Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1602 E. 2025/1959 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1602
- Karar No
- 2025/1959
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/1602 KARAR NO : 2025/1959 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 26/11/2024 NUMARASI : 2021/782 E. - 2024/800 K.
DAVANIN KONUSU : İstirdat
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 26/11/2024 tarih ve 2021/782 Esas - 2024/800 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davalı ile aralarında demiryolu taşımacılığından kaynaklanan ticari bir ilişki bulunduğunu, demiryolu taşımacılığında taşıma ücretinin eşyanın cinsi ve sınıfı, ağırlığı, çıkış ve varış istasyonları arasındaki uzaklığa göre belirlendiğini, iş bu kurala uygun olarak davalı ... Genel Müdürlüğü tarafından da taşıma ücret tarifelerinin, çıkış ve varış istasyonları arasındaki uzaklığa göre değişkenlik gösterdiğini ve ücret tarifesinin çıkış ve varış istasyonları arasındaki uzaklığa göre belirlenmesi sonucunda her istasyon için km baremlerine göre farklı ücret tarifesi uygulandığını, müvekkili şirketin blok tren taşımacılığı yaptığını, müvekkili şirkete çıkış - varış istasyonları arasındaki uzaklık, eşyanın cinsi ve ağırlığına göre belirlenen blok tren taşımacılığı tarifesinin uygulandığını, müvekkili şirketin, davalı ... Genel Müdürlüğü ile Kredili / Avanslı Ödeme Sistemi uyarınca çalıştığını, avanslı ödeme sistemi gereği, müvekkilinin, davalı ... Genel Müdürlüğü' nün ... Bankasında bulunan hesabına belli süreli taşımalar için elverişli bir miktar ücreti peşinen / ön ödemeli olarak yatırdığını ve taşıma gerçekleştiğinde davalı idare tarafından faturalandırılarak taşıma ücretinin işbu ön ödeme hesabından mahsup edildiğini, avanstan arta kalan mevduatların ise irat kaydedilip, yıl sonunda şirkete geri ödendiğini, müvekkili şirketin, davalı ... Genel Müdürlüğü' nün hesabına 08.05.2013 tarihinde 78.638 Euro, 04.06.2013 tarihinde 78.638 Euro, 25.06.2013 tarihinde 78.638 Euro, 10.07.2013 tarihinde 54.222 Euro, 26.07.2013 tarihinde 41.502 Euro meblağı fatura kesildikçe mahsup edilmek üzere avans / ön ödemeli olarak yatırdığını, müvekkili şirketin 01.01.2013 ve 30.06.2013 arasında yapacağı konteyner blok tren taşımalarının, Kapıkule çıkışlı ve Halkalı varışlı yapılmasının planlandığı ve Kapıkule - Halkalı Tarifesi uyarınca yapılacak işlemlerin Yük Dairesi Başkanlığınca Blok Tren Kapıkule - Halkalı Tarifesini İçerir Uygulama Emri ile ... işletmesinin ilgili birimlerine iletildiğini, 06.06.2013 tarihinde Halkalı - Çerkezköy parkurunun kapatılması sebebiyle müvekkilinin taşımalarını Çerkezköy varışlı yapmak zorunda kaldığını, Kapıkule-Halkalı hattının kapatılmasıyla zorunlu olarak önce Kapıkule - Çerkezköy hattına daha sonra Kapıkule - Tekirdağ hattına yönlendirilen blok trenlerinde navlunun, 20.06.2013 tarihinden itibaren Çerkezköy / Tekirdağ varışlı tren tarifesi uygulanarak faturalandırılması gerekirken 20.06.2013 - 24.07.2013 tarihleri arasında ücreti çok daha yüksek olan Halkalı varışlı blok tren taşıma tarifesi üzerinden faturalandırıldığını ve şirketin ön ödemeli olarak yatırdığı meblağdan tahsilat yapıldığını, müvekkili şirketin Kapıkule - Halkalı arasında faaliyet göstermemiş olmasına karşın, anılan tarihlerde Çerkezköy varışlı tarife hukuka aykırı olarak sisteme tanımlanmayarak ve yapılan yazışmalara rağmen sorun düzeltilmeyerek ağır ihmali aşan kötü niyetle faturaların Kapıkule - Halkalı hattı kullanılmış gibi Halkalı tarifesi üzerinden düzenlendiğini, müvekkili şirketin Kapıkule - Çerkezköy ve Kapıkule - Tekirdağ arasında yaptığı taşımaların Halkalı varışlıymış gibi fiyatlandırılarak 53.942 Euro fazla tahsilat yapıldığını, davalı İdareden bu durumun düzeltilmesi talebinde bulunduklarını, davalı tarafça Kapıkule - Tekirdağ arasındaki taşımaya ilişkin fazla alınan 10.000 Euro’nun iade edilmesine rağmen diğer bakiye kısmın iade edilmeyeceği, işletmeye haber verilmeden taşımanın gerçekleştirildiği, 43.147 Euro ücretlendirmenin doğru olduğu belirtilerek taleplerinin reddedildiğini, 20.06.2013 tarihinden başlayarak 24.07.2013 tarihine kadar yapılan tüm faturalandırmalar ve faturalandırma sonucu müvekkili tarafından davalı hesabına yapılan ön ödemeden re’sen tahsil edilen navlun ücretlerinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, 43.147,00 Euro’nun dava tarihindeki TL karşılığı olan 124.509-TL'nin davalıya iade istemiyle başvurulan 06.08.2013 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili zamanaşımı itirazında bulunarak, Halkalı hattının 17.06.2013 - 03.09.2013 tarihleri arasında kesintisiz olarak trafiğe kapatılacağının bildirildiğini, davacının Kapıkule-Tekirdağ hattı için blok tren taşımacılığı talebinde bulunduğunu, kendilerine başvuru yapılan söz konusu Kapıkule-Tekirdağ hattında fazladan tahsil edilen 10.679,00 Euro’nun iade edildiğini, fakat Kapıkule-Çerkezköy hattı için başvuruda bulunulmadığını, bu nedenle Kapıkule-Çerkezköy hattı arasındaki taşımaların münferit taşımalar olduğunu ve blok tren taşıması olarak kabul edilemeyeceğini, taşımaların yapıldığı tarihlerde Kapıkule-Çerkezköy hattındaki taşıma ücretlerinin belirli dahi olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu alacağın davalının zararı teşvik etmek niyetiyle, sonucunu düşünmeden ve bu tür bir zararın muhtemelen doğabileceği bilinci ile yaptığı bir eylem veya ihmalden doğduğunun iddia edilmemesi dolayısı ile davada uygulanacak zamanaşımı süresinin Uluslararası Demiryolu Eşya Taşıma Sözleşmesine İlişkin Tektip Kuralların (CIM-Sözleşmenin B Ana Eki) 48. maddesi gereğince 2 yıl değil, 1 yıl olduğu, dava dilekçesine ve toplanan delillere göre davalının 20/06/2023-24/07/2013 tarihleri arasında davacıdan fazla para tahsil ettiği gerekçesiyle davacının 08/07/2013 tarihinde davalıya başvurduğu, davalının 31/03/2014 tarihli yazısı ile davacının talebinin ret edildiği, bu yazının tebliğ tarihi ile ilgili yazılı belgeye ulaşılamadığı, Ankara 1. İdare Mahkemesinin 2014/1707 Esas nolu davanın dava dilekçesinde yazının tebliğ tarihinin 27/05/2015 olarak belirtildiği, Ankara 1. İdare Mahkemesinin 11/12/2014 tarih ve 2014/1707 Esas 2014/2167 Karar nolu görevsizlik kararının 06/02/2015 tarihinde kesinleştiği ve davanın 28/05/2015 tarihinde, Türk Borçlar Kanununun 158. maddesindeki ek sürenin geçmesinden sonra açıldığı, davanın zamanaşımı süresinin geçmesinden sonra açııldığı, davalının süresi içinde sunduğu cevap dilekçesinde zamanaşımı defini ileri sürdüğü, davacı ile dava arasındaki ticari ilişkinin niteliğine göre davalı tarafından yapılan ödemenin borcun ikrarı niteliğinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, dava konusu uyuşmazlığın taşıyan ile taşıtan arasındaki sözleşmeye aykırı davranışlar ile tahsil edilecek ücretin belirlenmesi ve fazla tahsil edilen ücretin iadesiyle ilgili olup, eşya (yük) taşıması sırasında, eşyada oluşan zayi, hasar veya kayıplardan kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olmadığını, bu nedenle genel nitelikteki TBK 146. maddesi uyarınca 10 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiğini, TTK ve COTIF/CİM'de yer alan özel nitelikli düzenlemelerin, yani eşya (yük) taşıması sırasında, eşyada oluşacak zayi, hasar veya kayıplardan doğan sorumlulukların ve bunlara ilişkin ihbar ve dava zamanaşımı sürelerinin somut olaya uygulanmayacağını, aksinin kabulünde uygulanacak zamanaşımı süresinin 1 yıl yerine, COTIF B Ana Eki CIM 48/1-c fıkrası uyarınca 2 yıl olacağını, 1 yıllık zamanaşımı süresi kabul edilecek olsa bile davanın süresinde açıldığını, davalı ...'nin müvekkilinin Çerkezköyden