Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/719 E. 2024/846 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/719
- Karar No
- 2024/846
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/719 KARAR NO : 2024/846
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/768 KARAR NO : 2022/94 DAVA TARİHİ : 01/03/2017 KARAR TARİHİ : 04/02/2022 DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 28.05.2024 KARARIN YAZ. TARİHİ : 29.05.2024
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04.02.2022 tarih ve 2021/768 Esas, 2022/94 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü. İSTEM: Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesi ile özetle; Müvekkili ile dava dışı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş arasında "Narova II Konut Projesi Anahtar Teslim Müteahhit Sözleşmesi" başlıklı konut, villalar, ticari yapılar, sosyal tesis, parsel içi yollar, kapalı otopark, yüzme havuzlarına ait inşaat, mekanik ve elektrik tesisatı işleri ve buna ilişkin tüm altyapı ve çevre düzenleme işlerine dair anahtar teslimi eser sözleşmesi yaptıklarını, sözleşmenin 1.29 "Avans Ödenmesi ve Avans Teminat Mektubu" başlıklı maddesi gereğince ... A.Ş isimli şirkete yapacağı sözleşme konusu iş nedeni ile avans ödemesi yapılmasının kararlaştırıldığını, avans ödemelerinin müvekkili ... tarafından kabul edilebilir bir formda ve bankadan ve ilgili avans ödemesi tutarlarına eşit miktarda koşulsuz, kesin ve süresiz banka teminat mektuplarının öngörülen ödeme tarihlerinde sağlanmamış olması halinde avans ödemesinin teminat mektubu sağlanana dek yapılmayacağını, sözleşme kapsamında dava dışı ...'a ödenmesi öngörülen avans tutarı 10.700.000,00 TL olup bunun karşılığında teminat mektubu alınmasının kararlaştırıldığını, bu hususta ... A.Ş'nin davalı banka ile anlaşma sağladığını ve sözleşme kapsamında avans banka teminat mektuplarının müvekkiline teslim edildiğini, 700.000,00 TL'lik avans teminat mektubunun işin devamı sırasında iade edildiğini, kalanların müvekkilinin uhdesinde kaldığını, ... A.Ş ile davalı banka arasında anlaşma gereği ...'ın aldığı 13.04.2015 tarihli 2.000.000,00 TL bedelli avans teminat mektubunun müvekkiline teslim edilerek iş avansı bedelinin ödenmesinin talep edildiğini, müvekkilinin de bu miktarı 15.04.2015 tarihinde ... Bankası ... Şubesi'nde bulunan hesabından davalı adına kayıtlı hesaba "sözleşme avans bedeli" açıklaması ile ödediğini, müvekkili ile ... A.Ş arasındaki sözleşme gereği teminat mektubunun koşulsuz, kesin ve süresiz olması şartına karşın davalı banka tarafından verilen teminat mektubunda davalı bankanın "Bu teminat mektubu 13.04.2016 tarihine kadar geçerli olup bu tarihe kadar elimize geçecek şekilde tarafınızdan yazılı tazmin talebinde bulunulmadığı takdirde hükümsüz olacaktır" şartını koyduğunu, müvekkilinin iyi niyetli olarak teminat mektubunu kabul ettiğini, müvekkilinin 04.04.2016 tarihinde dava dışı müteahhide İzmir 27. Noterliği'nin 6723 sayılı ihtarnamesi ile diğer teminat mektuplarının yanı sıra 13.04.2016 tarihinde süresi dolacak olan 2.000.000,00 TL bedelli avans teminat mektuplarının yenilemelerinin yapılarak süresinin uzatılması ve hatta süresiz şekle dönüştürülmesini talep ettiğini, ancak ... A.Ş'nin dava konusu edilen teminat mektubunu yenilemediğini, bunun üzerine müvekkilinin bir yandan sürenin doluyor olması, diğer yandan ... A.Ş'nin ödeme güçlüğüne düşmesi nedenleri ile 08.04.2016 tarihinde davalı ... A.