Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/64664 E. 2024/53 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/64664
- Karar No
- 2024/53
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/1429 KARAR NO : 2024/1987 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN EK KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 26/07/2024 NUMARASI : 2024/126 D.İş Esas 2024/125 D.İş Karar DAVA : İHTİYATİ TEDBİR KARAR TARİHİ : 07/11/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 07/11/2024 Taraflar arasında görülen ihtiyati tedbir kararına itiraz davasına ilişkin olarak yapılan açık yargılama sırasında verilen ihtiyati tedbir kararına yapılan itirazın reddine dair ek karara karşı yasal süresi içerisinde ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya, Dairemize gönderilmiş olmakla HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Mahkemece yapılan açık yargılama sırasında 26/07/2024 tarihli ek kararda; ''...İhtiyati tedbir talep eden vekili dilekçesinde özetle; Keşidecisi müvekkili şirket, lehdarı ... Şti. olan 6 adet çekin ... Şti. uhdesinde ve zilyetliğinde iken kaybolduğunu, bu nedenle ... Şti.'nin çeklerin kaybolduğunu veya çalındığını anlaması üzerine Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/726 Esasına kayıtlı olarak çek iptali davası açtığını, açılan çek iptali davasında yargılamaya konu 6 adet çekin ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilerek çeklerin bağlı olduğu ... Bankası Bornova Ticari İzmir Şubesine ödeme yasağı kararı bildirildiğini, ayrıca ... Şti. tarafından Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının 2023/94696 soruşturma numarası ile şikâyette bulunulduğunu, ... Ltd Şti.'nin çek iptali davası açtıktan ve şikâyette bulunduktan sonra; ... Bankası Bornova Ticari İzmir Şubesinin TR... IBAN numaralı hesabına bağlı olarak keşide edilen, keşidecisi müvekkili şirket ... A.Ş olan 31.05.2024 keşide tarihli, 1.000.000,00 TL bedelli ... Bankası Bornova ticari İzmir şubesine ait 3069420 Findeks numaralı çekin; 31.05.2024 tarihinde bankaya ibraz edilmek suretiyle arkasının yazdırıldığını, çekin arkasına muhatap bankaca çekin karşılığının bulunduğu Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/726 Esas sayılı dosyasında verilen ihtiyati tedbir kararı nedeni ile ödeme yapılmadığı şerhinin veridiğini, bahse konu çekin bankaya ibraz edildiği tarihte çekin karşılığı bulunmasına rağmen ödeme yasağı kararı sebebiyle ödeme yapılmadığını, müvekkili şirketin çekin karşılığını banka hesabında bulundurmasına rağmen tedbir kararı sebebiyle ödeme yapılamadığından aleyhine Gaziantep İcra Müdürlüğü'nün 2024/64664 E. sayılı dosyası ile icra takibine girişildiğini, lehtar ... Ltd Şti. 'nin uhdesinde ve zilyetliğinde iken çalınan/kaybolan çeklerden şimdiye kadar 31.12.2023, 31.01.2024, 29.02.2024, 31.03.2024 ve 30.04.2024 keşide tarihli çeklerin bankaya ibraz edildiğini ve icra takibine konu edildiğini, 31.12.2023 keşide tarihli çekin dayanak alınarak İstanbul 24. İcra Müdürlüğü'nün 2024/121 E. sayılı dosyasında takibe girişildiğini, 31.12.2023 keşide tarihli çekteki lehtar ciro imzasının ... Ltd Şti.'nin yetkilisine ait olmadığının anlaşıldığını, ... Ltd. Şti. tarafından imzaya itiraz edildiğini ve mahkemece lehtar şirket yönünden takibin tedbiren durdurulmasına karar verildiğini, işbu çek üzerindeki ilk ciranta olan ... Ltd Şti.'ye ait imzanın sahte olduğunun tedbir kararı verilmiş olmasından da anlaşılacağı üzere yaklaşık olarak ispatlandığını, aleyhine tedbir talep edilen şirketin, ilk cirantanın imzasının sahte olması sebebiyle "meşru hamil" sıfatını kazanamadığını, Yerleşik Yargıtay Kararları uyarınca, çek üzerindeki ciroların birbirini takip etmiyor veya ciro zincirinde bulunan cirolardan birinin geçersiz veya sahte olması dolayısı ile ciro zincirinde kopukluk olması durumunda çekteki hakkın, kopukluktan sonraki kişilere geçmeyeceğini, ciro zincirinde kopukluk olan çeki elinde bulunduran hamilin yetkili hamil sayılamayacağını, İstanbul 24. İcra Müdürlüğü'nün 2024/121 E. sayılı dosyasına konu takibin müvekkili şirket yönünden tedbiren durdurulmasının talep edildiğini, İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/39 D.