Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/2703 E. 2026/85 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/2703
Karar No
2026/85
Karar Tarihi

T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 15/01/2026

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ...

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/09/2025 (Ara Karar) NUMARASI : ... Esas (ESKİ ESAS NO: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ...ESAS)

DAVACILAR : 1-... ... 2-.... ... 3-... ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 1 -... ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 2 -... MÜTEVEFFA : ...

DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) G.KARAR YAZIM TARİHİ : 15/01/2026 İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen ara kararına yönelik Davalı ...vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Davacılar vekili ihtiyati haciz talepli dava dilekçesinde özetle: 26.07.2022 tarihinde ... İli, ... İlçesi, ... mevkiinde meydana gelen trafik kazasında, müvekkillerim ... ile ...’in oğlu, diğer davacı müvekkilim ...'ın kardeşi ...'un sevk ve idaresindeki ...plakalı araç ile; ...ün sürücüsü olduğu ... plaka sayılı aracın çarpışması sonucunda ...'un hayatını kaybettiğini, kazaya ilişkin düzenlenen Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi’nin 24.11.2022 tarihli raporunda sürücü ...kazanın oluşumunda 1.Derece ve asli kusurlu bulunduğunu, ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin... Esas ... Karar sayılı dosyasından verilen 26.07.2022 tarihli kararda da sürücü ...ün üzerine atılı suçu taksirle işlediği sabit görülerek cezalandırılmasına karar verildiğini, söz konusu karar İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'nin 19. Ceza Dairesi'nin... Esas ... K. Sayılı ilamı ile ‘sanığın taksirle ölüme neden olmasında taksirinin basit taksir halini aştığı, bilinçli taksir seviyesine ulaştığı’ gerekçesiyle cezanında arttırım yapılmasına dair kaldırılmış olup; söz konusu kaldırma kararı üzerine yargılama ...Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyası ile derdest olduğunu, trafik kazasında ölen müvekkillerimin oğlu 28.05.1999 d.lu 23 yaşındaki...'in ölümüyle anne ve babasının oğullarının maddi ve manevi desteğinden yoksun kaldıklarını, müteveffanın ... ...Bölümünden mezun olup ... ilçesinde bulunan ... Yapı isimli işletmede çalıştığını, ayrıca ... adına kayıtlı ... no.lu ... Şubesindeki hesabının dökümlerinin celbi halinde davacıların oturduğu evin kirasına ve ihtiyaçlarına destek olduğu anlaşılacağını, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere, destekten yoksun kalan davacı anne ve baba için, 6100 SK.nun 107. Maddesine göre belirlenecek maddi tazminat miktarının hüküm altına alınmasını, TBK.53/1 uyarınca cenaze kaldırma ve defin giderlerinin tazminini, bu tür giderlerin ülkemiz koşullarında belgelendirilmesinin olanaksızlığı nedeniyle, TBK.50/2 uyarınca gelenek ve göreneklere, dinsel zorunluluklara göre yapılması olağan giderlerinin hüküm altına alınmasını, kazanın oluşumunda vefat eden ...’in kusurunun olmaması, sürücünün bilinçli taksir şeklinde gerçekleşen kusurunun ağırlığı, olayın meydana geliş şekli, ve desteğin yaşı dikkate alınarak anne ve baba için ayrı ayrı 1.500.000,00’er TL; davacı kardeşi için ise 1.000.000,00 TL manevi tazminat talep ettiğini, zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın B.8. maddesi uyarınca davalı sigorta şirketi meydana gelen zararı öncelikli olarak karşılamak zorunda olduğunu, davalı sigorta şirketi tarafından müvekkili ...için 305.244 TL, diğer müvekkili ...için ise 280.722 TL olmak üzere toplam 585.966 TL destekten yoksun kalma tazminatı ödendiğini, ancak davalı sigorta şirketinin bu ödemesi müvekkillerin zararını karşılamaktan uzak olduğunu, bu nedenlerle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere, 6100 SK.nun 107. Maddesine göre belirlenecek -şimdilik- toplam 100.000,00 TL maddi tazminatın, sürücü yönünden olay tarihinden işleyecek yasal faizi, sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 05.05.