Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1130 E. 2025/769 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/1130
Karar No
2025/769
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1130 - 2025/769 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ)

ESAS NO : 2025/1130 KARAR NO : 2025/769

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/07/2025 ESAS-KARAR NUMARASI : 2024/355 Esas-2025/521 Karar

Yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ : İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ : Talep edenler vekili dava dilekçesinde özetle; konkordato talep eden gerçek kişiler ... ve ... konkordato talep eden müvekkili şirketin 24.04.2024 tarihine kadar yüzde elli-elli ortakları olduğunu, müvekkili ...'nun hisselerinin tamamını diğer müvekkili ...'ya devrettiğini, müvekkili ...'nun şirket ortağı olduğu dönemde şirketin kredilerine şahsi kefaletler verdiğini, bu sebeple şirketin borçları ile ilgili müşterek ve müteselsil borçlu durumunda olduğunu, müvekkili ... Makina İmalat Madencilik İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin, ... adresinde savunma, turizm ve inşaat konularında üretim aracı ve ara mallar olarak kullanılan her türlü elektronik, mekanik, elektromekanik malzemelerin imalatı ve teknik servis hizmetleri için kurulduğunu, son dönemlerde meydana gelen tahıl krizi, Ukrayna Savaşı, Filistin Savaşı, Süveyş Kanalı krizi, deprem, döviz ve akaryakıt fiyatlarındaki artışın ülkemiz ekonomisini olumsuz etkilediğini, ülkemizde yaşanan ekonomik olumsuzluklar, kur artış ve dalgalanmaları, yüksek enflasyon, kredi faizi artışı en çok da müvekkilinin faaliyet alanı olan sektörü de etkilemiş şirketin faaliyetine ve nakit akışına ciddi oranda zarar verdiğini, bunun sonucunda müvekkili şirketin finansal dar boğaza düştüğünü, hizmet süreçlerinin aksamaya başladığını, şirketin nakit kaynaklarında ciddi oranlarda düşüşler yaşandığını, yaşanan bu düşüşe karşılık olarak döviz fiyatlarında gerçekleşen yüksek artışlar, borç yükünün artmasına neden olduğunu, 6 Şubat depremi nedeniyle ekonomide yaşanan olayların müvekkili şirketi etkilediğini, şirketin hizmet verdiği özel sektör firmalarından tahsilatlarını ve alacaklarını zamanında alamadığını, halen ödenmeyen tahsilat ve alacaklarının olmasının şirketin nakit akışını bozduğunu, bu durumun müvekkili şirketi finansal ve mali açıdan zor bir duruma sokarak kısa vadeli ve uzun vadeli borçlarını ödeyemez duruma getirdiğini, firmanın nakit akışının bozulması sonucunda ödemelerde güçlük çekmesi nedeniyle müvekkillerinin kefil olarak sorumlu olacaklarını, davacı şirketin amacının işletmenin devamlılığını sağlamak olup konkordato başvurusunda bulunduklarını, müvekkillerinin mevcut borçlarının tamamını %10 faiz ile konkordato projesinin tasdikinden itibaren 36 ayda ödemeyi planladıklarından İ.İ.K 287. maddesi gereğince geçici mühlet talebinin kabulü ile, müvekkili şirketin mal varlığının korunması için gerekli muhafaza tedbirlerinin alınmasını, müvekkili şirket aktifinde kayıtlı bulunan demirbaşlar, emtia ve diğer araçlara ve bankalardaki mevduatlara konulacak haciz ve muhafaza işlemlerinin durdurulmasına, müvekkili şirket aleyhine 6183 sayılı yasaya göre yapılan takipler de dahil olmak üzere müvekkili şirket aleyhine yapılmış her türlü icra takibinin ve iflas takibinin durdurulması ve yeni takip yapılmasının engellenmesine, ihtiyati haciz kararlarının uygulanmasının önlenmesine, İ.İ.K'nun 286. vd. maddeleri gereğince konkordato kesin mühlet talebinin kabulü ile neticede İ.