile somut dosya arasında bağlantı bulunduğundan işbu davanın İstanbul 4. ATM dosyası ile birleştirilmesini talep ettiği, davanın zamanaşımına uğradığını, taraflar arasındaki sözleşmeler incelendiğinde davalı şirketin bir ihale yaptığını, anılan kanun hükümlerinde düzenlenen yer alan çerçeve sözleşme üzerinden bir anlaşmaya varıldığını, bir başka deyişle; sözleşmede kapsamında alınacak teminat mektubunun tutarı, içeriği, ne şekilde alınıp ne şekilde iade edileceği kanuni hükümlerle beraber değerlendirilmesi gerektiğini, kanun ve sözleşme hükümlerine bakıldığında, teminat mektuplarının iadesi için öncelikle tarafların tasfiye hesabı yapması ve bunu karşılıklı tutanağa bağlaması gerektiğini, davacı tarafın tasfiye hesabı yapmaktan imtina ettiğini, Sayıştay denetimine tabi olan davalı şirketin şartları oluşmadığından teminat mektubu iade etmeme hakkına sahip olduğunu, hatta kanunen iade etmemekle yükümlü olduğunu, teminat mektuplarının süresinin dolması halinde, teminat mektubunun sağladığı güvencenin ortadan kalkacağı ve bir kamu zararı oluşacağından müvekkili şirket tarafından teminat mektuplarının nakde çevrilmesi yoluna gidildiğini, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla; yargı yolu itirazlarının kabulüne, kabul görmemesi halinde Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğunun tespitine, mahkeme aksi kanaatte olur ise davanın esastan reddine karar verilmesi talep edilmiştir. Mahkemece duruşma açılarak 09/04/2025 tarihli ara karar ile ''Taraflar arasında Metro istasyonlarında bulunan alanların davacı tarafından; bu alanları kiralamaya yetkili davalıdan kiralanmak suretiyle ATM'ler konulmasına ilişkin sözleşmeler yapıldığı, ardından davalı şirketin kiralama yetkisinin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından başka bir şirkete devredildiği, uyuşmazlığın kira sözleşmeleri imzalanmadan evvel düzenlenen teminat mektuplarının davacıya iadesinin gerekip gerekmediği noktasında olduğu, bu noktada teminat mektuplarının nakde çevrilmesi ve icra takibine konu edilmesi halinde hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşabileceği ya da tamamen imkânsız hâle gelebileceği veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğması muhtemel olduğu, dava davalı lehine sonuçlanır ise her zaman teminat mektup bedelini talep edebileceği, karşı yan bakımından ise tazminin ağır zarara sebep olabileceği gözetildiğinde alınan teminatların nakde çevrilmemesi ve icra takibine konu edilmemesi yönünden davalı yanın itirazlarının yerinde olmadığı gerekçesi ile davalının ihtiyati tedbirin kaldırılması yönündeki isteminin reddine karar verilmiştir.Davalının ihtiyati tedbir kararına itirazın reddi kararına yönelik istinaf incelemesinde;6100 sayılı HMK'nın 389. maddesinde "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." düzenlemesi bulunmakta olup,2004 sayılı İİK'nın 72/2 maddesinde'' borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.'' hükmünün düzenlendiği,Taraflar arasında atm kullanım alanlarına yönelik ihale ile yapılmış beş yıl süreli 31/03/2017, 24/04/2029 ve 28/01/2019 tarihli üç sözleşme yapıldığı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından, 08.07.2021 tarihli yazı ile alt kiralama yetkilerinin ... Hizm. San. ve Tic. Ltd. Şti - ... ... Yatırım Turizm İnş. San. ve Tic. AŞ firmalarına devredildiğinin bildirilmesi üzerine , davalı tarafından süresinden önce Bakırköy 23. Noterliğinin 31.05.2021 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile, İBB'den gelen yetki devri yazısına istinaden sözleşmeleri feshettiği, davacı tarafından da buna istinaden sözleşmeler kapsamında verilen teminat mektuplarının yönünden borçsuz olduklarının tespiti ile öncelikle, dava sonuçlanıncaya kadar teminat mektuplarının nakde çevrilmesinin ve ödenmesinin önlenmesi başta olmak üzere, davalı tarafından başlatılan/başlatılacak tüm işlemlerin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