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti ile birlikte ortaklaşa ve zincirleme tahsiline, her üç davacı için toplam 4.000.000,00 TL Manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte, ortaklaşa ve zincirleme şekilde sürücüden tahsiline, davalı sürücünün taşınmazları ile araçlarının teminatsız olarak ihtiyaten haczine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı...vekili ihtiyati haciz kararına itiraz dilekçesinde özetle: 07.08.2025 tarihli ihtiyati haciz kararının usul ve yasaya aykırı olduğu gibi müvekkilinin de mağduriyetine neden olacağını, ihtiyati haczin kanunda belirtilen şartlarının oluşmadığını, kanunda sayıldığı üzere kural olarak vadesi gelmemiş alacaklara güvence için ihtiyati haciz talebinde bulunulamayacağını, bunun istisnasının ise borçlu tarafın mallarını kaçırma, gizleme gibi tutumları veya alacaklının belirli bir yerleşim yerinin bulunmaması hali olduğunu, müvekkilinin mal kaçırmak veya gizlemek gibi bir eylemi olmadığı halde, sadece bu ihtimale binaen verilen ihtiyati haciz kararı Anayasa ile güvence altına alınmış kişisel haklara ve hukuka aykırı olduğunu, ihtiyati haciz talebinde bulunan taraf yaklaşık ispat koşulunu gerçekleştirmediğini, dava konusu kazanın tek taraflı ve asli olarak müvekkilinin kusuru nedeniyle meydana geldiğine dair herhangi bir kararın mevcut olmadığını, davacının davasına dayanak yaptığı ceza mahkemesi kararının da bozulmuş olup, istinaf bozma kararında davalı müvekkilinin bilinçli taksirli olduğuna dair karar verildiği yönündeki beyanların ile gerçeklerle hiçbir ilgisinin olmadığını, tam tersine istinaf mahkemesi kararında, müvekkilinin asli kusurlu olduğuna dair bilirkişi raporuna istinaden kurulan mahkumiyet kararının ortadan kaldırıldığını ve yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiğinin belirtildiğini, bu doğrultuda rapor aldırılmak üzere bilirkişi heyetine tevdi edildiğini, bu itibarla henüz kesinleşmeyen tam tersine istinaf mahkemesince yeterli görülmeyen bilirkişi raporunun yaklaşık ispat koşulunu karşılamadığını, dava konusu kazanın meydana gelmesinde tamamen davacıların murisinin kusurlu olduğunu, özetle davacının alacağının olup olmadığı, varsa miktarının ne olduğu veya tarafların kusur oranın ne olduğu gibi hususların yargılamayı gerektirdiğini, dosya kapsamında tarafların kusuru dahi belirlenmiş değil iken ve aksine müteveffanın kazanın meydana gelmesinde tek taraflı ve asli derecede kusurlu olduğu ve ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı açıkça ortada iken davalı müvekkili aleyhinde ihtiyati haciz kararı verilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, kaza tarihi 26.07.2022 iken işbu davanın 3 yıl sonra 23.07.2025 tarihinde açıldığını, kaza tarihi ile dava açılan tarih arasında geçen bu 3 yıllık süreçte müvekkilinin herhangi bir şekilde mal kaçırdığına dair hiçbir somut delil sunulmamasına rağmen ihtiyati haciz kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davayı ve iddiaları kabul anlamına gelmemekle birlikte davacıların kaza nedeniyle uğradıkları tüm maddi ve manevi yönden doğmuş olası zararların tümü sigorta poliçeleri ile teminat altında olduğunu, bu nedenle müvekkili aleyhinde ihtiyati haciz uygulanması haklı kılacak bir neden ve teminat altına alınması gereken bir alacağın da mevcut olmadığını, zira; 22.12.2022 tarihli ve .... nolu ZMMS poliçesi ile müteveffanın ailesinin destekten yoksun kalma tazminatı teminatı 1.000.000,00 TL olduğunu, yine 01.01.2022-2023 tarihli ve ...nolu Excess İhtiyari Mali Sorumluluk Poliçesi ile hak sahiplerine ödenebilecek destekten yoksun kalma tazminatı miktarı 2.500.000,00 TL'ye kadar teminat altında olup, ayrıca manevi tazminat ödemeleri de 1.000.000,00 TL'ye kadar teminat altında olduğunu, yine 27.04.2022-2023 tarihli ve...nolu Genişletilmiş Kasko Filo Sigorta Poliçesi ile destekten yoksun kalma tazminatının sınırsız olarak teminata dahil edildiğini, davayı ve iddiaları kabul