Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1050 E. 2025/3258 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1050
- Karar No
- 2025/3258
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/1050
KARAR NO : 2025/3258
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 25/02/2025
NUMARASI : 2023/596 E - 2025/184 K
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 18/12/2025
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının 4006210733 numaralı tesisatın bulunduğu Şerifali Mah. Bayraktar Bulvarı Nutuk Sk. ... Ümraniye İstanbul adresindeki işyerinde kaçak elektrik tüketmiş olup, davacı şirket kayıtlarında yapılan inceleme neticesinde davalı hakkında ... seri numaralı Kaçak/Usulsüz Elektrik Tüketimi Tespit Tutanağı düzenlendiğini, bu tutanaktaki tespitler dikkate alınarak kaçak olarak tüketilen elektrik enerjisine karşılık 278.364,78 TL, miktarlı kaçak elektrik tahakkuk hesabı yapılarak faturalandırıldığının tespit edildiğini, bu tutanağın tahakkuk ve fatura bedelinin dava ve icra takibinin konusu olduğunu, Dava konusu alacağın talebe rağmen ödenmemesi nedeni ile davalı hakkında İstanbul Anadolu 25. İcra Dairesi... Esas sayılı dosyası ile icra takibinde bulunulduğunu, itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulduğunu, arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek davanın kabulü ile davalı tarafından İstanbul Anadolu 25. İcra Dairesi'nin... Esas sayılı dosyasına yapılan haksız ve kötüniyetli itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, takibe itirazın haksız ve kötüniyetli olması sebebiyle İİK 67/2. maddesi uyarınca hükmolunan bedelin %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, yargılama gideri ve ücret-i vekâletin davalıya yükletilmesine, arabuluculuk ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirketten kaçak elektrik kullandığından bahisle 278.364,78 TL alacak talebinin hukuka aykırı olduğunu, davalının Şerifali Mah. Bayraktar Bulvarı Nutuk Sok. ... Ümraniye/İSTANBUL adresinde hiçbir zaman faaliyet göstermediğini, davalı şirketin kendi personeli tarafından 04/08/2022 tarihinde yaptığı kontrolde şirketlerinin kayıtlarında olmayan bir sayaçla ve şirketlerinin rızası hilafına kaçak elektrik kullanımının tespit edildiği akabinde ... Seri Numaralı Kaçak/Usulsüz Elektrik Tüketimi Tespit Tutanağı tutulduğunu beyan ettiğini, ancak ... Seri Numaralı Kaçak/Usulsüz Elektrik Tüketimi Tespit Tutanağın'da tüketim yapılan yere gidildiğinde orada kimin bulunduğu bulunduğuna dair yahut hangi şirketin faaliyet gösterdiğine dair tespit yapılmadığını, davalı şirketin 2022 yılı içerisinde belirtilen adreste faaliyet göstermediğini, kaçak tüketimin davalı şirket tarafından yapılmasının mümkün olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı şirket tarafından davalı şirket aleyhine 278.364,78 TL asıl alacak, 17.165,83 TL gecikme faizi, 3.089,85 TL de KDV alacağı tahakkuk ettirdiğini, tüketildiği iddia edilen kaçak elektriğe ilişkin asıl alacak, gecikme faizi ve KDV tahakkuku fahiş olduğunu, kilowat ile hesaplanan bedelin gerçeğe aykırı olduğunu savunarak davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; " Tüm dosya kapsamından; Davacı tarafından 30/04/2022 ile 04/08/2022 tarihleri arasına ilişkin kaçak elektrik tüketimi iddiasına dayalı alacağın konu edildiği icra takibine vaki davalı itirazının iptali istemi ile huzurdaki davanın açıldığı, ... tarafından verilen müzekkere cevabında davaya konu 4006210733 numaralı tesisata dair davalının 25/04/2006 tarihinde başlayan 09/11/2022 tarihine kadar devam eden ticari aboneliğinin bulunduğu ve aboneliğe ilişkin fesih işlemi bulunmadığının bildirildiği, Mahkememizce internet sayfasından alınan TSG 'nin 16/11/2015 Tarihli ilan sayfasından davalı tarafından "Şerifali Mah. Nutuk