Bölge Adliye Mahkemesi · İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi 2024/77 E. 2025/1251 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/77
- Karar No
- 2025/1251
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/77 KARAR NO : 2025/1251
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20/09/2023 NUMARASI : 2019/1296 Esas - 2023/701 Karar DAVA : Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) BİRLEŞEN İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2023/33 ESAS VE 2023/421 KARAR SAYILI DOSYASI DAVA : Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 26/06/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 26/06/2025
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı, davalı/davacı istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1-son cümle uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü ASIL DAVA DOSYASINDA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 24.11.2016 tarihinde davacının yolcu olduğu taksinin karıştığı trafik kazasında ağır şekilde yaralandığını, kaza tespit tutanağına göre... plakalı araç sürücüsü davalı ...'in kazanın oluşumunda tam kusurlu olduğunu, davacının kaza sonrasında uzun ve zor tedaviler geçirdiğini ve müvekkilinin ameliyat olmak zorunda kaldığını, davacının haftalarca yatalak kaldığını, bu sürede bakıcı tutmak zorunda kaldığını, vücudunda oluşan yara ve kırıklar nedeniyle şiddetli ağrılar çektiğini, tuvalet ihtiyacını bile tek başına karşılayamadığını, maddi ve manevi zarara uğradığını, ömür boyu iş gücü kaybına uğradığını beyan ederek öncelikle kazaya karışan... plakalı aracın devrinin önlenmesi için trafik kaydına ihtiyaten teminatsız tedbir konulmasına, davalı araç maliki .... AŞ ve davalı araç sürücüsü ...'in üzerine kayıtlı menkul ve gayrimenkullerin üzerine teminatsız olarak devirlerinin engellenmesi için ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini, davanın kabulü ile 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 24/11/2016 tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar .... AŞ ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsiline, her üç davalıdan ıslah hakkı saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 24/11/2016 tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep etmiştir. Davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; dava tarihinden önce davalı sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığını, bu nedenle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olduğu, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı ve sigortalısının kusuru oranında olduğunu, davacının daimi sakatlığı bulunduğu iddiası ile sakatlık tazminatı talebinde bulunduğunu, Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Yönetmeliğine göre davacının tüm tedavileri tamamlandıktan sonra sakatlığının 12 ay boyunca stabil ve kalıcı olması gerektiğini, davacıda kalıcı bir sakatlık olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, sağlık kurulu raporları yönetmeliğine uygun hazırlanması gerektiğini, bakıcı ve ulaşım masraflarının poliçe kapsamı dışında olduğunu, faize hükmedilecekse faizin dava tarihinde itibaren işletilecek yasal faiz olması gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava açılmadan önce davacı tarafından davalı sigorta şirketine yazılı olarak başvurulması gerektiğini, dava şartı yerine getirilmeden açılan davanın reddinin gerektiğini, dava dilekçesinde talep edilen maddi tazminat alacağının açıklaması gerektiğini, davacının kaza nedeniyle uğradığını iddia ettiği sağlık sorunlarının bu kaza neticesinde olduğunu düşünmediklerini, fotoğraflardan da görüleceği üzere kazaya karışan araçlarda az hasar olduğunu, araçların kaza anındaki hızlarının düşük olduğunu, çarpmanın çok sert şekilde olmadığını, davacının ameliyat sonrası yaşadığını iddia ettiği sağlık sorunlarının davacının yaşının etkisi veya ameliyatın başarısız olmasından kaynaklanabileceğini, dava dilekçesinde bahsedilen sağlık sorunlarının davacının önceden var olan sağlık sorunları olduğunu düşündüklerini, davacının yaşadığı sağlık sorunu ile davalının eylemi arasında nedensellik bağı bulunmadığını, talep