Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/557 E. 2021/9789 K. – İtirazın İptali
Konu: İtirazın İptali
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/557
- Karar No
- 2021/9789
- Karar Tarihi
- Konu
- İtirazın İptali
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/666 KARAR NO: 2025/1155 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 06.02.2025 NUMARASI: 2024/720 Esas - 2025/119 Karar DAVA: İtirazın İptali Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle mahkemenin görevsizliğine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; "Saç-Makyaj Tasarım ve Uygulama" işçisi olarak işe başladığını, davalının hizmetini ifa etmeyken haklı ve geçerli hiçbir neden göstermeksizin bahse konu iş sözleşmesini Beyoğlu ... Noterliğinin 29.04.2024 tarihli, ... yevmiyeli ihtarnamesi ile tek taraflı olarak fesh ederek istifa ettiğini, Türk Borçlar Kanunu 444. ve devamı maddelerine göre yapılan rekabet yasağı sözleşmesine rağmen davalı işçi iş sözleşmesinin sona ermesinden sonra sözleşmede belirtilen süre içerisinde aynı il sınırlarında aynı alanda iştigal eden rakip işyerinde işe başlayarak, rekabet yasağına aykırı davrandığını, bu nedenle davalının rekabet yasağına aykırı davranması halinde talep edilebilecek 250.000,00 TL (İkiyüzellibinTürkLirası) cezai şartın tahsili amacıyla İst. And. ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başladığını, ancak ne var ki söz konusu takibe davalının haksız itirazı üzerine takip durdurulduğunu, icra dosyasına yapılan itirazın iptali, takibin devamı, davalıların haksız itirazı sonucu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin de davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; öncelikle davanın dava şartı noksanlığından usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkil hakkında açılmış bulunan işbu itirazın iptali davasının esastan reddine, İstanbul Anadolu 22. İş Mahkemesi 2024/557 E. Sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasını, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Yargı yetkisini, Anayasanın 9. Maddesine göre, Türk Milleti adına kullanan Mahkememizce, uyuşmazlık konusu hakkında, yapılan açık duruşmalar ve yargılama sonunda(Ay. m.141), toplanan/sunulan deliller, ticaret sicil kayıtları, fatura, SGK kaydı, sevk irsaliyesi, takip dosyası, bilirkişi raporu, iddia ve savunmalar ile tüm dosya mündericatı incelenip hep birlikte değerlendirildiğinde; Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 01.06.2021 tarihinde verdiği 2021/3076 E. ve 2021/9789 K. sayılı kararı ile rekabet yasağından doğan uyuşmazlıklar bakımından görevli mahkemenin iş mahkemeleri olduğuna kanaat getirmiştir. Kararında İş Mahkemelerine işçi ve işveren arasındaki iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden doğan uyuşmazlıkları çözme görevinin verildiğini, Ticaret Kanunu’nun 5. Maddesinde yeni Ticaret Kanunu ile yapılan değişiklik sonucunda maddeye eklenen “aksine hüküm bulunmadıkça” ibaresinin işçilerin haklarını daha adaletli biçimde temin etmek amacıyla çıkarılan İş Mahkemeleri Kanunu’nun karşılığı olduğunu belirtmiştir. Sonuç olarak ise rekabet yasağından doğan uyuşmazlıklardaki mahkemelerin görevi bakımından daha önce verilmiş olunan bu davaların ticari dava olduğunun belirtildiği kararlardan dönülmesi gerektiğine ve iş mahkemelerinin görevli olduğuna hükmetmiştir. Dolayısıyla işbu ilke kararıyla birlikte işçi ve işveren arasındaki iş sözleşmesinden kaynaklı rekabet yasağından doğan cezai şart ve tazminat uyuşmazlıklarında iş mahkemelerinin görevli mahkeme olacağı..." gerekçesiyle, iş mahkemelerinin görevli olması nedeniyle mahkemenin görevsizliğine, HMK'nın 20.maddesindeki usul çerçevesinde talep hâlinde dosyanın görevli iş mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davalının, müvekkili şirket nezdinde işçi olarak çalışmakta iken iş akdini haklı ve geçerli hiçbir neden göstermeksizin Beyoğlu ... Noterliğinin 29.04.2024 tarihli, ... yevmiyeli ihtarnamesi ile tek taraflı olarak fesh ederek istifa ettiğini, taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesinin 7/a maddesi ile davalı belirtilen yükümlüklere uyacağını beyan ve taahhüt ettiğini, ancak davalı istifa etmesinin hemen akabinde müvekkilinin eski sözleşme ortağı ve hali hazırda en büyük sektördeki rakiplerinden biri olan ...