İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/488 E. 2024/481 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/488
Karar No
2024/481
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2023/488 Esas KARAR NO: 2024/481 DAVA: Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 16/02/2022 KARAR TARİHİ: 23/05/2024

DAVA:Davacı vekili mahkememize sunduğu 16/02/2022 tevzi tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; Müvekkili, -------- şirketinde şoför olarak çalışmakta iken, -------- İli ---------- İlçesinde aracın tır garajında park edildiği bir zamanda araçta bulunan bir kısım ürünler çalındığını, bu sebeple de ürünler gideceği yere teslim edilemediğini, davalı -------- Şti. tarafından, müvekkili ve müvekkilinin çalışmış olduğu -------- şirketine karşı, teslim edilemeyen ürünler ile alakalı olarak--------- İcra dairesi ---------- E. Sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin icra takibini öğrendikten sonra durumu çalıştığı firma olan -------- şirketine bildirdiğini, firma tarafından zararın karşılanacağını düşünerek müvekkili icra takibine itiraz etmediğini, itiraz süresini de kaçırdığını, --------- şirketi tarafından takibe itiraz edildiğini, müvekkilinin çalıştığı firmaya iyi niyetli olarak güvendiği için icra takibine itiraz etmediğinden hakkında icra takibi kesinleştiğini ve adeta borç işçi olarak çalışan müvekkiline yıkıldığını, müvekkilinin --------- şirketinde sadece sigortalı işçi olarak çalıştığını, davalı ------- Şti. ile hukuki olarak hiçbir bağlantısı olmadığını, müvekkilinin ürünlerin çalınmasını anladıktan sonra hemen kolluk görevlilerine haber verdiğini ve şikayette bulunduğunu, ürünlerin çalınması noktasında da müvekkilinin en ufak bir kusuru dahi olmadığını, hukuki ilişkinin tarafları -------- Şti. olduğunu, müvekkilinin sadece çalışan bir işçi olduğundan bu hukuki ilişkide müvekkilinin taraf olması ve müteselsil sorumlu kabul edilmesi hukuken mümkün olmadığını, müvekkilinin, davalı firma ile -------- şirketi arasındaki hukuki ilişkinin tarafı olmadığı halde hakkında icra takibi başlatıldığını ve borçlu gösterildiğini, bu sebeple icra takibine konu mallar ile alakalı olarak müvekkilinin davalı firmaya karşı hukuki olarak hiçbir sorumluluğu bulunmadığı halde müvekkilinin, davalı tarafından icra takibinde borçlu olarak gösterilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin icra takibinde borçlu olarak gösterilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitini talep etmek zorunlu olduğunu, davalının, şoför olarak çalışan müvekkilinin zarardan sorumlu olmadığını bildiği halde kötü niyetli olarak müvekkili aleyhinde icra takibi başlatıldığını, davalı firmadan takibin % 20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı talebi bulunduğunu, davaya konu icra takibi üzerinden müvekkilinin arabasına, banka hesaplarına ve maaşına haciz işlemi uygulandığını, müvekkilinin mağdur olduğunu, davalının borçlu olmadığının tespitine, davalının takip miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına çarptırılmasına, --------- e. sayılı icra takibinin dava süresince tedbiren durdurulmasını, icra veznesine depo edeceği paranın dava süresince alacaklıya ödenmemesini, müvekkili hakkında uygulanan hacizlerin kaldırılmasını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP : Davalı vekili 12/03/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu alacak ticari taşımadan kaynaklı eksik teslimden doğan zararın tazminine ilişkin olduğunu, dava konusu alacak talebi TTK Taşıma hükümlerine dayandığını, aynı zamanda TTK md. 3 uyarınca taraflardan birinin ticari işletmesini ilgilendiren ihtilaflar bakımından ticaret mahkemeleri yetkili olduğunu, bu bakımdan Asliye Hukuk Mahkemeleri görevsiz olduğunu, davaya bakmaya Asliye Ticaret Mahkemeleri görevli olduğunu, dava şartı zorunlu arabuluculuk şartı yokluğunda davanın reddedilmesi gerektiğini, ticari nitelikteki ihtilaf TTK md 5/A uyarınca ticari ihtilaflarda dava öncesi arabuluculuk zorunlu olduğunu, bu şart dava şartı olduğunu, dava şartı yokluğunda davanın reddi gerektiğini, davacının ürünleri teslim etmeyerek müvekkiline zarar verdiğini, davacı müvekkilinin müşterisine ait ürünleri yüklediğini, ancak bu ürünleri müşteriye teslim etmediğini, eksik teslim bakımından müvekkiline 73.814,32-TL tutarındaki ---------- nolu 14.05.2020 tarihli ve 443,44-TL tutarlı ---------- nolu 14.05.2020 tarihli yansıtma faturaları kesildiğini, son çare olarak zararın bir kısmını tahsili için--------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- E. Sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, takip haklı ve hukuka olduğunu, ürünlerin davacıya emanet edildiğini, ürünlerin zilyedindeyken kaybolduğunu, TTK md. 875 uyarınca davacı zarardan sorumlu olduğunu, her koşulda davacının basiretli şoför olarak aracını güvenlikli, kameralı ve aydınlık alanlarda bekleme yapması gerektiğini, her koşulda davacının kusuru olsun olmasın eksik teslimden doğan zarar bakımından işvereniyle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, TTK md. 3 uyarınca ihtilaf ticari nitelikte olması sebebiyle davaya ----------- Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğunun tespitiyle davanın görevsizlikle reddini, TTK md. 5/A uyarınca arabuluculuk dava şartı yokluğuyla davanın reddini, davacının dava konusu ihtilaf bakımından el yazılı belgeleri uyarınca sorumluluğu sabit olmakla tedbir talebinin reddini, haksız ve hukuka aykırı davanın reddiyle davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.