edilen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, sebepsiz zenginleşmeye sebep olacak nitelikte hak ve nefaset kurallarına aykırı olduğunu, davacının zararı ile olay arasındaki nedensellik bağının araştırılması ve kusur derecesinin buna göre belirlenmesi gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinin usul ve yasaya uygun olmadığını, talep sonucunun HMK hükümlerine göre açık bir şekilde yazılmadığını, davacının maddi tazminat taleplerini açıklaması gerektiğini, davalı şirketin kazanın gerçekleştiği 24/11/2016 tarihi itibarıyla... plaka sayılı aracın işleteni olmadığını, aracın işleteninin dava dışı .... Ltd. Şti. olduğunu, davanın davalı şirket yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davalı şirket ile dava dışı .... Ltd. Şti. arasında 17.05.2016 tarihinde 12 ile 36 ay süreli uzun süreli araç kiralama sözleşmesi akdedildiğini ve aracın sözleşme gereğince 26.05.2016 tarihinde dava dışı .... Ltd. Şti.'ye teslim edildiğini, manevi tazminat talep koşullarının oluşmadığını, talep edilen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, ihtiyati tedbir talebinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı şirketin hükmolunabilecek herhangi bir tazminatı ödeme gücünün bulunduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. BİRLEŞEN İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2023/33 ESAS 2023/421 KARAR SAYILI DOSYASINDA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 24.11.2016 tarihinde davacının yolcu olduğu taksinin karıştığı trafik kazasında ağır şekilde yaralandığını, 24.11.2016 tarihli kaza tespit tutanağına göre... plakalı araç sürücüsü davalı ...'in KTK'nın 47/1-c kuralını ihlal etmesi sebebiyle kazanın oluşumunda asli ve tam kusurlu olduğunu, kazadaki kusurun tespiti amacıyla İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/23 esas sayılı dosyası üzerinden; keşif yapılarak 24.10.2018 tarihli bilirkişi raporu alındığını, bu raporda araç sürücüsü davalı ...'in % 100 kusurlu olduğunun ve müvekkilinin kusuru olmadığının tespit edildiğini, davacının kaza sonrasında uzun ve zor tedaviler geçirdiğini ve müvekkilinin ameliyat olmak zorunda kaldığını, ameliyat sonrasında da yürüyemediğini, yemek yiyemediğini, dışarı çıkamadığını, günlük aktivitelerini yapamadığını, davacının halen fizik tedavi gördüğünü ancak doktorların iyileşmesinin mümkün olmayacağını söylediğini, davacının kaza tarihinde 69 yaşında olduğunu, müvekkilinin kaza sonrasında haftalarca yatalak kaldığını, yalnız başına tuvalet ihtiyacını dahi karşılayamaz duruma geldiğini, bu dönemde tutulan bakıcıya aylık 2.000,00 TL ücret ödediğini, yine tedavi giderleri ve tedavi ulaşım giderleri yapmak zorunda kaldığını, davalılar aleyhine İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/1296 Esas sayılı dosyası ile dava konusu kaza nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebiyle dava açıldığını, ıslah dilekçesi sunulduktan sonra alınan 13.07.2022 tarihli bilirkişi raporunda 23.604,67 TL geçici iş göremezlik zararı, 2.470,00 TL bakıcı gideri ve 4.252,36 TL tedavi gideri alacağı hesaplandığı, bilirkişi raporu ile davacının maddi zararının ıslah edilen miktardan fazla olduğunun tespit edildiğini beyan ederek ek davanın kabulü ile 13.007,53 TL geçici iş göremezlik zararı ve 970,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 13.977,53 TL'nin kaza tarihi olan 24.11.2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 27/02/2020 tarihli ıslah dilekçesi ile; maddi tazminat talebini 1.500,00 TL'ye, özel hastane ve tedavi giderinden kaynaklı maddi tazminat talebini 4.252,36 TL'ye, geçici işgöremezlik tazminatını 10.597,14 TL'ye arttırmıştır. Davalı .... Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının kaza nedeniyle uğradığını iddia ettiği sağlık sorunlarının dava konusu kazadan kaynaklandığını düşünmediklerini, kazanın oluş şekli ve davacının yaşadığını ileri sürdüğü sağlık problemleri arasında illiyet bağı bulunmadığını, çarpma hızının çok düşük olması sebebiyle kazaya karışan araçlarda çok ufak zararlar olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde .... numaralı zorunlu trafik sigortası ile sigortalı olduğunu, davalı şirketin sigorta poliçesi kapsamında sorumluluğunun sakatlanma ve ölüm kişi başına 310.