Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/310 E. 2026/1025 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/310
Karar No
2026/1025
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

16. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

DOSYA NO:2025/310 Esas

KARAR NO:2026/1025 Karar

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ:03/12/2024

NUMARASI:2023/16 E. - 2024/192 K.

DAVANIN KONUSU:Endüstriyel Tasarım (Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ:19/06/2026

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirket ... A.Ş.'nin 1979 yılında, Türkiye'de muhtelif tip ve cinslerden ... üretmek amacıyla kurulduğunu, "..." markasının, ülkemizin en büyük çelik şerit metre imalatçısı olup, mevcut kapasitesi ile ilgili pazarda lider firma konumunda olduğunu, bununla birlikte "..." markasının tüm kullanım haklarının ve tasarım tecillerinin müvekkiline ait olduğunu, "..." markasının, yazı karakter ve logoları ile tasarım tescillerinin Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde vaki tesciller kapsamında hukuki koruma altında olduklarını, bilhassa bu özelliklerinden dolayı çeşitli kişilerce davacı şirketin haklarını ihlal edecek şekilde bu markaların ve tasarımların haksız olarak kullanılması ve bu yolla haksız kazanç elde edilmesinin söz konusu olduğunu, davacının "..." markasının ve çeşitli markalarının üçüncü kişilere karşı 6102 sayılı Kanun ve 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu uyarınca koruma altında olduğunu, davalı şirketin, "... Ümraniye/ İSTANBUL" adresinde bulunan "..." tabelalı işyerinde bulunan metre cinsi ürünlerin dış ambalajlarında davacıya ait ticaret unvanını, tescilli markasını ve metre cinsi ürünlerde, tasarım tescilinin bulunmasına rağmen iltibasa yol açacak şekilde izinsiz olarak kullandığının İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2022/128 D. İş ve 2022/129 K. (EK-2 ) sayılı kararı gereğince ilgili adreste bilirkişiler eşliğinde yapılan tespitle belirlendiğini, sahte olduğu görülen 19 adet şerit metrenin tespit edildiğini, tespit edilen ürünlerin iltibas yaratacağının 27.09.2022 tarihli bilirkişi heyet raporu ile sabit hale geldiğini, davacıya ait marka ve tasarımları kullanmasının tüketiciler üzerinde yanlış algılanabileceğini, davacı şirketin üretmiş olduğu metre cinsi ürünler olduğunun zannedilmesi gibi girişimlerde bulunmasının tüketicileri açıkça yanıltılmaya ve haksız rekabete yönelik olduğunu, İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 03.08.2022 tarihli, 2022/128 D. İş ve 2022/129 K. sayılı kararı gereğince bilirkişi heyetinin 27.09.2022 tarihli raporunun sunulduğunu, talep doğrultusunda, İstanbul Anadolu 20. İcra Müdürlüğü'nün .... sayılı dosyasında ihtiyati tedbirin icra edildiğini, 19.10.2022 tarihli haciz tutanağı ile; 14 adet ... markalı 3 metre, 12 adet ... markalı 5 metre cinsi ürünler tespit edilerek, ... ATAŞEHİR/ İSTANBUL adresinde mukim ... TCKN 'lu ...'e yeddiemin olarak teslim edildiğini, davalının eylemlerinin marka ve tasarım haklarına tecavüz teşkil ettiğini belirterek, Anadolu 20. İcra Müdürlüğü'nün .... sayılı dosyasında haciz tutanağı ile elkonulanarak yeddiemine teslim edilen ürünler üzerindeki ihtiyati tedbir kararının devamına karar verilerek, ürünlerin muhafazasının devamına, davalı eylemlerinin marka ve tasarım hakkına tecavüz eylemi olduğunun tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, giderilmesine, taklit ürünlerin kapladığı yer ve muhafazasının ciddi külfet meydana getirmesi sebebiyle Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 163. maddesine istinaden hızlı imhasına, depolama-sundurma ücretinin davalıya tahmiline, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL maddi (6769 sayılı SMK m.151/2 (b) bendine göre hesaplanmak üzere), 1.000,00-TL manevi ve 1.000,00- TL itibar tazminatının haksız fiil tarihinden işleyecek en yüksek reeskont faizi ile birlikte hüküm altına alınmasına, davalı aleyhine verilecek mahkeme kararının Türkiye’nin bütününde yayın yapan tirajı yüksek bir gazetede masrafları davalı tarafından karşılanmak üzere yayınlanmasına, davanın kabulüne, hem İstanbul Anadolu 1. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2022/128 Değişik İş ve 2022/129 K. sayılı dosyası için yapılan tüm tespit gideri, peşin alınan harç ve bilirkişi ücreti, hem de işbu dosya için tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