Ş ... Şube Müdürlüğü'ne yazılı başvuruda bulunarak gerek dava konusu teminat mektuplarının gerekse elinde bulunan diğer teminat mektuplarının bedellerinin ödenmesini istediğini, yazı ile birlikte teminat mektubunun bankaya verildiğini, bu müracaat üzerine 08.04.2016 tarihinde süresi dolacak olan 7.000.000,00 TL bedelli avans teminat mektubunun müvekkiline ödendiğini, ancak dava konusu 2.000.000,00 TL bedelli avans teminat mektubu bedelinin ödenmediğini, bankanın dava konusu teminat mektubunu ödememe gerekçesinin "ilgili avans teminat mektuplarının, bu avans teminat mektuplarının içeriğinde de belirtildiği üzere geçerli olabilmesi için avans tutarlarının ... Sanayi ve Ticaret A.Ş'nin ... A.Ş'nin ... Şubesi nezdindeki IBAN numaralı TR... hesabına ilgili teminat mektupları referansı tahtında yatırılması" gerekmektedir. Bankamız ilgili hesaplarına ilgili avans tutarları yine yukarıda belirtilen referans tahtında yatırılmadığından, ilgili avans teminat mektupları hala geçerli hale gelmemiş olup bankamız açısından bağlayıcılıkları bulunmamaktadır. Bu nedenle tazmin talebinizin yerine getirilemeyeceğini bildiririz." olduğunu, bu yazı üzerine bankaya İzmir 27. Noterliği'nin 11.04.2016 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiğini, ödeme yapılmadığından müvekkili tarafından İzmir 11. İcra Müdürlüğü'nün 2016/12759 esas sayılı icra dosyası ile teminat mektubu bedeli olan 2.000.000,00 TL ile 88.602,74 TL faizinin tahsili için ilamsız takip başlatıldığını, itiraz üzerine takibin durduğunu, itirazın haksız ve kötüniyetli olduğunu, davalı bankanın bu teminat mektubuna ilişkin bir yıl içinde alınabilecek dört dönemde de komisyonunu ve BSMV bedelini tahsil ettiğini, geçerli olmayan bir teminat mektubu için davalının bu komisyonları almasının beklenemeyeceğini ileri sürerek, davalı bankanın İzmir 11. İcra Müdürlüğü'nün 2016/12759 esas sayılı icra dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesi isteğinde bulunmuştur. CEVAP : Davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesi ile özetle; Davacı işverene sözleşmenin icrasını garanti etmek üzere işin bedelinin %10’u oranında (4.680.000-TL tutarlı) davacıya hitaben bir adet kesin teminat mektubu ve davacı/işverenin kendisine yapacağı avans ödemelerini garanti etmek üzere de davacıya hitaben toplam 10.700.000 TL tutarlı dört adet avans teminat mektubu talep ettiğini, talebin uygun görüldüğünü, dava dışı ... San. ve Tic. A.Ş lehine davacıya hitaben bir adet kesin ve dört adet de avans teminat mektubunun tanzim edilerek verildiğini, söz konusu mektuplardan kesin nitelikli teminat mektubunun verildiğinde geçerlilik kesbetmeye başladığını, ancak diğer mektupların avans teminat mektupları olmaları sebebiyle şarta bağlı olarak verildiğini, buna göre söz konusu avans teminat mektuplarının geçerli hale gelebilmeleri için mektuplarda yazılı olan avans tutarlarının dava dışı kredi müşterisi/lehdar ... San. ve Tic. A.Ş’nin ... A.Ş ... Şubesi nezdindeki TR... IBAN no’lu hesabına ilgili mektup referansları tahtında yatırılmaları gerektiğinin açıkça yazıldığını, mektuplar verildikten sonra dava dışı ... San. ve Tic. A.Ş’nin yaptığı işler karşılığında müvekkili banka nezdindeki hesaplarına davacı tarafından hakkediş bedelleri gönderilmeye başlandığını ve verilen mektuplardan 28.06.2016 vade tarihli 700.000,00-TL tutarlı olan avans teminat mektubunun 09.02.2016 tarihinde müvekkili bankaya iade edildiğini, ancak bundan yaklaşık iki ay sonra davacı tarafından 07.04.2016 tarihinde müvekkili bankanın ... Şubesine gönderilen tazmin talebi ile iade edilen dışında kalan tüm (biri kesin-üçü avans olmak üzere dört adet) teminat mektuplarının sözleşme hükümlerinin ihlal edildiği gerekçesiyle tazmin edilerek nakde çevrilmesinin talep edildiğini, talebin haksız ve hukuka aykırı olup müvekkili Bankaca yerine getirilmediğini, mektuplardan 4.680.000,00-TL