DELİLLER:---------- Müdürlüğü'nün 14/08/2023 tarihli müzekkere cevabı ile .... -------- kayıtlarının gönderildiği, --------İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı takip dosyasının Uyap sureti, -Taşımacılık Uzmanı ve Borçlar Mevzuatı Nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişi heyetinden alınan 20/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "1- Taşımacılık yönünden inceleme yapıldığında: Taşımacılık sektöründe şoförün neden lduğu hasar ve/veya kayıptan dolayı oluşan hasar ve ziyanın araç sahibi şahıs/firmanın sorumlu olduğu, olayda davacının güvenli bir tır parkına parketmesi gerekirken ve-veya davacının güvenli olmayan bir yere tırı parkettiğinde ise gereken güvenlik önlemlerini alması, bu önlemleri alacak şekilde aracı parketmesi, kimi hallerde de uyumaması gerektiği, ancak dosya kapsamı incelendiğinde davacı şoförün bu özeni göstermediği ve kusurlu davranış sergilerdiği kanaatine varıldığı; 2- Borçlar mevzuatı yönünden inceleme yapıldığında: 'a. Dosya incelendiğinde özetle - Asayiş Büro Amirliği tarafından 23.02.2020 tarihinde düzenlenen “Şikayetçi İfade Tutanağı”ndan görüldüğü üzere davacının “ifade veren” sıfatıyla verdiği ifadede özetle ---------- plakalı dorse ile yola çıktığını, 22.02.2020 tarihinde 22.30 civarında --------- Dinlenme Tesisleri'nde dinlenmek üzere aracı park ettiğini, yemek yedikten sonra uyuduğunu ve 23.02.2020 tarihinde 07.30 civarında uyandığında dorsenin arkasında bulunan halat mühürlerinin kesildiğini, yerinden söküldüğünü, yaklaşık 3 paletin kayıp olduğunu görünce --------- aradığını, şikayetçi olduğunu beyan ettiği, - İki polis memuru tarafından imzalanan 23.02.2020 tarihli “Olay Görgü Tespit Tutanağı”nda ise özetle tırın arka kapılarının açık ve 2 palet genişliği kadar boşluk olduğunun görüldüğünün beyan edildiği, - Davalı firma tarafından 22.12.2020 tarihinde ---------- Noterliği'nden davacıya ve dava dışı -------- gönderilen----------yevmiye numaralı ihtarnamede özetle ürünlerin teslim edilmediğinden bahisle muhatapların müteselsilen sorumlu olduğu beyan edilerek en geç 3 gün içinde 11.738,66TL.nin ödenmesinin talep edildiği, - Davalı tarafından 22.11.2021 tarihinde --------- İcra Dairesi'nin ----------E. sayılı dosyası ile davacıya ve dava dışı --------- şirketine karşı başlatılan icra takibinde 11.738,66TL lik zarar ile 1.025,59TL.lik işlemiş faizin (14.05.2020-01.01.2021 arası 232 gün için 613,75) ve 1.734,59TL.lik işlemiş faizin (01.01.2021-19.11.2021 arası 322 gün için 9616,75) olarak toplamda 14.499,18TL.nin ödenmesinin talep edildiği; “borcun sebebi” olarak “teslim edilmeyen ürünlerden doğan zararın bir kısmının tahsili”nin gösterildiği; icra takibinde borçlu olarak gösterilen dava dışı ---------Ş.'nin 07.12.2021 tarihinde takibe, borca, faize ve yetkiye itiraz dilekçesini sunduğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun “Genel Hükümler” kısmında “Borç İlişkisinin Kaynakları” olarak “sözleşme, haksız fiil ve sebepsiz zenginleşme "nin düzenlendiği; ----------kayıtları incelendiğinde hırsızlık olayının olduğu 23.02.2020 tarihinde davacının, dava dışı ---------Ş.'nin sigortalısı olduğunun anlaşıldığı; davacı ile davalı arasında sözleşmesel ilişkinin mevcut olmadığı görülmekle davacı yönünden sözleşmeden doğan sorumluluğunun söz konusu olmadığı kanaatine varıldığı, davaya konu edilen olay bakımından TBK m. 77 vd. hükümlerinde düzenlenen sebepsiz zenginleşmenin de söz konusu olmadığı kanaatine varıldığı, cevap dilekçesi incelendiğinde davalı tarafından davacının ürünleri müşterisine teslim etmemesinden bahisle davalı tarafından yansıtma faturalarının düzenlendiği, ihtarnamenin gönderilerek bu fatura bedellerinin ödenmesinin talep