ISLAH DİLEKÇESİ:Davacı vekili dosyaya sunduğu 10/06/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile, maddi tazminat talebini 5.611,44 TL olarak ıslah ettiğini bildirmiş, eksik harcı tamamlamıştır.

CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının Ümraniye'de küçük çaplı bir işletme sahibi olup, mahallede nalburluk işi yaptığını ve değişik firmalara ait çok çeşitli ürünleri sattığını, hiçbir zaman kendisine satılan ürünlerin taklit ürün olup olmadığını sorgulama imkânı bulunmadığını, uzman bilirkişi marifetiyle dahi hangi ürünün tescilli, hangi ürünün taklit ürün olduğunun zor anlaşıldığını, böyle bir durumda davalı müvekkiline sorumluluk yüklemenin hukuka uygun olmadığını, aleyhine İstanbul Anadolu 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2022/128 D.iş sayılı dosyasından tedbir kararı oluşturulan müvekkilinin hiçbir ürünün imalatçısı olmadığını, piyasadan tedarikçiler vasıtasıyla temin ettiği ürünleri nalbur dükkânında sattığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

MAHKEME KARARI:İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 03/12/2024 tarihli 2023/16 E. - 2024/192 K. sayılı kararıyla; "... İncelenen dosya kapsamı, mevcut deliller, bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; dava marka ve tasarım hakkına tecavüzün tespiti önlenmesi ve refi ile maddi manevi ve itibar tazminatının tahsiline ilişkin olup davacının ... ibareli ... numaralı markanın tescilli sahibi olduğu, ayrıca ... numaralı tasarımın ve ... numaralı tasarım tescillerinin tescilli sahibi olduğu, davalı tarafından bu marka ve tasarımlarına benzer kullanımlarda bulunduğunu iddia ettiği ,davalı tarafından davanın reddinin talep edildiği, İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2022/128 Değişik iş sayılı dosyasından aldırılan 27/09/2022 tarihli bilirkişi raporunda davacıya ait ... ibareli marka ile davalının sunmuş olduğu ürünlerin benzer olduğunu, ayrıca davalı tarafından satışa sunulan ürünlerin davacının... numaralı tasarım tescili kapsamında kaldığının belirtildiği, dosyamız esası yönünden aldırılan 21/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda davalıya ait ürünlerin davacının... numaralı tasarım tesciline benzer bulunduğunu, marka yönünden ise davalı tarafından kullanılan ... şeklindeki kullanımların davacı markasına tecavüz teşkil ettiğinin belirtildiği, maddi tazminatın ise SMK 151/2-b kapsamında 5611,44 TL olarak hesaplandığı buna göre tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde, davacının ... numaralı ... ibareli markanın, ... (... başvuru) numaralı tasarımın, ... (... numaralı tasarımın) ayrıca ... numaralı ... ibareli markanın tescilli sahibi olduğu, davacı markalarının 09. Sınıfta .... Su Terazileri emtiasında tescilli olduğu, hem değişik iş dosyasında hemde esası yönünden yaptırılan incelemede davalı tarafından satışı yapılan ürünler incelendiğinde davacının tescilli markasının tescil sınıfı olan 09. Sınıfta yer alan şerit metreler olduğu, ürünlerin üzerinde ... ... ve ... ... ibarelerinin yazılı olduğu görülmüş tasarım bakımından aldırılan hem değişik iş dosyada hemde dosyamızdaki bilirkişi raporunda davalı ürünlerinin davacıya ait... başvuru numaralı tasarım kapsamında olduğunun değerlendirildiği, tasarıma ilişkin değerlendirmenin mahkememiz uzmanlık konusu dışında olması sebebiyle bilirkişi raporlarıyla bağlı kalınarak tasarım hakkına tecavüz iddiası yönünden davanın kabulüne karar vermek gerektiği, marka hakkına tecavüz iddiası yönünden ise davacı vekili dava dilekçesinde ... isimli markadan bahsetmiş ise de davalı tarafından ... ibaresinin kullanılmadığı görülmüş fakat dava dilekçesinde yer almayan davacıya ait ... numaralı ... ibareli markanın ise davalı ürünlerinde aynen kullanıldığının tespit edildiği, markanın başvuru tarihinin 25/03/2022 olduğu, dava tarihi itibariyle henüz ilan edilmediği anlaşılmış ise de marka tescil korumasının tescil tarihi olan 25/03/2022 tarihi itibariyle başlayacağı davacı vekilince dava dilekçesinde işbu ... numaralı markaya dayandığını açıkça belirtmemiş ise de davacı vekili cevaba cevap dilekçesi ile işbu markaya da dayanarak tecavüz iddiasında bulunduğunu belirttiğinden cevaba cevap dilekçesi ile iddianın genişletilebileceği anlaşıldığından davalı ürünlerinde yer alan ... ibaresinin davacının ... numaralı markası ile ayniyet derecesinde benzer olduğu da anlaşıldığından marka hakkına tecavüz talebi yönünden de davanın kabulüne karar vermek gerektiği, davacının hem marka hakkına hem tasarım hakkına tecavüz nedeniyle SMK 149. Maddesi uyarınca maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabileceği, maddi tazminat talebi yönünden SMK 151/2-b kapsamında aldırılan bilirkişi raporunda 5611,44 TL tazminat hesabı yapıldığı, davacının da bu bedel üzerinden talepte bulunduğu bu nedenle davanın bu yönüyle kabulüne karar vermek gerektiği, manevi tazminat yönünden davacının 1000 TL manevi tazminat talebinde bulunduğu ve davalı kullanımların davacı markasına ve tasarımına benzer olması sebebiyle markanın manevi olarak zarar görebileceği bu nedenle talep edilen 1000 TL nin dosya kapsamına uygun olduğu bu nedenle kabulüne karar vermek gerektiği, davacı tarafından ayrıca SMK 150/2 maddesi uyarınca itibar tazminatı da talep edildiği, davacının çok uzun yıllardır ... markası ile davamıza konu ... alanında sektöründe bilinen köklü bir firma olduğu, davalı tarafından davacı marka ve tasarımına benzer şekilde üretilen ürünlerin davacı markasının bilinirliğine ve itibarlığına zarar verebileceği kanaatine ulaşıldığından talep edilen 1000 TL itibar tazminatının da dosya kapsamına uygun olduğu anlaşıldığından bu bedel yönünden de davanın kabulü ile neticeten davanın tümden kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

HÜKÜM:Davanın KABULÜ ile,

1-Davalı tarafından davacının marka ve tasarım hakkına tecavüzün tespitine, durdurulmasına ve önlenmesine, davalı tarafından davacı marka ve tasarımının bulunduğu her türlü ürünün fiziki internet ve sosyal medya ortamında tanıtımının satışının üretiminin pazarlanmasının yasaklanmasına, marka ve tasarım ihlaline konu her türlü ürün ve materyale el konulmasına,

2-Maddi tazminat yönünden 5.611,44 TL maddi tazminatın 07/09/2022 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3-Manevi tazminat yönünden 1.000,00 TL manevi tazminatın 07/09/2022 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4-İtibar tazminat yönünden 1.000,00 TL itibar tazminatın 07/09/2022 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5-Hükmün Türkiye'de yayın yapan tirajı yüksek beş büyük gazeteden birinde masrafı davalıdan alınmak üzere ilanına..." karar verildiği görülmüştür.

