Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1089 E. 2025/1126 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1089
- Karar No
- 2025/1126
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/1089 Esas KARAR NO : 2025/1126 (İnceleme aşamasında / Duruşmasız) (Başvurunun esastan reddi /HMK m.353/1-b-1)
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 26/09/2025 NUMARASI : 2025/190 Değişik İş Esas-2025/190 Karar
TALEBİN KONUSU : İhtiyati Tedbir KARAR TARİHİ : 23/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 20/01/2026
İhtiyati tedbir isteyen vekili tarafından karşı taraf aleyhine açılan ihtiyati tedbir isteminin mahkemece reddine dair verilen karara karşı süresi içinde ihtiyati tedbir isteyen vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, dairemize gönderilen dosyanın yapılan istinaf incelemesi sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İSTEM; İhtiyati tedbir isteyen vekili tarafından verilen talep dilekçesinde özetle; Müvekkilinin yapmakta olduğu Niğde Bor Organize Sanayi Bölgesi 1541/1 parselde bulunan depo inşaatının, karşı taraf ... Grup Yapı İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından tedarik edilecek sandviç çatı ve cephe panelleri ile aksesuarların nakliye edilmesi, montajının yapılması ve cepheye çelik karolaj sonrası belirlenen bölgelere montajının yapılması işi için 30/04/2025 tarihinde 20 ile 25 gün son teslim süresinde teslim edilmek üzere toplam 2.200.128,00 TL bedel karşılığında anlaşmaya vardıklarını, iş bu bedelin 90/120/150 gün vadeli 3 adet çek karşılığında ödenmesi hususunda anlaşıldığını ve çeklerin karşı tarafa teslim edildiğini, müvekkilinin aylardır karşı tarafa işi tamamlaması için bildirimde bulunmasına rağmen karşı tarafın işin bitirilmesine ilişkin hiç bir girişimde bulunmadığnıı, ne var ki müvekkilinin üzerine düşen edimi yerine getirdiğini ve karşı tarafa; ... Bankasına ait 0251198 numaralı keşidecisi müvekkili ... Geri Dönüşüm Plastik Hurda Metal Kimya İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, lehtarı ... Grup Yapı İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi olan 28.07.2025 vade tarihli 650.000,00 TL bedelli, ... Bankasına ait 0251199 numaralı keşidecisi müvekkili ... Geri Dönüşüm Plastik Hurda Metal Kimya İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, lehtarı ... Grup Yapı İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi olan 28.08.2025 vade tarihli 600.000,00TL bedelli ve ... Bankasına ait 0251200 numaralı keşidecisi müvekkili ... Geri Dönüşüm Plastik Hurda Metal Kimya İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, lehtarı ... Grup Yapı İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi olan 29.09.2025 vade tarihli 950.000,00TL bedelli çek asıllarının karşı tarafa verildiğini, vadeleri gelen 2 adet çekin müvekkili tarafından ödendiğini ileri sürerek, ... Bankasına ait 0251200 numaralı keşidecisi müvekkili ... Geri Dönüşüm Plastik Hurda Metal Kimya İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, lehtarı ... Grup Yapı İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi olan 29.09.2025 vade tarihli 950.000,00TL bedelli çekin karşılıksız kaldığından dolayı bu çekten dolayı karşı tarafa müvekkilinin borcu bulunmadığının tespiti konusunda dava açacaklarını ancak davadan önce, dava konusu çekin protestosunun, dava sonuna kadar T.C. Merkez Bankasına bildirilmemesi ve icra takibine konu edilmemesi için, menfi tespit davası açılıncaya kadar ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmişlerdir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/09/2025 tarihli 2025/190 D.İş Esas 2025/190 Karar sayılı kararında özetle; 6100 Sayılı HMK'nın 389/1. maddesinde; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, düzenlemesi yer almaktadır. 6100 Sayılı HMK'nın 390/3. maddesinde tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Mahkememize delil olarak sunulan teklif formu, çek suretleri, keşif tutanağı incelenmiş olup, Bor Sulh Hukuk Mahkemesinin 2025/ 16 D.İş. Sayılı 18.09.2025 tarihli keşif tutanağında iddiayı yaklaşık olarak ispata yarar ibare görülmemiş olup davacının talebi yargılamayı gerektirdiğinden, iddia şu aşamada yaklaşık olarak ispat edilmediğinden, dosya kapsımında, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağı hususunda delil bulunmadığından ihtiyati tedbir isteyen vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine dair karar verildiği görülmüştür. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : İhtiyati tedbir isteyen vekili tarafından verilen 15/10/2025 tarihli istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde özetle; Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/190 D.İş sayılı, 26/06/2025 tarihli kararının usul ve yasaya aykırı olup kararın kaldırılması gerektiğini, Bor Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2025/16 D. İş sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporu ile işin yapımının tamamlanmadığını, imalatın eksik ve ayıplı olduğunu ve imalatla ilgili çalışmaların devam etmediği yani işin durmuş olduğunun açıkça tespit edildiğini, oysaki müvekkilinin, davaya konu teşkil eden Niğde Bor Organize Sanayi Bölgesi 1541/1 parselde bulunan depo inşaatının, karşı taraf ... Grup Yapı İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından tedarik edilecek sandviç çatı ve cephe panelleri ile aksesuarların nakliye edilmesi, montajının yapılması ve cepheye çelik karolaj sonrası belirlenen bölgelere montajının yapılması işi için 30/04/2025 tarihinde 20 ile 25 gün son teslim süresinde teslim edilmek üzere toplam 2.200.128,00TL(KDV DAHİL) bedel karşılığında anlaşmaya vardıklarını, işbu bedelin 90/120/150 gün vadeli 3 adet çek karşılığında ödenmesi hususunda anlaşıldığını ve talep dilekçeleri ekinde sundukları çeklerin karşı tarafa teslim edildiğini, karşı tarafın işi termin süresinde tamamlamadığı gibi müvekkilinin taleplerini de karşılamadığını, yapılan eksik imalatların da ayıplı olup talep dilekçeleri ekinde sunulan ve Bor Sulh Hukuk Mahkemesi 2025/16 D. İş sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporundaki fotoğraflardan da anlaşılacağı üzere devrilmiş ve kullanılamayacak hale geldiğini, Bor Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2025/16 D. İş sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporundaki fotoğraflara bakıldığında; yapının yarım bırakılarak atıl bir halde terk edildiğini, eksik ve ayıplı olduğunun basit bir gözlem ile dahi anlaşılabildiğini, Bor Sulh Hukuk Mahkemesinin bilirkişi raporunun, sözleşmeye konu işin verilen sürede yapımının tamamlanmadığını, sözleşmeye aykırı ve ayıplı olduğunu tereddüte yer vermeyecek biçimde ortaya koyduğunu, müvekkilinin aylardır karşı tarafa işi tamamlaması için bildirimde bulunmasına rağmen karşı tarafın işin bitirilmesine ilişkin hiçbir girişimde bulunmadığını, müvekkilinin üzerine düşen edimi yerine getirdiğini, karşı tarafın üzerine düşen, işi tamamlama edimini yerine getirmediği gibi yaptığı imalatların da ayıplı ve eksik olduğunun Bor Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2025/16 D. İş sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporu ile de sabit hale geldiğini, karşı tarafın müvekkilini aylardır oyaladığını ve sözleşmede belirtilen işin eksiksiz tamamlama edimini yerine getirmediğini, bu aşamada müvekkili şirketin akdedilen sözlemenin feshi yoluna gitmek zorunda olduğunu ve müvekkili şirketin sözleşmeye konu yapının süresinde teslim edilememesinden ötürü mali dar boğaza girdiğini, müvekkili şirketin, karşı tarafın fabrikayı zamanında teslim etmemesi nedeniyle iş yapamadığını ve bir önceki 28.08.2025 vadeli 600.000,00 TL bedelli çeki de ödeyemediğini ve çekin karşılıksız işlemi gördüğünü, müvekkili şirketin ticari itibarının zedelenmemesi için yazılan çeki ödemek zorunda kaldığını, müvekkili şirketin, 29.09.2025 vadeli ve 950.000,00 TL bedelli çeki ödeyememe riski nedeniyle cebri icra baskısı altında iken devam eden süreçte karşı yanın 09/10/2025 tarihinde dava konusu çeki Ankara 6. Genel İcra Dairesinin 2025/66162 esas sayılı dosyası ile icra takibine koyarak müvekkili hakkında icra takibi başlattığını, tedbir kararı verilerek takibin ivedilikle durdurulması gerektiğini, yerel mahkemece dava konusu talebin yargılamayı gerektirdiğinden bahisle tedbir talebinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, emsal yüksek mahkeme kararlarında da "ihtiyati tedbir isteminin yargılamayı gerektirdiği” şeklindeki gerekçenin yerinde olmadığını, ihtiyati tedbir kararı verilmesi için yaklaşık ispatın yeterli olup huzurdaki davada yaklaşık ispatın gerçekleştiğini, ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, 6100 sayılı HMK 389/1. maddesine göre mevcut durumda meydana gelebilecek değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle sakıncanın yahut ciddi zararın doğabileceğinden endişe edilmesi halinde ihtiyati tedbir verileceği düzenlemesi yer aldığını, istinaf