-... Adi Ortaklığı isimli şirkette "Saç-Makyaj Tasarım ve Uygulama" işçisi olarak işe başladığını, bu durumun tespit edilmesi üzerine sözleşmede hüküm altına alınan rekabet yasağının ihlal edilmiş olması nedeniyle ilk derece mahkemesindeki davanın açıldığını, ancak mahkemece görevsizlik kararı verildiğini, Ekte sundukları Yargıtay kararlarından da görüleceği üzere ticaret mahkemelerinin görevli olduğunu (Yargıtay 9. HD, E. 2011/8669, K. 2013/12931, T. 30.4.2013. Aynı yönde; Yargıtay 9. HD E. 2012/25286, 2014/17992 K., 03.06.2014 T. Kararı, Yargıtay 9. HD E. 2012/9107, K. 2013/28992, T. 12.11.2013.). (Yargıtay 11 HD 17.10.2016 tarihli, 2016/10595 E., 2016/8147 K. Aynı yönde, Yargıtay 11 HD 25.06.2013 T., 2012/18643 E., 2013/13305 K., Yargıtay 11 HD 25.01.2011 T., 2009/12088 E., 2011/718 K., Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 10.11.2014 tarihli 2014/10834 E. 2014/17252 K.), Ayrıca TBK'nın 444 vd maddelerinde düzenlenen hizmet ilişkisi sonrası için öngörülen rekabet yasağına ilişkin uyuşmazlıklar eski TTK döneminden bu yana mutlak ticari dava kapsamında düzenlenmiş olup mülga 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu döneminde verilen Yargıtay kararlarında 2012 yılına kadar iş mahkemelerinin, 2012 sonrasında ise ticaret mahkemelerinin görevli olduğuna karar verildiği, son dönemde uygulamanın ticaret mahkemelerinin görevli olduğu şeklinde yerleştiğini, Ayrıca müvekkili şirket çalışanlarından bir diğeri olan başak bülbül'ün de rekabet yasağına aykırı davranması nedeniyle taraflarınca İstanbul Anadolu 5. Alsiye Ticaret Mahkemesinin 2024/710 Esas sayılı dosyası açıldığını, ön inceleme duruşmasının yapıldığını ve davalının görev itirazının reddedildiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve ticaret mahkemelerinin görevli olduğuna karar verilmesini istemiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Dava, hukuki niteliği itibariyle, hizmet sözleşmesi sona erdikten sonra işçinin rekabet yasağını ihlal ettiği iddiasına dayalı olarak TBK'nın 444 ve devamı maddeleri ile TTK'nın 56.maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda mahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Taraflar arasında 21.09.2023 tarihli iş sözleşmesi imzalanmış olup sözleşmenin 7.a.maddesinde davalı işçi aleyhine rekabet yasağı düzenlenmiştir. Rekabet yasağı 6098 sayılı TBK'nın Genel Hizmet Sözleşmesi hükümleri içinde 444 ile 447. maddelerinde düzenlenmiştir. TBK'nın 444. maddesi uyarınca, fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir. Öte yandan, TBK’nın 445/1. maddesi hükmüyle, rekabet yasağı kaydının işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremeyeceği hüküm altına alınmıştır. Bununla birlikte Kanun'un 445/2. maddesinde ise hakime, sözleşmede yer alan aşırı nitelikte rekabet yasağını kapsam ve süre yönünden sınırlayabilme yetkisi verilmiştir. İş görme ve sadakat borçları, açıkça kararlaştırılmasa bile her iş sözleşmesinde vardır. Sözleşme sona erdikten sonraki dönemde rekabet etmeme borcu ise ancak iş sözleşmesi taraflarının açıkça kararlaştırmaları halinde ortaya çıkar. İş sözleşmesi devam ederken, işçinin rekabet sayılacak davranışları ise “doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlar olup” İş Kanunu’nun 25/II-e kapsamına girer ve işveren için haklı fesih nedeni oluşturur. Rekabet yasağına aykırı hareket edilmesi halinde ise işçi, zararı tazmin ile mükelleftir. Bu kapsamda, iş akdinin devamı sırasında işçinin sadakat borcundan kaynaklanan rekabet etmeme yasağına aykırılık halinde, bu tür davalara bakmakla görevli mahkeme iş mahkemesidir (Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 2016/27017 Esas, 2020/665 Karar sayılı kararı). Ancak, somut olayda davacının talebi, hizmet sözleşmesi sona erdikten sonra davalının davacı şirketlerle aynı iştigal konusunda faaliyet gösteren bir başka şirkette çalışmaya başlamasına dayanmaktadır. Yani, dava konusu eylem, davalı işçinin, hizmet sözleşmesi sona erdikten sonraki rekabet yasağını ihlal ettiği iddiasıdır. Davacının talebinin, TBK'nın 444 ve devamı maddelerinde düzenlenen rekabet yasağı sözleşmesine aykırı eylemler nedeniyle maddi zararın tahsili olduğu anlaşılmaktadır. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu yürürlüğe girdikten sonra, hizmet sözleşmesinin sona ermesinden sonraki döneme ilişkin rekabet yasağı anlaşmasına aykırılık iddiasıyla açılan davalarda iş mahkemesinin mi yoksa asliye ticaret mahkemesinin mi görevli olduğuna dair hukuki tartışmalar, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunca13.06.2025 tarihinde alınan içtihadı birleştirme kararıyla giderilmiş ve bu tür davalar bakma görevinin asliye ticaret mahkemesine ait olduğu hususu kesinleşmiştir. İBK henüz gerekçesiyle yayınlanmamış olmakla birlikte, kısa karar aleniyet kazanmıştır. Anılan İBK uyarınca, ticari davaları düzenleyen TTK'nın 4/1-c maddesi gereğince, işçinin rekabet yasağına ilişkin TBK'nın 444 ilâ 447. maddelerinde düzenlenen uyuşmazlıklar mutlak ticari dava olup, bu tür dava ve uyuşmazlıklara ticaret mahkemelerince bakılması gerekir. Bu nedenlerle, mutlak ticari dava niteliğinde olan uyuşmazlığa ticaret mahkemesince bakılması gerekirken, göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuş, görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.3 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu görevsizlik kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir. KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.a.3. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu görevsizlik kararının kaldırılmasına, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair; HMK'nın 353/1.a. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 26.06.2025