İş 2024/53 K. sayılı dosyasında takibin tedbiren durdurulmasına karar verildiğini, 29.02.2024 keşide tarihli çekin dayanak alınarak Gaziantep İcra Müdürlüğü'nün 2024/30798 E. sayılı dosyasında takibe girişildiğini, işbu takip dayanağının çeke ilişkin ... Ltd. Şti. tarafından Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/82 D. iş 2024/83 Karar sayılı kararı ile takip dayanağı çekin 3. kişiler hariç olmak üzere davalı ... tarafından icraya konulmasının ve bankaya ibrazı halinde ödenmesinin ihtiyati tedbir suretiyle durdurulmasına karar verildiğini, anılan tedbir kararı gereği icra takibinin tüm borçlular yönünden durdurulduğunu, 31.01.2024 keşide tarihli çekin ... Ltd. Şti. tarafından bankaya ibraz edildiğini ve İstanbul 1. İcra Müdürlüğünün 2024/7879 Esas sayılı dosyası ile takibe konu edildiğini, aleyhine tedbir talep edilen ve her iki çekin cirantası olan ...'nin ... Ltd. Şti.'nin münferiden temsile yetkili müdürü olduğunu, İstanbul 1. İcra Müdürlüğünün 2024/7879 Esas sayılı icra takibi, İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/69 D.İş sayılı dosyasında verilen tedbir kararı uyarınca müvekkili şirket yönünden durdurulduğunu, 31.03.2024 keşide tarihli çek ile 31.01.2024 keşide tarihli çek üzerindeki cirantaların birbiri ile bir hayli benzerlik gösterdiğini, 31.01.2024 keşide tarihli çekte de birbirini takip eder şekilde ..., ... ve ... Ltd. Şti.'nin cirolarının bulunduğunu, 31.03.2024 keşide tarihli çekte yer alan diğer ciroların iptal edilerek çekin ... tarafından takibe konu edildiğini, İstanbul 29. İcra Müdürlüğü'nün 2024/10609 E. sayılı icra takibinin, İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/92 D.İş sayılı dosyasında verilen tedbir kararı uyarınca müvekkili şirket yönünden durdurulduğunu, diğer çeklerde olduğu gibi 31.03.2024 tarihli çekteki lehdar ciro imzasının ... Ltd Şti. yetkilisine ait olmadığını, anılan çekin lehtarının ... Ltd Şti. tarafından İstanbul 15. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2024/232 E. sayılı dosyası ile imzaya itiraz edildiğini ve mahkemece lehtar şirket yönünden takibin teminatsız olarak tedbiren durdurulmasına karar verildiğini, 30.04.2024 keşide tarihli çekin dayanak alınarak Gaziantep İcra Müdürlüğünün 2024/53839 E. sayılı dosyasında müvekkili şirket aleyhine takibe girişildiğini, işbu çeke ilişkin İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/97 D.İş sayılı kararı ile; "Davaya konu ... Bankası Bornova Ticari İzmir Şubesi'ne ait, TR... IBAN numaralı hesabına bağlı olarak keşide edilen keşidecisinin ... A.Ş olduğu, 30.04.2024 keşide tarihli, 3069419 findeks numaralı ve 1.000.000,00 TL bedelli çekin, ... A.Ş tarafından bankaya ibrazı halinde dava konusu çeklerin bedeli hesapta mevcut ise bloke edilerek dava sonuçlanıncaya değin davalı tarafa ödenmemesi, hesapta dava konusu çeklerin karşılığının bulunmaması halinde ise karşı tarafça talep edilmesi halinde dava konusu çeke karşılıksız şerhi işlenmek suretiyle iadesi ve yine davaya konu çekin ... A.Ş tarafından icra takibine konu edilmesi halinde İ.İ.K 72/2.maddesi gereğince dava sonuçlanıncaya değin icra takibinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine" şeklinde tedbir kararı verildiğini, anılan tedbir kararı gereği icra takibinin müvekkili şirket yönünden durdurulduğunu, müvekkilinin şirketin keşidecisi olduğu 6 adet çekin kabolduğu/çalındığı tarihten bu yana 4 adet çekin işleme konulduğunu, 6 adet çekin ve eldeki tedbir talebine konu çekte de ilk ciranta olan ... Ltd Şti.'ye ait olan imzanın sahte olarak atıldığını, 6 çekte de lehtar cirosundan sonra gelen ... Şirketi ve ... Limited Şirketi'nin cirosunun bulunmadığını, çeklerin sahte bir ciro zinciri oluşturulmak suretiyle tedavüle sokulmuş olmasının kuvvetle muhtemel olduğunu, çeki elinde bulunduran ... A.Ş. 