başlayıp Halkalı'da sona eren parkuru kullanmasının mümkün olmadığını bildiği halde, müvekkilinden Halkalı Parkuru'nu kullanmış gibi navlun ücreti tahsil ettiğini, ve bilerek müvekkilini zarara uğrattığını, fiili imkansızlık olduğu açıkça ortadayken Halkalı Parkuru'nu kullanmış gibi tarife uygulandığını, gerçeğe aykırı olarak fatura düzenlenerek bu fatura üzerinden tahsilat yaptığını, bu durumun davalı ...'nin kötü niyetli davrandığını açıkça gösterdiğini, yine davalı ... İşletmesinin dava konusuyla ilgili olarak kendi daireleri arasında iç yazışmalar yaptığı, bu iç yazışmalarda da, (14.03.2014 tarihinde 1. Bölge Müdürlüğü tarafından, Yük Dairesi Başkanlığına yazılan cevabi yazıda) Çerkezköy tarifesinin uygulanması gerekirken müvekkilinden hatalı olarak 53.799-Euro fazla ücret tahsil edildiğinin farkına varıldığı ve fazla ücret tahsil edilmesinin hatalı olduğu ve müvekkiline iade edilmesi gerektiğinin açıkça belirtildiğini,hal böyleyken, kendi hatalı ve kötü niyetli davranışına dayanarak hak iddiasında bulunmanın gerek dürüstlük kuralına ve gerekse de hukuk devleti ilkesine açıkça aykırı bulunduğunu, mahkemece COTİF-CIM 48/1-c bendinde düzenlenen 2 yıllık zamanaşımı sürelerinin tamamen görmezden gelindiğini, zamanaşımı süresinin 1 yıl olarak kabul edilmesi halinde dahi davanın süresinde bulunduğunu zira COTIF/CİM 48/3. Maddesinde, zamanaşımı süresinin hak sahibi tarafından yazılı hak iddiasının yapılmasından, taşımacının yazılı olarak hak iddiasını reddettiği ve belgeleri iade ettiği güne kadar olan süre için duracağının, , hak iddiasının kısmen kabulü durumunda, zaman aşımı başvurunun anlaşmazlık olan kısmı için tekrar işlemeye başlayacağını, hak iddiasının veya cevabın alındığının ve belgelerin iade edildiğinin ispatının ise bu olayı ileri süren tarafın yükümlülüğünde olacağının düzenlendiğini, somut olayda müvekkilinin 08/07/2013 tarihli yazısı ile yanlış faturalandırılmanın düzeltilmesini talep ettiğini, sonrasında 06/08/2013 tarihli yazıları ile de fazladan tahsil edilen tutarın iadesinin talep edildiğini, bu başvurularına davalının 31/03/2014 tarihli yazısı ile cevap verdiğini ancak anılan yazının müvekkiline 5 ay sonra ulaştığını, bu cevap üzerine davalı aleyhine Ankara İdare Mahkemesinde dava açıldığını, bu davanın açılması ile zamanaşımı süresinin kesilip tekrar işlemeye başladığını, davalının 17.12.2014 tarihinde kısmi ödeme yaptığını, bunlara göre davanın 1 yıllık sürede açıldığını, davalı yararına nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin haksız olduğunu, davadaki taraf değişikliğinin mahkemece resen yapıldığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, taraflar arasındaki taşıma sözleşmesi uyarınca davalı tarafça fazladan tahsil edildiği iddia olunan taşıma ücretlerinin istirdatı istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu taşımaların yapıldığı güzergah itibariyle somut olaya uygunlanması gereken Uluslararası Demiryolu Taşımalarına İlişkin Sözleşme'nin (COTİF) eki olan Demiryolu ile Uluslararası Eşya Taşıma Sözleşmesi ile İlgili Bileşik Hükümler'in (CİM) "Davanın zamanaşımı" başlıklı 54 maddesinin 1. paragrafında, taşıma sözleşmesinden doğan davanın bir yılda zamanaşımına uğrayacağı, aynı paragrafın c bendinde bir hilenin neden olduğu zarar için açılan davada zamanaşımının 2 yıl olduğu, aynı maddenin 2. paragrafının c bendinde taşıma ücretinin, ek masrafların, diğer masrafların veya fazla ücretin ödenmesi, iadesi, tarifenin yanlış uygulanması, hesap veya tahsil hataları durumunda düzeltmelerle ilgili davada, ödeme yapıldı ise, ödeme günü zaman aşımı süresinin işlemeye başlayacağı, yine 54. maddenin 3. paragrafında da 53. madde uyarınca demiryoluna gerekli doğrulayıcı belgelerle birlikte başvurunun gönderilmesi durumunda zamanaşımının demiryolunun yazılı olarak