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, davacının kusur ve zararı kanıtlamak zorunda olduğunu, sigortalının kusurunun kanıtlanmaması halinde davalı sigorta şirketinin sorumluluğu bulunmadığını, geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve tedavi masrafları yönünden davalı sigorta şirketinin değil ...'nın sorumluluğunun bulunduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla faize hükmedilmesi halinde dava tarihinin esas alınması gerektiğini beyan ederek dosyanın İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/1296 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. DELİLLER : ... plakalı araca ilişkin trafik kaydı ve poliçe örneği, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarını gösterir araştırma tutanakları ve tüm dosya kapsamı. İDM KARARININ ÖZETİ : Dava İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılmış, Mahkemenin 05/11/2019 tarihli, 2017/23 Esas 2019/548 Karar sayılı görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine dair kararının kesinleşmesi üzerine İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesine tevzi edilerek Mahkemenin 2019/1296 esasına kaydedilmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; "...Aktüerya hesabına ilişkin bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli mahiyette olduğu görülmekle bilirkişi raporuna itibar edilerek asıl dosya yönünden davalı .... AŞ aleyhine açılan davanın maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden feragat nedeniyle ayrı ayrı reddine, diğer davalılar yönünden ıslah dilekçesi gözönüne alınarak asıl dosya ve birleşen dosya yönünden maddi tazminat talebinin kabulüne, olayın mahiyeti, kusur durumu, tarafların dosyaya yansıyan sosyal ve ekonomik durumları, paranın alım gücü, manevi tazminat miktarının zenginleştirici ve fakirleştirici nitelikli tayin olunamayacağına dair ilkeler dikkate alınarak, hükümde belirtilen tutar üzerinden asıl dosya yönünden 10.597,14 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 1.500,00 TL bakıcı gideri, 4.252,36 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 16.349,50 TL maddi tazminatın davalı ... AŞ yönünden 17/01/2017 tarihinden, davalı ... yönünden 24.11.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... AŞ ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 9.000,00 TL manevi tazminatın 24.11.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen dava yönünden 13.007,53 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 970,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 13.977,53 TL maddi tazminatın davalı ... AŞ yönünden 11/01/2023 tarihinden, davalılar ... ve .... Ltd. Şti. yönünden 24/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,..." karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 24/11/2016 tarihinde yolcu olarak bulunduğu taksinin kazaya karışması sonucu davacının %46 oranında malul kaldığını, davacının 45 gün başkasının bakımına muhtaç kaldığını, 540 gün iyileşme süresi geçirdiğini, kazadan önce sağlıklı bir birey iken kaza sonrası ciddi fiziksel kısıtlamalar yaşadığını, hükmedilen manevi tazminat miktarının davacının yaşadığı kalıcı zarar ve çektiği acının karşılığı olmaktan uzak olduğunu, Türk Lirasının alım gücünün düştüğü, asgari ücretin ve ekonomik göstergeler dikkate alınması gerekirken kararın yetersiz kaldığını, Mahkeme kararında tazminat miktarının neden kısmen kabul edildiğinin açıklanmadığını, kararın HMK7nun 297 ve 27. maddelerine aykırı olarak gerekçesiz olduğunu, reddedilen kısım nedeniyle karşı yan lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin mağdur davacıyı cezalandırıcı nitelikte olduğunu, davacının aldığı tazminata neredeyse tamamen karşı yan vekiline ödemek zorunda kaldığını, manevi tazminatın hakkaniyet ve adalet ilkelerine aykırı olduğunu, Mahkemece tanık beyanları ve raporların yeterince değerlendirilmediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne, reddedilen kısım nedeniyle karşı yan lehine hükmedilen vekalet ücretinin iptaline karar verilmesini istemiştir. İSTİNAFA CEVAP : Davalı taraf istinafa cevap vermemiştir.