edildiği, ödenmeyince de icra takibinin başlatıldığı, davacının kusuru olmasa da zarardan sorumlu olduğu hususunun beyan edildiği görülmekle “Borç İlişkisinin Kaynakları” arasında TBK m. 49 vd. hükümlerinde düzenlenen “haksız fil” kapsamında sorumluluğun irdeleneceği, TBK m. 49/1 hükmü “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.” şeklinde olup haksız fiil kapsamında sorumluluğun doğabilmesi için kusurlu ve de hukuka aykırı bir fiilin olması gerektiği; ayrıca zarar ile fiil arasında da illiyet (nedensellik) bağının bulunması gerektiği; buna ilişkin --------- kararının da “haksız fiil sorumluluğunun gerçekleşmesi için işlenen filin hukuka aykırı (haksız) olması; failin kusurlu olması; bir zararın meydana gelmesi ve haksız fiille zarar arasında uygun illiyet bağının bulunması gibi bütün unsurlarının bir arada bulunması gerekir. Unsurlardan birinin eksik olması haksız fiil sorumluluğunun meydana gelmesini engeller.” şeklinde olduğu; Yukarıda, taşımacılık yönünden yapılan değerlendirmede davacı şoförün kusurlu olduğu kanaatine varıldığından bu kanaat nazara alınacak olur ise bu halde TBK m. 49/1 hükmü gereğince davacının, kusurlu ve hukuka aykırı fiili sonucunda zararın meydana gelmesi sebebiyle haksız fiil kapsamında sorumlu olduğu,3.Bununla birlikte teslim edilmeyen ürünlerin tam olarak ne olduğu, miktarı, özelliği vs. hususunda açık bir belge bulunmamakla birlikte zararın tespiti hususunun uzmanlık alanımızın dışında kaldığı" sonucuna varıldığı görülmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava ; dava dışı şirket çalışanı araç sürücüsü tarafından taşımaya konu emtianın taşıma sırasında hırsızlanması nedeniyle sorumlu olduğu iddiasıyla, uğranılan zararların tazmini istemi ile başlatılan -------- İcra Dairesi'nin --------- Esas sayılı takip dosyası nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.--------- sayılı kararı ile görevsizlik kararının verildiği --------- sayılı kararı ile istinaf başvurusunun usulden reddine karar verildiği ve dosyanın Mahkememiz esasına kaydedilmiştir.-------- İcra Dairesi --------- Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde davalı alacaklı ... tarafından davacı ... ve dava dışı -------- şirketi aleyhine toplam 14.499,18 TL'nin tahsili istemiyle takip başlatıldığı , ----------- Müdürlüğü'nün 14/08/2023 tarihli müzekkere cevabı le davacının dava dışı -------- şirketi çalışanı olduğu anlaşılmıştır.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan zararın tahsili istemi ile başlatılan icra takip dosyasına borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Dosya kapsamındaki delillerden davalı ile dava dışı -------- şirketi arasında taşıma ilişkisinin bulunduğu, davacının ise taşıma işini yapan araç sürücüsü olduğu sabittir. Uyuşmazlık meydana gelen zararda davacı sorumluluğu bulunup/ bulunmadığı noktasındadır. TTK.'nın 875. Maddesi gereğince taşıyıcı, eşyanın taşımak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde eşyanın kaybından, hasarından veya teslimdeki gecikmeden doğan zarardan sorumludur. Taşıyıcının sorumluluktan kurtulma halleri anılan kanunun 876. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Bunun yanı sıra TTK.879. Maddesi gereğince taşıyıcı kendi adamlarının, taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin görevlerini yerine getirmesi sırasındaki fiil ve ihmallerden de kendi fiil ve ihmali gibi sorumlu olacağı düzenlenmiştir.Taşımacılık Uzmanı ve Borçlar Mevzuatı Nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişi heyetinden alınan 20/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda davacı şoförün kusurlu olduğu kanaatine varıldığından TBK m. 49/1 hükmü gereğince davacının, kusurlu ve hukuka aykırı fiili