Sk. ... Dudullu/İstanbul" adresli şubelerinin 05/11/2015 tarihli şirket genel kurul kararı ile kapatılmasına karar verildiği, Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda kaçak kullanım başlangıcı olarak belirlenen 30/04/2022 tarihinin hangi belgeye göre tespit edildiğinin dosya muhteviyatından anlaşılamadığının, 30/04/2022 - 04/08/2022 arasında 97 gün için 59.970 kwh kaçak tüketim tahakkuk ettirilmiş ise de kesilen elektriğin yetkisiz olarak açılmasına ilişkin 30/04/2022 tarihine ilişkin dosya kapsamında kesme mühürleme tutanağı bulunmadığının, bu kapsamda kullanılan elektrik tüketiminin kaçak tüketim olarak değerlendirilemeyeceğinin tespit edildiği, sunulan raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmakla Mahkememizce benimsendiği, mübrez deliller kapsamında kaçak tüketim iddiasına konu mahalin davalı tarafından kullanımının 05/11/2015 tarihli şirket genel kurul kararı ile sona erdirildiği, talebe konu 30/04/2022 ile 04/08/2022 tarihleri arasına mahalin davalı şirket tarafından kullanıldığına yönelik dosya kapsamında delil bulunmadığı, tutanak görevlilerince ilgili tarihte kullanım yapan kişinin tespitine ilişkin ayrıca bir araştırma ve tespit yapıldığına ilişkin dosya kapsamında delil bulunmadığı gibi ... şirketi tarafından verilen müzekkere cevabına göre mahale yönelik 25/04/2006 tarihinde başlayan 09/11/2022 tarihine kadar devam eden davalı adına ticari aboneliğinin bulunduğu ve aboneliğe ilişkin fesih işlemi bulunmadığının bildirilmesi karşısında ve yapılan bilirkişi incelemesi ile kesilen elektriğin yetkisiz olarak açılmasına ilişkin 30/04/2022 tarihine dair dosya kapsamında kesme mühürleme tutanağı bulunmadığı dikkate alındığında kullanımın kaçak elektrik tüketimi kapsamında da değerlendirilmeyeceği" gerekçeleriyle ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; dosyaya tedarik şirketi olan ... ... Elektrik Perakende Satış A.Ş. tarafından gönderilen 19.09.2023 tarihli cevabi yazısında “4006210733 nolu tesisatta...Turizm Seyahat Ltd.Şti. adına, 25.04.2006 tarihinde başlatılan ve 09.11.2022 tarihinde sonlandırılan BAYRAKTAR BULVARI NUTUK SK. ... ÜMRANİYE İSTANBUL adresinde ticarethane aboneliği tespit edilmiş olup aboneliğe ilişkin fesih işlemi bulunmamaktadır” şeklinde bilgi verildiğini, davalının dava konusu adreste elektrik tüketmekte olup elektrik tüketimi sabit olduğunu, 4006210733 nolu tesisata ilişkin olarak kurum görevlileri tarafından 10.10.2016 tarihli Kesme Mühürleme ve Açma Tutanağı düzenlendiğini, tesisattaki elektrik kesilerek 12123396 nolu mühürle mühürlendiğini, davalı tarafından mühür fek edilerek ve tesisattaki elektrik açılarak elektriğin kullanıldığını, raporun hatalı olduğunu, tesisat noktasında tanımlı 52615346 fabrika seri numaralı sayacın 30.04.2022 tarihinden itibaren endeks kaydetmediğinin tespit edildiğini, 04.08.2022 tarihinde yerinde yapılan kontrollerde ise, şirket tarafından tesis edilmemiş ve 39310903 fabrika seri numarasına sahip bir sayaçtan tüketim yapıldığı saptandığını, davalının elektrik hattına zati sayaç takarak elektrik tükettiğini, müvekkil ...’ın mühürlemediği sayaçtan elektrik tüketilmesi kaçak elektrik kullanılması fiilini oluşturmakta olduğunu, kaçak elektrik tüketimi haksız fiil olup bu nedenle her türlü delille ispatlanabileceğini, tanık beyanlarının dikkate alınması gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Dava, kaçak elektrik tahakkukuna dayalı başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı, ilgili ekipleri tarafından 04.08.2022 tarihinde kullanım yerinde yapılan kontrolde “Şirketin kayıtlarında olmayan bir sayaçla ve kurumun rızası hilafına” kaçak elektrik kullanıldığı tespit edilerek davalı aleyhine tutanak düzenlendiğini ileri sürmektedir.Davalı ise, 2022 yılı içerisinde belirtilen adreste faaliyet göstermediğini, davacı şirketin perspneli tarafından bahse konu yere gidildiğinde orada faaliyet gösteren şirketin ve orada hangi şahısların bulunduğu yönünde herhangi bir tespit yapılmadığını, hesaplamanın da hatalı olduğunu savunmuştur.... ... Elektrik Perakende Satış A.Ş. 'nin 15.03.2024 tarihli yazısında, Davalının 25.04.2006 - 09.11.2022 tarihleri arasında aboneliği olduğu, 09.11.2022 tarihinde sonlandırıldığının ifade edildiği, yani tutanak tarihinde aboneliğin olduğu anlaşılmaktadır.Mahkemesince taraf delileri toplanarak bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişi raporunda; " Dava konusu olan, Davalının 30.04.2022-04.08.2022 tarihleri arasında kaçak elektrik tüketimi iddiasına ilişkin olarak dosyada bulunan belgeler ve tanık ifadeleri ayrıntılı olarak incelenmiştir. 04.08.2022 tarihli Kaçak Elektrik Tüketimi Tespit Tutanağı aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılmadığından, yapılan tespitin doğru bulgu ve belgelerle de ispatı gerekmektedir. Ancak dosya kapsamında Davacı tarafından sunulan belgelerden, bu tespiti doğrulayan belgelerin bulunmadığı görülmüştür. Davacı Vekilinin iddia ettiği gibi “mühürleme belgeleri düzenlenerek kullanım yerinin elektriği kesilmiş ve davalı tarafından herhangi bir mücbir sebep olmaksızın, yükümlülüklerini yerine getirmeden, perakende satış sözleşmesi düzenlemeden ve dağıtım lisansı sahibi Müvekkil Şirketin izni dışında kesik olan elektriğin açılarak kullanılması" nedeniyle Tutanak tutulmuşsa da, bu durumun belgelenmesi gerekmektedir. Dosya muhteviyatında bu durum belgelerle ispatlanmadığından, salt tutanakla Davalının kaçak elektrik kullandığının kabulünün mümkün olamayacağı ve davaya konu döneme ait 4006210733 tesisat nolu Davalıya ait işyerinin, 30.04.2022-04.08.2022 tarihleri arasında kullandığı elektrik tüketimine ilişkin tahakkuk ettirilen kaçak elektrik tahakkuk bedelinden sorumlu tutulabilmesi için, 30.04.2022 tarihinde davacı kurum tarafından elektriği kesilerek durumun bir kesme ve mühürleme tutanağı ile tespit edilmesi gerekirken, düzenlenmediği veya dosyaya sunulmadığı anlaşılmaktadır.Sonuç olarak mevcut bulgu ve belgelerle Davalının söz konusu tarihler arasında, davaya konu elektrik tüketimini kaçak olarak yaptığına ilişkin hiçbir şüpheye yer vermeyecek yeterli kanıtların dosyaya sunulmadığından, Davalının 30.04.2022-04.08.2022 tarihleri arasında kullandığı elektrik tüketiminin mevcut belgelerle Kaçak Elektrik Tüketimi olarak değerlendirilemeyeceği " yönünde görüş bildirilmiştir.Buna göre, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; "İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar."Özel hukuk tüzel kişisi olan talep eden şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir ( Y.3.HD 2021/4894 E., 2021/10580 K.; 2022/8164 E-2023/954 sayılı ilamları da aynı yöndedir.).Buna göre, kaçak elektrik tutanaklarının aksi sabit oluncaya dek geçerli belgelerden olmadığı, kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesinin esas olduğu, ispat yükünün kaçak elektrik kullandığı yönündeki tespite dayanarak davaya konu bedeli talep eden şirkete ait olduğu, tutanak tarihinde abonelik ilişkisinin devam ettiği, davacı tarafça davalının kesilen elektriği açarak kullandığının ispat edilemediği anlaşılmakla mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi isabetlidir.Davalı tarafça 10.10.2016 tarihli kesme mühürleme ve açma tutanağı istinaf dilekçesinde sunulmuş ise de istinaf aşamasında yeni delil sunulamayacağı, dava dilekçesinde de bu hususa dayanılmadığı anlaşılmakla bu tutanak esasa etkili görülmemiştir. Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirilmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 361.madde uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 18/12/2025