Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/444 E. 2026/404 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/444
Karar No
2026/404
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/444 - 2026/404 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/444 KARAR NO : 2026/404

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28.12.2023 NUMARASI : 2020/644 Esas 2023/1046 Karar

DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 04.03.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 05.03.2026

İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı ... vekili ve davalı... Özel Sağlık Medikal Danışmanlık Medya Yayın Organizasyon İç Ve Dış Ticaret Limited Şirketi vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 03.09.2019 tarihinde davalıların işleteni, sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu ... plakalı aracın kavşakta kırmızı ışık yanarken geçerek davacıların desteği ... idaresinde bulunan motosiklete çarpması sonucu meydana gelen kazada ...'nun vefat ettiğini, kaza tespit tutanağına göre davalı sürücünün asli müteveffanın ise tali kusurlu olduğunu, kaza nedeni ile Ankara 36. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/224 E. sayılı dosyası ile açılan kamu davasının halen devam ettiğini, davalı sigorta şirketine yapılan başvurunun 28.07.2020 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen olumlu yanıt alınamadığını, müteveffanın Hacı Bayram Veli Üniversitesinde Sanat Tarihi bölümünde okuduğunu, aynı zamanda da pizzacıda asgari ücretle çalıştığını, ücrete ek olarak yol parası ve bahşiş aldığını, müteveffanın vefatı neticesinde davacıların müteveffanın desteğinden yoksun kaldığını belirterek, HMK'nın 107. Maddesi gereğince her bir davacı için ayrı ayrı olmak üzere 9.750,00.-TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 250,00-TL cenaze gideri olmak üzere toplamda 20.000,00-TL maddi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan olay tarihi, davalı sigorta şirketi için ise 28.07.2020 tarihi olan temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında 05.12.2023 tarihli değer artım dilekçesi ile maddi tazminat talebini davalılar ... ve... Ltd. Şti. yönünden toplamda 748.936,88-TL olacak şekilde artırmıştır. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde müteveffanın kusurlu olduğunu, bu nedenle öncelikle kusur durumunun tespit edilmesi gerektiğini, kaza sonrasında müteveffanın ailesine ulaşma çabalarının sonuçsuz kaldığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça dava öncesi davalı şirkete usulüne uygun bir başvuru yapılmadığından, kanunda öngörülen başvuru şartı gerçekleşmediğini, ... plakalı aracın davalı şirket tarafından, 27.08.2019-2020 tarihleri arasında geçerli olmak üzere zorunlu mali sorumluluk (trafik) sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, bu poliçe nedeni ile sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olmak üzere, ölüm/sakatlık halinde 390.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, kazanın meydana gelmesinde müteveffanın tam ve asli kusurlu olduğunu, kaza esnasında müteveffanın kask, koruyucu tertibatının takılı olmadığım, bu nedenle müterafık kusur indirimi yapılması gerektiğini, müteveffanın, davacılara gerçekten destek olduğunun ispat edilmesi ve davacılara SGK tarafından gelir bağlanıp bağlanmadığının araştırılması gerektiğini, davalının temerrüdünün gerçekleşmediğini, avans faizi talep edilemeyeceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı... Özel Sağlık Med, Dan. Medya Yaym Org. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin 06 Z0034 plakalı aracın maliki olduğunu, aracın kasko poliçesini düzenleyen sigorta şirketinin de davaya dahil edilmesi gerektiğini, dava konusu kazanın meydana gelmesinde müteveffanın tam ve asli kusurlu olduğunu, kaza nedeni ile Ankara 36. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/224 E. sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasını, davacının çalıştığını ispatlayan belge sunulması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davanın, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve cenaze gideri istemine ilişkin olduğu, olay tarihi olan 03.09.2019 tarihinde ... plakalı davacıların murisi ...'nun sevk ve idaresinde bulunan araç ile davalı ... sevk ve idaresinde olup, diğer davalı... Ltd. Şti.'ne ait, davalı ... Sigorta AŞ'ne zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı ... plaka sayılı araçla çarpışması sonucunda oluşan trafik kazasında davacıların murisinin vefat ettiği, ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan 24.09.2021 tarihli kusur raporunda olayın meydana gelmesinde davalı sürücü ...'nin % 70, müteveffa sürücü ...'nun ise % 30 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, aktüer bilirkişi tarafından düzenlenen raporda davacı ... için 631.194,20-TL, davacı ... için 507.742,68-TL olmak üzere toplam 1.138.936,88- TL tazminat belirlendiği, davalı sigorta şirketinin poliçe limitinin 390.000,00-TL olduğu, yargılama sırasında davacı tarafın davalı ... Sigorta AŞ'ye yönelik olarak açmış olduğu davadan feragat ettiği, davanın diğer davalılara karşı devam ettiği, davacının talebini diğer davalılara yönelik olarak bedel arttırım dilekçesi ile arttırdığı, buna göre oluşan kaza dolayısıyla karşı taraf araç sürücüsü ...'nin haksız fiil hükümlerine göre davalı... Özel Sağlık... Ltd. Şti.nin ise işleten sıfatı ile müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları belirtilerek, davalı ... Sigorta AŞ yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, davacı ... tarafından diğer davalılara karşı açılan davanın kısmen kabulü ile toplam 436.194,20-TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihi olan 03.09.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar... Özel... Ltd. Şti. ile ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacı ... tarafından diğer davalılara karşı açılan davanın kısmen kabulü ile toplam 312.742,68-TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihi olan 03.09.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar... Özel... Ltd. Şti. ile ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiş, karara karşı davalı ... vekili ile davalı... Özel Sağlık Med, Dan. Medya Yaym Org. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ; Davalı... Özel Sağlık Med, Dan. Medya Yaym Org. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı babanın destekten yoksun kalma tazminatı alabilmesi için gereken hukuki şartların oluşmadığını, davacıların müşterek çocuk henüz küçük yaşlardayken boşandığını, davacı ...'in İtalya'da ikamet ettiğini, babanın müteveffa ile hiç görüşmediği ve dolayısıyla destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi için gereken şartların oluşmadığını, vefat eden kişi ile hiçbir destek ve bağının bulunmadığı ispat edilen babanın, destek yapılmaz ise yoksul hale düşeceğine dair de bir delil bulunmadığını, dava konusu trafik kazasındaki kusur incelemesinin eksik ve hatalı yapıldığını, yaşanan trafik kazasının müteveffanın azami hız limitini iki katı oranında aşmış olması ve kavşak içerisinde yer alan davalıya ait araca rağmen hızını azaltmak için fren tedbirine başvurmamış olması sonucu gerçekleştiğini, müteveffanın aşırı süratli olması sonucu meydana gelen kazanın boyutunun ölüm ile sonuçlanması söz konusu iken bu durumun vefat durumuna etkisi değerlendirilmeye alınmadan hazırlanmış olan kusur raporuna göre karar verildiğini, kavşak içerisinde araç bulunması halinde diğer araçların trafik ışıkları/işaretleri izin verse dahi kavşağa girmelerinin yasak olduğunu ve kavşak içerisindeki aracın geçiş üstünlüğünün bulunduğunu, hal böyle olmasına rağmen yaşanan trafik kazasının sonucunun ölüm olması davalıya ait aracı kullanan diğer davalı ...'in kusurundan kaynaklanmadığını, davacılar sigorta şirketine karşı açmış olduğu davadan feragat etmişseler de feragat tarihinden önce alınan bilirkişi raporlarına göre verilen kararın kaldırılması gerektiğini, davalıya ait aracın kasko poliçesi ile sigortalı olduğunu, zorunlu mali sorumluluk sigortası'nın yanı sıra kasko poliçesi ile teminat altına alınmış olmasına rağmen rapor içeriğinde kasko poliçesine ilişkin klozlar göz ardı edilerek hesaplama yapıldığını, raporun hükme esas alınamayacağını belirterek, kararın kaldırılmasınına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı babanın destekten yoksun kalma tazminatı alabilmesi için gereken hukuki şartlar oluşmadığını, davacı ... ile davacı Zübeyde'nin müşterek çocuk henüz küçük yaşlardayken boşandığını davacı ...'in İtalya'da ikamet ettiğini, babanın müteveffa ile hiç görüşmediği ve dolayısıyla destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi için gereken şartların oluşmadığını, vefat eden kişi ile hiçbir destek ve bağının bulunmadığı ispat edilen babanın, destek yapılmaz ise yoksul hale düşeceğine dair de bir delil bulunmadığını, trafik kazasının müteveffanın azami hız limitini iki katı oranında aşmış olması ve kavşak içerisinde yer alan davalıya ait araca rağmen hızını azaltmak için fren tedbirine başvurmamış olması sonucu gerçekleştiğini, müteveffanın