sonucunda zararın meydana gelmesi sebebiyle haksız fiil kapsamında sorumlu olduğu bununla birlikte teslim edilmeyen ürünlerin tam olarak ne olduğu, miktarı, özelliği vs. hususunda açık bir belge bulunmadığından bedele ilişkin tespit yapılamamış Mahkememizce davalı vekiline dava konusu olay nedeni ile eksik teslim edildiğini iddia ettiği ürünlerin niteliği ve miktarı hususunda beyanda bulunmak ve buna ilişkin fatura, sevk irsaliyesi, teslim tutanağı gibi tüm belgeleri sunması için iki haftalık kesin süre verilmiş ve dosyanın kök rapor düzenleyen bilirkişi heyetine bir sektör bilirkişisi de eklenerek tevdii ile tarafların rapora karşı beyan ve itirazları ile dosyaya sunulacak tüm belgeler değerlendirilmek sureti ile dosya kapsamında zarar miktarının tespiti yönünden ek rapor tanzim edilmesinin istenilmesine karar verilmiş ise de davacı tarafından ihtarlı süreye rağmen ek bilirkişi raporu tanzim edilmesi için talep edilen delil avansının yatırılmadığı ve davacı vekili davacı asilin sorumlu olmadığını beyan ettiği görülmüştür. Belirtilen maddeler ışığında somut olaya bakıldığında sürücünün teslim aldığı yükü, teslim etmeden taşıyıcıdan beklenen sorumluluğa aykırı davranarak aracı park ederek çalınmasına sebep olduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar davacı vekili sürücü olan davacının kusurunun bulunmadığını beyan etmiş ise de aracın park edilerek yükü korunmasız bırakılması nedeni ile hırsızlık olayın meydana geldiği anlaşılmakla taşıyıcının sorumlu olduğu bunun yanı sıra ağır kusur olarak değerlendirilen sürücü eylemi sonucu hırsızlık olayının meydana gelmiş olması nedeni ile, ifa yardımcısı olan sürücünün de haksız fiil hükümleri gereğince sorumlu olacağı kabul edilerek zayi olan emtia bedelinden sözleşme ve haksız fiil sorumluluğu hükümlerine göre sorumlu olduğu nitekim --------- sayılı ilamının da benzer nitelikte olduğu anlaşılmıştır. Davalı tarafından keşide edilen --------Noterliği'nin 22/12/2020 tarihli ihtarı ile çalınan ve eksik teslim edilen mal bedelinin ödenmesinin talep edildiği ve davacı sürücünün haksız fiil tarihinde oluşuan zarar bedelinden dolayı temerrüte düştüğü anlaşılmış olup davacının --------- İcra Dairesi'nin ---------- Esas sayılı takip dosyası nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin menfi tespit davasının reddine, davacının talebi üzerine ----------Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ---------- Esas sayılı dava dosyasının 18/02/2022 tarihli ara karar ile icra veznesine yatırılacak paranın teminat karşılığı alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verildiği, 21/02/2022 tarihinde teminatın yatırıldığı ve kararın infaz edildiği anlaşılmakla İİK 72/4 maddesi uyarınca davacı davasında haksız çıktığından reddedilen alacak miktarı yönünden davalı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davanın REDDİNE, 2-İİK 72/4 maddesi uyarınca davalının kötüniyet tazminatı talebininin kabulü ile 2.899,83 TL kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan başlangıçta peşin olarak alınan 247,61 TL harcın mahsubu ile bakiye 179,99 TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T 13 maddesi uyarınca hesaplanan 14.499,18 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, 5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca yatıran ilgili tarafa iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalı vekilinin yokluğunda HMK 341/2. ve Ek Madde 1/2. maddeleri gereğince karar tarihinde miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/05/2024

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2023/488, K. 2024/481, T. 23.05.2024, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-488-e-2024-481-k-9ff22a29b077