etmemekle birlikte müvekkilinin en başından beri müteveffanın ailesi ile diyalog halinde olunduğunu ve zararlarının giderildiğini, kaza sonrasında müvekkili ve ailesinin, davacı tarafa aracılar vasıtasıyla ulaşarak taziye dileğinde bulunduğunu, ailenin acısını paylaştığını ve uygun görüldüğü takdirde bir araya gelmeye ve suçlamalardan bağımsız olarak her türlü maddi ve manevi desteği vermeye hazır olduğunu bildirdiğini, ancak yapılan görüşmelerde ailenin acılı olduğunu belirterek, bir araya gelmeye sıcak bakmaması nedeniyle görüşme yapılamadığını, bununla birlikte... nolu ZMMS poliçesi kapsamında tazminat ödemesi olarak davacı tarafa 23.12.2022 tarihinde 54.870,00 TL, 17.05.2023 tarihinde 574.466,64 TL olmak üzere toplam 629.336,64 TL işbu kaza nedeniyle ödeme yapıldığını, davayı kabul etmemekle birlikte her halükarda bu tutarın nemalandırılarak tazminat miktarından mahsup edileceği de dikkate alındığında ve kusur durumuna göre davacı tarafın tazminat miktarının bu tutarın dahi altında kalacağı ve hatta doğmayabileceği de dikkate alındığında ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, dava açılırken gösterilen değeri kat be kat aşan malvarlığı değeri üzerinde ihtiyati haciz kararı verilmesi ve teminat miktarının %10 oranında ihtiyati haciz konulacak malvarlığı değerinden çok düşük bir değere hükmedilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, müteveffanın kusur durumu ile davacılara yapılan ödemeler ve neması dikkate alınmaksızın, davanın kabulü anlamına gelecek şekilde ve tüm talebin kabulü ile dava konusu talebi kat be kat aşacak şekilde müvekkilinin tüm taşınır ve taşınmazları üzerine ihtiyati haciz uygulanmasına karar verilmesinin kabul edilemeyeceğini, hükmedilen %10 oranındaki teminat bedeli aşırı düşük olmuş olup, en kötü ihtimalde dahi bu tutarın %50 oranında artırılması gerektiğini, açıklanan nedenlerle 07.08.2025 tarihli İhtiyati Haciz Kararına karşı itirazlarının kabulü ile İhtiyati Haciz Kararının kaldırılmasına, mahkemenizce gerekli görülmesi halinde itirazlarının duruşmalı olarak görülmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesince 07/08/2025 tarihli ara kararı ile; HMK'nun 390. Maddesi kapsamında yaklaşık ispat koşulunu kaza tespit tutanağı, adli tıp kusur raporu ve kazaya ilişkin dosya içindeki belgelerin sağladığı, anılan belgeler uyarınca bir miktar tazminat alacağının doğduğunu kabul ihtimal ve ispat dahilinde olduğu, İİK 257 maddesi gereğince aranılan şartların oluştuğu gerekçesiyle; "1-İhtiyati haciz talebinin KABULÜNE, 2-a)İhtiyati haciz talep eden davacılar vekilinin maddi - manevi tazminata ilişkin ihtiyati haciz talebinin İİK'nun 257. Maddesi gereğince KABULÜ İLE, davacı taraflarca talep edilen tazminat bedeli olan 4.100.000,00-TL ile sınırlı olmak üzere davalı... adına kayıtlı araçların ve taşınmazların üzerine takdiren alacak miktarının %10'u olan 410.000,00-TL tutarında nakit veya sunulması karşılığında İHTİYATİ HACİZ KONULMASINA," dair karar verilmiş, karara karşı davalı ... vekilince itiraz edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince duruşmalı yapılan inceleme ve değerlendirme sonucu 24/09/2025 tarihli ara karar ile; somut olayda, meydana gelen trafik kazası sebebiyle zarar meydana geldiği, alacağın rehinle temin edilmemiş olduğu, trafik kazası haksız fiil niteliğinde olduğundan iddia olunan alacağın olay tarihi itibariyle muaccel olduğu, kazaya ilişkin yapılan ceza yargılamasında davalı taraf sürücüsünün asli kusurlu olduğunun belirtildiği, bu haliyle mevcut durum itibariyle yaklaşık ispat koşulunun sağlandığı ve verilen kararın kaldırılması için gereken şartların mevcut olmadığı gerekçesi ile; "2004 sayılı İİK'nın 265/3 maddesi gereğince İHTİYATİ HACZE İTİRAZ EDEN DAVALI VOLKAN ERTÜRK VEKİLİNİN Mahkememizin 07/08/2025 tarih ve ... Esas sayılı ara kararı ile verilen İhtiyati haciz kararına ilişkin itirazının REDDİNE," dair karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı...vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle: Somut olayda ihtiyati haczin, kanunda belirtilen şartları oluşmadığını, kanunda sayıldığı üzere kural olarak vadesi gelmemiş alacaklara güvence için ihtiyati haciz talebinde bulunulamayacağını, bunun istisnasının ise borçlu tarafın mallarını kaçırma, gizleme gibi tutumları veya alacaklının belirli bir yerleşim yerinin bulunmaması hali olduğunu, müvekkilinin mal kaçırmak veya gizlemek gibi bir eylemi olmadığı halde, sadece bu ihtimale binaen verilen ihtiyati haciz kararı Anayasa ile güvence altına alınmış kişisel haklara ve hukuka aykırı olduğunu, ihtiyati haciz talebinde bulunan taraf yaklaşık ispat koşulunu gerçekleştirmediğini, davacının davasına dayanak yaptığı ceza mahkemesi kararının da bozulmuş olup, istinaf bozma kararında davalı müvekkilinin bilinçli taksirli olduğuna dair karar verildiği yönündeki beyanların ile gerçeklerle hiçbir ilgisinin olmadığını, tam tersine istinaf mahkemesi kararında, müvekkilinin asli kusurlu olduğuna dair bilirkişi raporuna istinaden kurulan mahkumiyet kararının ortadan kaldırıldığını ve yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiğinin belirtildiğini, bu doğrultuda rapor aldırılmak üzere bilirkişi heyetine tevdi edildiğini, özetle davacının alacağının olup olmadığı, varsa miktarının ne olduğu veya tarafların kusur oranın ne olduğu gibi hususlar yargılamayı gerektirdiğini, müvekkilin mal kaçırmasının söz konusu olmadığını, davacının tüm olası zararlarının zaten sigorta poliçeleri ile teminat altında olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, dava açılırken gösterilen değeri kat be kat aşan malvarlığı değeri üzerinde ihtiyati haciz kararı verilmesi ve teminat miktarının %10 oranında ihtiyati haciz konulacak malvarlığı değerinden çok düşük bir değere hükmedilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, bu nedenlerle istinaf talebinin kabulü ile ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı ve 24.09.2025 tarihli ara kararın kaldırılarak, ihtiyati haciz kararının kaldırılması ve/veya teminatın arttırılmasına ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde; Dava, ölümlü trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminata ilişkin olup, istinaf incelemesine konu uyuşmazlık ihtiyati haciz istemine ilişkindir. Mahkemece davacıların ihtiyati haciz talebi, teminat karşılığında kabul edilmiş; karara davalı ... vekilinin itiraz etmesi üzerine mahkemece itiraz duruşmalı olarak değerlendirilerek davalı vekilinin ihtiyati hacze itirazının reddine karar verilmiş; karara karşı Volkan Ertürk vekilinin istinaf başvurusunda bulunduğu anlaşılmıştır. Dosyanın incelenmesinde; olay tarihinde davalı Volkan'ın sevk ve idaresindeki ...plakalı otomobili ile ... istikametinden ... yönüne doğru seyir halinde iken kaza mahalli olan ... adlı iş yerinin önüne gelip sola manevra yaptığı esnada aracın sol yan kısımlarına aynı yol üzerinde gerisinden gelen müteveffa ...un sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosikletin ön kısımlarının çarpması ve akabinde motosikletin savrularak yolun sağ tarafında yolun dışında park halinde olan ... plaka sayılı otomobilin sağ yan kısımlarına çarpması sonucu davacılar murisinin vefat ettiği; kaza ile ilgili ceza dosyası olan ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas ...Karar sayılı 28/06/2024 tarihli ilamının incelenmesinde; katılanların davacılar, maktulün ..., sanığın ... olduğu, suçun Taksirle Ölüme Neden Olma olup, yapılan yargılama sonucunda sanığın kazada asli kusurlu olduğu kanaati ile neticeten 2 yıl 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, karara karşı istinaf başvurusunda bulunulması üzerine İzmir BAM 19. Ceza Dairesinin ... Esas ... karar sayılı ilamı ile hükmün bozulmasına karar verildiği; dosyanın ilk derece mahkemesinde ...esasını alarak yargılamaya devam olunduğu; dosyanın derdest olduğu anlaşılmıştır. İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesinde düzenlenen ihtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararı ile borçlunun