'nin ciro zincirindeki kopukluk sebebiyle yetkili hamil sıfatını kazanamayacağından keşideci müvekkiline başvuru hakkının bulunmadığını, çek bedelini banka hesabında hazır bulunduran müvekkili şirket aleyhine girişilen takipte, haciz tehdidi altında çek bedelinin tekrar ödenmek zorunda kalınmasının müvekkili şirketin mahvına sebebiyet vereceğini, izah edilen nedenlerle müvekkili şirketin telafisi imkânsız zararlarının doğacağını, ticari uyuşmazlıklarda dava şartı arabuluculuk nedeni ile müvekkili şirketin menfi tespit davasını henüz açamadığını, ihtiyati tedbire konu etmiş oldukları ... Bankası Bornova Ticari İzmir Şubesinin TR... IBAN numaralı hesabına bağlı olarak keşide edilen keşidecisi ... Tic. A.Ş olan 31/05/2024 keşide tarihli 1.000.000,00 TL bedelli ... Bankası Bornova ticari İzmir şubesine ait 3069420 Findeks numaralı çekten dolayı Gaziantep İcra Müdürlüğünün 2024/64664 Esas sayılı tüm dosya alacağına karşılık icra veznesine yatıracakları paranın aleyhine tedbir talep etmiş oldukları alacaklıya ödenmemesi için, öncelikle müvekkilinin zarar görme olasılığı ve ciro zincirinde kopukluk olduğu açık iken teminatsız olarak, şayet Mahkeme aksi kanaatte olursa da İİK 72/3 madde hükmüne göre % 15 teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesini; Mahkemece verilecek ihtiyati tedbir kararının; Gaziantep İcra Müdürlüğünün 2024/64664 Esas sayılı dosyasına bildirilmesine, aleyhine tedbir kararı verilmesini talep ettikleri ... Tic. A.Ş 'ye bildirilmesine, ihtiyati tedbir giderleri ile ihtiyati tedbir vekâlet ücretinin aleyhine tedbir talep edilene yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İhtiyati tedbire itiraz eden vekili dilekçesinde özetle; Çekin keşideci ... A.Ş. tarafından, tedbire konu çekte, çek lehdarı dava dışı ... Ltd. Şti tarafından çek iptali davası açıldığını, çek iptali davasında ödeme yasağı verildiği gerekçesi ile iş bu çek yönünden icra takiplerinin durdurulması talebi ile ihtiyati tedbir talebinde bulunulduğunu ve mahkemece 12.06.2024 tarihli karar ile de talebe konu çek yönünden İİK' nun 72/3. Maddesi gereğince icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmemesi hususunda ihtiyati tedbir kararı verildiğini, itiraza konu ihtiyati tedbir kararında, ihtiyati tedbir talep eden çek keşidecisinin, kendisinden kaynaklanan bir sebep yada def'i ileri sürmeksizin, talep dışı çek lehtarı ile ilgili bir itiraz sebebine dayandığını, talepte bulunan çek keşidecisinin, talebe konu çek yönünden, talep dışı çek lehtarı ... Ltd. Şti tarafından çek iptali davası açıldığı ve bu davada ödemeden men yasağı verildiği sebebine dayalı olarak ihtiyati tedbir talebinde bulunduğunu, talepte bulunan çek keşidecisinin ... A.Ş. talebe konu çekteki imzanın kendilerine ait olmadığını, kendi uhdelerinde iken çalıntı v.d. bir durum olduğunu iddia etmeden, daha da önemlisi bahse konu çekten sorumlu olmadıkları yönünde bir iddiada bulunmadan, lehtardan kaynaklanan bir sebebe dayalı olarak tedbir talebinde bulunduklarını, ihtiyati tedbir sebebi yaptıkları hususun kendilerini ilgilendirmediği gibi, sadece çek lehtarına ait bir itiraz sebebi olup, zaten lehtar tarafından da çek iptali davası açıldığını, kaldı ki müvekkilinin lehtardan sonraki ilk ciro değil son ciro ile hamil olmuş olup, ne keşideci ne de lehtar ile direk ilişkisinin bulunmadığını, çek lehtarı tarafından çek iptali davasının açılmış olmasının, çekteki imzanın lehtara ya da diğer cirantalara ait olmaması v.b. durumların "imzaların bağımsızlığı ilkesi" uyarınca çek keşidecisini sorumluluktan kurtarmadığını, talepte bulunan keşidecinin, imzaların istiklali prensibi gereğince ancak lehdar tarafından ileri sürülebilecek olan lehdar imzasının sahte olduğu iddiasına dayandığını, lehdar imzası sahte olsa bile bu çekten dolayı keşideci imzasını ve keşidecinin sorumluluğunu etkilemeyeceğini, keşidecinin, çekte kendi imzasını inkar etmediği için çek hamiline karşı sorumluluğunun da devam ettiğini, izah edildiği üzere huzurdaki ihtiyati tedbir talebinde, talepte bulunan çek keşidecisi ... A.