başvuruyu reddettiği ve belgeleri iade ettiği güne kadar olan süre için duracağının düzenlendiği, COTİF'in eki olan Uluslararası Demiryolu Eşya Taşıma Sözleşmesine İlişkin Tektip Kuralların (CIM-Sözleşmenin B Ana Eki) "Zaman aşımı" başlıklı 48. Maddesinin de paralel düzenlemeler içerdiği, davanın davalı tarafça fazladan tahsil edilen taşıma ücretinin iadesi istemiyle açıldığı ve davalının hileli bir davranışının bulunduğu ispatlanamadığından, davanın yukarıda bahsi geçen hükümler uyarınca 1 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, davacının fazladan tahsil edildiği iddia olunan taşıma ücretlerine istinaden son olarak 26.07.2013 tarihinde ödeme yaptığı, davacının 06.08.2013 tarihli yazısı ile davalıdan fazladan tahsil edilen taşıma ücretlerinin iadesi isteminde bulunduğu, davalının 31.03.2014 tarihli yazısı ile 9 ayrı taşımaya ilişkin toplam 10.679, Euro'nun iadesi kabul ettiği, diğer taşımalara ilişkin toplam 43.120 Euro yönünden ise davacının iade istemini reddettiği, davalının bahsi geçen yazısının davacıya tebliğe çıkarıldığı ancak bu yazının davacıya tebliğ tarihine ilişkin belgelere ulaşılamadığı, ancak davacının gerek dava dilekçesinde gerekse de aynı olay nedeniyle Ankara 1. İdare Mahkemesinin 2014/1707 esas sayılı dava dosyasında açtığı davaya ilişin dava dilekçesinde davalının 31.03.2014 tarihli yazından 27.05.2014 tarihinde haberdar olduklarını kabul ettiği, bu duruma göre somut uyuşmazlık bakımından zamanaşımı süresinin yukarıda yer verilen COTIF-CIF hükümleri uyarınca 26.07.2013 tarihinde başladığı, bu tarihten davacının davalıdan iade isteminde bulunduğu 06.08.2013 tarihine kadar 11 günlük zamanaşımı süresinin işlediği, 06.08.2013 tarihinden, davalının 31.03.2014 tarihli yazısından davacının haberdar olduğu 27.05.2014 tarihine karar zamanaşımının durduğu, bu tarihten sonra yeniden işlemeye başladığı, davanın ise bir yıllık zaman aşımı süresi geçirildikten sonra 28.05.2015 tarihinde açıldığı, ayrıca aynı olay nedeniyle , Ankara 1. İdare Mahkemesinin 11/12/2014 tarih ve 2014/1707 Esas 2014/2167 Karar sayılı görevsizlik kararının 06/02/2015 tarihinde kesinleştiği gözetildiğinde, somut olayda 1 yıllık zamanaşımı süresinin bahsi geç idare mahkemesi kararının kesinleştiği tarihte dolmaması karşısında TBK'nın 158. maddesi hükmünün somut olaya uygulanma yeri bulunmadığı gibi aksinin kabulünde dahi iş bu davanın idare mahkemesinin görevsizlik kararının kesinleştiği tarihten, TBK'nın 158 maddesinde düzlenen 60 günlük ek süre geçtikten sonra 28.05.205 tarihinde açıldığı, diğer taraftan davada istirdadı talep edilen taşıma ücretleri farklı farklı taşımalardan kaynaklandığı, davalının 9 adete taşımadan kaynaklı davacının iade istemini kabul edip bunlar yönünden iadesi istenen ücretin davacıya ödemesinin, iade isteminim kabul edilmediği taşımaların bu taşımalardan ayro taşımalar olması nedeniyle, TBK'nın 154 maddesi anlamında borcun ikrarı veya kısmi ödeme niteliğinde olmadığı, zamanaşımı nedeniyle reddedilen davada davalı yararına nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olduğu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2022/840 -2023/4352 E/K sayılı ilamının da aynı yönde olduğu, ayrıca mahkemenin ilk kararının kaldırılmasına dair Dairemizin 2020/346 -2021/1461 E/K sayılı ilamında da ayrıntılı açıklandığı üzere, 6461 sayılı Kanun'un Geçici 1/2-b maddesi uyarınca ... Taşımacılık A.Ş. davada kendiliğinden taraf sıfatını kazandığından ilk derece mahkemesince yargılamanın, davalı sıfatıyla anılan şirket huzurunda devam edilip sonuçlandırmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan harcın mahsubu ile yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 17/10/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/11/2025
Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...