İ.K. 305 ve devamı maddeleri gereğince konkordatonun tasdikini talep etmiştir. İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ : İlk derece Mahkemesi'nce "Dava, İİK'nun 285 vd. maddelerine dayalı konkordato projesinin tasdiki istemine ilişkindir. Mahkememizin 20/05/2024 tarihli kararı ile, İİK'nun 286. maddesinde sunulması zorunlu olan belgelerin sunulduğu ve gider avansının yatırıldığı anlaşılmakla; İİK'nun 287/1. maddesi gereğince davacılar hakkında 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verilerek konkordato komiserler kurulu görevlendirilmiştir. Geçici mühlet süresi içinde konkordato komiserler kurulu tarafından dönemsel rapor sunulmuştur. Geçici mühlet süresinin sonunda, Mahkememizin 08/08/2024 tarihli ara kararı ile; davacılar tarafından sunulan belgeler, alacaklıların dilekçeleri, konkordato komiserler kurulunun raporları dikkate alındığında, konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması nedeniyle İ.İ.K.'nun 289/3. maddesi gereğince davacılar hakkında 1 yıllık konkordato kesin mühlet kararı verilmiş, konkordato komiserler kurulu tarafından kesin mühlet içerisinde dönemsel raporlar sunulmuştur. Komiser kurulu son raporunda, şirketin 31.05.2025 tarihi itibariyle net satışlarının 21.196.232,00 TL olduğu görülmekte ise de şirketin konkordato komiser kurulunun kontrolünde olan hesaplarına bu tutarda bir giriş olmadığı, bu durum kurulumuzca kayıtlarda görünen satış tutarlarının gerçek bir satış olmadığı kanaatinin oluşmasına neden olduğu ve şirketin faaliyetlerinden elde etmiş olduğu gelir ve karlılık rakamları bahse konu borcun ödenmesinin mümkün olmadığı, şirketin 31.05.2025 tarihi itibariyle varlık/borç oranının 1,95 olduğu, ancak 31.05.2025 tarihi itibariyle şirketin 119.525.334,64 TL olan varlıklarının %64,48'i olan 77.072.871,42 TL'lik kısmının fiili olarak bulunan stoklar ile maddi duran varlıklardan oluştuğu, bu nedenle şirketin likitide oranlarından asit test oranı ile nakit oranı sektör ortalamaların çok altında olduğu, diğer bir ifade ile şirketin stoklarında fiili olarak bulunan tutarları kullanılabilir durumunda bütün borçlarını rahatlıkla ödeyebileceği, ancak süreç içerisinde bu yönde de bir gelişme olmadığı, şirketin 31.05.2025 tarihi itibariyle varlık/borç oranının 1,95 olmasına ve TÜİK tarafından açıklanan Haziran ayı itibariyle bir önceki yıla göre yıllık enflasyon oranının %35,05 olmasına rağmen alacaklıların alacaklarına %10 oranında faiz talep etmesinin kaynakları ile orantılı olmadığı, komiser heyetince ikazda bulunulmasına rağmen projenin revize edilmesi yönünde bir girişimin olmadığı, bununla birlikte şirket yetkililerine konkordato süreci boyunca komiser izni olmaksızın çek ya da senet düzenlenemeyeceği ya da alınan ciro edilemeyeceği belirtilmiş ise de; 31.05.2025 tarihli kayıtlarda da görüleceği üzere şirket tarafından alacaklı ... Makine Yedek Parça... Firmasına 28.03.2025 tarihinde, 20.08.2025 vadeli ve 10.04.2025 tarihinde de 11.07.2025 vadeli 7032501 no.lu çekin cirolanması yoluyla konkordato komiser kurulunun bilgisi dışında borçlanılmış olduğu, İİK madde 302'de öngörülen çoğunlukla konkordato projesinin alacaklılarca kabul edilmediği, konkonratonun tasdik koşullarının oluşmadığı, şirketin borca batık olmadığı bildirilmiştir. Mahkememizce duruşma günü verilerek konkordato talep eden ve vekiline tebligat yapılmış, davacı ve vekili ile bir kısım müdahil vekillerinin ve konkordato komiserlerinin beyanları alınmıştır. İİK 292. maddesinde "İflâsa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçekleşmesi hâlinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına resen karar verir: a) Borçlunun malvarlığının korunması için iflâsın açılması gerekiyorsa. b) Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa. c) Borçlu, 297 nci maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsa ya da borçlunun alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiği anlaşılıyorsa.