Ş.' olduğunu, çek keşidecisinin, çekteki imzaya yönelik bir itirazı olmaksızın, çek lehtarının imzasının geçersizliği ve çek lehtarı tarafından çek iptali davası açıldığı gerekçesi ile ihtiyati tedbir talebinde bulunduğunu, ihtiyati tedbir talebinde bulunan çek keşidecisi tarafından imza inkarı bulunmadığı nazara alındığında, TTK 677. maddede düzenlenen imzaların istiklali prensibi gereği lehtar imzasının geçersizliğinin davacı keşidecilerin sorumluluğunu etkilemeyeceğini, dava konusu bonoda lehtar imzası sahte olsa dahi ciro zincirinde kopukluk bulunduğunun kabul edilemeyeceğini, geçerli olarak atılmış imzanın sahibinin, geçersiz imzaları ileri sürerek kambiyo senedinin geçerli olmadığı yolunda bir itirazı ileri sürmek suretiyle, sorumluluktan ve borcu ödemekten kurtulamayacağı istikrarlı Yargıtay Kararlarının gereği olduğunu, bu meyanda çek keşidecisinin, talebe konu çek yönünden sorumluluğunun devam etmesi karşısında ve kendisine ait olmayan, lehtara ait bir itiraz sebebi ile ihtiyati tedbir talebinde bulunduğundan HMK 389. ve 390. madde koşullarının gerçekleşmediği sabit olup, 12.06.2024 tarihli ihtiyati tedbir kararına itiraz ettiklerini ve ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep ettiklerini beyan etmiştir. GEREKÇE ; Dava; 6100 sayılı HMK'nın 394. maddesi gereğince ihtiyati tedbire itiraz davasıdır. İtiraz, yukarıda yazılı maddede de açıkça düzenlendiği şekilde taraf vekillerine davetiye tebliğ edilmek suretiyle duruşmalı olarak incelenmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 389. maddesinde; "mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği", 391. maddesinde; "mahkemenin tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yediemine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi sakıncayı ortadan kaldıracak ve zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verilebileceği", 390/3. maddesinde de; "tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." düzenlemelerine yer verilmiştir. İİK'nın 72. maddesinin 2. fıkrasında; "icra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkemenin istek üzerine alacağın % 15'inden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat karşılığında icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebileceği"; 72. maddesinin 3. fıkrasında ise; "icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemeyeceği ancak borçlunun gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın % 15'inden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında mahkemeden ihtiyati tedbir yolu ile icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesini isteyebileceği düzenlenmiştir. Geçici hukuki koruma yargılamasını asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. Kanunda açıkça öngörülmemişse ya da işin niteliği gerekli kılmıyorsa, bir davada normal bir yargılamada yaklaşık ispat değil, tam ispat aranır. Çünkü; hakim, mevcut ispat ve delil kuralları çerçevesinde, tarafların iddia ettiği bir vakıa konusunda tam bir kanaate varmadan o vakıayı doğru kabul edemez. Ancak, kanun koyucu bazen ya doğrudan kendisi düzenleme yaparak ya da işin niteliği ve olayın özelliği gereği hakime, bu durumu belirterek, ispat olgusunu düşürme imkanı vermiştir. Bu düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Doktrinde bu yön karar verilmesi için tam ispat ölçüsü yerine yaklaşık ispat ölçüsü olarak ifade edilmektedir. Ancak, yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. Tam ispatın arandığı durumlarda bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez. Bu sebepledir ki, genelde geçici hukuki korumalara, özelde ihtiyati tedbire ve ihtiyati hacze karar verilirken haksız olma ihtimalide dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması öngörülmüştür. Geçici hukuki korumalarda, bazen karşı tarafın dinlenmemesi, tüm delillerin ayrıntılı bir biçimde incelenmesine yeterli zamanın olmaması gibi sebeplerle yaklaşık ispat yeterli görülmüştür; bu çerçevede, aslında ispat ölçüsü bakımından HMK'nunda bir yenilik getirilmemekle birlikte, “yaklaşık ispat” kavramı kullanılarak doktrinde kabul gören ifade tasarıya