HÜKMÜN TAMAMLANMASI KARARI:İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 03/02/2025 tarihli 2023/16 E. - 2024/192 K. sayılı ek kararıyla; "...Dava konusunun marka ve tasarım hakkına tecavüzün tespiti, meni ve refine ilişkin olduğu, mahkememizce davanın kabulüne karar verildiği, ihlale konu ürünlerin ürün ve materyallere el konulması yönünde karar verilmiş ise de dava dilekçesinde el konulan ürünlerin imhasının da talep edildiği fakat sehven bu husus yönünde olumlu ve olumsuz bir karar kurulmadığı anlaşılmakla dosya kapsamı incelendiğinde davacının HMK 305/A gereğince "taraflardan her biri nihai kararın tebliğinden itibaren bir ay içerisinde yargılamada ileri sürülmesine veya kendiliğinden hükme geçirilmesi gerek olmasına rağmen hakkına tamamen veya kısmen karar verilmeyen hususlarda ek karar verilmesi isteyebilir." denilmek suretiyle yargılamada ileri sürülen fakat mahkememizce değerlendirilmeyen el konulan ürünlerin imhası şeklindeki talebin dosya kapsamına uygun olduğu, marka hakkına tecavüz ve tasarım nedeniyle el konulan ürünlerin taklit niteliğinde ürünler olduğu hususunda kanaat getirildiğinden davacının imha yönündeki talebinin kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Talebin KABULÜ ile,

1-İstanbul Anadolu 1. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2022/128 Değişik ve 2022/129 karar sayılı dosyası kapsamında tespiti yapılan ve İstanbul Anadolu 20. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile el konulan ürünlerin hüküm kesinleştiğinde imhasına..." karar verildiği görülmüştür.

