Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 2025/300 E. 2025/1642 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/300
Karar No
2025/1642
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO:2025/300

KARAR NO:2025/1642

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:16/09/2024

NUMARASI:2022/883 E - 2024/775 K

DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit- İtirazın İptali

KARAR TARİHİ:19/06/2025

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ...'ın ... Bahçelievler İstanbul adresinde 15.05.2022 tarihli kira kontratı ile kiracı olduğunu, davacının empirme baskı işi yaptığını, söz konusu iş yerine taşınmadan önce davalı kurum ile gerekli çalışmalar yapılarak izinler verildikten sonra işletmesinde çalışmaya başladığını, abone numarasının ... olduğunu, davalı kurum tarafından düzenli olarak sayaçta okuma yapıldığını, elektrik bedellerinin düzenli ödendiğini, davacının güç artırımı için davalı kurumca mesaj gönderildiğini , davacının da süresinde işlemleri tamamlayarak güç artırımı yaptığını, 21.09.2022 tarihinde davalı kurumdan gelip sözleşmeli sayacın sistemde tahakkuk çarpanının 100/5 yani, X 20 olduğunu yerinde takılı olanın da 150/5 X 30 olduğundan bahisle kaçak tutanağı düzenlendiğini, ve faturalar gönderildiğini, davalı taraf elemanlarının 26.07.2022 tarihinde de davacının iş yerine geldiğini ve nötr geri besleme iddiası ile kaçak tutanağı düzenleyerek faturalar tahakkuk ettirdiğini, bu sebeple de Bakırköy 6 Asliye Ticaret mahkemesinde 2022/726 E ve 2022 /841 E sayılı dosyaları ile menfi tespit davaları açtıklarını, davacının ilk işe başladığı günden beri sayaç çarpanının aynı olduğunu, mevcut çarpanın davalı kurumca onaylı olduğunu, davalı kurumca defalarca kontrol edilen işyerinde ve sayaçta herhangi bir şey tespit edilmediğini ve kendilerine bir uyarıda bulunulmadığını, davalı kurumca düzenlenen tutanakların yönetmeliğe uygun olmadığını belirterek 24.282,72 TL + 137.315,94 = 161.598,66 TL lık faturalardan dolayı borçlu olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının kullanımında olan adreste kurulu bulunan ... hizmet no lu tüketim noktasındaki tesisatta saha ekiplerince 21.09.2022 tarihinde yapılan kontrolde sözleşmeli sayacın tahakkuk çarpanının 100/5 X20 olduğunu, yerinde takılı sayacın ise 150 /S X30 olduğunun tespit edildiğini, akım trafosu etiket değerleri farklı olarak enerji kullanımında bulunulduğunu ve buna göre kaçak tüketim tutanağı düzenlenerek tahakkuklar yapıldığını, kaçak tüketimin mevzuata aykırı şekilde tüketilen elektrik kullanımı olduğunu kaçak kullanımla ilgili işlemlerde ve hesaplamalarda kurumlarının bir hatasının olmadığı belirterek öncelikle ve önemle ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, bu taleplerinin reddi halinde tedbirin devamına karar verilmesi halinde davalı şirket tarafından tahakkuk edilen alacak miktarının %100 ünün teminat olarak depo edilmesine karar verilmesine, haksız ve mesnetsiz davanın reddini talep etmiştir.Birleşen davada davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; davalı/borçlunun kullanımında olan "... Bahçelievler/İstanbul" adresli işyerinde müvekkili şirket ekiplerince 21/09/2022 tarihinde yapılan kontrolde "enerjisi kesilen sayacı kullanıma açmak suretiyle kaçak elektrik tüketimi gerçekleştirildiği" hususunun tespit edilmesi üzerine zabıt tarihinde cari olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği gereği ... seri numaralı Kaçak Elektrik Tespit Tutanağı tanzim edildiğini, işbu tutanağa istinaden mevzuat hükümleri çerçevesinde davalı ... adına kWh karşılığı 162.234,28 TL kaçak elektrik faturası tahakkuk ettirildiğini, davalı borçlu aleyhine tahakkuk ettirilen kaçak elektrik bedeline gecikmiş gün faizi ve faizin KDV'si ilave edilerek ... sayılı takip dosyası ile ödeme emri gönderildiğini, davalı borçlu tarafından borca itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu, taraflar arasındaki ilişkinin