(3) d) Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato talebinden feragat ederse. İflâsa tabi olmayan borçlu bakımından ise birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerindeki hâllerin kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşmesi durumunda, komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine resen karar verir. Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder, " hükmü bulunmaktadır. Komiser raporundan anlaşıldığı üzere şirketin konkordato projesinin uygulanabilir olmadığı, bu nedenle tasdik şartları oluşmadığı gibi davacı şirketin komiser hesabına girmediği belirlenen satışları ile komiser onayı almadan düzenlediği çekler dikkate alındığında İİK 292/1-b ve c bentlerindeki şartların kesin mühlet içerisinde gerçekleşmesi nedeniyle İİK 292/1 maddesi gereğince konkordato talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Konkordato talebinin reddi durumunda borçlunun da iflasına karar verileceği aynı maddede düzenlenmiştir. Borçlu borca batık olmasa da İİK'nun 292. maddesi gereğince konkordato talebi reddedildiğinde iflas kararının verilmesi gerekir (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. HD 2019/341 esas 2019/333 karar, 2020/315 esas 2020/694 karar sayılı ilamları). Açıklanan gerekçelerle, davacı şirketin konkordato talebinin İİK 292/1-b ve c bentleri gereğince reddine ve İİK 292/1 maddesi gereğince davalı şirketin iflasına karar verilmiş (10/07/2025 tarihli duruşma zaptında yer alan kısa kararda hüküm bölümünün ikinci maddesinin ikinci paragrafında sehven yazılan tarihin "08/08/2024 tarihli kesin mühlet kararının..." olarak düzeltilmiştir) ve " konkordato talebinin reddine karar verildiği görülmüştür. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : İstinaf yasa yoluna başvuran konkordato talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle: ... Bankası A.Ş.ve ... A.Ş.'nin rehinli alacaklı olarak nisaba dahil edilmesi gerekirken adi alacaklı olarak nisaba dahil edilmesinin hatalı olduğunu, borçları kapatılan bazı alacaklıların nisaba kabul edilmesi gerektiğini, şirket alacaklısı ve aynı zamanda eski ortağı olan ...'na olan borç ile şirketin ortağı ...'ya olan borcun da nisaba dahil edilmemiş olmasının hatalı olduğunu, ... Elektrik'e verilen avansın nisapta borç olarak yer alması ve ret oyuna dahil edilmesinin hatalı olduğunu, yargılamada İİK'nun 292/c maddesi sebebinin bulunmamasına rağmen mahkemece kabul edilerek hüküm kurulmasının hatalı olduğunu belirterek, istinaf kanun yoluna başvurmuştur. UYUŞMAZLIK : Uyuşmazlık; konkordato projesinin tasdiki isteminin yerinde olup olmadığı hususlarında toplanmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE : Talep; konkordato projesinin tasdiki istemine ilişkindir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; talep eden vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/355E., 2025/521K. sayılı dava dosyasında verdiği 10/07/2025 tarihli kararına yönelik talep eden vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf harcı peşin alındığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 3-Talep edenler tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, 25/09/2025 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, İİK m. 308/a gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 25/09/2025

Başkan e-imzalı Üye e-imzalı Üye e-imzalı Katip e-imzalı

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2025/1130, K. 2025/769, T. 25.09.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-1130-e-2025-769-k-a84c67cf1838