İSTİNAF İSTEMİ:Davalı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; davalı müvekkili firma tarafından bilirkişi kurulu tarafından da tespiti yapıldığı üzere; ... ..., ..., ..., ... ...,... gibi çok değişik metre çeşitlerinin satıldığını,Bilirkişilerce tespiti yapıldığı üzere, davacı şirketin markalı "... ..." markasının doğrudan benzerinin taklit edilerek satışa arz edilmediğini, sadece “...” sembolünün iki ürün üzerinde "..." ve "..." ibareleri ile birlikte kullanılmış olmasının marka ihlali olarak kabul edilmesinin kabul edilemeyeceğini,Davalı müvekkili firmanın bulunduğu konumu ve hitap ettiği satıcı kitlesinin, ürünlerin kullanımı için bir marka tercihi olarak "Bilirkişilerce Taklit Ürün Olarak" kabul edilen ürünleri tercih etmelerinin mümkün olmadığını,... ve... daha çok tercih edildiğini, taklit ürün olarak kabul edilen ürünlerin pazar payının daha düşük olduğunu, ayrıca "..." ve "..." unvanlı metrelerin üreticisine ait patent ve marka olup olmadığının araştırılması gerektiğini,Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 29 . maddesi hükmü kapsamında, İstanbul Anadolu 1.Fikri ve Sınai Haklar hukuk Mahkemesinin 2022/128 D.iş sayılı dosyasından aleyhine tedbir kararı oluşturulan firma sahibi müvekkili ...’ın, kendi dükkânında satmak üzere tedarikçilerden temin ettiği metrelerin taklit olarak, yani bir başkasının ürününe benzerlik, yani iltibas ve iktibas ürün olduğunu bilmesinin ve anlamasının imkânsız olduğunu, "bilmesi veya bilmesi gerektiği" şeklindeki hükmün hilafına bir davranışının söz konusu olmadığını,Aleyhine tedbir kararı oluşturulan ve daha sonra huzurdaki dava açılan firma sahibi müvekkilinin satın aldığı ürünlerin ne şekilde kimin tarafından üretildiğini bilmesi ve bilebilmesi imkânı bulunmadığını,Tespit dosyasındaki bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan raporda, tespit talep eden tarafın ... tescil numaralı "..." ibareli markada lisans sahibi olduğunu belirttiği, dosya kapsamında yapılan incelemede ilgili markanın İsveç menşeili ... adına tescilli olduğu, dosya kapsamında ve TÜRKPATENT marka sicilinde tespit talep eden adına herhangi bir lisans kaydına, distribütörlük sözleşmesine veya marka kullandırma sözleşmesine rastlanmadığının belirtildiğini,Müvekkili firmanın üretici firma olmadığını, Ümraniye’de küçük çaplı bir işletme olup, mahallede nalburluk işi yaptığını ve değişik firmalara ait çok çeşitli ürünleri sattığını, hiçbir zaman kendisine satılan ürünlerin taklit ürün olup olmadığını sorgulama imkânı bulunmadığını,Davalı müvekkilinin değişik firmalara ait ürünlerin de satışının yapıldığı, yani bilerek ve isteyerek haksız rekabete yol açabilecek şekilde davacıya ait patentli ürünün taklidi olarak kabul edilebilecek ürünleri satması ve satışa bilerek arz etmesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığını belirterek, arz ettikleri nedenler ve Mahkemenin re’sen takdir edeceği sair nedenlerle istinaf incelemesi yapılarak; hukuki dayanaklardan yoksun Mahkeme karanının kaldırılarak, davacının davasının reddine karar verilmesine veya yeniden yargılama yapılmak üzere Mahkemesine iadesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER:Dosyada mevcut TPMK kayıtları incelendiğinde; ... başvuru, ... tescil tarihli, ... tescil numaralı "...