ticarethane niteliğindeki adresinde gerçekleştirilen kaçak elektrik kullanımından doğması sebebiyle taraflar arasındaki uyuşmazlığın, 6502 sayılı Kanun kapsamında olmayıp, davanın "ticari nitelikteki haksız fiil" hükümlerine göre Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğini, bu kapsamda, TTK m.5/A gereğince ticari davalarda zorunlu olan arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, davalı borçlu tarafından taraflarına ikame edilen ve Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/883 Esas numaralı dosyası ile görülmekte olan menfi tespit davasında da tarafların ve dava konusu borcun ortak olması sebebiyle HMK m.166 uyarınca iş bu dava ile söz konusu menfi tespit davasının birleştirilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, kaçak elektrik kullanımı eyleminin niteliği itibariyle "haksız fiil" teşkil etmesi ve haksız fiilden doğan davalarda "zarar görenin yerleşim yeri" icra daireleri ve mahkemelerinin de yetkisinin bulunması dolayısıyla zarar gören müvekkili şirketin yerleşim yerinin tabi olduğu İstanbul Adliyesinin icra daireleri ve mahkemeleri de İİK 50. maddesinin atfı ile HMK'nın 16. maddesi gereği yetkili olduğunu, kaçak elektrik kullanımı tutanaklar ile sabit olduğundan, davalı borçlu mevzuata uygun olarak düzenlenen kaçak elektrik tespit tutanağına ilişkin tahakkuku ödemekle yükümlü olduğunu, söz konusu borca itirazın yerinde olmadığını, bu nedenle borçlunun itirazının iptalini ve hükmolunacak meblağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemeye hükmedilmesini talep etme zarureti doğduğunu,Yerleşik Yargıtay kararlarında da tanımlandığı üzere; alacağın gerçek miktarı belli ve sabitse veyahut borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesi mümkün ise başka bir ifadeyle, borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit olduğunu, mevzuat hükümleri uyarınca hesaplanan ve aksi ispat edilemeyen Kaçak Elektrik Tespit Tutanağı ve müvekkili şirketi tarafından ... sayılı dosyası ile gönderilen ödeme emrinde Kaçak Elektrik Tüketim Bedeli'nin açıkça belirtilmiş olması alacağının likit olduğunu ve icra inkar tazminatı isteminin hukuka uygun olduğunu açıkça gösterdiğini, kaldı ki davalı borçlu adına müvekkili şirket ekiplerince tahakkuk ettirilen faturada da borç miktarının açıkça belirtildiğini beyanla açılan İtirazın İptali davasının, tarafların ve dava konusu borcun ortak olması sebebiyle Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/883 Esas dosyasında görülmekte olan ve davalı borçlu tarafından müvekkili şirketine ikame edilen menfi tespit davası ile birleştirilmesine, ...sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz itirazının iptali ile takibin devamına, Davalı/borçlu aleyhine hükmolunacak meblağın % 20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine, ayrıca borçlunun taşınır taşınmaz ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerinde İİK m.257 gereği dava ve takip kesinleşinceye kadar teminatsız veya teminat karşılığında ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davalı vekili tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.Mahkeme,davacının aboneliğinde bulunan ... no.lu hizmet noktasında yapılan kontrollerde tutulan 21/09/2022 tarihli ... seri nolu tutanağa göre kayıtlarda sayacın tahakkuk çarpanının 100/5x20 omasına rağmen mevcut sayacın çarpanının 150/5x30 olduğunun tespit edildiği ve davaya konu faturaların düzenlendiği,davacı tarafça 21/09/2022 tarihli tespit tutanağından sonra güç arttırımı talebinde bulunulduğu, davacının güç arttırımı talebinde bulunmasına ve gerekli masrafı yatırmasına rağmen haksız olarak tutanak düzenlendiği iddiasının doğru olmadığı,sayaç çarpanının farklı olmasının EPTHY 42/1-c uyarınca kaçak kullanım olamayacağı, EPTHY 36. Maddesinde belirtilen çarpan hatası durumunnu söz konusu olduğu,davacının sorumlu olduğu tüketim miktarının 23.427,55-TL olacağı, davalı tarafça yanlış olarak 161.598,66-TL