bedelli teminat mektubu kesin nitelikli olduğundan ilk talepte tazmin koşulu bulunmakta olup geçerlilik şartı taşımadığını, bu sebeple söz konusu teminat mektubunun tazmini gerçekleştirilerek mektup tutarının davacının bildirdiği hesaba aktarıldığını, aynı şekilde 7.000.000,00-TL bedelli avans teminat mektubunun metninde yer alan geçerlilik koşulu sağlanmış olduğundan tazmin edilerek mektup tutarının davacının bildirdiği hesaba aktarıldığını, ancak dava konusu avans teminat mektubu ile 02.07.2015 düzenleme ve 28.06.2016 vade tarihli mektubunun tazmin talebinin mektup metinlerinde yazılı olan “İş bu teminat mektubu avans tutarının ... San. ve Tic. A.Ş’nin ... A.Ş ... Şubesi nezdindeki TR... IBAN no’lu hesabına işbu teminat mektubu referansı tahtında yatırıldığında geçerli hale gelecektir.” şeklindeki geçerlilik koşulu yerine getirilmemiş olduğundan her iki mektuba ilişkin tazmin talebinin yerine getirilmediğini, mektupların geçerlilik kazanabilmesi için mektup tutarları kadar avansın gönderilmesi gereken hesap incelendiğinde; teminat mektuplarının verilmesinden sonra davacı tarafından hesaba sadece 7.700.000,00-TL gönderildiğini, mektupların verilmesinden sonra bu hesaba sözkonusu tutardan başka bir tutar gönderilmediğini, avans teminat mektuplarında yazılı olan hesap numarasına mektupların verildikleri andan vadelerinin dolacağı ana kadarki zaman aralığı içerisinde avans tutarı gönderilebileceğinden ve vade dahilinde herhangi bir zamanda da bu tutarın gelme ihtimali mevcut olduğundan doğal olarak bu mektupların sistem çıkışlarının yapılamadığını, mektupların sistem çıkışları yapılamadığından bu mektupların komisyon tahsilatlarının sistem tarafından otomatik olarak gerçekleştirildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesinin 18.01.2019 tarih ve 2017/225 Esas, 2019/50 Karar sayılı kararı ile özetle; ''... Dosyaya sunulan dekontlardan, hesap ekstrelerinden, davacı şirket tarafından ... A.Ş.'nin TR... IBAN no.lu hesabına ... avansı açıklaması ile 30/03/2015 tarihinde 2.000.000,00 TL 'nin EFT yoluyla yatırıldığı, 10/04/2015 tarihinde sözleşme avans bedeli açıklaması ile 5.000.000,00 TL 'nin EFT yoluyla yatırıldığı, ayrıca 15/04/2015 tarihinde sözleşme avans bedeli açıklaması ile 2.000.000,00 TL 'nin EFT yolu ile yatırıldığı saptanmıştır. Bu avans ödemelerinden 30/03/2015 tarihindeki 2.000.000,00 TL ile 10/04/2015 tarihindeki 5.000.000,00 TL'nin 08/04/2015 tanzim tarihli 08/04/2016 vade tarihli 7.000.000,00 TL bedelli teminat mektubuna karşılık olduğu, 15/04/2015 tarihinde yatırılan 2.000.000,00 TL avans ödemesinin ise dava konusu 13/04/2015 tanzim 13/04/2016 vade tarihli 2.000.000,00 TL bedelli teminat mektubuna karşılık olduğu kanaatine varılmıştır. Her ne kadar davalı taraf 30/03/2015 tarihli 2.000.000,00 TL bedelli avans ödemesinin teminat mektubu tarihlerinden sonra olmadığını ve teminat mektuplarındaki şart bakımından dikkate alınamayacağını savunmuş ise de 30/03/2015 tarihli 2.000.000,00 TL bedelli EFT gönderisinde ... avansı açıklamasının yer aldığı, bu tutarın mektupta yazılı hesaba gönderildiği, teminat mektuplarındaki bu şartın avansın, riski temin edilen şirkete ödenmesini temin olduğu dikkate alındığında bu amacın gerçekleştiği, Medeni Kanun 2. Maddesindeki iyi niyet kuralları dikkate alındığında bunun aksinin kabulünün hakkaniyete uygun olmayacağı sonucuna ulaşılmış davalı yanın bu yöndeki savunmasına değer verilmemiştir. Bu durum karşısında davacının dava dışı ... A.