Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/3027 E. 2025/3323 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/3027
Karar No
2025/3323
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2025/3027

KARAR NO : 2025/3323

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 22/10/2025

NUMARASI : 2025/680 E - 2025/651 K

DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali

KARAR TARİHİ: 23/12/2025

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı/borçlunun iş yerinde yapılan denetimler sonucu, sayaç ölçü devresine müdahale suretiyle kaçak elektrik kullanıldığı tespit edilmekle davalı adına H/764493 seri nolu tutanağın düzenlendiğini, bu tutanak gereğince tahakkuk olunan 21.07.2025 tarihli 1.636.956,67 TL bedelli fatura ödenmediğinden davalı aleyhine İstanbul 9. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile takip başlatıldığını, davalının haksız itirazı nedeniyle takibin durduğunu beyanla; itirazın iptali ile takibin devamına, davalı/borçlunun aleyhine hükmolunacak meb- lağın % 20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ile mahkûmiyetine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ; dava dilekçesinin tebliğine rağmen davaya cevap vermemiştir.İlk Derece Mahkemesi'nce:"Mahkemenin görevine ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın USULDEN REDDİNE, kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine tevzi edilmek üzere İstanbul Adliyesi Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine," karar verilmiştir.İstinaf Başvurusu: Hüküm davalı tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkili tacir olmadığı için ticari bir işin varlı- ğından söz edilemeyeceğini, ancak uyuşmazlığın elektrik ilişkisine dayalı bir hizmetten doğduğunu ve müvekkilinin "tüketici" durumunda olduğunu, bu nedenle davada Tüketici Mahkemeleri'nin görevli olduğunu beyanla kararın kaldırılmasın istemiştir. İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;Dava, İİK 67 maddesine dayalı itirazın iptaline ilişkindir.Somut olayda, Davacı...'ın davalı aleyhine İstanbul 9. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası üzerinden ilamsız takip başlatarak kaçak elektrik tüketiminden kaynaklanan 1.636.956,67 TL asal alacak + 76.118.49 TL gecikmiş gün faizi + 15.223,70 TL faizin KDV'sinden ibaret toplam 1.728.298,86 TL alacağın tahsilini talep ettiği,Davalının "ödeme emrinde belirtildiği şekilde bir borcunun bulunmadığı"ndan bahisle borca itirazda bulunması nedeniyle takip durduğundan eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Dava Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılmış, mahkeme "borcun iş yerinde tüketilen kaçak elektrik bedeline ilişkin olduğu , ancak davalı borçlunun gerçek kişi tacir kaydının bulunmadığı , vergi dairesi kayıtlarına göre faaliyetinin ikinci sınıf tüccar kapsamında kaldığı ve işletme defterine tabi olduğu, uyuş- mazlığın Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görev alanında kaldığı"ndan bahisle görevsizlik kararı vermiştir.Davalı vekili, müvekkilinin tüketici sıfatı taşıdığını ve uyuşmazlığın tüketici işleminden kaynaklandığını beyanla kararı istinaf etmiştir.İstinafa gelen kararın niteliğine göre bu aşamada uyuşmazlık görevli mahkemenin hangisi olduğu hususunda toplanmaktadır.Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Mahkeme duruşma yapmadan, yani taraflara tebligat yapıp onları dinlemeden dosya üzerinden de görevsizlik kararı verebilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmış ise veya yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip, karara bağlamalıdır.28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren, dava ve karar tarihinde yürürlükte olan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 1.maddesinde kanunun amacı açıklandıktan sonra, “Kapsam” başlıklı 2.maddesinde; “Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yö- nelik uygulamaları kapsar..” hükmüne yer verilmiştir. Kanunun 3.maddesinde; “Mal; Alışverişe konu olan; taşınır eşya, konut veya tatil amaçlı taşınmaz mallar ile elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri her türlü gayri maddi malları" Satıcı; "Kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye mal sunan ya da mal sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi", "Tüketici", ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi"

"Tüketici işlemi": "mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleş- meler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi" ifade eder denilmiştir. Anılan kanunun 3/d maddesinde; “Hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyet” olarak tanımlanmıştır. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için; kanu- nun amacı içerisinde, yukarıda tanımları verilen taraflar arasında, mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.Eldeki dava, ses ve görüntü imalatçısı olarak faaliyet gösteren iş yerinde kaçak elektik tüketiminden yani haksız fiilden kaynaklanmaktadır.Davalının "tüketici" sıfatı olmadığı gibi, uyuşmazlık da "tüketici işlemi"nden doğmamıştır.Bu tespitlere göre uyuşmazlık Tüketici Mahkemelerinin görev alanında kalmamaktadır.İlk derece mahkemesince yapılan tacir araştırması sonucunda, ticaret sicilinde davalının gerçek kişi kaydının bulunmadığı, vergi kayıtlarına göre faaliyetinin ikinci sınıf tüccar kapsamında ve işletme defterine tabi olduğu tespit edilmekle, uyuşmazlığın Ticaret Mahkemelerinin değil Asliye Hukuk Mahkemeleri'nin görev alanında kaldığı sonucuna varılmaktadır.İlk Derece Mahkemesinin kararı da bu yönde olup isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda vakıa ve hukuki değer- lendirme noktasında, usul ve esasa aykırılık tespit edilmediğinden, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md gereğince reddine karar verilmiştir.

K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 23/12/2025

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2025/3027, K. 2025/3323, T. 23.12.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-3027-e-2025-3323-k-e665ab05c36f