tahakkuk ettirildiği ,asıl davada ,davalı tarafça kötüniyetli olarak takip yapıldığının ispatlanamadığı,birleşen davada, alacak yargılamayı gerektirip likit olmadığı gerekçesi ile;I-Asıl davada davanın kısmen kabulü ile 1-Davacının 22.09.2022 tarihli ... seri numaralı ve 22.09.2022 tarihli ... seri numaralı olarak düzenlenen faturalar yönünden 138.171,11-TL lik kısımdan borçlu olmadığının tespitine,-Yasal şartları oluşmadığından kötüniyet tazminatı talebinin reddine II-Birleşen İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/244 Esas sayılı dosyası yönünden Davanın kısmen kabulü ile 1-Davalının İstanbul ... İcra Dairesi ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 23.427,55-TL asıl alacak ve 78,09-TL faiz yönünden iptali ile takibin bu miktarlar üzerinden devamına, -Devamına karar verilen 23.427,55-TL alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %30 faiz uygulanmasına,Davacının Alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine Davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine" karar vermiştir.Kararı asıl ve birleşen dava yönünden taraf vekilleri istinaf etmiştir. Davacı-birleşen dosya davacı vekili istinaf dilekçesinde; karşı tarafın güç arttırım talebi üzerine gerekli işlemlerin yapıldığını,karşı taraf çalışanları 21.09.2022 tarih saat 11:10 müvekkilinin kiracı olduğu muhite gelerek müvekkilinin sayacında yaptıkları kontrolde ‘‘’Sözleşmeli sayacın sistemde tahakkuk çarpanının 100/5 X 20 olduğu mevcut yerinde takılı olan 150/5X30 olduğu tespit edildiğinden bahisle kaçak elektrik kullanıldığı’’ iddiası ile tutanak tuttuklarını, irtibata geçmeden, hiçbir bilgi vermeden muhiti terk ettiklerini,davacının söz konusu tutanağın ve faturaların usul ve yasaya aykırı olduğunu ve davalı kurumun iş bu işlemleri gerçekleştirmede kötü niyetli olduğundan bahisle süresinde hem faturalara hemde kaçak elektrik tutanağına itiraz ettiğini,alınan bilirkişi raporunda karşı taraf kurumun hukuka aykırı işlemler gerçekleştirdiğinin tespit edildiğini,çarpan hatasının kaçak kullanım olmadığı,kurum hatası olduğu,bu nedenle faiz işletilmemesi gerektiğini,yönetmelik gereği buna dair tahakkukta gecikme zammının alınamayacağını,bu nedenle kaçak tutanağının usulüne göre düzenlenmemesi nedeniyle kaçak tahakkukunun tümden iptali gerektiği gibi,birleşen davadaki takibin de iptal edilmesi gerektiğini,yetkisiz mahkemeden karar verildiğini belirterek asıl davanın tümden kabulüne,birleşen davanın ise tümden reddine karar verilmesi için kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Birleşen dosya davacısı-asıl dava davalısı ... vekili istinaf dilekçesinde; kaçak tespit tutanağı ve kaçak tahakkuklarının usule ve mevzuata uygun olduğunu,bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayandığını,hatalı olduğunu ve itirazlarının değerlendirilmediğini, kaçak elektrik kullanım tespit tutanaklarının aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden olduğunu, davacı-birleşen davalı tarafça sayacın ve sayaca bağlı ölçü sistemlerinin bulunduğu panonun mühürlü olmadığını ve mühürsüz pano içerisindeki sistemde 20 çarpanlı olarak kayıtlı bulunan akım trafolarının 30 çarpanlı trafolarla değiştirildiğinin tespit edildiğini,bu konuda uzman mütalaasını sunduklarını,kararda faiz türünün belirtilmemesi ve sınırlandırılmasının uygun olmadığını,Amme Alacaklarının Tahsiline yönelik Kanun uyarınca gecikme zammı oranının Cumhurbaşkanlığı kararı ile sürekli arttırıldığını,icra inkar tazminatı taleplerinin de kabulü gerektiğini belirterek asıl davanın reddine,birleşen davanın ise kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; Asıl dava kaçak tahakkuk bedelleri nedeniyle menfi tespit,birleşen dava ise aynı tahakkuklar nedeniyle itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir ... sayılı icra takip dosyasında alacaklı ... tarafından borçlu ... hakkında 162.234,28 TL kaçak tahakkuk bedelinin tahsiline yönelik yapılan ilamsız takibin