Ş.'nin teminat mektubundaki yazılı hesabına 15/04/2015 tarihinde gönderdiği, 2.000.000,00 TL avansın dava konusu 13/04/2015 düzeleme tarihli 13/04/2016 vade tarihli 2.000.000,00 TL bedelli teminat mektubunda karşılık gönderildiği, bu teminat mektubundaki şartın yerine getirildiği, davacının talebi üzerine davalı banka tarafından tanzim edilmesinin teminat mektubunun ruhuna, veriliş nedenine aykırı olduğu kanaatine varılmakla davacının tanzim talebinin haklı olduğu sonucuna ulaşılmakla bu teminat mektubunun bedeli ile ödenmesinin talep edildiği tarihten takip tarihine kadar işlemiş 88.602,74 TL faizin tahsili için girişilen İzmir 11. İcra Dairesinin 2016/12759 E. Sayılı takibinde davalı haksız borca itirazının iptaline, takibin devamına, alacak likit olduğundan İİK'nın 67. Maddesindeki şartlar gerçekleştiğinden hüküm altına alınan alacağın %20 si oranındaki 417.720,54-TL inkar tanzimatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine'' dair karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi kararının davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi'nin 15.10.2021 tarih ve 2020/884 Esas, 2021/1274 Karar sayılı kaldırma kararı ile özetle; ''... Davacı tarafından dava açılırken dava değeri 2.088.602,74 TL olarak gösterilmiş dava dilekçesinde takibe vaki itirazın iptâli ile takibin devamı istenmiştir. Davacının icra dosyasına yatırılan peşin harcın mahsubu talebinin bulunmadığı da göz önünde bulundurularak bakiye harç miktarı olan 10.443,00 TL'yi yatırmak üzere davacı tarafa süre verilip yatırılması halinde işin esasını inceleyip karar vermek, aksi halde Harçlar Kanunu'nun 30. maddesi gözetilerek karar vermekten ibarettir. Bu durumda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-4 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kabulüne ve ilk derece mahkemesi kararının esas ilişkin sebepler incelenmeksizin kaldırılmasına'' dair karar verilmiştir. Kaldırma sonrası ilk derece mahkemesinin 04.02.2022 tarih ve 2021/768 Esas, 2022/94 Karar sayılı kararı ile özetle; ''...Başlangıçta davanın açıldığı sırada davacı vekilince icra dosyasına yatırılan harca ilişkin makbuz dosya kapağına iliştirilmiş ve alınması gereken peşin nispi karar ilam harcından icra dosyasına yatırılan harç mahsup edilmiş olup davacının harçlar kanunu 29 maddesi kapsamındaki tercihinin icra dosyasına yatırılan harcın mahsup olduğu yönünde yorum ve değerlendirme yapılarak bu konuda bir eksiklik görülmemiş ve karar verilmiş ise de, BAM 22 Hukuk Dairesi kararı kesin nitelikte olduğundan kaldırma kararı üzerine davacı vekili icra dairesine yatırdıkları 10.443,01-TL peşin harcın dava açılırken ödenmesi gereken harçtan mahsubuna ve eksik harcın bu şekilde tamamlanmış olmasına karar verilmesini talep ettiğinden tamamlanacak harç kalmadığı anlaşılmış ve mahkememizin önceki kararına esas olarak davanın kabulüne'' dair karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili tarafından verilen 23.03.2022 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle; -Yerel mahkemenin bilirkişinin yanıltması ile hatalı olarak karar verdiğini, -Tarafların sözleşmenin dilekçelerinde belirttikleri yer alan ilgili maddesinde “...Anılan avans teminat mektuplarının öngörülen ödeme tarihlerinde sağlanmamış olması halinde avans ödemesi teminat mektubu sağlanana dek yapılmayacaktır...” hükmünü belirleyerek teminat mektuplarının avans ödemelerinden önce sunulması şart olarak belirlendiğini ve mektuplar sunulana kadar da avans ödemesi yapılmayacağının da açıkça ifade edildiğini, davacının müvekkili banka tarafından mektubun verileceğinin söylenmesi (bu iddianın gerçek dışı olduğunu, davacının yargılamada bu iddiayı kanıtlayacak hiçbir delil de sunamadığını) üzerine avansın 2.000.000-TL'lik kısmının mektuplar verilmeden ''30.03.2015 tarihinde dava dışı lehdarın hesabına ödedim'' demesinin, davacı