Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/52 E. 2024/958 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/52
- Karar No
- 2024/958
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
36. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/52
KARAR NO: 2024/958
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 19/10/2023
NUMARASI: 2022/671 E. - 2023/846 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 08/05/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde; Davacı aleyhine, davalı ... LTD. ŞTİ. tarafından 51.000,00-TL bedelli bir adet bonoya bağlı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takibe girişildiği; davacının ticari faaliyetinde (... adlı şahıs şirketi) kullanılmak üzere; davalı ile 21/08/2020 imza tarihli motosiklet kiralama sözleşmesi akdettiği; takibe konu edilen 51.000.00 TL miktarlı 21/08/2020 düzenleme, 19/08/2022 vade tarihli senedin tarafların tahdidi olarak belirlediği risklerin teminatı olarak davacı kiracı tarafından imzalandığı; kira süresi bitiminde sözleşmenin yenilenmediğini; davacı tarafından kiralanan motosikletlerin davalıya teslim edildiğini; tarafların arasındaki kira ilişkisinin sona erdiğini; kira ilişkisiyle davalının elinde bulunan senedin sebebi olan hiç bir riskin gerçekleşmediğini ve nihayetinde hükümsüz kalmasına rağmen senedin davalıca haksız olarak doğrudan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe konu edildiğini; davacının, davalıyla kiralama ilişkisi veya harici başkaca bir ilişkisinin bulunmadığından haksız ve hukuka aykm bu icra dosyası yününden davacının borçsuzluğunun tespiti; senedinin teminat senedi olduğunu ve teminata dayanarak hak talep etme şartlanılarının oluşmadığını, zira temin edilen riskin gerçekleşmediğini; senedin bedelsiz hale geldiğini; davacının borçlu bulunmadığının tespiti ile takibin derhal durdurulmasını, İstanbul Anadolu ... İcra Müd ... E. sayılı icra dosyasının ve senedin iptaline; davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalının haksız ve kötü niyetle takip başlatması nedeniyle takibe konu edilen alacak miktarının %20'si üzerinden kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde; senede ilişkin menfi tespit davasının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğu; davacının ilgili icra dosyasındaki alacağa konu bononun tarafların tahdidi olarak belirlediği risklerin teminatı olarak düzenlendiği iddiasının ispatının gerektiğini; tarafların aralarındaki ticari ilişkinin davacını kabulünde olduğu, davacının davaya konu bononun teminat senedi olduğu iddiasını ispat etmesinin gerektiğini, senedin hangi ilişkinin teminatı olduğunun, ve senedin ayirt edici özelliklerinin açıkça belirtilmek suretiyle yazılı olarak ispatının gerektiğini; davacının kötü niyet tazminatı talebinin şartlarının bulunmadığını; İİK m. 72'nin "borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırşa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz" hükmü uyarınca, takibin kötü niyetli haksız olmadığını beyanla kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine, davacı aleyhine, itiraz ettiği tutar üzerinden %20 'den aşağı olamamak üzere icra inkar tazminatı ile icra takibi konusu alacağın %10 'u oranında para cezasına hükmedilmesine, HMK'nın 329/1-2 maddesi uyarınca, davacı aleyhine. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirtilen nispette sözleşmesel vekalet ücretine ve 5.000,00 TL disiplin para cezasına hükmedilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucu; davanın reddine karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemenin esasa dair eksik ve hatalı inceleme ile hüküm kurduğunu, müvekkili ticari faaliyetinde (... adlı şahıs şirketi) kullanılmak üzere davalı ile 21/08/2020 imza tarihli motosiklet kiralama sözleşmesi akdettiği takibe konu edilen 51.000,00 TL miktarlı 21/08/2020 düzenleme tarihli, 19/08/2022 vade tarihli senet ise yine tarafların tahdidi olarak belirlediği risklerin teminatı olarak müvekkiline imzalatıldığını kira süresi bitiminde sözleşme yenilenmemiş, müvekkil tarafından kiralanan motosikletler davalıya teslim edilmiş taraflar arasındaki kira ilişkisi sona erdiğinden kira ilişkisince davalının elinde bulunan senedin sebebi olan hiçbir risk gerçekleşmemesine nihayetinde hükümsüz kalmasına rağmen senet davalıca haksız olarak doğrudan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe konu edildiğini, davalının da kabulünde olduğu üzere müvekkilin davalıyla kiralama ilişkisi veya harici başkaca bir ilişkisi bulunmadığını, icra dosyası yönünden müvekkilinin borçsuzluğunun tespiti gerektiğini, senedin teminat senedi olduğu ve teminata dayanarak hak talep etme şartlarının oluşmadığını, temin edilen riskin gerçekleşmediğini, .21/08/2020 imza tarihli motosiklet kiralama sözleşmesinin 4.c. bendinin son bölümü uyarınca müvekkilden teminat senedi alındığını,.21/08/2020 tarihinde senedin teminat amacıyla alındığına dair davalı şirketin yetkilisi tarafından