itiraz üzerine durdurulduğu görülmüştür.Hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda, davacının tüketiminin kaçak elektrik tüketimi olmadığı, durumun tüketim tarihinde yürürlükte bulunan, 30.05.2018 tarihli Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 36. Maddesi kapsamında faturalandırmaya esas unsurlarda hata tespiti niteliğinde olduğu dolayısıyla eksik faturalandırma olduğu, söz konusu yönetmeliğin 36. Maddesinde belirlenen hesaplama şekline göre davacının 03.10.2022 tarihi itibariyle eksik ödeme yükümlülüğünün 23.427,55 TL olduğu, davalı kurumun kaçak elektrik tüketimi nitelemesine göre yapmış olduğu tahakkuk tutarı 03.10.2022 son ödeme tarihli fatura bakımından 137.315,94 TL + 24.282,72 TL= 161.598,66 TL olduğundan , 03.10.2022 tarihi itibariyle asıl davada davacının 161.598,66 TL - 23.427,55 TL =138.171,11 TL için borçlu olmadığı " belirlenmiştir. Bu durumda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; "İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar."Özel hukuk tüzel kişisi olan şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir ( Y.3.HD 2021/4894 E., 2021/10580 K.; 2022/8164 E-2023/954 sayılı ilamları da aynı yöndedir.).Somut olayda, özel hukuk tüzel kişisi olan şirket tarafından düzenlenen kaçak elektrik tespit tutanağı ve bu tutanağa dayalı tahakkuk ettirilen faturalar nedeniyle takibe konu kaçak tahakkuka dair alacağın kaçak tutanağı düzenleyen ...'ca kaçak tahakkuk olarak ispatlanamadığı,ancak ilgili yönetmelik 36.madde uyarınca bunun eksik faturalandırma sayılacağı ortaya çıktığından,alanın bilirkişi raporu kapsamında asıl davada davalı-birleşen davada davacı ... söz konusu alacağının eksik faturalandırma sebebiyle 23.427,55 TL olduğu belirlendiğinden,söz konusu kaçak ve ek tüketim yönünden 24.282,72 TL + 137.315,94 = 161.598,66 TL lık tahakkuk toplamı yönünden asıl dosya davacısı-birleşen dosya davalısı ...'ın eksik tüketim borcunun 24.292,72 TL olduğu gözetildiğinde,aradaki fark tutarı olarak 161.598,66 TL - 23.427,55 TL =138.171,11 TL ...'ın alacağı olduğu ortaya çıkmıştır. Ayrıca davada iddiaya yönelik olarak icra inkar tazminatı ve kötüniyet tazminatı koşulları da oluşmamıştır.Hükme dayanak yapılan bilirkişi raporu taraf,mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli olduğundan mahkemenin kararı usul ve hukuka uygun bulunmuştur.Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre asıl ve birleşen davada tarafların istinaf istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.

K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle;Asıl ve birleşen davada tarafların istinaf başvurularının HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı reddine, Asıl davada davacı ...'dan alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,Birleşen davada davada davalı ...'dan alınması gereken 1.605,67 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40 TL'nin mahsubu ile 990,27 TL bu davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, Asıl davada davalı ...'dan alınması gereken 9.438,46 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 2.359,62 TL'nin mahsubu ile 7.078,84 TL bu davalı ...'dan alınarak hazineye irat kaydına, Birleşen davada davacı ...'dan alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 2.370,48 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 1.755,08 TL'nin davacı ...'a karar kesinleştiğinde ilk derece mahkemesince iadesine, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf edenler üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesinleştiğinde istinaf edenlere ilk derece mahkemesince iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 361.madde uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 19/06/2025

Atıf: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/300, K. 2025/1642, T. 19.06.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-bolge-adliye-mahkemesi-3-hukuk-dairesi-2025-300-e-2025-1642-k-12fa4ff9d100