sözleşmede önce mektup verilmeden avans ödemesi yapmayacağını çok açık ve kesin bir şekilde kararlaştırdığını, daha sonra mektupların tazmini gündeme geldiğinde de mektup metninde yer alan şartı aşabilmek için mektup verilmeden önce lehdara yaptığı bir ödemeyi sözleşmede kararlaştırdığı hükmün tam aksine lehdara avans olarak verdiğini iddia ettiğini, davacının bu hareket tarzının hakkın açıkça kötüye kullanılması anlamını taşıdığını, mektup verilmeden avans ödemesi yapılmayacağı kesin olarak belirlendiği için ve lehdarın hesabına mektuplar verilmeden önce 30.03.2015 tarihinde gönderilen 2.000.000-TL'nin avans ödemesi olarak dikkate alınamayacağı ve mektubun metninde yer alan şartın gerçekleşmemiş olduğu lehdar tarafından rahatlıkla ileri sürülebileceğini, bu sebeple davacının bu iddiarına Mahkemece itibar edilerek davanın kabulüne karar verilmesinin başta usul ve yasa olmak üzere; muhatap davacı ile dava dışı mektup lehdarı arasında imzalanmış olan ocak 2015 tarihli konut projesi anahtar teslim sözleşmesinde yer alan avans ödenmesi ve avans teminat mektubu başlıklı 1.292. madde hükümlerine, avans teminat mektuplarının metninde yer alan şartlara, teminat mektupları ile ilgili bankacılık uygulamalarına, şartlı teminat mektuplarının tazmin koşulları ite ilgili tartışmasız Doktrin görüşlerine ve müstekar hale geldiğini ve kökleşmiş Yerel ve Yüksek Yargı İçtihatlarına; hayatın olağan akışına ilişkin tüm karinelere, ticari teamüllere ve en önemlisi hakkaniyete açıkça aykırı düştüğünü, bozulmasının gerektiğini, -En basit taahhüt işlemlerinde dahi işverenin, gönderilen avans bedelinin bir avans teminat mektubuna dayalı olmasını istiyorsa, öncelikle teminat mektubunu teslim alacağını, sonrasında bedeli göndereceğini, mektubun veriliş tarihinden önce verilen herhangi bir bedelin bankaları teminat mektubu ile ilintilenmesinin doğal olarak söz konusu olamayacağını, gönderilme açıklaması ne olursa olsun bunun iki tacirin kendi aralarındaki açık hesap ilişkisine dayanan bir para gönderim işlemi olduğunu, -Tüm bu hususlar sabit olmasına rağmen müvekkili bankaca mektup verilmeden önce davacı tarafından lehdarın hesabına yapılan ödemenin sonradan verilen mektubun geçerlilik şartını oluşturduğunu iddia ve kabul etmek ne hukuk nede hakkaniyetle bağdaşmadığını, kaldı ki; müvekkili bankanın davacıya hitaben verdiği teminat mektubunda yazılı şartın gerçekleşip gerçekleşmediğini mektubu verdiği tarihten itibaren denetlemekle yükümlü ve sorumlu olduğunu, Türk Bankacılık Uygulamasının da bu şekilde olduğunu, bir avans teminat mektubu verildiğinde bankanın takip etmeye başladığını, bankanın mektubu vermeden önce avans bedelinin gelip gelmediğini takip etmediğini, böyle bir uygulama değil Türkiye'de Dünyada olmadığını, zira bu işin niteliğine aykırı düştüğünü, bu sebeple mektup verilmeden gönderilmiş olan paraların hangi açıklama ile gelmiş olursa olsun bankanın vereceği mektup için takip edip dikkate alacağı paralar olarak değerlendirilemeyeceğini, bu konuda bankanın verdiği yazılı bir tahhütün bulunmamaktaysa bankanın yükümlülüğünün mektup verilmesinden sonra hesaba gelecek olan tutarlarla sınırlı olduğunu, öncesini takip etmek ve dikkate almanın bankanın görevi olmadığını, Belirterek kararın kaldırılması ve açılan davanın reddine ve yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK.nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda, Dava, eser sözleşmesi nedeniyle düzenlenen teminat mektubunun tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verildiği, verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edildiği görülmüştür. Davacı iş sahibi ile dava dışı yüklenici ... San. ve Tic. A.