Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/69 E. 2025/1332 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/69
Karar No
2025/1332
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/69 KARAR NO : 2025/1332

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI : 2022/754 Esas-2023/867 Karar DAVA TARİHİ : 29/09/2022 KARAR TARİHİ : 27/10/2023 DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali DAİRE KARAR TARİHİ : 27/06/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 27/06/2025

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/754 Esas 2023/867 Karar sayılı dosyasından verilen 27/10/2023 tarihli kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.

İSTEM: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından verilen ETS/9849 13/04374 nolu Elektrik Tedarik Lisansı kapsamında ülke genelinde kullanıcılara elektrik enerjisi satışı faaliyetinde bulunduğunu, davalı şirketin 0267343000 nolu elektrik tesisatı kapsamında müvekkili şirketten indirimli elektrik temin etmesi için taraflar arasında 05.10.2021 tarihinde yüksek tüketimli müşterilere yönelik ikili anlaşma imzalandığını, müvekkili şirket tarafından davalı tarafa sözleşmeye uygun olarak elektrik enerjisi tedarik edilmiş olmasına rağmen, davalı şirketin ekteki borç listesinde belirtilen elektrik tüketim faturalarını ödemediğini, müvekkilince söz konusu elektrik tüketim faturalarının ödenmemesi üzerine Merkezi Takip Sisteminin 2022/337516 sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin icra takibine haksız itiraz ederek takibi durduğunu belirterek; Merkezi Takip Sisteminin 2022/337516 sayılı dosyasındaki davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, ödenmeyen enerji bedeline ilişkin uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, davacı taraf ile müvekkili şirket arasında elektrik tedarikine istinaden bir sözleşme imzalanmış ise de imzalanan sözleşmenin ibraz edilmediğini, sözleşmedeki imzanın müvekkillerine ait olmadığını, davacı tarafça müvekkilince imzalanan sözleşmenin sunulmaktan kaçınıldığını, nedeninin tüketim bedelleri, sözleşme fesih şartları gibi sözleşmenin ana unsurlarının tek taraflı olarak değiştirilmesi olduğunu, davacı tarafça sözleşmenin süresinden önce feshedildiğini, teminat mektubunun haksız yere paraya çevrildiğini ve sözleşmenin süresinden önce feshedilerek müvekkilinin mağdur edildiğini, tüketim birim fiyatlarının davacı tarafından tek taraflı olarak değiştirildiğini, davacı tarafın tedarik yetkisini kötüye kullanarak müvekkilini mağdur ettiğini, davacı tarafın sözleşmenin süresinden önce feshedildiği anda cezai şartın iadesi için müvekkili şirkete mail attığını, davacı yanın bu tutumunun bile sözleşmeyi haksız yere feshettiğini ispatladığını, müvekkilinin kullanmış olduğu enerji için davacı tarafa herhangi bir borcunun olmadığını, dava dilekçesinde alacağın varlığının hangi yıl veya aya, hangi sözleşme maddesine dayalı olduğunun bildirilmediğini, yapılan icra takibinde bu yönde herhangi bir dayanak belge sunulmadığını savunarak öncelikle görev yönünden itirazlarının kabulüne ve esas yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ: Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile Merkezi Takip Sistemi'nin 2022/337516 esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 22.288,61 TL asıl alacak, 708,51 TL gecikme zammı ve 127.53 TL KDV olmak üzere toplam 23.124,65 TL alacak üzerinden, asıl alacağını takip tarihinden itibaren işleyecek % 31.20 oranında faiz ile devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 22.288.61 TL asıl alacak üzerinden %20 oranında hesaplananan 4.457,72 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN: Davalı vekili istinaf talebinde bulunmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -ödenmeyen enerji bedeline ilişkin uyuşmazlığın tüketici mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, -davacı taraf ile müvekkili şirket arasında elektrik tedarikine istinaden bir sözleşme imzalanmış ise de imzalanan sözleşmenin davacı tarafça ibraz edilemediğini, sunulan sözleşmedeki imzanın şirkete ait olmadığını, açıkça imzaya itiraz edilmesine rağmen imza incelemesinin yapılmadığını, ibraz edilen sözleşmeye dayalı alacak talebinde bulunulamayacağını, taraflar arası abonelik ilişkisini ispatlayan veya şartları ortaya koyan müvekkili tarafından imzalanan sözleşme ibraz edilmediğini, sunulan sözleşmedeki imzanın müvekkili şirket yetkilisine yada yetkilendirdiği kişiye ait olmadığını, tüketim bedelleri, sözleşme fesih şartları gibi sözleşmenin ana unsurlarının tek taraflı olarak değiştirildiğini, -davacı tarafça sözleşmenin süresinden