+Şekil" markasının 09. sınıfta "Muhtelif tiplerde ..." emtiası için davacı adına tescilli olduğu,25/03/2022 başvuru, 17/02/2023 tescil tarihli, ... tescil numaralı "..." markasının 09. sınıfta ".... Su terazileri" emtiası için davacı adına tescilli olduğu, 19/09/2000 başvuru ve tescil tarihli, ... başvuru, ... tescil numaralı metre tasarımının ve 10/07/2000 başvuru ve tescil tarihli, ... başvuru, ... tescil numaralı, metre tasarımının davacı adına tescilli oldukları ve korumalarının halen devam ettiği tespit edilmiştir.İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2022/128 D.İş sayılı dosyası incelendiğinde; davacı şirket tarafından ... isimli işyeriyle ilgili ... ... aleyhine marka ve tasarım haklarına tecavüz edildiği iddiasıyla 03/08/2022 tarihinde delil tespiti ve ihtiyati tedbir talep edildiği, marka uzmanı ... ve tasarım uzmanı ...den oluşan bilirkişi heyetinden alınan 27/09/2022 tarihli bilirkişi raporu ile, aleyhine tespit istenilene ait işyerinde yapılan tespit sonucunda, işyerinin ...'a ait olduğu, işyerinde tespit isteyene ait... numaralı tasarımın koruma kapsamında kalan ürünlerin mevcut olduğu, ürünler üzerinde "..." markasının "..." ve "... " ibareleri ile kullanıldığı, ayrıca ürünlerin bir kısmında "..." markasının kullanıldığı, tespit isteyen bu marka üzerinde lisans sahibi olduğunu beyan etmişse de, buna ilişkin bir belgeye rastlanmadığına dair görüş bildirdikleri, Mahkemece ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulüne karar verildiği tespit edilmiştir.İlk derece mahkemesince marka vekili ..., tasarım uzmanı ... ve mali müşavir ...'tan oluşan bilirkişi heyetinden alınan 21/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda; işaretlerin bir bütün olarak bıraktıkları genel izlenim değerlendirmesinde; ... şeklindeki işaretlerin aynen ürünler üzerinde kullanıldığı ve yine ürünlerin aynı olduğu ve "..." ve "..." gibi ibarelerle kullanıma rağmen genel izlenimde ayniyet mevcut olmasa da benzerliğin devam ettiği, aynı ürünler üzerindeki işaret benzerlikleri nedeniyle karıştırılma ihtimalinin mevcut bulunduğu, söz konusu ürünlerin davalıya ait işyerinde tespitinin yapılmış olması ve davalının söz konusu ürünleri satışa arz etmesi şeklindeki eylemlerinin davacıya ait olan ... tescilli markasına tecavüz teşkil ettiği, İstanbul Anadolu 1. FSHHM 2022/128 D.iş sayılı dosyada endüstriyel tasarım uzmanı bilirkişi tarafından yapılan tespitte "Aleyhine tespit istenen tarafın ...... Ümraniye /İstanbul iş yeri adresinde tespit isteyen taraf ... A.$.'ne git... no'lu tasarımın koruma kapsamında bulunan ürünlerin yer aldığı” belirtildiğini, heyetteki tasarım uzmanı da ilgili tespitte ele geçirilen ... VE ... ürünlerinin davacıya ait... no'lu tescilli tasarımın koruma kapsamında olduğuna" dair aynı görüşte olduğundan tasarım tecavüzünün varlığına dair kanaate varıldığını, manevi tazminatın mahkemenin takdirinde olduğunu, marka ve tasarım tecavüzü oluştuğu kanaatine varıldığını, tazminat koşulları bakımından ise tecavüz eyleminin hukuka aykırılığı, kusur, davalının küçük bir işletme olduğu ve ürünlerin taklit olduğunu bilmeme iddialarının hukuki değerlendirilmesi gibi konular ise Mahkemenin hukuki takdirinde olduğunu, davalının sunmuş olduğu satış fatura örneklerinin incelenmesinde; dava konusu "..." ve "..." ibareli ürünler ilişkin 2022 yılında 17 adet KDV dâhil 1.006,47 -TL tutarlı 2 adet fatura düzenlediğinin belge ve kayıtlarında tespit edildiğini, davacının maddi tazminatı talebinin 6769 sayılı SMK m.151/2-b "Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç" uyarınca hesaplanmasını talep ettiği, takdir mahkemeye ait olmak üzere 2022 yılı için hesaplanan maddi tazminat tutarının 5.611,44 TL olduğu şeklinde rapor sunulduğu tespit edilmiştir.