aşırı süratli olması sonucu meydana gelen kazanın boyutunun ölüm ile sonuçlanması söz konusu iken bu durumun vefat durumuna etkisi değerlendirilmeye alınmadan hazırlanmış olan kusur raporuna göre karar verildiğini, kavşak içerisinde araç bulunması halinde diğer araçların trafik ışıkları/işaretleri izin verse dahi kavşağa girmelerinin yasak olduğunu ve kavşak içerisindeki aracın geçiş üstünlüğünün bulunduğunu, hal böyle olmasına rağmen yaşanan trafik kazasının sonucunun ölüm olması davalıya ait aracı kullanan davalı ...'in kusurundan kaynaklanmadığını, davacılar sigorta şirketine karşı açmış olduğu işbu davadan feragat etmişseler de feragat tarihinden önce alınan bilirkişi raporlarına göre verilen kararın kaldırılması gerektiğini, davalıya ait aracın kasko poliçesi ile sigortalı olduğunu, zorunlu mali sorumluluk sigortası'nın yanı sıra kasko poliçesi ile teminat altına alınmış olmasına rağmen rapor içeriğinde kasko poliçesine ilişkin klozlar göz ardı edilerek hesaplama yapıldığını, raporun hükme esas alınamayacağını belirterek, kararın kaldırılmasınına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve istinaf edenlerin sıfatına göre dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava ölümlü trafik kazasını nedeniyle çocuklarını kaybeden davacıların işleten ve sürücünün hukuki sorumluluğu ile zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında destekten yoksun kalma tazminatı ve cenaze defin gideri istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince davacıların davasının kısmen kabulüne fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. 1. Hüküm tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 186. maddesi uyarınca, tarafların tüm delilleri toplanıp inceledikten ve son sözleri dinlenip duruşmanın bittiği bildirildikten sonra, hakimin, aynı yasanın 298. maddesi uyarınca, kararı gerekçesi ile birlikte yazması ve hüküm sonucunu 297. maddede öngörülen biçimde tefhim etmesi asıldır. Ne var ki, uygulamada HMK'nın 294/4. maddesi hükmüne dayanılarak, zorunlu nedenlerle sadece hükmün sonucu tutanağa geçirilip tefhim edilmekte, gerekçeli karar daha sonra yazılmaktadır. İşte bu gibi hallerde, HMK'nın 297. maddesine uygun olarak tarafların hak ve yükümlülüklerini açıkça gösteren tefhim ile aleniyet ve hukuki varlık kazanan kısa karara uygun biçimde gerekçeli kararın yazılması zorunludur. Esasen, kısa karar yazıp tefhim etmekle davadan el çekmiş olan hakimin, artık bu kararını değiştirmesine de yasal olanak yoktur. Bir başka ifade ile tefhim edilen hüküm sonucu yanlış da olsa, gerekçeli kararın, tefhim edilen hüküm sonucuna uygun düzenlenmesi gerekmektedir. Yanlışlık ancak temyiz veya istinaf kanun yoluna başvurulması ve bu nedenle kararın Yargıtay tarafından bozulması veya istinaf tarafından kaldırılması halinde düzeltilebilir. Nitekim l0.4.l992 tarihli 7/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; kısa karar ile gerekçeli kararın çelişik olmasının bozma nedeni oluşturacağı ve bozmadan sonra yerel mahkemenin önceki kısa kararı ile bağlı olmaksızın çelişkiyi kaldırmak kaydıyla vicdani kanaatine göre karar verebileceği belirtilmiştir. Öte yandan, kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili olması yargılamanın aleniyetine, kararların alenen tefhim edilmesine ilişkin Anayasa'nın 141. maddesi ile HMK'nın yukarıda değinilen buyurucu nitelikteki maddelerine de aykırı bir durum yaratır. Ayrıca anılan husus kamu düzenine ilişkin olup, gözetilmesi yasa ile hakime yükletilmiş bir ödevdir. Aksi düşünce ve uygulama yargının, yargıcın ve kararlarının her türlü düşünceden uzak, saygın ve güvenilir olması ilkesi ile de bağdaşmaz. Eldeki dava dosyasında, hükme esas alınan hep bilirkişi raporu ile davacı ... için 631.194,20-TL, davacı ... için ise 507.742,68-TL destekten yoksun kalama tazminatı hesaplandığı, davalı ZMMS şirketinin kaza tarihinde geçerli poliçe limiti 390.000,00-TL olduğu, tazminatın poliçe limiti aşması nedeniyle cenaze defin gideri poliçe limitine dahil edilmeksizin garame hesabı yapıldığında davacı anne ... için 216.136,42-TL, davacı baba ... için 173.863,58-TL'nin poliçe teminatı kapsamında kaldığı, cenaze defin gideri poliçe limitine dahil edilerek garame hesabı yapıldığında ise davacı anne ... için 215.748,48.-TL, davacı baba ... için 173.551,52.