alınmış; ayrıca, burada hem tam ispatın aranmadığı belirtilmiş hem de basit bir iddianın yeterli olmadığı, vurgulanmak istenmiştir. İhtiyati tedbir isteğinde bulunan tarafın ileri sürdüğü isteği yönünden haklılığını yaklaşık ispat kuralı çerçevesinde kanıtlaması gerekir. Soyut iddiadan daha çok, tam ispattan daha az bir durumun varlığı halinde yaklaşık ispat halinden söz edilebilecektir. Dolayısıyla; ihtiyati tedbir isteyenin, ileride açacağı davaya ve şu aşamada ileri sürdüğü isteğe konu hakkın varlığı ve bu hakkın tehlikede olduğu konusunda mahkemede güçlü bir kanaat oluşması gerekir. İhtiyati tedbir isteyen vekilinin dilekçesi ekinde sunduğu delil ve belgelerin değerlendirilmesi sonucunda mahkememizce yaklaşık ispat kuralı çerçevesinde ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiği kanaatiyle itiraza konu karar verilmiş olduğundan ve koşullarda bir değişiklik bulunmadığından, ileri sürülen itiraz haklı bulunmadığı..." gerekçesi ile; İhtiyati tedbire itiraz eden borçlu ... AŞ. vekilinin itiraz nedenleri yasal itiraz nedenleri arasında sayılmadığından REDDİNE karar verilmiş, verilen bu ek karara karşı ihtiyati tedbire itiraz eden vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ: İhtiyati tedbire itiraz eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; verilen red ek kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ihtiyati tedbir kararı verilmesi için gerekli koşulların somut uyuşmazlıkta söz konusu olmadığını, çek keşidecisi olan ihtiyati tedbir isteyen davacının çekteki imzayı kabul ettiğinden dolayı çek ile ilgili sorumluluğunun devam ettiğini, çek bedelini çek keşidecisi davacının ödemesi gerektiğini, ek kararın gerekçesiz olduğunu, ihtiyati tedbire itirazlarının kabul edilmesi gerekiğini belirterek yerel mahkeme ek kararının kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Talep, değişik iş dosyasında verilen ihtiyati tedbir kararına itirazın reddine dair ek karara ilişkindir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. HMK’nın 389. maddesinde ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, söz konusu maddede; meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan haller, ihtiyati tedbir sebebi ve şartı olarak kabul edilmiştir. Mahkemece, ihtiyati tedbir yargılamasının gerektirdiği inceleme ve ispat kuralları dikkate alınarak, yapılan incelemeden sonra, bu sakınca veya zararı ortadan kaldıracak tedbire karar verilmesi mümkün olacaktır. İhtiyati tedbirde asıl olan ihtiyati tedbire esas hakkın bulunması ve bir ihtiyati tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. Bunlar ihtiyati tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Maddede bu iki hususa yer verilmiş ihtiyati tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyati tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış, ancak ihtiyati tedbirin sadece uyuşmazlık konusu hakkında verileceği düzenlemiştir. Dosyadaki belgelere, ek kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle icra takibinden sonra ihtiyati tedbir yolu ile icra veznesine girecek paranın ödenmesinin teminat karşılığı durdurulabileceğine ve bu konudaki koşulların oluşmasına, ek kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu ara kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/126 D.İş Esas ve 2024/125 D.İş Karar sayılı değişik iş dosyasında ihtiyati tedbire yapılan itirazın reddine ilişkin olarak verilen 26/07/2024 tarihli EK KARAR, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf başvurusu sırasında alınması gereken 427,60.TL maktu karar harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan ihtiyati tedbire itiraz eden davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından istinaf kanun yoluna başvuran ihtiyati tedbir talep eden davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Kararın tebliği ve gider avansı iadesine ilişkin işlemlerin yerel mahkemece yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/(1)-f maddesi gereğince kesin olmak üzere 07/11/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.