G E R E K Ç E:Dava, marka ve tasarım haklarına tecavüzün tespiti ve önlenmesi, maddi, manevi ve itibar tazminatı davasıdır.Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf yargı yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya incelendiğinde; davacı tarafça hem marka haklarına, hem de tasarım haklarına tecavüz edildiği iddiasıyla dava açmasına rağmen, talep ettiği tazminatların ne kadarının tasarım hakkına tecavüz, ne kadarının marka hakkına tecavüz nedeniyle talep edildiğini açıklamadığı, Mahkemece de bu konuda ayrıştırma yapılmadan, marka haklarına tecavüz ve tasarım haklarına tecavüz nedeniyle maddi, manevi ve itibar tazminatlarına hükmedildiği, ancak davalı tarafça bu konuda istinaf talebinde bulunulmadığı anlaşılmakla, bu hususa değinilmekle yetinilmiştir.Her ne kadar davalı vekili müvekkilinin üretici firma olmadığını ve davaya konu ürünlerin davacının marka ve tasarım haklarına tecavüz teşkil edip etmediğini bilmesinin beklenemeyeceğini, bilerek davacının sınai mülkiyet haklarına tecavüz etmediğini belirterek istinaf talebinde bulunmuşsa da, marka ve tasarım tescillerinin kamuya açık olduğu, basiretli bir tacir gibi hareket etmesi beklenen davalının “...” markasının davacı şirkete ait olduğunu bilmediğine dair savunmasının dinlenemeyeceği, alınan her iki bilirkişi raporu ile davalının davacıya ait "..." markası ile tescilli tasarım haklarına tecavüz ettiğinin tespit edildiği anlaşılmakla, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi yerindedir.Tüm bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir

H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan gerekçe ile:

1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,

2-Alınması gereken 519,93 TL nispi harç, (732,00 TL maktu harç altında kaldığından) peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,

3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,

4-İstinaf yargılama giderleri olarak;

a)Davacı avansından kullanıldığı anlaşılan; 30,00 TL (posta-teb-müz) masrafının davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,

b)Davalı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,

5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 19/06/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/310, K. 2026/1025, T. 19.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-310-e-2026-1025-k-79426f5acdf1