-TL'nin poliçe teminatı kapsamında kaldığı belirtilmiştir. Her ne kadar mahkeme karar gerekçesinde davacılar tarafından cenaze gideri yapılıp yapılmadığına, bu giderin kim tarafından karşılandığına ilişkin bir belirleme bulunmadığından cenaze defin gideri dahil edilmeksizin yapılan hesaplamaya üstünlük tanındığı belirtilmiş ise de gerekçede yer verilen garame hesabına ilişkin miktarlar cenaze defin gideri poliçeye dahil edilen hesaplamaya ilişkin olduğu gibi feragat gereğince garame edilerek poliçe teminat limiti içerisinde kalan miktarların davacıların tazminat miktarlarından mahsubunda da hata yapılmıştır. Nitekim, davacı ... için hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatı 631.194,20-TL olup aksi yönde davacı tarafın istinafının bulunmaması nedeniyle, mahkemenin kabulüne göre cenaze defin gideri poliçe limitine dahil edilmeksizin yapılan garame hesabı kapsamında mahsup edilmesi gereken miktar olan 216.136,42-TL'nin mahsubu ile bakiye destekten yoksun kalma tazminatının 415.057,78-TL, davacı ... için ise hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatı 507.742,68-TL olup aksi yönde davacı tarafın istinafının bulunmaması nedeniyle mahkemenin kabulüne göre cenaze defin gideri poliçe limitine dahil edilmeksizin yapılan garame hesabı kapsamında mahsup edilmesi gereken miktar olan 173.863,58-TL'nin mahsubu ile bakiye destekten yoksun kalma tazminatının 333.879,10-TL olmak üzere davalı sürücü ve işletenin sorumlu olacağı toplam bakiye destekten yoksun kalma tazminatının hüküm altına alınması gerekirken karar gerekçesi ile hüküm fıkrası arasında çelişki yaratılmış olması yerinde görülmemiştir. 2. Davacılar vekili, dava dilekçesinde davacıların çocukları ...'nun meydana gelen trafik kazası sonucu vefat etmiş olması nedeniyle her bir davacı yönünden ayrı ayrı olmak üzere 9.750,00-TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 250,00-TL cenaze gideri olmak üzere toplamda 20.000,00-TL maddi tazminatın tahsili talep etmiş yargılama sırasında 05.12.2023 tarihli değer artım dilekçesi ile maddi tazminat talebini toplamda 748.936,88-TL olacak şekilde artırmıştır. Değer artırım dilekçesi yönünden de uygulama yeri bulan 6100 sayılı HMK'nın 119/ğ maddesi uyarınca ıslah dilekçesinde açık bir şekilde talep sonucunun belirtilmesi gerektiği sarihtir. Bu taleple bağlılık ilkesinin bir gereği olup, HMK'nın 26. maddesinde ise hakimin tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olduğu ve talepten fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği düzenlemesi mevcuttur. Talep sonucunun açık olmadığı durumlarda ise HMK’nın 31. maddesinde yer alan hakimin davayı aydınlatma ödevi gereğince, hakimin davacıdan talebini açıklamasını istemesi, birden fazla talebi olması halinde taleplerine göre dava değerini belirlemesini ve bu taleplerinin kuruşlandırılmasını istemesi gerekmektedir. 6100 sayılı HMK’nın 31. maddesinde düzenlenen hakimin davayı aydınlatma ödevi nedeniyle hakim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi ve hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında taraflara açıklama yaptırabilir, soru sorabilir, delil gösterilmesini isteyebilir. Aynı madde gereğince uyuşmazlığın aydınlatılması, taleple bağlılık ilkesinin uygulanması için zorunludur. Bu kapsamda, davacının değer artırım dilekçesinde belirlediği 748.936,88-TL dava değerinin ne kadarlık kısmının davacı ... , ne kadarlık kısmının davacı ... yönünden olduğu hususunda hakimin davayı aydınlatma ödevi kapsamında HMK'nın 31. maddesinin tatbiki suretiyle açıklığa kavuşturulması suretiyle sonuca gidlmesi gerekirken aksi şekilde verilen kararda isabet bulunmamaktadır. Bu itibarla, belirtilen hususlar yönünden istinaf başvurusu yerindedir. Bu durumda, davalı ... vekili ve davalı ... Özel Sağlık Med, Dan. Medya Yaym Org. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmek üzere kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ... vekili ve davalı ... Özel Sağlık Med, Dan. Medya Yaym Org. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine, 3-İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına, 4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 5- Ankara 4. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2024/8977 sayılı dosyasına yatırılan TMDZ24-107073 numaralı, 1.430.000,00 TL bedelli TEMİNAT MEKTUBUNUN yatıran tarafa iadesine, 6-Ankara 4. Genel İcra Müdürlüğünün 2024/8977 sayılı takip dosyasına yatırılan TMDZ24-117090 numaralı 1.430.000,00 TL bedelli TEMİNAT MEKTUBUNUN yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 04.03.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan Üye Üye Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2024/444, K. 2026/404, T. 04.03.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-444-e-2026-404-k-ccb7cf789c21