mallarına (önceden) geçici olarak el konulmasıdır. İhtiyati haciz HMK'nın 406/2 maddesinde geçici hukuki koruma olarak kabul edilmiş, ihtiyati haciz şartları ve etkileri ise İİK'nın 257. maddesinde düzenlenmiştir. İİK'nın 257. maddesi "rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyati haciz ettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1-Borçlunun muayen yerleşim yeri yoksa; 2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder." şeklindedir. İİK'nın 258/1. maddesi ise; ''Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur.'' hükümüne yer verilmiştir. Buna göre rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıslarda olan taşınır ve taşınmaz malları ve alacaklarıyla diğer haklarını haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı ise, ancak borçlunun muayyen yerleşim yeri mevcut değil ise, borçlu taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır ya da kaçar veyahut bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz kararı verilebilir. Haksız eylemden kaynaklanan manevi tazminat davalarında da, talep sonucunun para alacağı olması nedeniyle ihtiyati haciz kararı talep edilebilir. Buradaki talebin, vadesi gelmiş bir para alacağına ilişkin olduğu açıktır. Nitekim, Yargıtay'ın istikrar kazanmış ilke ve uygulamalarına göre, haksız eylemden kaynaklanan zararı giderme yükümlülüğü, haksız eylemin gerçekleştiği tarihte muaccel hale gelmektedir. Buradaki “muacceliyet” kavramı, alacaklı tarafından talep ve dava edilebilir hale gelmiş olma anlamındadır. Haksız eylemden kaynaklı manevi tazminat istemiyle açılan davalarda ihtiyati haciz kararı verilmesini engelleyen yasal bir hüküm mevcut olmadığı gibi, İİK’nın 257 vd. maddelerinde de bu yönde bir hüküm bulunmamaktadır. Haksız eylem nedeniyle açılan manevi tazminat davalarında İİK’nın 257 vd. maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının gerçekleşmesi ve mahkemenin alacağın varlığı konusunda kanaat edinmiş olması halinde, somut olayın özelliklerine ve ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verilebilmesi mümkündür. Nitekim Bölge Adliye Mahkemeleri Kararları Arasındaki uyuşmazlığın Giderilmesi İstemine Dair Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 28/11/2022 tarhli, 2022/8964 Esas 2022/15530 karar sayılı ilamı da aynı yöndedir. Eldeki davada, davacılar murisinin vefatı ile sonuçlanan trafik kazasına dayanıldığından, davacıların alacağının 6098 Sayılı TBK 117. maddesi gereğince olay tarihinde muaccel hale geldiği açıktır. Sadece, kusur durumu ve davacıların zararının tazminine yönelik tazminat miktarları çekişmelidir. O halde, yaklaşık ispat kuralından hareketle, somut olayda dosyada mevcut, haksız fiilin varlığını kanıtlayan ceza mahkemesi dosyası evrakları gözetilerek, alacağın yaklaşık olarak ispatlandığı ve haksız fiil tarihi itibarıyla davacının maddi ve manevi tazminat alacaklarının muaccel hale geldiği ve ihtiyati haczin yasal şartlarının somut olayda mevcut olduğu anlaşılmıştır. Yapılan açıklamalar kapsamında; eldeki davada, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre inceleme konusu ile taleple ilgili olarak ihtiyati haciz kararı verebilmek için yeterli ölçüde yaklaşık ispatın mevcut bulunduğu ve mahkemece teminat alındığı, teminat miktarının hakimin takdirinde olduğu gözetildiğinde kararın yerinde olduğu anlaşılmış olup davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas (Eski Esas no: ... Asliye Ticaret Mahkemesi...Esas) sayılı dosyasında verilen 24/09/2025 tarihli ara karara karşı Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekli 732,00 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 615,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 116,60 TL eksik harcın davalı ...ten tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi.15/01/2026 ... Başkan... Üye... Üye... Katip...

Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2025/2703, K. 2026/85, T. 15.01.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-2703-e-2026-85-k-bc8bbff630d1