önce feshedildiğini, teminat mektubunun haksız yere paraya çevrildiğini, tüketim birim fiyatlarının davacı tarafından tek taraflı olarak değiştirildiğini, bu nedenle fatura bedelleri gerçeği yansıtmadığını, davacı tarafından sözleşmenin süresinden önce feshedildiği anlaşıldığı anda kesmiş oldukların cezai şartın iadesi için müvekkili şirkete mail atıldığını, davacı yanın bu tutumunun bile sözleşmeyi haksız yere feshettiğini ispatladığını, -davacı tarafın defterlerinde yapılan tek taraflı inceleme sonucu borçlu oldukları kanısına varılarak davanın kabulüne karar verilemeyeceğini, müvekkili şirket defterlerinde herhangi bir inceleme yapılmadığını, bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini, ek rapor tanzim edilmeden davanın kabulüne karar verildiğini, faturaların tek taraflı olarak tanzim edildiğini, müvekkilinin davacı tarafa kullanmış olduğu enerji için herhangi bir borcunun olmadığını, -elektrik firmasının tek taraflı ve keyfi uygulamasıyla tanzim ettiği veya edeceği faturalarla alacak talebinde bulunamayacağını, hizmetin sağlanmış olduğunun ispat yükünün davacıda olduğunu, dava konusu ödenmeyen enerji bedeli hakkında davacının alacağını ispat etmesi gerektiğini ancak davacının alacağı olduğunu hiç bir şekilde ispat edemediğini, alacaklı olduğunu iddia eden tarafça sözleşme aslının ibrazından kaçınıldığını, -faturaların tebliğ edilmediğini, taraflar arasında hesap mutabakatı dahi sunulmadığını, -alacağı kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının takip tarihinden önce müvekkili şirketi temerrüde düşürmediğinden faiz talep etmesinin mümkün olmadığını, -takibe konu alacak likid alacak olmadığından icra inkar tazminatı talebinin hukuka uygun olmadığını, davacı tarafa verilen teminat mektubu paraya çevrildiğini ve bir kısım ödeme yapıldığını, davacı tarafça bu ödeme borçtan düşülmeden takip başlatılmasının itirazın haklı olduğunu gösterdiğini belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın reddine dair karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen ilk derece mahkemesi kararı hakkında 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Dava, elektrik tüketim bedeline ilişkin düzenlenen fatura alacağının tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile Merkezi Takip Sistemi'nin 2022/337516 esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 22.288,61 TL asıl alacak, 708,51 TL gecikme zammı ve 127.53 TL KDV olmak üzere toplam 23.124,65 TL alacağın, asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek %31.20 oranında faiz ile devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 22.288.61 TL asıl alacak üzerinden %20 oranında hesaplananan 4.457,72 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Her iki tarafın ticari şirket tacir olması ve tarafların ticari işletmeleri ile ilgili elektrik tüketim bedeline ilişkin bu davanın nispi ticari dava niteliğinde olması nedeniyle davaya bakmaya Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu anlaşılmakla; göreve ilişkin istinaf itirazları yerinde değildir. Davacı tarafça sunulan taraflar arasındaki 05.10.2021 tarihli yüksek tüketimli müşterilere yönelik ikili anlaşmanın davalı şirket yetkilisine ihtaratlı isticvap davetiyesi ile birlikte tebliğ edildiği, davalı şirket yetkilisinin talimat mahkemesince yapılan usulüne uygun tebliğe rağmen isticvaba ilişkin duruşmaya katılmadığı ve beyanda bulunmadığı anlaşılmakla; bunun yasal sonucu olarak dava ve takibe konu ikili anlaşmanın içeriği ile altındaki imzanın davalı şirket yetkilisinden sadır olduğunun kabulünün gerekmesi nedeniyle mahkemece imza incelemesi yapılması talebinin reddi ile uyuşmazlığın çözümünde taraflar arasındaki bu ikili anlaşmanın esas alınması doğrudur. Mahkemece alınan elektrik mühendisi bilirkişi raporunda, taraflar arasındaki ikili anlaşma uyarınca davacının davalıya 01/11/2021- 31/10/2022 tarihleri arasında elektrik temin etmeyi taahhüt ettiği, davalı tarafından 2022 yılı ocak ayına ait dönem faturasının ödenmemesi üzerine davacı tarafından taraflar arasındaki sözleşmenin feshedildiği, takibe konu faturaların elektrik tüketimine ilişkin faturalar olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin 7/3. maddesinde gecikme halinde davacının gecikme zammı talep edebileceğinin taraflarca karşılaştırıldığı, buna göre yapılan hesaplama neticesinde takip tarihi itibariyle davacının davalıdan toplam 23.124,65 TL alacaklı olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Davalı şirketin defter kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda; davalının defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, takip konusu 22.094,77 TL bedelli faturanın davalı defterinde kayıtlı olmadığı, 193,84 TL bedelli faturanın ise davalı defterinde kayıtlı olmakla birlikte davacıya iade edildiğine ilişkin kayıt bulunduğu bildirilmiştir. Davacı şirket defter kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda; davacının defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, kendisi lehine delil vasfına sahip olduğu, taraflar arasındaki ilişkinin açık hesap ilişkisi olarak deftere yansıdığı, davacının kendi defterlerine göre davalıdan takip konusu iki adet fatura nedeniyle 22.288,61 TL alacaklı olduğuna ilişkin kayıt bulunduğu bildirilmiştir. Her ne kadar davacı tarafça sunulan sözleşme altındaki imzaya davalı tarafça itiraz edilmişse de; yapılan isticvap işleminin neticesi olarak söz konusu sözleşme içeriği ve altındaki imzanın davalı şirket yetkilisine ait olduğunun kabulü gerektiğinden, davacı ile davalı arasında 05/10/2021 tarihinde 01.11.2021 tarihinden 31.10.2022 tarihine kadar 12 aylık süre için 'Yüksek Tüketimli Müşterilere Yönelik İkili Anlaşma' imzalandığı, davacının tedarikçi, davalının ise müşteri olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin 16/2. maddesinde davacı tedarikçinin defter ve kayıtlarının münhasır delil olarak olarak kabul edildiği, sözleşmenin 7/2. maddesi uyarınca davalının fatura bedelini tahakkuk tarihinden itibaren 10 gün içinde ödemekle yükümlü olduğu, sözleşmenin 7/3. maddesine göre gecikme halinde davacı tedarikçinin 6183 sayılı AATUHK'nın 51. Maddesine göre belirlenen aylık orana bir puan ilave edilmesi suretiyle bulunacak oranda gecikme faizi ve kdv talep edebileceği, davalı şirket tarafından 2022/01- 2022/02 dönem tüketim faturalarının ödenmemesi üzerine davacı tedarik şirketi tarafından taraflar arasındaki sözleşmenin feshedildiği, davacının defterlerinde davalıdan takip konusu iki adet fatura nedeniyle 22.288,61 TL alacaklı olduğuna ilişkin kayıt bulunduğu, davalı defterinde takip dayanağı faturalar kayıtlı değilse de taraflar arasındaki sözleşmenin 16/2. maddesinde davacı tedarikçinin defter ve kayıtları münhasır delil olarak olarak kabul edildiğinden davacı defterlerindeki kayıtların esas alınması gerektiği, davacının defter ve kayıtlarına göre takip konusu her iki fatura nedeniyle davalıdan alacaklı olduğu, bilirkişiler tarafından taraf defterlerinde yapılan incelemelerde davalının davacıya güvence bedeli ödediğine ilişkin herhangi bir kayda rastlanmadığı, davacının davalı müşteriden takip dayanağı fatura bedellerini talep edebileceği, yerleşik Yargıtay kararlarında belirtildiği üzere, 6098 sayılı TBK'nın 88 ve 120. maddeleri hükümlerinin ticari işlerde uygulanamayacağı, tacir olan taraflar arasında sözlemenin 7.3 maddesinde kararlaştırılan faiz oranına göre kesin vade olan faturaların son ödeme tarihlerinden itibaren davacının faiz talep edebileceği, buna göre davacının mahkemece alınan denetime ve hükme elverişli elektrik mühendisi bilirkişi raporunda hesaplanan 22.288,61 TL asıl alacak, 708,51 TL işlemiş faiz ve 127,53 TL KDV olmak üzere toplam 23.124,65 TL talep edebileceği, davacının takipte talep ettiği %31,20 faizin taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine uygun olduğu anlaşılmakla; ilk derece mahkemesince bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kısmen kabulüne dair verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiştir. İcra inkar tazminatı yönünden yapılan değerlendirmede ise, sözleşme hükümleri dikkate alındığında tüketim fatura bedellerinin likit ve belirlenebilir olduğu, icra inkar tazminatı koşullarının oluştuğu anlaşılmakla; mahkemece kabul edilen asıl alacak miktarı üzerinden icra inkar tazminatı talebinin kabulü de doğrudur. Yukarıda açıklanan nedenlerle, dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerinde takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davalı vekilinin istinaf başvuru nedenlerinin yerinde olmadığı, kararda kamu düzenine aykırı bir yön de bulunmadığı anlaşılmakla, HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/754 Esas 2023/867 Karar sayılı dosyasında verilen 27/10/2023 tarihli kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf talebinde bulunan davalı taraftan alınması gereken 1.579,64 TL istinaf nispi karar harcından, davalı tarafından yatırılan 394,91 TL istinaf karar harcının mahsubu ile kalan bakiye 1.184,73 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, İlişkin, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 27/06/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2024/69, K. 2025/1332, T. 27.06.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-69-e-2025-1332-k-96b812f2ab7b