başvuru dilekçelerinde sunmuş oldukları İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 2025/166 esas, 2025/97 karar sayılı kararında da belirtildiği üzere ihtiyati tedbir kararı verilmesinin zorunlu olduğunu, tedbir taleplerinin öncelikle teminatsız olarak kabulüne karar verilmesini, aksi kanaat hasıl olması halinde %15 teminat karşılığında kabulünü talep ettiklerini, 30.04.2025 tarihli yapım sözleşmesi gereğince müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ve ödenen bedellerin istirdatı talebiyle açılacak menfi tespit davasının ön koşulu dava şartı olması sebebiyle zorunlu arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu ancak henüz dava açılamadığını, bu aşamada İİK madde 72 hükmünce ihtiyati tedbir kararı verilmemesi veya kararda gecikilmesi halinde müvekkilinin gerek banka hesapları gerekse taşınır/taşınmaz mal varlığı haczedilerek müvekkili şirketin telafisinin imkansız zararlarla karşılacak; olası bir icra takibi yahut fiili hacizde müvekkiline ait iş makineleri de hacze konu edilmesiyle iş hayatı durma noktasına getirileceğini, davalı tarafa çek bedelinin ödenmesi durumunda istirdat davası açılması halinde dahi bu bedelin geri tahsilinin mümkün olmayacağını, bu çerçevede ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine dair hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, ... Bankasına ait 0251200 numaralı keşidecisi ihtiyati tedbir isteyen ... Geri Dönüşüm Plastik Hurda Metal Kimya İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, lehtarı ... Grup Yapı İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi olan 29.09.2025 vade tarihli 950.000,00TL bedelli çekin karşılıksız kaldığının bu bonodan dolayı karşı tarafa müvekkilinin borcu bulunmadığının tespitinden önce, işbu çekin 09.10.2025 tarihinde davalı tarafından müvekkili aleyhine Ankara 6. Genel İcra Dairesinin 2025/66162 Esas sayılı dosyası ile icra takibine konu edilmiş olması sebebiyle; menfi tespit davası açılıncaya kadar; öncelikle teminatsız olarak, aksi kanaat hasıl olması halinde ise %15 teminat karşılığında takibin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Talep edenin istinaf dilekçesinin bir örneği karşı tarafın ticaret sicilinde kayıtlı olan adresini TK 35. Maddesine göre tebliğ edilmiş ancak cevap dilekçesi sunmadıkları anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda; Talep, taraflar arasındaki, ihtiyati tedbir isteyenin yüklenicisi olduğu Niğde Bor Organize Sanayi Bölgesi 1541/1 parselde bulunan depo inşaatının karşı tarafça tedarik edilecek malzemeler ile nakliyesi yapılması ve cepheye çelik karolaj sonrası belirlenen bölgelere montajının yapılması işini konu alan eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, talep eden vekili bu sözleşme çerçevesinde iş bedeli karşılığı olarak karşı tarafa verilen 3 adet çekten son olarak müvekkili tarafından ödenmeyen 29/09/2025 vade tarihli 950.000,00 TL bedelli çek yönünden menfi tespit istemi ile dava açılmadan önce bu çekin protestosunun davanın sonuna kadar T.C. Merkez Bankasına bildirilmemesi ve icra takibine konu edilmemesi konusunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. Mahkemece karşı yana tebligat yapılmaksızın 26/06/2025 tarihli 2025/190 Değişik İş Esas 2025/190 Karar sayılı karar ile delil olarak sunulan teklif formu, çek suretleri ile Bor Sulh Hukuk Mahkemesinin 2025/16 Değişik İş sayılı dosyasında bulunan keşif tutanağı içeriğinden iddianın yaklaşık olarak ispatlanamaması nedeniyle ihtiyati tedbir şartlarının oluşmadığı kabul edilerek talep eden vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş, bu karara karşı talep eden vekili yukarıda belirtilen gerekçelerle istinaf yoluna başvurmuştur. Mahkemece de dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla talep eden vekilinin bu karara karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/09/2025 tarihli 2025/190 Değişik İş Esas 2025/190 Karar sayılı kararı usul ve yasa hükümlerine uygun olduğundan talep eden vekilinin bu karara karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olduğundan talep edenden alınması gerekli 615,40 TL istinaf karar harcı talep eden tarafından peşin olarak yatırıldığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 3-Talep eden tarafından yatırılan 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından, taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince KESİN olmak üzere 23/12/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır