Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/3192 E. 2025/3297 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/3192
- Karar No
- 2025/3297
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/3192
KARAR NO : 2025/3297
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 21/10/2025
NUMARASI : 2025/765 E - 2025/862 K
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 23/12/2025
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ;Davalının "Hamidiye Mah Akademi Sokak ...,kağıthane/ İstanbul" adresinde müvekkili şirket ekiplerince 13.11.2024 tarihinde yapılan kontrolde, kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edildiğini, müvekkili şirket yetkililerince H/713479 tahakkuk numaralı kaçak elektrik kullanım tespit tutanakları düzenlendiğini, kaçak elektrik kullanımının karşılığının davalı tarafından ödenmemesi nedeniyle müvekkili şirketin, alacağının tahsili amacıyla Küçükçekmece İcra Dairesi ... E. Sayılı takip dosyası nezdinde davalı aleyhine icra takibi başlattığını, davalının icra takibine itiraz ederek takibin kötü niyetli olarak durmasına sebep olduğunu, müvekkili şirket alacağının elektrik aboneliğinden kaynaklı faturaya dayalı alacak olup ,alacağın rehinle de teminat altına alınmadığını, elektrik aboneliğine dayalı faturalardan kaynaklı alacak nedeniyle borçlunun menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde ; müvekkilinin davaya konu kaçak elektrik tespiti yapılan adreste mesken kiraladığını, bu kiralama faaliyetinin ise 01.11.2024 tarihinden itibaren başladığını, bu süreçte müvekkilinin tadilat yaptırdığını, abonelik başvurusunda bulunduğunu ancak henüz abonelik bulunmadığından 01.11.2024 tarihinden itibaren işin devamı adına kaçak elektrik kullandığını, bu tarihten önce herhangi bir kaçak kullanımının söz konusu olmadığını, meskende oturanlardan şifahen öğrendikleri üzere dairelere girip kaçak tüketimi gerektiren eşyaların davalı tarafından tespit edildiği iddia edilmişse de taşınmazdaki elektrik kullanımını gerektiren eşyaların da 01.11.2024'ten itibaren kullanıldığını ve bu durumun dilekçe ekinde sunulan sunulan kira sözleşmelerinden görüleceğini, elektrik kullanımını gerektiren dairelerin kira başlangıç tarihlerinin en eskisinin 01.11.2024 tarihli olduğunu, dolayısıyla 01.11.2024 tarihinden önce elektrik kullanımını gerektiren bir eşya yahut faaliyet bulunmadığını, bu tarihler öncesine dair kaçak elektrik kullanımına dair düzenlenen tutanağın hatalı olduğunu beyan ettiği görülmüştür.Mahkemece 21/10/2025 tarihli ara karar ile ; davacı vekilinin dava dilekçesi ekinde kaçak elektrik tüketiminden kaynaklı alacağa ilişkin olarak düzenlenen tutanaklara dayalı faturalardan kaynaklanmakta olduğu, davacının alacağının bulunup bulunmadığı, alacağının varlığının tespiti halinde ne kadar alacağının bulunduğu hususunun yargılamaya muhtaç olduğundan, ihtiyati haciz talebinin kabulü için bu aşamada henüz yaklaşık ispat koşulu oluşmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. Mahkemece verilen kararı,davacı vekili istinaf etmiştir.Davacı vekilince verilen istinaf dilekçesinde özetle;Müvekkili şirket ekiplerince 13.11.2024 tarihinde yapılan incelemede; davalının; "Hamidiye Mah Akademi Sokak ...,kağıthane/ İstanbul" adresinde Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tükettiğinin tespit edildiğini, Müvekkili Şirket yetkililerince yapılan tespite istinaden Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42. maddesinin 1/a bendi uyarınca H/713479 tahakkuk numaralı kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı düzenlendiği,davalının işbu kaçak elektrik kullanımına istinaden, davalı/borçlu adına; Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin ilgili maddeleri doğrultusunda DA12024000121073 numaralı fatura ile 334281.000 KWH enerji tüketimi karşılığı 3.687.970,00 TL tutarında kaçak tüketim faturası tahakkuk ettirildiği, sunulan video kaydı incelendiğinde müvekkili kurum ekiplerinin davalı tatarfın ilgili mahaklde kaçak elektrik kullandığının tespit edilmiş olduğunun görüleceğini, cihazların tespit anında videosunun çekildiğini ve cihazların kaçak elektrik tespit tutanağına da yazıldığını, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için aranan "yaklaşık ispat" koşulunun Mahkemeye sunulmuş olan deliller ile sağlandığı,müvekkili şirket tarafından düzenlenen ve kaçak elektrik kullanıldığına ilişkin tespit içeren tutanak, aksi sabit oluncaya kadar geçerli, resmi belge hükmünde olduğu, bölge adliye mahkemeleri kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi istemine dair Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2024 tarih ve 2024/83 esas, 2024/1218 karar sayılı ilamında: ihtiyati haciz koşullarının varlığı kanaatine varan mahkemenin, ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verebileceğine karar verilmiş olduğu ,bu sebeplerle kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir.HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; dava , itirazın iptali talebine ilişkindir.İlgili icra takip dosyasında ,3.687.970 ,-TL asıl alacak ve ferileri toplamının tahsili için ilamsız takip yapılmıştır.Davalı -borçlu tarafça ,borca ve ferilerine itiraz edildiği ,gerekçe bildirilmediği görülmüştür.Dosyadaki bilgi ve belgelere göre ; davalı hakkında ,13.11.2024 tarihinde yapılan kontrollerde "Hamidiye Mah Akademi Sokak ...,kağıthane/ İstanbul" adresinde Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tükettiğinin tespit edildiği gerekçesiyle H/713479 tahakkuk numaralı kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı düzenlendiği, DA12024000121073 numaralı fatura ile 334281.000 kwh enerji tüketimi karşılığı 3.687.970,00 TL tutarında kaçak tüketim faturası tahakkuk ettirildiği görülmektedir.İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesine göre “Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa veya borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” Aynı kanunun takip eden 258. maddesinde ise “İhtiyati hacze 50. maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verileceği, alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecbur olduğu belirtilmiştir. 2004 sayılı Kanun’un “İhtiyati Haciz Şartları” kenar başlıklı 257.maddesi şöyledir:Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:1.Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2.Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.”, Aynı Kanun’un “İhtiyati Haciz Kararı” kenar başlıklı 258. maddesi; “İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. İhtiyati haciz talebinin reddi kararı gerekçeli olarak verilir ve bu karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Yüzüne karşı aleyhinde ihtiyati haciz kararı verilen taraf da istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruları öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir.” hükmünü içermektedir. 6100 sayılı Kanun’un “İhtiyati Tedbir Talebi” kenar başlıklı 390. maddesinin (3) numaralı fıkrası; “Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.” hükmünü içermektedir. Davacı tarafça dosyaya kaçak elektrik tutanağı,fotoğraflar,tahakkuk belgesi ve fatura ibraz edilmiştir.Davaya konu tutanağın, bir özel hukuk tüzel kişisi olduğu tartışmasız olan davalı şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenmiş olduğu gözetildiğinde, 6100 sayılı Kanun'un 204. maddesinin ikinci fıkrasında hüküm altına alınan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir. ( Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 21.10.2021 tarihli ve 2021/4894 E., 2021/10580 K. sayılı kararı da aynı yöndedir.)Benzer konulardaki talepler yönünden çıkan uyuşmazlıkların giderilmesi yönünden Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2024 tarih ve 2024/83 Esas, 2024/1218 Karar sayılı kararı ile ölçülük ilkesi gereği ihtiyati haciz talebinin değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş olup, dosyadaki kayıt ve belgeler ile yaklaşık ispat koşulunun sağlanıp sağlanmadığı ve İİK 257. maddede düzenlenen ihtiyati haciz koşullarının somut olay yönünden değerlendirilmesi ile sonuca gidileceği açıktırDosyadaki bilgi ,belge,cevap dilekçesi içeriğine göre yapılan değerlendirmede; talebin para alacağına ilişkin bulunduğu , somut olay ve dava konusu bakımından yaklaşık ispat koşulunun yerine getirildiği, dava konusu alacağın muaccel olduğu ve ödenmediği, rehin ile temin edilmediği , mevcut delil durumuna göre , İİK'nın 257. md. hükmü koşullarının somut olayda gerçekleştiği değerlendirilerek, , tarafların hak ve menfaat dengesi ve ölçülülük ilkesi de gözetilerek, ilgili yönetmelikteki hesaplamada esas alınacak miktar ve süreye ilişkin düzenlemelere göre yargılamada sübut konusu ve varsa borç ve miktarı tesbit edileceğinden, yaklaşık ispat gözetilerek ,davacının ihtiyati haciz talebinin kabulü gerekirken , reddine karar verilmesi usul ve hukuka aykırı olmakla, davacının istinaf talebinin kabulüyle HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince karar kaldırılarak yeniden ,aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacının istinaf talebinin kabulüyle, HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince ara karar kaldırılarak ,yeniden ; Davacının ihtiyati haciz talebinin kabulüne,Küçükçekmece İcra Dairesi ... E. Sayılı takip dosyasına konu fatura ile ilgili olarak; ,3.687.970 ,-TL asıl alacak ile sınırlı olmak kaydıyla, borçlunun taşınır ve taşınmaz malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacakları üzerine kayden ihtiyati haciz konulmasına,İş bu ihtiyati haciz işleminden dolayı borçluların ve 3. şahısların uğramaları muhtemel zarar ve ziyana karşılık, alacağın %15'i oranında HMK 87. maddesine uygun nakit veya kesin ve süresiz banka teminat mektubunun davacı tarafça işbu kararın tebliğinden itibaren 1 hafta içinde dosyaya sunulmasına,Teminatın ilk derece mahkemesince alınmasına, teminat yatırıldığında ihtiyati haciz kararından bir suretinin infazı için talep eden davacı tarafa verilmesine,Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf edene isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 23/12/2025
.