G E R E K Ç E Uyuşmazlık, yaralamalı trafik kazası nedeni ile asıl davada maddi ve manevi tazminat, birleşen davada maddi tazminat istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekili asıl davada manevi tazminatın miktarına ilişkin istinaf başvurusunda bulunmuştur. 6100 Sayılı HMK’nun 355. maddesi uyarınca inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilir; HMK'nun 357 inci maddesine göre de; İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz, maddeleri çerçevesinde inceleme yapılmıştır. Bilindiği üzere; 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Aynı Kanunun 54. maddesine göre bedensel zarar halinde uğranılan kayıplar maddi tazminat olarak talep edilebilir. 56. maddesine göre bedensel bütünlüğün zedelenmesi durumunda zarara uğrayana hakim bir miktar manevi tazminat verir. Somut olayda; 24/11/2016 tarihinde davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki... plaka sayılı aracın davacının yolcu olarak bulunduğu ... plaka sayılı ticari taksi ile çarpışmaları neticesi davacının yaralandığı, yaralamanın ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği anlaşılmıştır. Kusur yönünden, İlk Derece Mahkemesi tarafından 24/10/2018 tarihli trafik uzmanı bilirkişi raporuna göre davalı sürücü ...'in meskun mahalde tek yön olan yola ters istikametten giriş yapmaya teşebbüs etmesi nedeniyle kazanın oluşumunda asli ve tam kusurlu olduğu, ticari taksi sürücüsü ve yolcu olan davacının kazanın oluşumunda kusurunun olmadığı belirlenmiş olup; rapor olayın oluş şekline, kaza tespit tutanağına ve dosya kapsamına uygun olduğundan, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınmasında ve maddi ve manevi tazminattan davalıların sorumlu tutulmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamıştır. Davacıda meydana gelen yaralanma ve maluliyet yönünden İlk Derece Mahkemesince alınan 04/02/2022 tarihli ....Başkanlığı tarafından düzenlenen raporda davacının maluliyet oranının %46, iyileşme süresinin 540 gün olduğu, 45 gün bir başkasının bakımına ihtiyacı olduğunun belirtildiği, raporun olay tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği, raporun davacıda meydana gelen yaralanmanın niteliğine uygun olduğu, hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı değerlendirilmiştir. Davacı vekilinin asıl davada hükmedilen manevi tazminat miktarına değinen istinaf başvurusuna gelince; 6098 Sayılı TBK'nun 56 maddesi gereğince; hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İBK gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Eldeki davada, olayın meydana geliş şekli, davalı tarafın asli ve tam kusurlu oluşu, davacıda meydana gelen yaralanmanın niteliği ve ağırlığı, meydana gelen yaralanma nedeniyle duyulan elem ve ızdırap, manevi tazminatın haksız zenginleşme ve fakirleşme aracı olmaması, olay tarihindeki paranın alım gücü, istenen tazminat miktarının makul ve ılımlı olması gözönüne alındığında; ilk derece mahkemesince davacı için belirlenen 9.000,00 TL manevi tazminat miktarının az olduğu, 20.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin dosya kapsamına uygun olacağı değerlendirildiğinden, davacı vekilinin asıl davadaki manevi tazminat miktarına ilişkin istinaf sebepleri de yerinde görülmüştür. Tüm bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-2) bendi gereğince kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, kabul edilen istinaf nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden düzeltilerek yeniden esas hakkında karar vermek suretiyle; asıl davanın kısmen kabulü ile 10.597,14 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 1.500,00 TL bakıcı gideri, 4.252,36 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 16.349,50 TL maddi tazminatın davalı ... A.Ş. yönünden 17/01/2017 tarihinden, davalı ... yönünden 24.11.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... A.Ş. ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 20.000,00 TL manevi tazminatın 24.11.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsili ile davacıya verilmesine, Davalı .... A.Ş. aleyhine açılan davanın maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden feragat nedeniyle ayrı ayrı reddine, Birleşen İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/33 Esas 2023/421 Karar sayılı dosyası yönünden; Birleşen davanın kabulü ile; 13.007,53 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 970,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 13.977,53 TL maddi tazminatın davalı ... A.