imzalı kaşeli bir belge tutulduğu, senede eklendiği, nihayetinde senetin sözleşmenin bir parçası olup sözleşmede belirlenen şartlara göre teminat fonksiyonu taşıdığını, sözleşme tarihi ile senedin düzenleme tarihinin aynı olduğunu, bu da sözleşmenin eki olarak belli risklerin (motosikletlerin çalınaması, perte çıkması, kaybolması, ödemelerin aksaması) teminatı uyarınca bono düzenlendiğini gösterdiğini, risk gerçekleştiğinde yargılamaya konu olacağı bu durum yargılamayı gerektiren bir hadise olduğundan bu senetlerin doğrudan icraya konu edilebilmelerinin de mümkün olmadığını, senedin teminat vasfı dışında başkaca da bir vasfı bulunmayıp, motosiklet kiralama şirketi tarafından müşterisine senet imzalatılıp karşılığında para verilemeyeceğinin da malumu olduğunu, senetin, sözleşme ilişkisi ortadan kalktıktan sonra takibe konulduğunu, hükümsüz senedin takibe konulması da mümkün olmadığını, davaya konu senet ile taraflar arasında imzalanan motosiklet kiralama sözleşmesinin alakasının olup olmadığının tespit edilmediğini, tüm delillerin rapora aksettirilmediğini, davalı şirket yetkilisinin kaşe ve imzası bulunan, imzaya itirazın söz konusu olmayan belge kesin delil niteliğinde olduğunu, bilirkişi raporunda davalının davacıdan 52.384,34 TL alacaklı gözüktüğü defter kayıtlarının doğruluğunun tasdiklenemediğinden itibar edilemeyecek bir kayıt olduğunu, müvekkil tarafından sözleşme uyarınca ödenecek kira bedellerinin tamamının vadesinde ödenmiş ve motorsiklet kullanım sonunda davalıya teslim edildiğini, teslim tarihinden sonra senedin takibe konulmasının kötü niyeti ortaya koyduğunu, müvekkilin kira ilişkisi müddetince kira bedellerini eksiksiz ödediği banka dekontlarıyla sabit olduğunu, raporun 10. sayfasınd bilirkişi teminat senedi değerlendirmesi için senedin teminat niteliğinin yazılı delilini ve senedin hangi ilişkinin teminatı olduğunun ayrıca açık bir şekilde belirtilmiş olduğuna ilişkin belge bulunmadığını belirttiğini oysa ki dava dilekçesi 2. ekinde yer alan tutanağın senedin teminat senedi olduğunu açıkça ortaya koyduğunu, davalının güncel kayıtlarına itibar edilemeyeceğini, senedin güvence altına aldığı hususlarda inceleme yapılması gerektiğini, senedin teminat senedi niteliği taşıdığı dosya münderecatından belli olduğundan red kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Dava; Taşınır (motosiklet) kira sözleşmesi uyarınca verildiği iddia edilen teminat senedinden dolayı borçlu olmadığının tespiti, senedin iptali talebine ilişkindir. Yasal dayanağı İİK nun 72. maddesidir.Davanın tarafları arasında 21.08.2020 tarihli motosiklet kira sözleşmesi akdedildiği konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.Davacı taraf, davalı kiraya verenin bu sözleşmenin teminatı olarak verilen 21.08.2020 düzenleme ve 19.08.2022 vade tarihli, 51.000,00 TL bedeli senedi İstanbul Anadolu .... İcra Müd ... E. sayılı icra dosyası ile takibe koyması nedeniyle teminat senedi olması nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti ve senedin iptalini talep etmiştir. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun 4/1-a maddesine göre; kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda "Sulh Hukuk Mahkemesi" görevlidir.Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır.Somut olayda; taraflar arasında temel uyuşmazlık motosiklet kiralanmasından kaynaklı olarak verilen teminat senedinden dolayı borçlu olmadığının tespiti talebi olup, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 4/1-a maddesi uyarınca, dava değerine bakılmaksızın davaya bakma görevi Sulh Hukuk Mahkemesi'ne aittir. Hal böyle olunca, mahkemece uyuşmazlığın çözümünde Sulh Hukuk Mahkemesi görevli olduğu halde Asliye Ticaret mahkemesince davanın esası hakkında yargılama yapılarak bir karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup, yargı organlarınca yargılamanın her aşamasında dikkate alınması gerektiğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK.353/1-a-3 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın görevli mahkemeye gönderilmek üzere mahkemesine gönderimesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun görev nedeniyle KABULÜNE,2-İlk derece mahkemesinin kararının HMK’nın 353/1-a-3 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3-Davada görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine, 4-HMK'nın 20. maddesi gereğince Dairemiz kararının taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde taraflarca başvurulması halinde istinaf kayıtların kapatılarak dosyanın görevli İstanbul Anadolu Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmek üzere kararı veren ilk derece mahkemesine iadesine 5-Davacının istinaf başvurusu için yaptığı yargılama giderlerinin esas hakkında verilecek kararda değerlendirilmesine, harcanmayan istinaf gider avansının davacıya iadesine,6-Karar tebliği, harç takibi ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, kesin olmak üzere karar verildi. 08/05/2024