Mahkemece sunulan deliller kapsamında sözleşmelerin süresinden önce davacıdan kaynaklanmayan sebeplerle feshedildiği bu hali ile yaklaşık ispat koşullarının oluştuğu anlaşıldığından davalının istinaf sebepleri yerinde değildir.Mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın 5 adet kira sözleşmesi kapsamında davalı tarafa verilen teminat mektuplarının iadesine ilişkin olduğu göztildiğinde davanın ticari dava olmadığı olmadığı, bu hali ile HMK'nın 114/1-c maddesine göre davaya bakma görevi genel görevli olan Sulh Hukuk mahkemesine ait olup, Mahkememizin görevsizliği nedeniyle ve HMK'nın 115/2. maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.Davalının Mahkemece verilen görevsizlik kararına yönelik incelemede;Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nın 4/1-a maddesine göre; kiralanan taşınmazların, 09/06/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda, "Sulh hukuk mahkemeleri" görevlidir.Taraflar arasında atm kullanım alanlarına yönelik sözleşme içeriğine göre ihale ile yapılmış beş yıl süreli 31/03/2017 ,24/04/2029 ve 28/01/2019 tarihli üç sözleşme yapıldığı,sözleşmeler ile davacının "para çekme büfesi Atm alanlarını ve Atm kabinetlerini her zaman sağlam ve düzgün vaziyette bulundurmayı, bozulmuş Atm'leri derhal değiştirmeyi/onarmayı, Atm'leri kullanıma hazır bulundurmayı, temizliğine, bakımına ve benzeri faaliyetlere ilişkin tüm masraf ve hizmetleri üstlenmeyi" kabul ve taahhüt etmesinin sözleşmeyi hizmet sözleşmesi haline getirmeyeceği ve sözleşmelerin dosyaya sunulduğu incelenmesinde sözleşmelerin her ne kadar adının ''Atm alanlarının kullanım hakkının verilmesine '' ilişkin olsa da taraflar arasında atm kullanım alanlarının kiralanmasına ilişkin sözleşmeler yapıldığı ve davanın niteliğinin genel hükümlere tabi kira sözleşmesi mi yoksa 2886 sayılı yasa kapsamında kiralama yapılıp yapılmadığının tüm ihale evraklarını ve tüm delillerin sunulması ile anlaşılacağı,bu hali ile ihtilafı çözme görevinin Sulh Hukuk Mahkemesi'nde olduğu, davacının görevsizlik kararına yönelik istinaf başvurusunun yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Davalı tarafın 23/05/2025 tarihli ek karara yönelik istinaf başvurusuna yönelik incelemede;Davalı tarafça İlk Derece Mahkemesi tarafından görevsizlik kararı verildikten sonra davalı vekili 21/05/2025 tarihli dilekçesiyle, Mahkemece 30/04/2025 tarihinde görevsizlik kararı verildiğini bu nedenle 06/02/2025 tarihide verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Mahkemece 23/05/2025 tarihli ek kararla Mahkemece karar verilmiş olmakla, davadan el çekildiği,bu nedenle İhtiyati tedbir kararının devamı veya kaldırılması hususunda tevzi edilecek mahkemece karar verileceğinden davalı vekilinin ihtiyati tedbir kararının kaldırılması talebinin reddine karar verilmiştir. Davalı tarafından süresinde ek karara karşı istinaf talebinde bulunulmuştur.Dosya görevsizlikle İstanbul Sulh Hukuk Mahkemesine geldiğinde görevsiz mahkemede yapılan işlemler görevli mahkemede geçerli olup Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen işlerin devamı mahiyetinde olduğu, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2006/8980 E. 2006/11308 K. 21/09/2006 tarihli kararının bu yönde olduğu, davalının ek karara yönelik istinaf talebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Dairemiz ilk derece mahkemesi kararını hem maddi olay, hem de hukuka uygunluk bakımından incelemeye tabi tutarak tespit edilen yargılama hatalarını bizzat düzeltmek amacıyla yapılan inceleme sonunda; dairemizce duruşma yapılmasına gerek olmadığı, dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlara, yasal gerektirici nedenlere göre karar verilmiş olması sebebiyle, incelenen mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, istinaf sebepleri yerinde olmadığından başvurunun HMK 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenlerle,
A) Davacının istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,Peşin yatırılan istinaf başvuru ve karar harcının mahsubuna, B) Davalının istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,Peşin yatırılan istinaf başvuru ve karar harcının mahsubuna, C) Davalının ek karara yönelik istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı ile 1.683,10 TL istinaf başvuru harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,İstinaf harç ve masraflarının istinaf talebinde bulunanın üzerinde bırakılmasına, Gider avansından kalanın talep halinde yatırana iadesine,Karar tebliği, harç takibi ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,Dair dosya üzerinden, tarafların ve vekillerinin yokluğunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi. 15/10/2025