Ş arasında Ocak 2015 tarihinde "... Projesi Anahtar Teslim Müteahhitlik Sözleşmesi" konulu eser sözleşmesi yapıldığı, sözleşmenin 1.29 maddesine göre davacı iş sahibi tarafından dava dışı yükleniciye yapılacak avans ödemeleri için teminat mektubu verilmesinin kararlaştırıldığı, bu kapsamda dava dışı yüklenici tarafından davalı bankadan temin edilen 08/04/2015 tanzim tarihli 08/04/2016 vade tarihli 7.000.000,00 TL bedelli, 13/04/2015 düzenleme tarihli 13/04/2016 vade tarihli 2.000.000,00 TL bedelli, 07/05/2015 düzenleme tarihli 06/05/2016 vade tarihli 700.000,00 TL bedelli, 02/07/2015 düzenleme tarihli 28/06/2016 vade tarihli 1.000.000,00 TL bedelli avans teminat mektuplarının davacı iş sahibine teslim edildiği hususlarında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın 13/04/2016 vade tarihli 2.000.000,00 TL bedelli avans teminat mektubunun geçerlilik koşulunun yerine getirilip getirilmediği ve tahsili koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında olduğu anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesi tarafından taraf vekillerinin bildirdiği deliller dosyaya getirtilerek bankacılık alanında uzman bilirkişiden denetime ve hüküm kurmaya elverişli kök ve ek raporların alındığı, söz konusu raporlara göre davacı tarafından 15/04/2015 tarihinde ... Bank A.Ş'nin ... Şubesi nezdindeki TR... IBAN no.lu hesabına sözleşme avans bedeli açıklaması ile gönderilen 2.000.000,00 TL'nin davaya konu 13/04/2015 düzenleme tarihli 13/04/2016 vadeli 356-GT-16404 no.lu 2.000.000,00 TL bedelli teminat mektubuna karşılık gönderildiğinin tespit edildiği ve teminat mektubu karşılığının hesaba yatırıldığının kabul edilmesi halinde icra takip tarihi olan 09/09/2016 tarihi itibari ile davacının 2.000.000,00 TL asıl alacak 88.602,74 TL avans faizi olmak üzere toplam 2.088.602,74 TL alacağının olduğunun rapor edildiği; buna göre eser sözleşmesi kapsamında dava dışı yüklenici tarafından davalı bankadan temin edilerek davacı iş sahibine verilen dava konusu avans teminat teminat mektubunun içeriğinde " İş bu teminat mektubu avans tutarının ... San. ve Tic. A.Ş.'nin ... Bank A.Ş'nin .. Şubesi nezdindeki TR... IBAN no.lu hesabına iş bu teminat mektubu referansı tahtında yatırıldığından geçerli hale gelecektir" şartı uyarınca davacı tarafından dava dışı yüklenicinin belirtilen hesabına sözleşme avans bedeli açıklaması ile 15/04/2015 tarihinde yatırılan 2.000.000,00 TL'nin dava konusu 13/04/2015 tanzim 13/04/2016 vade tarihli 2.000.000,00 TL bedelli avans teminat mektubuna karşılık yatırıldığının anlaşıldığı, bu kapsamda teminat mektubundaki şartın yerine getirilmesi nedeniyle teminat mektubunun tahsili koşullarının oluştuğu anlaşılmakla ilk derece mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verilmesinde usule ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından davalı vekilinin istinaf istemi yerinde görülmemiştir. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04.02.2022 tarih ve 2021/768 Esas, 2022/94 Karar sayılı kararı, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davalı vekilinin bu karara karşı yapmış olduğu istinaf kanun yoluna başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olması nedeniyle, alınması gereken 142.672,45 TL istinaf nispi karar harcından, peşin alınan 36.000,00 TL harcın mahsubu ile kalan 106.672,45 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davalı vekili tarafından yatırılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın, Dairemizce taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361/(1) maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 28.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.