Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/720 E. 2025/140 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/720
- Karar No
- 2025/140
- Karar Tarihi
T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ...... T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ...... KARAR NO : ......
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ...... (.........) ÜYE : ...... (.........) ÜYE : ...... (.........) KATİP : ...... (.........)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21/03/2024 NUMARASI : ......... Esas ......... Karar
DAVACI : ............... VEKİLİ : ...... İSTİNAF EDEN DAVALI : ......... VEKİLLERİ : Av. ...... Av. ...... DAVA : İtirazın İptali
İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 28/01/2025 YAZIM TARİHİ : 30/01/2025 Davacı tarafından davalı aleyhine Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ......... Esas sayılı dosyası ile açılan itirazın iptali davasında 21/03/2024 tarihinde tesis edilen davanın kabulüne ilişkin karara karşı, davalının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde; DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline borçlu bulunan, dava dışı .........., keşidecisi davalı şirket olan, ......... Nalçacı/Konya Şubesinin ......... seri nolu 20.12.2022 tarihli 75.000,00 TL bedelli çeki müvekkiline olan borçlarına mahsuben cirolandığını, takip konusu çekin zayi olması nedeni ile ikame edilen dava sonucunda Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ......... Esas sayılı dosyası ile çekin iptaline karar verildiğini, kıymetli evrakın zayii nedeniyle iptali kararı ve bu kararın hükümlerinin TTK'nun 651. ve 652. maddelerinde düzenlendiğini, müvekkilinin zayi nedeniyle iptal kararına dayanarak keşideci olan davalı şirketten hakkını TTK 652/1. maddesi uyarınca talep ettiğini, davalı şirketin kötüniyetli olarak takibe itiraz ettiğini, çekten caymayı düzenleyen TTK'nun 699. hükmüne göre çekten cayılmış olması, muhatap bankayı ilgilendiren bir durum olduğunu, keşidecinin temel borç ilişkisinden doğan yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığını, davalının keşide ettiği çek bedeli tutarını muhatap bankada hazır bulundurmak ile yükümlü olduğu için ödeme tarihine kadar geçen süre için işleyen temerrüt faizi ve diğer ferilerini de ödemekle sorumlu olduğunu, somut olayda çek bedelinin zamanında ödendiğine ilişkin somut bir delil sunulmadığından davalı keşidecinin çek tazminatını da ödemesi gerektiğini, davalının Konya.... İcra Müdürlüğü'nün ......... Esas sayılı dosyasına 75.000-TL asıl alacak için yaptığı haksız itirazın iptali ile bu miktar üzerinden takibin devamına, % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ......... Esas sayılı dosyasında verilen çek iptali kararının kesin hüküm/ilam niteliğinde olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğini, yine bu davaya dayanak olarak gösterilen çekin de davacının meşru hamil olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, iptale konu çekin davacı tarafın değil dava dışı ......... A.Ş.'nin hamilindeyken kaybedildiğini beyan ettiğini, TTK'nun 649. maddesinde devredilen kıymetli evrakta cirantanın haklarının ciro edilene devrolunacağı şeklinde düzenlendiğini, dolayısıyla davacı iptale konu çekin hamili olmayıp ciro yolu ile kıymetli evraktan doğan haklarını ......... A.Ş'ne devrettiğini, bu nedenle davacı tarafın ciroladığı çeke ilişkin tekrar maddi menfaat elde etmek amacıyla işbu davayı açması hukuka uygun olmadığı gibi bu davanın devamında da bu davaya konu icra takibini talep etme hakkının da mevcut olmadığını, takip konusu çekin ibraz süresinin geçmesi, müvekkilinin cayma iradesi göstermesi ve davacı tarafın asıl alacak ilişkisini ispat edememesi nedeniyle davanın reddi gerektiğini, bu nedenlerle dava tarihi itibariyle çekin ibraz süresinin sona ermesi nedeni ile kambiyo senedi vasfını yitirmesi ve müvekkilinin TTK'nın 799. maddesi kapsamında çekten cayma hakkını kullanmış olması, kambiyo senedi vasfını yitiren çeke ilişkin alacağın yalnızca asıl alacak sebebine bağlı olarak bir önceki temlik sorumlusundan istenebileceği, davacı tarafın, taraflar arasında bir asıl alacak ilişkisinin varlığını ispat edemediği buna ilişkin bir iddia ve delilinin de bulunmadığı ve müvekkilin davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmaması nedenleri ile davanın reddine, davacı tarafın kötü niyetle başlattığı takip nedeni ile %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "...Dava konusu çekin Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesinin ......... Esas ........ Karar sayılı ilamı ile iptal edildiği ve ilgili kararın derecattan geçerek 13/09/2023 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Tüm dosya muhtevası birlikte değerlendirildiğinde; davalı takibe ilişkin borca itirazda bulunmuş ise de; takibe konu çek keşidecisinin davalı olması ve cirantalar arasındaki iç ilişkide keşidecinin sorumluluğunu sona erdirecek herhangi bir durumun olmaması, dava konusu çek görüntülerinin dosya kapsamına sunulması ve ilgili çekin incelenmesinde; keşidecinin davalı firma olduğu, ......... Alüminyum... Şti. emrine düzenlendiği, ......... İnşaat ... Şti tarafından ......... .. Şti'ye verildiği, bu firma tarafından ......... A.