Ş. yönünden 11/01/2023 tarihinden, davalılar ... ve .... Ltd. Şti. yönünden 24.11.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine şeklinde karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (b-2) bendi gereğince KABULÜNE, 2-İlk Derece Mahkemesi olan İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/1296 Esas - 2023/701 Karar sayılı, 20/09/2023 tarihli kararının KALDIRILMASINA, 3-Düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle; A-Asıl dava yönünden; asıl davanın KISMEN KABULÜ ile 10.597,14 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 1.500,00 TL bakıcı gideri, 4.252,36 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 16.349,50 TL maddi tazminatın davalı ... A.Ş. yönünden 17/01/2017 tarihinden, davalı ... yönünden 24.11.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... A.Ş. ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, -20.000,00 TL manevi tazminatın 24.11.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsili ile davacıya verilmesine, -Davalı .... A.Ş. aleyhine açılan davanın maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden feragat nedeniyle ayrı ayrı reddine, B-Birleşen İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/33 Esas 2023/421 Karar sayılı dosyası yönünden; -Birleşen davanın KABULÜ ile; 13.007,53 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 970,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 13.977,53 TL maddi tazminatın davalı ... A.Ş. yönünden 11/01/2023 tarihinden, davalılar ... ve .... Ltd. Şti. yönünden 24.11.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, Asıl dosya yönünden; -Alınması gerekli 2.483,03 TL harçtan 71,73 TL peşin harç ve 262,13 TL ıslah harcının mahsubu ile 2.149,17 TL bakiye harcın (Davalı ... A.Ş. 1.116,83 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) davalılar ... A.Ş. ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına, -Maddi tazminat yönünden; davacı kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre tayin edilen 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... A.Ş. ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, -Kabulüne karar verilen manevi tazminat yönünden; davacı kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre tayin edilen 20.000,00 TL'nin davalı ...'den tahsili ile davacıya verilmesine, -Davalı ... A.Ş.'nin feragat tarihi itibariyle vekilinin yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi olmadığına dair beyanı nedeniyle bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, -Davacı tarafından iş bu dava nedeniyle sarf edilen 623,66 TL harç, posta, tebligat, bilirkişi gideri 2.600,00 TL, 1.305,00 TL hastane MR rapor gideri, 1.500,00 TL rapor ücreti olmak üzere toplam 6.025,66 TL'den feragat nedeniyle aleyhine açılan davanın reddine karar verilen ... A.Ş. yönünden yapılan 138,00 TL'nin mahsubu ile 5.887,66 TL yargılama giderinin davalılar ... A.Ş. ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, -Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, -Bakiye avans hakkında HMK'nın 333. maddesine göre işlem yapılmasına, Birleşen İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/33 Esas 2023/421 Karar sayılı dosyası yönünden; -Alınması gerekli 954,80 TL harçtan 179,90 TL peşin harcın mahsubu ile 774,86 TL bakiye harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına, -Davacı kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre tayin edilen 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, -Davacı tarafından iş bu dava nedeniyle sarf edilen 385,40 TL harç, 395,00 TL posta masrafı ve tebligat gideri olmak üzere toplam 780,40 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, -Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, -Bakiye avans hakkında HMK'nın 333. maddesine göre işlem yapılmasına, 4-Davacı tarafından peşin yatırılan 738,00 TL istinaf yoluna başvurma harcının mahsubuyla Hazineye gelir kaydına, 269,85 TL istinaf karar ve ilam harcının talep halinde davacıya iadesine, 5-Davacı tarafından yapılan 477,00 TL istinaf yargılama giderinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, 6-Artan gider avansının yatırana iadesine, 7-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans ve harç tahsil ve avans iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi'nce yerine getirilmesine, İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 26/06/2025 tarihinde, 6100 Sayılı HMK'nun 362. maddesi (1-a) bendi gereğince asıl ve birleşen davalar bakımından ayrı ayrı KESİN olarak oy birliği ile karar verildi.