Ş. Emrine ödeme kaşesi ile davacı tarafından ödeme emri verildiği, daha sonra yeniden davacı tarafından çekin cirolandığı anlaşılmış olup, ciro silsilesinde herhangi bir aykırılık bulunmadığından ve aksini gösterir bir delil olmadığından, davacının dava konusu çekte yetkili hamil olduğu, davalının yetkili hamil elindeki çek bedelini ödemekle yükümlülüğü devam etmesine rağmen (yetkili hamil elinde kaybolan çek neticesinde iptal kararı bulunsa dahi) herhangi bir sahtecilik veya ödeme iddiası bulunmayan davalının sair savunmalarına itibar edilmeyerek; dosya muhtevası itibariyle davacının usulüne uygun şekilde tutulmuş ticari defterlerinin aksini gösterir herhangi bir delil sunulmadığı....." gerekçesiyle davanın kabulüne; davaya konu Konya.... İcra Müdürlüğünün ......... Esas sayılı takip dosyasındaki itirazın iptali ile, takibin 75.000,00 TL asıl alacak üzerinde devamına, hükmedilen miktar üzerinden %20 oranında hesaplanan 15.000,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ......... Esas sayılı dosyasında verilen çek iptali kararının kesin hüküm/ilam niteliğinde olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğini, çek iptaline ilişkin verilen kararların bir ilam değil, tespit niteliğine haiz kararlar olduğunu, gösterilen çekte de davacının meşru hamil olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, ilk derece mahkemesinin 21/03/2024 tarihli kararında "davacının dava konusu çekte yetkili hamil olduğu" şeklinde davacı tarafın yetkili hamil olduğuna kanaat getirildiğini, işbu tespitin hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafın çekin kendisi tarafından cirolandığına ilişkin ikrarı olmasına ve bilirkişi raporunda da açıkça çekin davalı tarafından cirolandığına ilişkin tespitte bulunulmasına rağmen ilk derece mahkemesinin davacının yetkili hamil olduğuna kanaat getirmesi ilk derece mahkemesi tarafından şablon bir karar verildiğinin göstergesi olduğunu, Yargıtayın yerleşmiş kararları uyarınca ibraz süresi içerisinde ibraz edilmeyen çek kambiyo senedi vasfını yitirmesi nedeniyle davacı taraf kambiyo senedine dayalı alacak talep edemeyeceğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hukuka uygun olmadığını, davacı tarafın ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilmesi ve hükme esas alınmasının hukuka uygun olmadığını, davacı tarafın takibe konu çekin meşru hamili olmaması (davacı tarafın çekin cirolandığına ilişkin ikrarı), dava tarihi itibariyle çekin ibraz süresinin sona ermesi nedeni ile kambiyo senedi vasfını yitirmesi ve müvekkil şirketin TTK'nın 799. maddesi kapsamında çekten cayma hakkını kullanmış olması, kambiyo senedi vasfını yitiren çeke ilişkin alacağın bir önceki cirantadan asıl alacak sebebine bağlı olarak talep edebileceği, keşideciden ise yalnızca sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre talep edilebileceği, davacı tarafın sebepsiz zenginleşme hükümlerine de dayanmaması ve müvekkilin davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmaması nedenleri ile davanın reddine, davacının kötüniyetle başlattığı takip nedeni ile lehlerine %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; çek iptal kararına dayalı olarak alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi; Kamu düzenini ilgilendiren konularda resen, diğer yönlerden HMK'nın 355.maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. İspat yükü ile ilgili genel kuralı düzenleyen TMK’nın 6. maddesine göre; “Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” İspat yükü kenar başlıklı HMK’nın 190. maddesine göre; “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.” Belirtilen yasa hükümleri karşısında, alacağın tahsili için girişilen icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasında kural olarak ispat yükü davacı alacaklıya aittir. Bununla birlikte itirazın iptali davasında davalı borçlunun ödeme savunmasında bulunması ya da borcu ortadan kaldıran diğer itirazları ileri sürmesi halinde ispat yükü yer değiştirecek ve davalıya geçecektir. Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin 23.05.2016 tarih 2016/437 Esas 2016/9106 Karar sayılı ilamında "....Davacı, iptal kararının hamili durumundadır. Yerel mahkeme gerekçesinde de açıkça belirtildiği üzere, iptal kararı hamili, zayi edilen senet yerine yeni bir senet düzenlenmesini isteyebileceği gibi senetsiz olarak alacağını talep etme hakkına da sahiptir. (6102 sayılı TTK.nın md.652/1) Alacak muaccel ise iptal kararının verilmesi ile karar hamili başkaca bir işleme gerek kalmaksızın, kimliğini ispatlayarak borçlulardan ifa talebinde bulunabilir. Borçlu, iptal kararı hamilinin sadece kararı ibraz etmesi ve kararda adı geçen alacaklının kendisi olduğunu ispatlaması üzerine, ağır kusur ve hilesi bulunmaksızın borcunu ifa ederse borcundan kurtulur (6102 sayılı TTK.nın md.646/2). Kuşkusuz borçlu, iptal kararı hamilinin gerçek hak sahibi olmadığını savunabilir ve böyle bir savunmanın yerinde olduğunun saptanması durumunda ödeme yapmaktan kaçınabilir...." hususunun belirtildiği, davalının davacının yetkili hamil olmadığını ispat edemediği, bu nedenle ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davalının istinaf başvuru talebinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davalının istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE, 2- Alınması gereken 5.123,25 TL harçtan peşin alınan 1.280,82 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.842,43 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3- İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, 4- İstinafa başvuran davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5- Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, 6- Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 28/01/2025 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.
Başkan ......... e-imzalıdır
Üye ......... e-imzalıdır
Üye ......... e-imzalıdır
Katip ......... e-imzalıdır
......